Anti-aging ile yaşlanmayı durdurmamız mümkün mü?

Konusu 'Anti-Aging - Sağlıklı Yaşam ve Yaşlanma' forumundadır ve Kalliste tarafından 18 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    18 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Kalliste
  1. Kalliste

    Kalliste Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    30 Nisan 2007
    Mesajlar:
    9.326
    Beğenildi:
    51
    Ödül Puanları:
    153
    Bilgi çağında yaşadığımız ve her geçen gün yeni bir teknolojinin adını, fırsatlarını duyduğumuz ve kullandığımız şu günlerde; anti-aging sıklıkla duyduğumuz bir kelime. Anti-aging'i kısaca; yaşlanmayı durdurma veya geciktirmeye çalışma olarak tanımlayabiliriz.

    Yaşlanmanın tamamen nasıl gerçekleştiği bilimsel olarak anlaşılamamıştır. Bilim adamları yaşlanmayı tersine çevirecek sihirli formülü henüz bulamamıştır. Alternatif popüler anti-aging tedavileri ile saatin geriye alınması mümkün değildir, hatta bazı anti aging tedavileri ile vücudumuz zarar bile görebilir.

    ANTI-AGING TEDAVİLERİN TEMEL ÖĞELERİ NELERDİR?

    Antioksidanlar: Enerji için yemek yeriz, vücudumuz bu besinlerden serbest radikalller denilen maddeleri üretir. Bu serbest radikallerin yaşlanmaya ve bazı hastalıklara neden olduğu söylenir.

    Serbest radikalleri nötralize etmek için; vücudumuz antioksidanları kullanır. Bunlar yediğimiz yiyeceklerde bulunan bazı vitaminler, mineraller ve enzimlerdir.
    Antioksidanların kalp hastalığı, diabet gibi kronik hastalıkları önlediğine inananlar vardır.

    Bazı antioksidanları duymuşsunuzdur:
    A vitamini
    B6 vitamini
    B12 vitamini
    C vitamini
    E vitamini
    Beta karoten
    Folik asit
    Selenyum


    Antioksidan hapların genel sağlığı düzeltiğine ve yaşamı uzattiğına dair bilimsel bir kanıt yoktur. Aksine zararlı etkileri söz konusu olabilir. Örneğin sigara içenlerde beta karoten alınması, akciğer kanseri riskini arttırır. Vücuda antioksidan sağlamanın en iyi yolu çeşitli sebze ve meyve yemektir. Eğer bir antioksidan almak isterseniz, mutlaka doktorunuza danışmalısınız

    Hormonlar : Organlarımızın işlemesini sağlayan kimyasal maddelerdir. Yaşımız ilerledikçe bazı hormon seviyeleri doğal olarak düşer. Bazı insanlar, bu hormon seviyelerinin düşmesinin yaşlanmaya neden olduğunu düşünür. Böyle düşünenlerin teorisi ; söz konusu hormon seviyelerini yükselterek, yaşlanmayı durdurmaktır. Fakat durum bu kadar basit değildir.

    DHEA :Vücutta östrojen ve testosterona dönüşür. Bu düşünceyi savunanlar; yaşlanmayı durdurduğunu, kas ve kemik kitlesini arttırdığını, vücut yağlarını yaktığını, hafızayı ve bağışıklığı güçlendirdiğini, kronik hastalıklara karşı, koruyucu olduğunu söylerler.

    Testosteron :Erkeklik hormonunun azalması , yaşlanma şikayetlerine, seksüel yetersizliklere, kas kaybına ve osteoporoza neden olur.Kadınlarda ise daha az etki yapar.

    Melatonin : Beyinde üretilip uykuyu düzenler.Uykusuzluk ve jetlag tedavisinde (uzun uçak yolculuğu sonrası oluşur) tavsiye edilir.

    Human Growth Hormon(HGH): Çocuklardaki büyümeyi sağlayan hormondur. Bu yöntemi savunanlar HGH enjeksiyonlerı ile yağ yakılabileceğini, kas yapılacağını ve enerji kazanılacağını düşünürler.

    Bu hormonlarla ilgili hiç bir anti-aging yaklaşım, bilimsel çevreler tarafından tatmin edici görülmemektedir. Ayrıca her bir hormonla ilgili uygulama risk taşır. Örneğin; kısa süreli DHEA veya testosteron tedavisi, karaciğerde hasara yol açabilir.

    Menapozla ilgili hormon tedavisi konusunda da yoğun araştırmalar yapılmıştır. Bir çok kadın sıcak basması ve vaginal kuruluk gibi menapoz şikayetlerinden kurtulmak için, hormon tedavisi yöntemine başvurur. Fakat bu yöntem ; kanda pıhtılaşmayı artırmak, kalp hastalığı ve kalp krizini artırmak ve göğüs kanserini kolaylaştırmak gibi riskleri tetikler.

    Takviyeler: Bir çok hasta ''doğal şifa'' reklamlarından etkilenerek, ek bir şeyler almak ister. Doğal kelimesi duyulunca akla ilk gelen, ''zararsız'' olmasıdır. Fakat gerçekte durum böyle değildir. Bu yöntemlerin faydaları ispat edilememiştir. Bu tür takviyeler alınırken, mutlaka doktora danışılmalıdır. Şayet ilaç kullanıyorsanız, kullandığınız ilaçlarla olumsuz etkileşim sonucunda, ciddi yan etkiler oluşabilir. Bu ürünlerin saflığından, aktif bileşiğinin miktarından, emin olamazsınız. Hatta hazır paketler arasında bile standart yoktur.


    Kalorisi Sınırlı Diyetler: Kalorisi sınırlı diyetler % 30 daha az kalori içermektedir. Bu diyetler sebze ve meyveden zengindir. Yapılan araştırmalar , hayvanlarda kalori kısıtlanarak yaşam süresinin uzatılabileceğini ispatlamıştır. Klinik çalışmalarda da ; az kalorili beslenmenin , insanlarda yaşam süresini uzattığı gösterilmiştir. Kalori kısıtlamadan dolayı zayıf olmayan, kendiliğinden zayıf insanlarda yapılan inceleme ise ; ölüm ve hastalık oranının yüksek olduğu tesbit edilmiştir. Düşük kalorili diyet yaparken , yeteri kadar besin öğesi mutlaka alınmalıdır. Aksi takdirde malnutrisyon ve ciddi sağlıksız kilo kaybına yol açar.
    kısıtlamadan dolayı zayıf olmayan, kendiliğinden zayıf insanlarda yapılan inceleme ise ; ölüm ve hastalık oranının yüksek olduğu tesbit edilmiştir. Düşük kalorili diyet yaparken , yeteri kadar besin öğesi mutlaka alınmalıdır. Aksi takdirde malnutrisyon ve ciddi sağlıksız kilo kaybına yol açar.

    Uzun ve sağlıklı yaşam için ne yapmalıyız?

    Çeşitli sebze ve meyvelerden yemeliyiz.
    Kilomuza dikkat etmeliyiz.
    Her gün egzersiz yapmalıyız.
    Hissettiğimiz küçük şikayetlerimiz de mutlaka doktora gitmeliyiz.
    Güneş koruyucu kullanmalıyız.
    Sigarayı bırakmalı ve sigara içilen ortamlarda bulunmaktan kaçınmalıyız.
    Düzenli olarak kanser ve kalp taraması yaptırmalıyız.
    Ailemiz ve arkadaşlarımızla iyi geçinmeliyiz.

    Doç.Dr. Arif Yönem
    İç hastalıkları ve endokrinoloji uzmanı
     
  2. 5 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : Kalliste
  3. Gxuxnexsx

    Gxuxnexsx Yeni Üye Üye

    Katılım:
    11 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    3.446
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    sağlıklı beslenmeye özen gösterirdim ama güneş koruyucuyu burada okuyunca atladığımı farkettim :)
    bilgiler için teşekkür ederim :)
     
  4. 10 Ocak 2012
    Konu Sahibi : Kalliste
  5. betulunlifleri

    betulunlifleri Yeni Üye Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    122
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    yararlı bilgiler..