Anoreksiya Nervoza - Cagimizin Hastaligi

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve EU1 tarafından 18 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    18 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    Anareksiya Nervoza;
    Kişinin yaşı ve boy uzunluğu açısından normal kabul edilen kiloyu kabul etmemesi, normal kilosundan daha zayıf olmasına rağmen kilo almaktan aşırı derecede korkması, vücut ağırlığı ya da biçimini algılama biçiminde bozukluk olması, bayanlarda adet döngüsünde en az üç ardışık periyodun gerçekleşmemesidir.

    Fakedilmesi ve tedavisi son derece zor bir rahatsizliktir, zira cogu zaman psikolojik sebepler de eslik eder.

    Yaygin Bulgular
    -Bradikardi (kalp dk.atis sayisinin normalin altinda olmasi)
    -hipotermi (vucut sicakliginda dusme)
    -kabizlik
    -deri ve sac degisikligi (ciltte solgunluk hasta tarafindan genellikle makyajla kapatilir)

    Genellikle ''Bulimia NEvroza '' ile birlikte ilerler. Bu rahatsizlik dunyada "manken hastaligi "" diye de anilir. genellikle meslegi geregi ince olmasi beklenen manken , balerin vb....meslek dallarinda gorulme sikligi daha fazla olmakla birlikte son yillarda gorulme yuzdesi buyudugu asikardir .

    BULIMIA NEVROZA

    Psikolojik kokenli bir hastaliktir, hasta yeme kontrolunu kaybeder ve bu hastalik asiri yeme aliskanligi ile kendini belli eder.Hasta yeme olayini durduramadigi icin , kilo almayi onlemek amaciyla uygunsuz davranislar gosterir ( kusma, veya ''lavman ''tabir edilen ilaclarla yapay ishalle yediklerini cikarir, veya fazla egzersizle ) uygunsuz davranislarin en az 3 ay bir tekrarlanmasi bile bu rahatsizligin varligi seklinde degerlendirilir .

    Bu rahatsizliklar , insanlar tarafindan ''hastalik ''olarak gorulmese de sonu olume varan , tedavisi son derece zor , tekrarlayabilen , olumle sonuclanabilen yuzyilimizin ciddi sorunlarindan biridir,
     
  2. 19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  3. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Yeme bozuklukları / anoreksia nedir?


    Dr. Haluk Saçaklı

    Günümüzde hemen hemen herkesin şişmanlıkla ilgili kilo problemi var. Kilo vermek için uygulanan diyet programları sayısız. Arkadaşlardan alınan rejim tabloları, kulaktan dolma zayıflama çalışmaları ise cabası... Ancak bu programların ters tepmesi de söz konusu.

    Anoreksia nedir?

    Anoreksia bilinçsel bir psikoterapi hastalığı olup tıbbi adı obezite olan oburlukla ilgili bir rahatsızlıktır. Bulimia başlangıç dönemi, anoreksia nevroza en ileri derecesidir.

    Bulimia ve anoreksia riski?

    Çocuğu şişmanlığa iten etkenlerden biri de aile baskısıdır. Özellikle çocuğun büyüme ve gelişiminde en büyük görev anneye düşer. Zamanının büyük kısmını çocuğuna adamış anne, kendi kalıpları içerisinde en iyisini yapmaya çalışır. Ama bazen bu düşünceler çocuk üzerinde ters tepki yapabilir. Çocuk dünyaya gelince anne sütü ile beslenir. Zamanı gelince de ek besin alımları devreye girer. Bu süreçte annenin en önemli ilkelerinden biri çocuğunun iyi beslenmesidir. Anne bazen kendisi de farkında olmadan çocuğu büyük bir baskı altına sokabilir. Bir takım ödüllerle ya da cezalarla çocuğu yemek yemeye zorlama denemeleri oldukça hatalıdır. Zamanla çocuk sevdiği bir yemek gördüğünde bir oturuşta 2-3 porsiyon yer. Bunu tükettikten sonra da suçluluk duygusuna kapılır. Ya kendiliğinden ya da çevresinden aldığı yanlış duyumlarla kusma nöbetleri başlar. Bu durum alışkanlık haline gelince de aşırı yeme duygusu diye tanımlanan "Bulimia nevroza" yerleşmiş olur. "11-12" yaş grubundaki genç kızlar, ergenlik dönemine girmeleriyle başlayan "17-18" yaş grubuna kadar devam eden bir takım anatomik değişiklikler karşısında kendilerini şişman hissederler. Son zamanlarda erkek çocuklarında da sık görülmekte olan anoreksia, bu kişilerin kendilerini şişman hissetmelerinin sonucunda bir hastalık olduğu benimsenmeden bir takım yanlış kilo verme yollarına başvurmalarıdır ki buna "bulimia nevroza" denir. Bulimia nevroza olan kişiler aşırı yemekten sonra suçluluk hissedip boğazlarına parmak sokarak kusma yoluyla yediklerini çıkarırlar.

