Apandisit

Konusu 'Gastroenteroloji - Sindirim Sistemi Hastalıkları' forumundadır ve eny tarafından 15 Aralık 2006 başlatılmıştır.

    15 Aralık 2006
    Konu Sahibi : eny
  1. eny

    eny Guest

    APANDİSİT


    Yaygın bir hastalık olan "apandisit", karnın alt kısmında bulunan ve apandis ya da apendiks denilen kör barsağin iltihaplanmasıdır.

    "Apendiks vermiformis uzun ince bir boru veya solucan şeklinde ortalama 9 cm uzunluğunda kör bir barsaktır. iki ila 25 cm arasında değişen uzunlukta olabilir. Çocuklarda, yetiş*kinlerden daha uzundur. Normalde karnın sağ alt bölgesinde yer almakla birlikte farklı konumlarda bulunabilir."

    Vücuttaki işlevi lam olarak bilinmeyen apendiks, bademcik gibi lenfoid doku bakımından zengin bir organ olarak tanımlanıyor.

    APANDİSİT NASIL OLUŞUR?

    "Apandisit yüzde 90 oranda, apendiks lümeninin (yani apendiksin iç kısmının) dışkı ile tıkanmasından kaynaklanıyor. Sık görülen nedenlerden biri de tenf dokularının şişmesidir.

    Çeşitli nedenlerle apendiksin içi tıkandığı zaman, apen*diks lümeninde sıvı birikir, mikroplar çoğalmaya başlar ve iç basınç artar. Basıncın artması ile apendiks şişmeye başlar ve giderek apendiks dokusunun kanlanması ve beslenmesi bozulur. Daha sonra nekroz (çürüme) ve patlama oluşur."

    Türkiye Hastanesi uz*manları, iltihaplanmayı durdurmanın mümkün olmadığını belirterek "apandisit önlenemez; önlemek için herhangi bir metod veya ilaç bulunmuyor" diyorlar.



    GÖRÜLME SIKLIĞI

    Eldeki verllere göre, apandisit her yasta görülmekte birlikte, en sık olarak genç erişkinlerde, 20-30 yaş grubunda ortaya çıkıyor. 60 yaşından büyüklerde yüzde 5-10 dolayında görülüyor, Çocuklarda en sık 6-10 yas grubunda görülen apandisjtin, 2 yaşından küçüklerde görülme oranı yüzde 2 dolayında kalıyor.

    Görülme sıklığı bakrmından cinsîyete göre ilginç tablo gözleniyor, Ergenlik çağından Önce, kız ve erkeklerde apandisit oranı eşit olduğu görülüyor, 15-25 yas grubunda, erkeklerde apandisite 2 kat fazla rastlanıyor. 25 yaşından sonraki dönemde oran tekrar eşitleniyor.



    BELİRTİLER VE TANI

    Prof Dr. Hasan Taşçı ile Opr. Dr. Cavit Hamzaoğlu, apandisitin belirtileri ve tanısıyla ilgili olarak şunları söylüyorlar. "Karın ağrısı, iştahsızlık ve kusma temel belirtilerdir. Bunların bir araya gelmesi tanıyı kolaylaştırır.

    Karın ağrısı; apandisitin en önemli belirtisidir. Genellikle göbek çevresinde veya mide üstünde başlar. Künt bir ağrıdır, azalma ve çoğalma gösterebilir, ama, hiçbir zaman tamamen yok olmaz. Genellikle 4-6 saat sürer (1-12 saat arasında değişebilir.) Daha sonra ağrı karın sağ alt bölgesine yerleşir. Bazı hastalarda ağrı sağ alt kadranda başlar ve orada kalır Apendiksin değişik yerleşimlerine göre ağrı sırtta, sağ veya sol kasıkta veya mesane üstü ve makatta hissedilebilir.

    iştahsızlık, hastaların yüzde 90-95 inde ağrıdan daha önce görülen fakat önemsenmeyen bulgudur.

    Bulantı ve kusma; önemli bir göstergedir. Hastaların yüzde 75'inde bulantı görülür. Genellikle hasta bir şey yerse Kusar, midesi boşsa kusmaz.

