Arif Nihat Asya Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve seawitch tarafından 11 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  1. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    BAYRAK

    Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
    Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
    Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
    Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

    Sana benim gözümle bakmayanın
    Mezarını kazacağım.
    Seni selamlamadan uçan kuşun
    Yuvasını bozacağım.

    Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
    Gölgende bana da, bana da yer ver !
    Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
    Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

    Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
    Kızıllığında ısındık,
    Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
    Gölgene sığındık.

    Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
    Barışın güvercini, savaşın kartalı...
    Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
    Senin altında doğdum,
    Senin dibinde öleceğim.
     
  2. 11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  3. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    AĞIT

    Ağlayın, parmakları nur
    Sularından kınalı kızlarım
    Ağlasın Meraga göklerinden
    Meraga'ya bakıp yıldızlarım

    Yollara Kürşadlar uzanmış ölü
    Ağlasın Akülke, ağlasın Sütgölü
    Yiğitlerim uyur gurbet ellerde
    Kimi Semerkant'ta bekler beni
    Kimi Caber'de

    Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok
    Ben nasıl varım?
    Ağla ey Tanrı dağlarıdan
    İndirilmiş Tanrım

    Şu yakın suların
    Kolu neden bükülmez
    Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin
    Benden doğar, bana dökülmez?

    Ben ki ataeşle konuşurdum.selle konuşurdum
    İdil'le Tuna'yla Nil'le konuşurdum
    "Sangaryos"u "Sakarya" yapan
    "İkonyom"u "Konya" yapan
    Dille konuşurdum.
     
  4. 11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  5. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    ÇOCUK VE AĞAÇ

    Çocuk, çok sevdi ağacı...
    Verirdi ona, her kış
    Çiçekleri olaydı!

    Ağaç, çok sevdi çocuğu...
    Öperdi altın saçlarından
    Dudakları olaydı!

    Ve ona öptürmek için,
    Eğilirdi yerlere kadar;
    Yanakları olaydı!

    Dökerdi önüne hepsini
    Gümüşten, altından, sedeften
    Oyuncakları olaydı!

    Ve çocuk gittikten sonra,
    Böyle kalır mıydı ağaç?
    Ne olurdu onunda
    Bacakları olaydı,
    Ayakları olaydı!
     
  6. 11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  7. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    FETİH MARŞI

    Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
    Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
    Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

    Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden....
    Senin de destanını okuyalım ezberden...
    Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

    Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
    Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
    Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

    Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
    Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
    Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

    Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
    Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

    Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
    Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
    Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan....

    Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
    Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
    Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...

    Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
    Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
     
  8. 11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  9. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    KANATLAR

    Yaşamaktan mı yorgunum,bilmem
    Seni günlerce beklemekten mi?
    Yine yoldan geyik geyik sekişin
    Gün sönerken mi,ay batarken mi?
    Söyle:Memnun musun uzaklarda
    Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?

    Yine kalsın mı, dizlerimde başın
    Yine koynumda can çekişsen mi...
    Kim sorar,ey hayat,kim düşünür
    Ki vakit geç mi yoksa erken mi?

    Söyle:Memnun musun uzaklarda
    Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?

    Gökte kanatlar bizimdi...bilmezdik
    Bu hafiflik kanat mı yelken mi;
    Anlamaz,anlamazdık Allahım
    Böyle yekpare can mıyız ten mi?

    Söyle:Memnun musun uzaklarda
    Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?

    Bilemem:Gizli gizli gel dediğin
    Başka bir aşina mıdır,ben mi;
    Kadehinden mi sarhoşum hala
    Kadehlerinden mi?

    Söyle:Memnun musun uzaklarda
    Yuvan aydın gönülcüğün şen mi?
     
  10. 11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  11. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    YOLLAR

    Varsın biraz da yollar çeksin benim cefamı
    Artık verin çocuklar, artık verin asamı!.
    Bir başka kainata, bir başka yurda yol var;
    Siz örtünün garipler siz örtünün abamı!
    Yorgun düşüp uzandım altında asumanın;
    Gölgende buldum ey dal bir anne ihtimamı.
    Şahane manzaraydı dünya sınırlarında
    Bir kubbenin rüku’u, bir zirvenin kıyamı.

    Yükseklerinde ömrün dağlar, sular kovuklar:
    Yükseklerin diliyle tekrar edin nidamı!
    Dağlar lisana geldi, gökler lisana geldi;
    Şerh oldu Mesnevi’den yıldız
    Şerh oldu Mesnevi’den yıldızların kelamı.
    Şeffaf mavinizden abdest alıp el açtım
    Artık yakındayım, ey gökler, duyun duamı!
     
  12. 11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  13. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    DAĞLAR

    Çekmece'den Maltepe'den ileri
    Gitmemiş Sâdâbâd çelebileri
    Alem tepesine Alemdağ derler...
    Böyle bilmiş böyle yazmış eserler.

    Dağlar var karanlık, dağlar var beyaz.
    Korka korka eteğinden öper yaz;
    Ağrıdağ, Babadağ, Gâvurdağ, Ilgaz
    Kubbelerdir...dolaşır, aşılmaz.

    Tendürük'te, Kop'ta Palandöken'de
    Kurtların payı var gelip geçende...
    Ki alırlar vermek istemesen de!

    Dağlar var, tahtından inmeyen sultan
    Dağlar var, yapılmış bundan, buluttan...
    Dağlar var ki Bingöl, Binboğa, Süphan,

    Medetsiz'ler, Mor'lar, Nur'lar, Yıldız'lar;
    Karalar, Kızıllar, Bozlar, yağızlar...
    Karla dolar 'İmdat' diyen ağızlar;
    Yollar kesen, haraç alan dağlar var.

    Bolkarda çamların sakızı damlar...
    Ve bir yıldız düşer, tutuşur çamlar...
    Bir kızıl şehrâyin olur akşamlar...
    Tacı olan, tahtı olan dağlar var.

    Tüter Sarıçiçek, burcu burcudur,
    Akşamlar ya mor, ya turuncudur.
    Ve kışın dünyanın öbür ucudur...

    Sarkarken Cudinin karları dal dal
    Bağdaş kuradursun yollara Karhal!
    'Ferman padişahın, dağlar bizimdir;'
    Dedi yerde bir kurt, gökte bir kartal.

    Dönmez misiniz ey yolda kalanlar;
    Yolcular, garipler, garip çobanlar;
    Allahüekberde tekbir alanlar?
    Ovalar, konaklar, yollar aşırı
    Birbirini selamlayan dağlar var.

    Dağlar var, batının yangınında kor...
    Dağlar var; adları Nemrut, Balahor...
    Kayışdağ kim, alemdağ kim oluyor?

    Lakin ufukları görünce yoksul
    Dağ yerine kubbe yapmış İstanbul;
    Kurşun şamdanlarda mumlar fildişi...
    Ki pırıltıları sularda pul pul.
     
  14. 11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  15. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    ANNE

    İlk kundağın
    Ben oldum, yavrum;
    İlk oyuncağın
    Ben oldum.

    Acı nedir
    Tatlı nedir... bilmezdin
    Dilin damağın
    Ben oldum.
    Elinin ermediği
    Dilinin dönmediği
    Çağlarda, yavrum
    Kolun kanadın
    Ben oldum
    Dilin dudağın
    Ben oldum.

    Belki kıskanırlar diye
    Gördüklerini
    Sakladım gözlerden
    Gülücüklerini...
    Tülün duvağın
    Ben oldum!

    Artık isterlerse adımı
    Söylemesinler bana
    'Onun Annesi' diyorlar...
    Bu yeter sevgilim bu yeter bana!

    Bir dediğini iki
    Etmiyeyim diye öyle çırpındım ki
    Ve seni öyle sevdim sana
    O kadar ısındım ki
    Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim
    Gün oldu kırdın...
    İncinmedim;
    İlk oyuncağın
    Ben oldum.. Yavrum
    Son oyuncağın
    Ben oldum...

    Layık değildim
    Layık gördüler
    Annen oldum yavrum
    Annen oldum!
     
  16. 11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  17. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    TANIMADI

    Türküm müjdeydi ülkeye
    Gezdim söyleye söyleye
    Bir gün söylemedim diye
    Türküm beni tanımadı

    Onlar bacım,onlar ağam
    Onlardır sevincim tasam
    Ahmet’im, Mehmet'im, Suna’m
    Güllü’m beni tanımadı

    Elimde doğmuş kuzular
    Bir gün benden soğudular
    Sordum ne oldunuz ne var
    Sürüm beni tanımadı

    Daha dün sözleştik şurda
    Düğün hazırladım Yurda
    Eller beni tanıdı da
    Sözlüm beni tanımadı

    Yine sizinleyim dedim
    Nasılsam öyleyim dedim
    Çıkıp ta söyleyim dedim
    Karım beni tanımadı

    Hırpalanmak ne kelime
    Didik didik lime lime
    Götürülürken ölüme
    Ölüm beni tanımadı
     
  18. 11 Nisan 2009
    Konu Sahibi : seawitch
  19. seawitch

    seawitch Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mart 2009
    Mesajlar:
    323
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    SENİ

    Sana vermiş veren sulardan ses
    Sana vermiş veren şiirden dil...
    Yaratılmışsın ayrı topraktan...
    Hamurun,toprağın bizimki değil!

    Saçların var,ki başka türlü sarı
    Gözlerin var,ki başka türlü yeşil

    Yarı olmuş vücudun üstünde
    Ne güzel şey çocuk yüzün ,çil çil!
    Bu köpükler,bu dalgalar,bu güneş...
    Hepsi birden diyor:'Geliş,serpil!'

    Nefesin var,ki başka türlü sıcak
    Gözlerin var,ki başka türlü yeşil