    Anoreksia ve bulimia arasındaki fark...

    Anoreksia ile bulimia arasındaki farklılık; kusma işlemini yapa yapa bulimianın belli bir noktadan sonra alışkanlık haline gelmesidir. Hatta, ideal kilonun altında olmasına rağmen, kendini hala şişman zannedip olumsuz faktörlere devam edilir ve ölümle sonuçlanabilir. Son zamanlarda kız ve erkek çocuklarda bulimia nevrozanın yanında anoreksi vakalarına da rastlanmaktadır. Anoreksia nevroza özellikle kız çocuklarında yemek yememek ve çok az uyumak gibi neticelere yol açan sinirsel bir durumdur. Kişi sürekli çok kilo aldığını düşünerek bunu bir takım yollarla kontrol etmeye başlar. Ölümle sonuçlanabilen bu durumda anne babalara tavsiyemiz; "Dikkatli olmaları ve uzmanların tavsiyelerini önemsemeleridir".

    Nasıl tedavi edilir?

    Oburluğu bir takım psikoterapi tekniklerle tedavi edilebilen tıbbi bir sorun olarak değerlendirmek mümkündür. Çeşitli diyet programlarıyla son derece iyi sonuçlar ortaya çıkabilir. Ancak oburluk, psikiyatrik bir bozukluk değildir. Psikiyatrinin kapsamı içinde değerlendirilip, diyet programını olumlu ya da olumsuz yönde destekleyen bir tablo olarak düşünülmelidir. Bu gibi durumlarda bir beslenme ya da obezite uzmanı, bir psikiyatrist ya da bir psikoloğun tedavi aşamasında hastanın en yakınlarını da gruba alarak bir tedavi yöntemi bulması gerekir.

    Kişinin inanması...

    Diğer bir önemli noktaysa kişinin önceden bunu başaracağına inanması ve buna göre tedaviye başlamasıdır. Burada anneye düşen en büyük görev bebeklikten başlayarak tüm çocukluk evresinde çocuğunu aşırı ve zoraki yemeğe zorlamamaktır. Bırakın yemek yemesin, nasıl olsa bir müddet sonra acıkacaktır. Acıktığında anne olarak doğru besine yönlendirirseniz, onun için en iyisini yapmış olursunuz.

    Tüm anneler, çocuğunuz kiloluysa ve bulimia veya anoreksia nevrozaya yakalanma riskini taşımasını istemiyorsanız, sabırlı olun beslenme konusunda bilinçlenmeye çalışın.

    Anoreksia ile bulimia arasındaki farklılık; kusma işlemini yapa yapa bulimia belli bir noktadan sonra alışkanlık haline geliyor.
     