    Bu belirtilerin yanında, hastanın, kabızlık, ishal ve gaz çıkaramama gibi şikayetleri de olabilir. Ancak, bunlar tanı değeri taşımazlar."

    Mauyene bulguları, apendiksin, vücutta yerleştiği yere göre değişebiliyor. Patlama olup olmaması da bulguları etkiliyor. Vücut ısısı bazı kişilerde normal kalmakla birlikte bazılarında 37.5-38 dereceye çıkıyor. Hastanın, fazla hareket etmekten kaçınması ve öksürme zıplama gibi hallerde ağrılarının artması tanı bakımından önem taşıyor.
    Prof. Taşçı ve Opr. Hamzaoğlu, apandisitle ilgili önemli bir noktaya işaret ederek; apandisit belirtilerinin, birçok hastalığın belirtilerine benzediğini belirtiyorlar. Bu nedenle bulguların değerlendirilmesi açısından hekimin deneyimi büyük önem taşıyor.

    Prof. Taşçı ve Opr. Hamzaoğlu'nun verdikleri bilgilere göre; karın içi lenf bezleri iltihabı, mide ve bağırsak iltihabı, kadın hastalıkları, dış gebelik, mide ve onikiparmak bağırsağının delinmesi, idrar yolları iltihabı ve taşları, safra kesesi iltihabı, pankreas İltihabı ve bağırsak damarlarının tıkanması gibi rahatsızlıklarla apandisit aynı bulguları verebiliyorlar.



    KESİN TEDAVİ

    Özellikle gençlik döneminde ortaya çıkan bu yaygın rahatsızlığın ilaçla tedavi imkanı bulunmuyor. Ancak, apandisit, tedavisi kolay hastalıklar arasında yer alıyor. Türkiye Hastanesi hekimleri. kesin tedavinin ameliyat olduğunu belirterek, "hasta, laparoskopik (kapalı) veya açık appendektomi yöntemiyle ameliyat edilip, apandisit alınmalıdır" diyorlar. Prof. Taşçı ve Opr. Hamzaoğlu, apandisit ameliyatlarıyla ilgili şu bilgileri veriyorlar:

    "Apandisit tanısı konan veya apandisit olabileceği düşünülen hastaların ağızdan beslenmemeleri, ağrı giderici almamaları gerekir. Apandisit, 4 grupta toplanır. Üç gruptaki vakalar;

    akut apandisit, perfore (patlamış) apandisit, patlamış ve apse yapmış apandisit, kesin olarak ameliyatla tedavi edilmelidir. Dördüncü grup plastrone apandisittir. Bazen karın içinde omentum adı verilen bir yağ perdesi, apendiksi sarar ve iltihabın karın içine yayılmasını önler. Buna plastrone apandisit denir. Bu durumda hasta hastaneye yatırılır ve gözlem altına alınarak, antibiyotik tedavisine başlanır. Eğer şikayetler gerilerse hasta taburcu edilir ve 6-8 hafta sonra tekrar değerlendirip ve ameliyata alınır.”



    ÖLÜME NEDEN OLABİLİR

    Günümüzde apandisit ameliyatları en basit ope*rasyonlardan biri sayılıyor. Ancak tedavisi bu derece kolay olmasına rağmen, ihmal edilmesi halinde. apandisit, tehlikeli bir hastalık oluveriyor. Zamanında ameliyat edilmediği zaman İltihaplı apendiksin patlaması ölüme yol açabiliyor.
    Genç erişkinlerde yüzde 15-25, çocuklarda yüzde 50-85, yaşlılarda yüzde 60-90 arasında patlama ihtimali bulunuyor.
    Prof. Taşçı ile Opr. Hamzaoğlu, özellikle yaşlılar ve çocuklar açsından apandisitin büyük risk oluşturduğuna dikkat çekiyorlar ve "Yaşlı ve çocuklarda bulgular az olduğundan teşhis konulduğunda patlama olayı gerçekleşmiştir. Bu nedenle ölüm riski çok fazladır.
    Genç erişkinlerde apandisitte ölüm oranı yüzde 0.1 in altındayken yaşlılarda bu oran yüzde 50 civarındadır" diyorlar.


    Zamanında doktora başvurulduğunda basit; ama, geç kalındığında ölümcül bir hastalık sorunu.



    DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR


    · Karın ağrısı olduğu zaman kesinlikle kendi başınıza ağrı kesici almayın, mutlaka bir doktara başvurun.

    · Bazen apandisitte doktorlarda yanılabilir ve yanlışlıkla mide tedavisine başlanır. Eğer ağrınız geçmiyorsa tekrar doktora gitmelisiniz.

    · Normal bir apandisit ameliyatı eğer erken teşhis konulursa yaklaşık 15-30 dakika sürmekte ve hasta 1 gün hastanede yatıp çıkmaktadır.

    · Eğer apandisit patlamış ise, ameliyatla apandisit alınır, batın yıkanır ve karın içine 1 adet dren (hortum) konulur ve hasta yaklaşık 2-3 gün hastanede kalır.

    · Erken teşhis ve doğru tedavi hayat kurtarıcıdır.

    · Günümüzde yüzde 100 apandisit tanısını koyduracak tetkik, laboratuvar ve görüntüleme yöntemi yoktur. Bu nedenle hastanın şikayetleri, muayene bulguları ve kan tetkikleri bir arada değerlendirilip teşhis konulur. Şüpheli vakalar ağrı kesici verilmeden takip edilir.
    __________________
     
  2. 17 Mart 2008
    Konu Sahibi : eny
  3. SONECAN

    SONECAN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Ocak 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Apandist amelitayı oldum 8 yıl önce ve bunu çocuk yapmamı engellediğini düşünüyorum çünkü olmaması için bir sebep yok dendi ben bunun bir sebeb olabilirmi diye tartışmak istiyorum. konu ile ilgili bilgileriniz aktarırsanız öğrenmiş olucağım
     
  4. 25 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : eny
  5. esyn

    esyn Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Yeni apandist ameliyatı olmuş biri olarak çok faydalı bilgiler bunlar herkesin okuması gerekir çünkü kimin başına geleceği belli olmaz, paylaşım için teşekkürler.......

    :enbuyukkk:
     
  6. 25 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : eny
  7. BenPembePeri

    BenPembePeri Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Kasım 2008
    Mesajlar:
    845
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    konuyu açan misafirimize çok teşekkürler,gerçekten önemli bir konuya değinmişsiniz

    paylaşımınız için saolunalkisalkisalkis
     
  8. 22 Nisan 2010
    Konu Sahibi : eny
  9. jose

    jose Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Haziran 2009
    Mesajlar:
    2.537
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    paylasim icin tesekkurler
     
  10. 11 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : eny
  11. sunset

    sunset Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2009
    Mesajlar:
    562
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ben 9 yaşımda apandist ameliyatı olmuştum.akut apandistti.aşırı karın ağrısı olmuştum.
     
  12. 20 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : eny
  13. patatesalatasi

    patatesalatasi Yeni Üye Üye

    Katılım:
    7 Şubat 2010
    Mesajlar:
    229
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    herşey normal olmasına ragmen bebek sahibi olamayan okadar insan var ki..benim bir akrabam da aynen bu durumdaydı 4 sene ugrastılar olmadı cocuk sonra tüp bebek tedavisi yapıldı yine olmadı umudu kestiler bir kaç ay sonra hamile kaldı :) apandistle hiçbir alakası olamaz tabiki..
     
  14. 26 Şubat 2012
    Konu Sahibi : eny
  15. bursalikadifeligelin

    bursalikadifeligelin Aktif Üye Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2011
    Mesajlar:
    22
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    Kızlar yaklaşık 20 gündür midemde tuhaf bir bulantıyla yaşıyorum. Çıkarsam öyle bir bulantı değil, böyle pis pis sürekli bir bulanma söz konusu. Ara ara da karnıma kramp girercesine ağrıyor. Adetim de gecikince hamile olduğumu düşündüm ama adet oldum (zaten test de yapmıştım). Bir iki hafta doktora gittiğimde de tahlil yapmadı elle kontrolle mide problemim olduğunu söyledi ancak sağ tarafım bazı günler inanılmaz hassaslaşıyor. Kan tahlili mi yaptırmam lazım gidip? Apandistimi kontrol eder misiniz de denilmez ki gidip :s Bilemedim, korkuyorum da :KK43: