Arctic Monkeys

Konusu 'Biyografiler' forumundadır ve kalemkitap2 tarafından 24 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    24 Ocak 2008
    Konu Sahibi : kalemkitap2
  1. kalemkitap2

    kalemkitap2 Kapsama Alanı Dışında ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2006
    Mesajlar:
    2.004
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    Bütün her şey, 2002’de başladı. Sheffieldlı 16 yaşındaki Alex Turner ve Jamie Cook, ailelerinden Noel hediyesi olarak gitar istediler. Arkadaşları Matt Helders çat pat davul çalıyordu. Toparlanıp çat pat şarkı çalmaya başladılar. İlk konserlerini 2003 Haziranında 13 kişiye verdiler. 2004’ün sonlarında bir arkadaşları, demoları “Beneath the Boardwalk”u internet sitesine koydu ve adresi arkadaşlarına gönderdi. Arkadaşları kendi arkadaşlarına, onlar da başkalarına, oradan MP3 arama motorlarına derken birden herkes onlar hakkında konuşmaya başladı. BBC radyosu ve İngilizlerin meşhur tabloid gazeteleri, şarkılarla değil, Arctic Monkeys’in birden nasıl herkesin konuşma konusu olduğuyla ilgileniyordu.


    Arctic Monkeys, müziklerini internette yaymaya devam etmek istiyordu. Londra’daki meşhur Astoria’yı dolduracak kadar hayranları vardı, konserleri kapalı gişe gidiyordu. 2006 Mayısında kendi imkânlarıyla ilk EP’leri “Five Minutes with Arctic Monkeys”den bin tane bastılar. Röportajlarda plak firmaları için “buraya kadar onlarsız geldik, bundan sonra neden onlara ihtiyaç duyalım ki” diyecek kadar da kendilerini beğenmişlerdi bir kere.


    Domino Records’un sonunda onları bir anlaşmayla bağlaması için “patronun firmayı kendi dairesinden yönetmesini ve amatör ruhlarını beğendik” deseler de bizce asıl 725,000 poundluk çek ve EMI’nin albüm kayıtlarında ünlülerle çalma sözü etkili oldu. İlk single’ları “I Bet You Look Good on the Dancefloor”, 17 Ekim 2005’te yayınlandı ve çıktığı gün 38,922 adet satarak İngiltere’de bir numara oldu. İkinci single’ları “When the Sun Goes Down” (ki sitelerinde “Scummy” ismiyle yayınlamışlardı), 16 Ocak 2006’da çıktı ve 40 tane fazla, yani 38,962 tane satarak yine bir numara oldu.


    Albüm kayıtları Eylül 2005’te bitmişti. 30 Ocak 2006’da çıkması planlanan albüm, “yoğun talep” nedeniyle bir hafta erkene alınıp 26 Ocak’ta yayınlandı. Yine de şarkıların tümü de bir şekilde internette kolaylıkla bulunabilmesine rağmen “Whatever People Say I Am, That’s What I’m Not” çıktığı gün 118,501, ilk haftasında da 363,735 adet satarak İngiltere tarihinin bir günde ve bir haftada en çok satan albümü rekorunu kırdı. Albüm Amerika’da da indie bir grubun bir haftada en hızlı satan ilk albümü rekoru kırdı. İngiltere’deki kadar etkileyici değil tabii.


    İlk albümlerinden sonra fazla vakit kaybetmeden hemen 5 şarkılık EP’leri “Who the Fuck Are Arctic Monkeys”i çıkaran grup, ne yazık ki bu EP’yle hiçbir listede yer alamadı. Bunun altında yatan sebeb EP’nin ne single ne de albüm listelerine uygun olmamasıydı. Şarkıların içerdiği küfürlü sözler de radyolarda çalınmasına kısmen engel oldu.


    14 Ağustos 2006’da yayınladıkları single “Leave Before the Lights Come On”, listelerde 4. sıra gibi iyi bir yere yerleşirken, grubun ilk 1. sırada yer alamayan single’ı olarak başarısızlıkla adından söz ettirdi. Solist Turner’ın bu single’la ilgili yorumu da akıllarda kalmaya değer cinsten : “Ailemizin kara koyunu”. Buna rağmen grup 2006 Mercury Ödülü’nün sahibi oldu.


    EP, albüm ve single’ların çıkış zaman aralığını kısa tutan Arctic Monkeys, üretmeyi fazlasıyla seviyor ve bu özellikleri üzerine Jamie Cook eklemeden geçemiyor: “Coldplay gibi olabileceğimizi düşünemiyorum. Bir albümün turnesini 3 senede tamamlıyorsunuz, her gece aynı şarkılar.. bazı insanlar bundan hoşlanıyor olabilir ama biz değil”.


    16 Nisan 2007 tarihinde “Brianstorm” adlı single’ı yayınlayan Arctic Monkeys, 23 Nisan tarihinde de “Favourite Worst Nightmare” adlı 2. stüdyo albümünü hayranlarına ulaştırdı. Albümün prodüksiyonunda James Ford ve Mike Crossey ile çalışan grup, albümün soundunda ilk albüme göre daha hızlı ve funk parçalara imza attı. “Brianstorm” single’ı ile İngiltere listelerinde 2 numara olmayı başardılar.


    Tam bu zafer kazanmış havalarındayken ne yazık ki basistleri Andy Nicholson'un gruptan ayrıldığı bildirildi. Grup Amerika turnesi için Nick O'Malley ile anlaştılar.Muhtemelen 3. albümde de onla çalıcaklar.