  4. 24 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : EU1
  5. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.620
    Beğenildi:
    5.148
    Ödül Puanları:
    438
  6. 2 Haziran 2007
    Konu Sahibi : EU1
  7. miss_chocolate

    miss_chocolate Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2007
    Mesajlar:
    12
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ANAREKSİA NERVOZA

    Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır korku yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile belirlenen bir bozukluktur. Toplumda ortaya çıkma sıklığı bilinmemekle birlikte eskiden sanıldığı gibi çok ender rastlanan bir rahatsızlık değildir. Anoreksia Nervozalı bireylerin yaklaşık %95' i kadındır. Ve bir kişinin kız kardeşinde bu tür bir bozukluk varsa o kişide aynı hastalık riski belirgin oranda artmaktadır. Bozukluk daha üst sosyoekonomik sınıflarda daha sıktır.

    En temel belirti aşırı kilo alma korkusudur. Bu durum kişinin yiyecek konusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabilir. Şişmanlama korkusunun yanı sıra beden imgesinde de bozulma vardır. Buna bağlı olarak bu kişiler çok zayıf ve ince olsalar bile kendilerini şişman bulabilirler. Vücut ağırlığını kontrol altında tutabilmek için iki yolu kullanırlar: Kişilerin bir bölümü yiyecek alımını ileri derecede kısıtlarlar. Zaten aldıkları çok az yiyeceğin de çok az kalorili yiyecekler olmasına dikkat ederler. Bu kişiler buna rağmen ağır egzersizler de yaparlar. Diğer gruptaki kişilerde yiyecek alımının ileri derecede azaldığı açlık dönemleri ile aşırı yeme dönemlerinin birbirini izlediği gözlenir. Bu gruptaki kişiler, aşırı yemeden sonra şişmanlayacakları korkusuyla boğazlarına parmaklarını bastırarak kusarlar. Sık sık bunu yapan kişilerin el sırtında deri sertleşmesi olabilir. Sık kusan kişilerde mide asidinin etkisiyle dişlerde bozukluklar, çürümeler olur.

    Bu kişilerin yeme davranışlarında ve yiyeceklerle olan ilişkilerinde gariplikler gözlenebilir. Yiyecekleri saklayabilir, yemek yapmak için mutfakta saatlerce uğraşabilirler.

    Anoreksia Nervoza' nın nedenleri günümüzde kesin olarak bilinmemektedir. Hastalığın oluşumu psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç boyutta ele alınabilir. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığı; bu dönemin cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşu dikkate alınacak olursa; cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerin yiyeceklerden fobik kaçınma şeklinde ortaya çıkması öne sürülebilir.

    Aşağıdakilerin varlığı halinde bu rahatsızlıktan bahsedilmektedir.

    1-Bulunduğu yas grubu ve boy uzunluğu acısından normal kabul edilen en az kilo ya da bu ağırlığın üzerindeki bir kiloyu kendisi için uygun bulmayıp,kabul etmeme.

    2-Yas ve boy göz önüne alındığında beklenenden daha düşük bir kilosu olmasına rağmen kilo almak veya şişmanlamaktan aşırı derecede korkma.

    3-Kişinin kilosu ya da vücut şeklini algılayışında bozukluk vardır. Kişinin kendini değerlendirişinde kilo ya da vücut seklinin ,olağandan çok daha fazla ve anlamsız ölçüde bir yer kaplaması veya o anki kilosunun düşük olmasının öneminin farkına varmama.

    4-Bayanlarda birbirini izlemesi gereken en az 3 adet döneminin olmaması

    Bu rahatsızlığın kısıtlı ( bu durum yaşanırken kişide bir anda "patlayıncaya dek" yeme ya da kendini kusmaya ya da lavman- idrar söktürücüler ile yediklerini çıkarma davranışının olmadığı) tip ya da bu sayılan davranışların olduğu tiksinircesine yeme/ çıkartma tipi olarak 2 şekli vardır.

