AntiOksidanlar Konusunda Bilinmesi Gerekenler

Konusu 'Anti-Aging - Sağlıklı Yaşam ve Yaşlanma' forumundadır ve Elif tarafından 26 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    26 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.627
    Beğenildi:
    5.162
    Ödül Puanları:
    438
    Yaşamımızın her alanında olduğu gibi beslenme alışkanlıklarımızda da doğaya dönüş söz konusu. Dozunda kullanılan vitaminler, vücuttaki paslanmayı giderici etki yaparak nerdeyse 100 yıl yaşamayı vaad ediyor. Genç yaşlardan itibaren alışkanlık haline getirilmesi gereken doğru ve düzenli beslenmeyle birçok hastalıktan kurtulmak ve yaşlanma döneminde bile dimdik ayakta kalabilmek mümkün.

    Anti-oksidan nedir?

    Yaşamımız boyunca mükemmel işleyişine akıl sır erdiremediğimiz vücudumuz belli bir yaştan sonra ihanet eder ve toksit maddeler, cildin kolejen tabakasını tahrip eden serbest radikaller ve karbon monoksit gibi zararlı gazlar oluşturarak yaşlanma sürecini başlatır.

    Bitkilerdeki bazı vitaminlerin, bu süreci azaltıcı etkisi vardır. Bir nevi vücuttaki paslanmayı giderirler. Hakkında uzun süredir araştırmalar yapılan, kongreler düzenlenlenen söz konusu vitaminler, geçtiğimiz yıllarda bir başlık altında toplanmış ve anti-oksidan (paslanmayı geciktirici) adını almıştır. Anti oksidanların tıbben etkisi kanıtlandıktan sonra kozmetik sektörünün bundan faydalanmaması kaçınılmazdı tabii. Birbiri ardına üretilen serbest radikalleri önleyici, zengin E vitamini içeren bakım kremleri anti oksidanların sadece beslenme yoluyla alınmasıyla ibaret olmaktan çıkarttı.

    Etkileri

    Vücudumuzun kendini tahrip etme özelliği olduğu gibi savunma mekanizmasından ileri gelen tedavi özelliği de mevcut. Bunu daha da pekiştiren ve dirençli olmamızı sağlayan besinler (özellikle vitaminler), bileşimindeki paslanmayı önleyici maddelerle serbest radikallerin ve toksinlerin oluşumunu engelliyor ve yaşlanmayı yavaşlatıyor. Daha da önemlisi başta kanser olmak üzere birçok hastalığın oluşumunu engelliyor. Vücudun hücre koruma sistemleri içinde önemli bir yere sahip olan anti –oksidanlar, bu görevi belirgin hücre hasarlarına yol açabilen maddeleri etkisizleştirerek gerçekleştirirler.

    Nelerde bulunur?

    Belirttiğimiz gibi A, C ve E vitaminlerinde bulunan anti-oksidanları gruplandıracak olursak;

    A vitamini: Koyu renkli yapraklı bitkiler, ıspanak, havuç

    C vitamini: Trunçgiller, çilek, brokoli, lahana, patates, maydonoz ve çok sayıda meyva, sebze

    E vitamini: Kuruyemişler, bazı bitkisel yağlar ve lifli yeşil besinler


    Garantili güzellik için E vitamini

    Uzmanlar, canlı, parlak, ışıl ışıl bir cilt için E vitamininin etkisinin inkar edilmemesi gerektiğini söylüyor. Bunun bilincinde olan kozmetik firmaları da zaten bu vitaminden çokça yararlanıyor. Hemen hemen her bakım kremiminin içeriğinde yer alan E vitamini, cildin en alt hücrelerine kadar nüfus ederek erken yaşlanmayı önleyici, parlaklaştırıcı ve canylandırıcı bir etki yapıyor. E vitaminin marifetleri bununla da sınırlı değil. Amerikalı uzmanların yaptıkları araştırmalara göre; hava kirliliği ve sigaraya bağlı olarak tahrip olan hücrelerin yenilenmesin dede önemli bir yere sahip olan E vitamini aynı zamanda beyin ve bağışıklık sisteminin yenilenmesinde de son derece etkili.

    Arizona Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre ise E vitamini verilen hayvanların akranlarına göre daha genç göründükleri ve daha uzun ömürlü oldukları kanıtlanmış. Bunun nedeni ise vitaminin, yaşlılılkla azalan bir protein çeşitinin yok olmasını engellemesi.

    Ne kadar alınmalı?

    Uzmanlar, hergün alınan sebze ve meyvelerin günlük anti-oksidan ihtiyacını karşılamadığında hemfikir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, vitaminden zengin sebze ve meyvelerden günde en az beş öğün yemek gerekiyor. Bu nedenle vitaminler hap olarak da alınabilir. Ayrıca düzenli beslenilse bile, bazı hatalı alışkanlıklar, vücudumuzdaki vitaminleri hızla tüketmekte. Sigara, aşırı alkol, stres bu etkilerin başında geliyor. ıngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, en az iki yıl süreyle 200 ünite E vitamini alan kişilerin kalp ve damar hastalıklarına yakalanma risklerinin bu vitaminleri almayanlara oranla yüzde 41 daha az olduğu görülmüştür.

    Bunlar yaşlılığı durdurur

    Kahvaltılık tahıl: Yulaf, kara buğday gevreği, buğday ya da pirinç gevreği

    Süt ürünleri: Soya sütü, gravyer, permesan peynirleri ve yoğurt.

    Ekmek çeşitleri: Kara ekmek, tahıllı ekmek, arpa, yulaf ve çavdar ekmeği

    Sebze, baklagiller: Brokoli, lahana, havuç, ıspanak, bal kabağı, domates, tere, bezelye, nohut, mercimek, semizotu, mısır, avakado, pırasa, soya.

    Tahıllar: Bulgur, esmer pirinç, basmati pirinci.

    Balık ve kabuklu deniz ürünleri: Somon, alabalık, barbunya, istiridye, karides, uskumru, kalkan.

    Meyve ve tatlılar: Kayısı, muz, kiraz, elma, çilek, pembe greyfurt, mango, kavun, karpuz, üzüm, dut, kuru meyveler, ceviz, badem, fındık.

    Alkolsüz içecekler: Çorbalar, çay ve yeşil çay

    Alkollü içecekler: Kırmızı şarap

    Yağlar: Zeytinyağı

    Bunlar yaşlandırır


    Mısır gevreği, demirle zenginleştirilmiş tahıllar

    Yağlı peynirler, demirle zengnleştirilmiş süt

    Beyaz ekmek, bisküvi, turta, pizza.

    Beyin, böbrek, sosis, salam, füme jambon,

    Kızarmış patates, cips, hormonlu sebzeler

    Düdüklü tencerede pişirilmiş beyaz pirinç

    Turna balığı, kılıç, ton, ançuez, köpek balığı, tuzlanmış balık.

    Şuruplu meyveler, reçel, çikolata, bal, dondurma, tereyağ, hindistan cevizi

    Kahve, şurup, hazır çorbalar.

    Kristal şişelerde saklanan alkollü içecekler

    Tereyağ, taze krema, margarin, kızartma yağları, doymuş yağlar.

    ıdeal beslenme için

    Günde bir kez: Yeşil salata, sebze, tahıl, baklagiller.

    Günde iki kez: Çiğ sebze, kepek ekmeği, bir kadeh şarap

    Güünde üç kez: Yoğurt

    Günde beş kez: Meyve, çay, maden suyu, çorba

    Günde 12 tane: Fındık ya da badem

    Haftada bir kez: Kırmızı et

    Haftada iki kez: Yağlı balık

    Haftada üç kez: Yağsğz balık, beyaz et, karaciğer

    Haftada üç dört kez
    : Çiftlik yumurtası
    Haftada yedi kez: Soğan, sarmsak, mercimek
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Mayıs 2009
    laylaynilay bunu beğendi.
  2. 10 Ocak 2012
    Konu Sahibi : Elif
  3. betulunlifleri

    betulunlifleri Yeni Üye Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    122
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    faydalı bilgiler, saolun..
     
  4. 26 Eylül 2013
    Konu Sahibi : Elif
  5. lacivert

    lacivert Üye Üye

    Katılım:
    17 Eylül 2013
    Mesajlar:
    75
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    18
    faydalı bilgiler teşekkür ederim
     
  6. 20 Temmuz 2014
    Konu Sahibi : Elif
  7. ciguli

    ciguli Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    183
    Beğenildi:
    24
    Ödül Puanları:
    38
    aklımda bulunsun
     
  8. 29 Kasım 2014
    Konu Sahibi : Elif
  9. merlininin

    merlininin Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    1.004
    Beğenildi:
    132
    Ödül Puanları:
    88
    ilginç bilgiler , umarım faydalılardır da :)
     
  10. 7 Temmuz 2015
    Konu Sahibi : Elif
  11. laylaynilay

    laylaynilay Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2015
    Mesajlar:
    800
    Beğenildi:
    118
    Ödül Puanları:
    38
    bir teşekkürde benden :KK66: