Arkadaşımın aşkısın...Pardon,aşkıydın...

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve mesure tarafından 28 Şubat 2007 başlatılmıştır.

    28 Şubat 2007
    Konu Sahibi : mesure
  1. mesure

    mesure Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    757
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Dikkat kimse anlamasın... Arkadaşımın aşkısın...”

    Ne güzel şarkıydı, hatırladınız mı?

    Şarkı güzeldi de...

    Yani dinlerken önce, arkadaşının aşkına âşık olan adamın ıstırabını anlıyor, üzülüyordunuz ama...

    Sözlerine biraz dikkat kesilince kadının da az bilmem ne olmadığını görüyordunuz.

    “Ümit verme insanım ben

    Çek bakışlarını benden

    Şüphe etme sevgimden”

    Bir dakika... Neler dönüyor burada?

    70’lerin başıydı sanırım; Enrico Macias’ın bu şarkısını Juanito söylüyordu.

    Aksanlı...

    Fecri Ebcioğlu’nun yazdığı Türkçe sözlerle...

    Ne tatlı adamdı Fecri Ebcioğlu değil mi? Hani bir nedeni olmadan bile herkesin sevdiği kişilerden...

    Ama yanlış hatırlamıyorsam şarkının orijinalinde kadın böyle değildi.

    İkisine de pas vermiyordu yani...

    Nereden bileceksin ki?

    Çevre daraldıkça...

    Ayrılıkları bu kadar fazla olunca...

    Oluyor tabii...

    TUHAF DEĞİL Mİ?
    Arkadaşının aşkıyla karşılaşmalar, çıkmalar, inmeler...

    Ben de biliyorum, bu hep vardı ama son zamanlarda bir artış yok mu yani?

    Var. En son, hani Bergüzar Korel, yakın arkadaşı Ceyda Düvenci’nin eski aşkı Tan Sağtürk’le çıkmaya başlamış ya...

    Karışık mı oldu?

    Yani Ceyda Düvenci ile Bergüzar Korel yakın arkadaş. Bergüzar Hanım şimdi arkadaşının eski aşkı Tan Sağtürk’le çıkıyor.

    Ama arkadaşının aşkı 4 yıl önceymiş.

    Bitmiş yani...

    Biteli de çok olmuş üstelik. Ne tuhaf değil mi?

    Arkadaşının eski aşkıyla...

    Yanlış anlamayın, yargılamıyorum. Ahlaki bir mesele de yapmıyorum.

    Kişiselleştirmiyorum...

    Her ilişki özeldir, biliyorum.

    ÜÇÜ BİR ARAYA GELİR Mİ?
    Yalnız bir şeyi merak ediyorum:

    Pardon iki şeyi...

    Birincisi şu:

    İnsan, arkadaşının eski aşkının aşkı olmaya nasıl adım atar?

    Yani bunun aşk ya da bir ilişki haline gelebilmesi için bir ilk buluşma vardır ya...

    Bir yemek, bir içki, her neyse...

    İşte o.

    Ona nasıl “Evet” denir?

    O yola nasıl girilir yani?

    Farkında olmadan mı, kendini kandırarak mı?

    Merak ettiğim ikinci konu da şu; öyle ya da böyle diyelim ki, o yola saptınız bir

    kere...

    Bu üç kişi bir araya gelir mi?

    Bu sorunun iki cevabı da beni rahatsız ediyor.

    Bir araya gelmeleri de, gelmemeleri de...

    Bence bu ilişkinin en güzel hali nedir biliyor musunuz?

    Onlar da ayrılınca...

    Ayrılırlarsa tabii...

    İki arkadaş yine eskisi gibi bir araya gelince...

    Gelirse tabii...

    İşte o zaman bu iş zevkli bir hal bile alabilir.

    Ama yine de, yanılmıyorsam, şarkının orijinali de Türkçesi’nden farklıydı...

    Adam arkadaşının karısına âşıktı.

    Arkadaşıyla karısı ayrıldıklarında da bir şey değişmedi.

    Adam o kadınla birlikte olmadı.

    Olabilirdi ama olmadı.

    Ne yaptı?

    Hâlâ dinlediğimiz bu şarkıyı yazdı.