    Hastaların çoğunun düşünce içeriği yemek ile ilişkilidir. Kimileri kalan, artan, yiyemedikleri yiyecekleri bırakamayıp, biriktirir, bazıları da hiç yapamayacağı yemek tariflerini edinmeye çalışabilir. Topluluk içinde yemek yeme konusunda isteksiz davranabilirler. Başlangıç ta çevrelerinden ilgi ve beğeni görmek için , kendileri üzerinde kontrol sağladıklarını görmek amacıyla alınan besinleri kısıtlamaya başlarlar. Eski kilolarına ya da çevrelerinde görünüm olarak beğeni kazanan kişilerin kilosuna inmek için hedef belirler. Kendileri gün içinde farklı zamanlarda tekrar tekrar tartar
    Tıkınırcasına yeme-çıkartma tipine ait grubun alkol-madde kötüye kullanımı, daha çok duygusal durumda dalgalanmalar ve cinsel aktivitelere sahip olup, dürtülerini kontrollerinin daha zor olduğu gözlenmiştir.

    Kişiler kilo kayıplarını arttırmak için fiziksel egzersizler yapar ya da yorucu fiziksel uğraşılar içine girerler. Öyle ki kişi daha çok enerji harcayıp, kilo verebilmek için oturmayıp, ayakta durmayı yeğleyebilir ya da durduğu yerde el ve ayaklarını hareket ettirebilir. Kişinin toplumsal ilişkileri azalabilir. Sadece is, fiziksel egzersiz ve kilo düşünceleri ile ilgilidir. Bir deri bir kemik kalsa bile kilolu olduğu düşüncesindedir. Kişiler kendilerine listeler hazırlayarak kendilerine yasakladıkları yiyecekleri belirterek, bunları yemeyeceklerine yeminler ederler. Yarim kilo bile almaları onları zayıflıktan şişmanlığa geçtikleri seklinde düşündürür. Uzun sure bir konuya dikkatlerini veremezler . Kendilerine güvensizlik yoğun bir şekilde kendini hissettirmektedir. Gitgide sosyal çevrelerini kısıtlarlar.

    Çocuk gelişiminin erken evrelerinde, anne-çocuk iletişiminde çocuğun kendi başına,özgür davranışları üzerine yapılan müdahalelerin önemine dikkat çekilmektedir.

    Anoreksia başlangıcı sonrasında genellikle obsesif- kompulsif davranışlar başlayabilir. Özellikle temizlik saplantıları ( ev temizliğine yönelik aşırı aktiviteler gibi) ve ders çalışma ile ilgili saplantılara rastlanabilir. Cinsel gelişimlerinde sorun olduğu gibi , cinsel isteksizlik ve diğer cinsel sorunlar da beraberindedir.

    Bu kişilerde hastalığın yol açtığı vücutsal değişimler:

    Hastalarda kansızlık, vücut su- tuz dengesinin bozulması, kanda kolesterol ve üre düzeylerinin artışı, karaciğer enzimlerinin yükselmesi, tiroid bezi hormonlarının düşmesi, kadınlarda ostrojen dediğimiz kadınlık hormonu ,erkeklerde testesteron denen erkeklik hormonu düzeylerinde düşme sonucu cinsel işlevlerde azalma, kalp atımında azalma ve düzensizlikler, beyin boşluklarının beyin dokusuna oranla kapladığı hacmin artışı oluşabilmektedir.

    Kimlerde görülmektedir:

    Bu rahatsızlık düzenli ve bol çeşitli yemek yeme olanaklarının olup, göze hoş görünmenin zayıf bir vücut yapısı ile paralel düşünüldüğü bati toplumlarında, kentsel alanlarda daha çok gözlenmektedir. Hastaların % 90-95 i kadındır. Anoreksia nervosa genç kızlarda % 0,5 oranında saptanmakta, genellikle 12-25 yas arasında rastlanmaktadır.

    Son yıllarda yurt dışında yapılan çalışmalara göre hastalığın yüz bin kişide 15-20 arasında görüldüğü saptanmıştır.

    Rahatsızlığın oluşumunda etkili risk faktörleri:

    - Yaşanılan sosyo-kültürel çevrenin etkisi ile zayıflığın kesin güzellik ölçütü olması durumu yaygınlaştırmaktadır. Bazı mesleki alanlar ( hosteslik, modellik, dans ve müzikle uğraşanlarda) bu yüzden özellikle risk altındadır.

    -Bu rahatsızlığı olanların ailelerinde depresyon, alkolizm, şişmanlık ve gene bir yeme bozukluğuna daha çok rastlanmaktadır. Bu kişilerin annelerinin daha çok diyet yapıp,yeme bozukluğunun olduğu, sürekli diyet yapma düşünceleri ile haşır nesir oldukları, kızlarının da diyetleri konusunda yoğun düşünceler içinde olabildikleri gözlenmiştir.

    - Aile yapıları itibariyle, bağımsız hareket serbestisinin verilmediği ve aile işleyişi açısından yeterli keyif alınmayan doyum sağlanamayan ilişkilerin varlığı.

    -Öncesinde var olan aşırı şişman beden yapısı

    -Çocukluk cağı başlangıçlı diabet ( seker hastalığı) varlığı

    - Geçmişte yaşanan cinsel, fiziksel tacizler.

    Rahatsızlıktaki kişisel düşünce yapıları:

    - Kişisel açıdan kendilerini yardıma muhtaç ama yardim edilemez görürler

    - Kendi ve çevreleri üzerindeki denetimi kaybetme korkuları vardır.

    - Aşırı bir şekilde başkalarının görüşlerine bağımlı olarak özgüvenlerini koruyabilen, onların yeterli ya da olumlu desteği olmadığında kendilerini bir hiç olarak görürler

    - Bir şey ya tam olmalı ya da hiç olmamalı seklinde bir düşünce yapısı olan kişilerdir.

    Hastalığın seyri:

    Hastaların yarısının ilerleyen donemde iyileştiği, dörtte bir oranında hastanın kısmen iyileştiği, ancak bir miktar yakınmalarının sürdüğü belirlenmiştir. Hastalık sonucu olum oranının % 5 civarında olduğu gözlenmiştir.

    Hastalığın gidisine olumsuz etki yapan faktörler:

    -Ailede aşırı geçimsizlik, tartışmalı ortam

    -bulimianın hastalığa eslik etmesi

    -Kusma, dışkılamayı arttırıcı ilaç kullanımları

    -Obsesif-kompulsif, histerik, depresif, nörotik davranış yapıları, zeminde bulunan psikiyatrik sorunlar nedeniyle, kişide vücutsal yakınmaların fazlaca gündeme gelmesi (gastrit, kolit vb.)

    -Hastalığı inkar eden davranışlar içine girilmesi.

    Hastalığın gidisini olumlu etkileyen etmenler arasında ise erken başlangıç yaşı, hastalığı kabul etmek ve kendine güvenen bir kişilik yapısının bulunması sayılmaktadır.

    Tedavi:
    Anoreksia Nervozalı hastaların tedavisi çoğu kez güçlüklerle doludur. Hastaların çoğunda, hastalık birkaç yıl önce başlamıştır. Tedaviye katılmak ve tedavi planları için isteksizdirler. Bu sebeple genellikle çocuklarının bu durumundan üzüntü ve endişe duyan anne babaları tarafından doktora getirilirler. Tedavide bireysel psikoterapi, grup ve aile terapisi, ilaç tedavisi gibi yöntemler kullanılabilir

    Psikoterapide hastanın kendi duygularını uygun bir şekilde ifade edebilmesi, yeme davranışı üzerine kurulu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesi, vücuduna yönelik olumsuz algılamaların düzeltilmesi, özgüvenin oluşturulması, kişilerarası sorunların belirlenip, çözümüne yönelen bir yaklaşımın oluşturulmasına çalışılır.Tedavide davranışçı terapi, aile terapisi ve grup terapisi kullanılabilir

    Kaynak: hekimonline.com
     
  8. 5 Aralık 2010
    Konu Sahibi : EU1
  9. jarennn

    jarennn Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Mart 2010
    Mesajlar:
    25
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ya bu sıfır bedenlı kadınların her yerde olması ne kadar guzeller dıye gosterılmesı genc kızlarımızın bu hastalıklarla pencelesmesının nedeni. halbuki en guzel guzellık ınsanın kendıne guvenı. şöyle guzel guvenlı bakan gozler , biraz bakımlı bi kızımız aslından olmak ıstedııgnden daha da guzellesecektır. boyle zayıflık guzellıktır akımını baslatanlara yazıklar olsun ne dıyım. insanlar ciddi ciddi rahatsız bu konuda.yazık
     
  10. 5 Haziran 2011
    Konu Sahibi : EU1
  11. Roxalanne

    Roxalanne Once Upon A Time.. Üye

    Katılım:
    20 Şubat 2011
    Mesajlar:
    920
    Beğenildi:
    26
    Ödül Puanları:
    63
    Kadınları bir meta/mal/sözde güzellik unsuru adı altında çektikleri bu global pazarlamanın etkiler hep bunlar..

    36 bedeni bile doğru bulmuyorum(boyu ne olursa olsun) kısa veya ortalama boylarda en az 38-en fazla 42, uzun boylu ya da iri kemikli bayanlarda ise en az 38/40 en fazla 44 e kadar uygun olduğunu düşünüyorum.

    Bahsettiğimiz bedenler ise; kaldı ki 36/34/32 , 202li bedenleri içeriyor.. 22-26 arası gibi.. yani 0 hatta çift 0 bedenler..

    Rahatça göz önünde bulunan ünlüler, sevilen ünlüler en büyük faktörlerden birisi..
     
  12. 16 Haziran 2011
    Konu Sahibi : EU1
  13. wonderfuL_03

    wonderfuL_03 ~ Secret ~ Üye

    Katılım:
    29 Mart 2009
    Mesajlar:
    45
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Bende bu hastalık belirtileri var. Ve sürekli bu hastalığı araştırıyorum. Miss Chocolate'nin yazısındaki belirtilerin çoğu var. Adet düzensizliğimde olmuştu. Uzun süre adet görememiştim ve iyiden iyiye korkmaya başlamıştım. Yemek yediğim zaman kendimi çok kötü hissediyorum ve kusma isteği doğuyo. Her seferinde çıkarmıcam diyerek yiyorum. Ama yedikten sonra çok pişman oluyorum. 48 kiloyum ancak engelleyemediğim bi şekilde zayıflamam gerektiğini düşünüyorum. Kimseye söyleyemiyorum sadece midem bulanıyo diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyorum. Sanırım psikoloğa gitmem gerekiyor. Bana biraz akıl verin lütfen :KK43: Yoksa bu işin sonu pek hayra gitmiyo :KK43:
     
  14. 20 Haziran 2011
    Konu Sahibi : EU1
  15. bOniTO

    bOniTO Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    977
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    108
    canım en kısa zamanda bi psikiyatriste gitmelisin :KK45:
    48 kilo da ne yaa boyun 1.60 in üstündeyse hele bide yaprak gibi uçucaksın :KK20::KK19:
     
  16. 20 Haziran 2011
    Konu Sahibi : EU1
  17. wonderfuL_03

    wonderfuL_03 ~ Secret ~ Üye

    Katılım:
    29 Mart 2009
    Mesajlar:
    45
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Canım kilom az ama benim kemikli bi yapım var. Çok zayıf gözükmüyorum ancak korkuyorum. Kesinlikle gitmeyi düşünüyorum. Şuan Giresunda'yım okulum nedeniyle. 23'ünde yaşadığım yere Kocaeli'ye dönücem ve ilk işim doktora gitmek olucak. Yani Bulimium Nevroza teşhisi garanti konulucak ama Anoreksiyaya çevrilmesini istemiyorum! Korktum... :KK43:
     
  18. 21 Haziran 2011
    Konu Sahibi : EU1
  19. bOniTO

    bOniTO Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    977
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    108
    anladım canım.umarım dediğin gibi aneroksiyaya cevirmeden önlersin simdiden cok gecmiş olsun :KK61: