Artvin

Konusu 'Adım adım Türkiye' forumundadır ve EU1 tarafından 8 Mart 2007 başlatılmıştır.

    8 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    ARDANUÇ

    TARİH:Ardanuç Artvin îlinin en eski ilçelerinden biridir. Osmanlı Rus Savaşı sonucunda (1878) Rusya tarafından işgal edilen bölge 1918 yılında işgalden kurtulduktan birkaç ay sonra İngiliz işgaline, ardından da Gürcü işgaline uğramıştır. 23 Şubat 1921 tarihinde son olarak işgalden kurtulan Ardanuç 1945 yılına kadar Artvin'e bağlı bir nahiye yönetim birimi olarak kaldı.

    Günümüzde Ardanuç ilçesi 1 Ağustos 1945 günü kurulmuştur. îlçenin ilk merkezi Tütünlü Köyü'dür. Daha sora 1948 yılında Ardanuç (Adakale) Kasabası'na taşınan ilçe yönetim merkezi, son olarak günümüzdeki meydanlar mevkiine 1952 yılında geçmiştir.

    COĞRAFYA:Ardanuç: Doğu Karadeniz Bölgesi, Yalnızçam Dağları, Batısı ile Çoruh Irmağı Vadisi arasındaki Berta Çayı'nın yukarı çığırında yeralmaktadır. Deniz seviyesinden 470 m. yükseklikte olup Artvin-Ardanuç arası 35 km dir. Arazi yapısı engebelidir.

    Ulaşım:Artvin'e 35 km uzunlukta bir karayolu ile bağ-lı bulunan bu ilçe merkezine Artvin-Erzurum karayolunun 15. km. sinde Berta Çayı'nın Çoruh Irmağı'na kavuştuğu noktada ayrılan 20 km asfalt kaplama bir yol ile ulaşılır.

    Ekonomi:îlçe halkının başlıca geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve kısmen de ormancılık ve ticarettir.

    Turizm:Ardanuç Adakale Mahallesi'nde bulunan Gevhernik Kalesi, Cehennem Deresi Kanyonu, Aydın Köyü Kalesi ve Kilisesi, Bulanık köy Rabat Kilisesi, Bulanık Köyü Balkayası, Adakale İskender Paşa Camii, Ferhatlı Kalesi​


    [​IMG]
    [​IMG]
     
  2. 8 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  3. EU1

    EU1 Guest

    ARHAVİ

    Tarih: Arhavi îlçesinde Hitit Kulka, İskit Pres, Urartu, Pontus ve Osmanlı uygarlıkları görülür.İlçe çeşitli tarihlerde Batum, Gönye, Trabzon ve Rize illerine bağlı bir bucak iken 1900'lü yıllarda iktisadi sebeplerden Hopa'ya bağlanmış, 1 Haziran 1954 tarihinde Artvin iline bağlanarak ilçe olmuştur. Mahalli hizmetler Arhavi Belediyesi tarafından yürütülmektedir. îlçeye bağlı 30 adet köy ve 7 adet mahalle bulunmaktadır.

    Yaşam: İlçe karayolu ulaşım standardmın yüksek olması; elektrik, su, kanalizasyon gibi altyapı tesislerinin nispeten iyi düzeyde bulunması, telefon ve televizyonun yaygın olarak kullanılması, eğitim ve öğretimin kalite yönünden nitelikli olması gibi faktörler ilçe halkının sosyal yaşamında olumlu etkiler yaratmıştır.Teknolojik ve çağdaş gelişmeye çabuk adapte olabilen ilçe halkının kültürel ve sosyal etkinliklere katılması her türlü takdirin üstündedir. Bu meyanda folklor, sinema, tiyatro, sergi, panayır vb. gibi etkinliklere sık sık rastlamak mümkündür. Bölgenin yukarı köylerinde enstrüman olarak tulum, sahil köylerinde ve mahallelerinde ise kemençe yaygın olarak kullanılır.

    Ekonomi: İlçede 3'ü çay fabrikaları, biri de çimentolu yonga levha fabrikası ile Arsan Silah Fabrikası olmak üzere 5 adet sanayi kuruluşu mevcuttur. Tarım ve hayvancılık yönünden sınırlı bir potansiyele sahiptir. Tarım arazilerinin düşük çoğunluğu çay alanlarıdır. Geri kalan alanlarda kivi, mısır, fındık, meyve ve sebze üretimi yapılmaktadır. Ancılık oldukça gelişmiş olup çoğunlukla gezgin arıcılık yapılmaktadır. îlçe ticari yönden Sarp Sınır Kapısı'nın açılması ile hareketlenmiştir. Esnaf ve ticari şirketler ilçe merkezinde yoğunlaşmıştır.

    Turizm:İlçe turizmi deniz ve tarihi ören yerlerinin bulunduğu dağ ve yaylarlarda yoğunlaşmaktadır. Gezi ve mesire yeri olarak Cihan Kalesi, Çifte Köprü, Gemi Kayası ve Taş Gemi piknik yeri sayılmaktadır.

    Yeşille mavinin ahenkli bir şekilde kucaklaştığı şirin ilçe Arhavi, geleceğin doğa turizmi merkezlerinden bir tanesine adaydır.​


    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  4. 8 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  5. EU1

    EU1 Guest

    BORÇKA




    Tarihi:Borçka adı çok eski dönemlerden beri bilinmektedir.Yavuz Sultan Selim Trabzon Valiliği sırasında aldığı Gönye Kalesi'ne bağlı olarak Borç Deresi anlamına gelen Borç-Khev adını aldığı görülüyor. Çoruh kıyısında Yeniyol mahallesi ilk yeridir.1877-78 Osmanlı -Rus Savaşı'ndan sonra Rusya'ya bırakılan yerlerdendir.Yeniyol mahallesi o dönemler bir köydü.Ruslar şimdiki ilçenin bulunduğu yere birkaç bina yapmıştır.

    İlçenin kuruluşu 1921 yılında kuruluşu ve Anavatana bağlanmasından sonradır.Ruslar öneminde şimdiki köprü yerine yaptıkları köprü çoruh tarafından yıkılınca 1934-1935 yıllarında şimdiki demir köprü Cumhuriyet Hükümetince inşa edilmiştir.Rahmetli Adil Özder'in naklettiğine göre asma köprü yapılmadan Çoruh'tan karşıdan karşıya demir halat bağlanmış ve bu halata bağlanmış iki kayık üstüne çakılı tahta salla karşıdan karşıya geçmek mümkün olmaktaydı.

    1993 yılında Borçka-Hopa yolu ulaşıma açılınca Borçka ilçesi gelişmeye başlamıştır.Borçka ilçesi kuruluş yıllarında Artvin 'e bağlı bir bucak durumundadır.Kuruluştan 4 ay sonra Artvin Mutasarrıflılığı kurulunca 1921'nda 7 Temmuz tarih ve 133 nolu Kanunla Merkez Macahel, Maradit ve Murgul nahiyeleri ve 26 köyden müteşekkil Borçka kazası kuruluş ve Artvin Sancağı'na bağlanmıştır. Bundan 5 yıl sonra 26 Haziran 1926 tarih ve 877 nolu kanunla Borçka Kazası nahiyeye Maradit Nahiyesi de köye çevrilerek bütün köyleri ile Borçka Nahiyesi'ne bağlandı.İki yıl sonra 1928 yılının 28 mayıs 1928 ve 1282 yeni kazanın kuruluşu hakkındaki kanun ile Borçka yeniden kaza Maradit'te yeniden nahiye oldu.Bu yeni kazaya Maradit Macahel ve Murgul nahiyeleri bağlandı.Borçka ilçesi 1933-1935 yıllarında Merkezi Rize olan çoruh iline bağlıdır. Daha sonra Borçka ilçesine bağlı Murgul Nahiyesi nin ismi 1966 yılında Göktaş olarak değiştirilmiştir. Göktaş Nahiyesi 4.7.1987 tarih ve 3392 sayılı yasa ile Murgul ilçesi kurulmuş ve bu tarihten sonra ilçeye dönüştürülmüştür.Borçka, Artvin ilinin bir ilçesi olup, ile olan uzaklığı 32 km.dir. Denizden uzaklığı 36 km ve rakımı 125 m.dir.

    COĞRAFYA
    îlçe topraklannın büyük bir bölümünü Doğu Karadeniz Sıra Dağları'nın doğu uzantısı kaplar. îlçenin doğusunda Çoruh Vadisinin kuzeyinde yer alan en önemli kabartı "Karçal Dağı"dır. (3414 m.) Çoruh Vadisinin güneyinde yer alan "Balık Dağı" "Cankurtaran Geçidi" ile geçit verir. Bu dağların uzantısı olarak yer alan irili tepeler, ilçe topraklarının engebeli görünümünü sağlar. Borçka ilçesinde Karadeniz iklimi hakimdir. Yaz ve kış mevsimlerinde bol yağış ve ılık hava egemendir.
    NEHİRLER VE AKARSULAR

    Çavuşlar Deresi: Muratlı'nın batısındaki Sultanselim Dağından doğar ve Karşıköy'ün sol sahilden Çoruh nehrine karışır. Drenaj alanı 62.3 km dir.

    Aralık Deresi: Aralık Buvağı'ndan geçip Çoruh Nehri'ne sağ sahilden karışır. Drenaj alanı 72 km dir.

    Deviskel Deresi: Kaynağı Borçka ilçesinin doğusundaki karçal Dağı'nın batı yamaçlarından alır. Derin bir vadi içinde yaklaşık 25 km katederek Borçka ilçesinin sağ sahilinden çoruh Nehri'ne karışır. Drenaj alanı 178 km dir.

    Cihala Deresi: Ana kolu kaynağını Balıklı Dağı'ndan (1750m) alan Balıklı Deresi oluşturur. Balıklı Deresi Çifteköprü Köyü civarına kadar güneybatı kuzey doğu istikametinde akmaktadır. Çifte köprü'de kuzeyden bazı kolların birleşmesiyle balıklı deresi İçkal deresi adını alır. Üst kesimleri gür ormanlarla kaplıdır ve çok nadir olarak bulanık akmaktadır. Ala balık boldur. Hopa-Borçka karayolu bu dereyi takip etmaktadir. Yol boyunca dere üzerinde 11 köprü mevcuttur. Borçka ilçesi yakınlarında çoruh Nehrine sol taraftan dökülen derenin drenaj alanı 11.7 km dir.

    Murgul Deresi: Doğu karadeniz Dağları'nın doğu ucndaki Gül Dağların'dan alır. Başlangıç noktası Kovahit yaylası'dır. Güney-Kuzey yönünde Murgul ilçesine kadar derin bir vadi oluşturmaktadır. Murgul İlçrsi'nden sonra vadi yayvanlaşmaktadır. Derenin su toplama havzasındaki bitki örtüsü büyük ölçüde fabrika gazlarından dolayı tahribat görmüştür. Murguldan karışan atıklar nedeniyle gri bir renk almıştır. Borçka İlçesi'nin 2 km.güneyinde Çoruh Nehri'ne sol sahilden ulaşmaktadır. Drenaj alanı 360.6km dir.

    Güreşen Deresi: Kaynağının Çoruh Irmağı'nın batı yakasındaki dağlık kesimden almaktadır. Batıdaki su bölümü çizgisi Hopa-Borçka sınırını, kuzey su bölümü çizgisi ise Türkiye-Gürcistan toplama havzası aynı zamanda Borçka İlçesi'nin en önemli çay plantasyon sahalarıdır.

    BORÇKA KARAGÖLLERİ

    Borçka Camili kara yolu üzerinde olup Borçka İlçesine 27 km uzaklıktadır. 1800 lü yıllarda bu günkü klasör (Atanoğlu) yaylasının yakınında bulunan bir tepenin heyelan sonucu Klaskur Deresi'nin önünü tıkaması ile oluşmuş göllerdir. Zengin bitki örtüsüne, gür ormanlara sahip olmasının yanında alabalık boldur.

    EKONOMİ
    Tarım yönünden halkın çoğunluğu çay, fındık, tütün ve orman ürünleriyle iştigal etmekte olup, büyük maddi gelir sağlanmaktadır. îlçede kamuya ait bir çay ve özel sektöre ait 2 çay fabrikası bulunduğundan halkın bir bölü-mü bu fabrikalarda istihdam edilmektedir. îlçe ilk kurulduğunda ekonomik hayat vasat derecede idi. Fakat yıllar içerisinde insanların kültür seviyelerinin yükselmesi, nüfus artışı ve Rize ilinden ilçemize göç edenlerin katılımı ile çay ve fındık üretimi gün geçtikçe artmış, tütün ekimi başlamış ve son yıllarda orman ürünleri istihsali ile ilçede ekonomik hayatın canlanması sağlanmıştır. Borçka ilçesi turizm açısından son derce doğal ve tarihi zenginliklere sahiptir.

    KONUM

    Doğu Karadeniz bölgesindeki, Artvin ili Borçka ilçesi 41 derece 22 saat 20 dakika kuzey enleminde, 41 derece 52 saat 40 dakika doğu boylamında yer alır. kuzey rüzgarlarına karşı Kafkas dağları ile korunan bölge Karadenize bakan dik yamaçlarda kurulmuştur. Yaz kış yağış alan topraklara sahiptir. Yıllık yağış ortalaması 1800-2000 mm nispi nem %82 dir.güneş görünen günler görünmeyenlerden azdır. Anadolu'dan çıkan Çoruh bölgemizden Türkiye sınırlarını terkeder.

    NÜFUS

    Köylerin doğal yapısı yaşam şartlarını zorlaştırdığından sürekli göçler mevcuttur. 1950 yılından başlayarak sürekli artış gösteren dışa doğru göç olgusu, Artvin genelinde olduğu gibi, Borçka ilçesinin de nüfus artışını olumsuz etkilemiştir. 1990 ve 2000 yılı nüfus sayımları incelendiğinde köylerin tümünde nüfus azalmaları görülmektedir.İlçeden kopan nüfus özellikle İstanbul, Kocaeli, Bursa gibi büyük kentler tarafından çekilmektedir. Borçka İlçesine 36 köy bağlıdır. Kış mevsiminde ilçe merkezine doğru artan göç, köy nüfuslarının büyük miktarda azalmasına neden olmaktadır.


    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  6. 8 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  7. EU1

    EU1 Guest

    HOPA




    Tarih: Yavuz Sultan Selim Hopa ve yöresini Osmanlı İmparatorluğuna katarak buradaki Rus-Pontus hükümdarlığına son vermiş ve Batum'daki Gönye kalesini fethederek Hopa'yı Gönye sancağına bağlamıştır. Adını ise Acemce güzel yer anlamına gelen Hop koymuş zamanla bu da Hopa'ya dönüşmüştür.1877 (93 Harbi) de Hopa sancağı Ruslar'ın eline geçince Hopa Rize sancağına bağlanmış. 1918 yılında imzalanan Brest-Litovsk antlaşması sonucu Ruslar Kemal-paşa yöresini terk etmiş ilçe 14 Mart 1921 de ülke topraklarına katılmıştır.



    Coğrafya: Dağların denize dik geldiği kıyı şeridi üzerinde kurulan ilçe doğusunda Gürcistan Cumhuriyeti, batısında Arhavi, güneyinde Borçka ve kuzeyinde Karadeniz vardır. Deniz seviyesinden 10 m. yükseklikte olup, en yüksek noktası 1513 m. ile Yavuz Sultan Selim tepesidir. îlçenin toplam yüzölçümü 289 km.dir. îklim hemen hemen her mevsim yağışlı, Bitki örtüsünün iklimle öz-deş yapısı vardır. Nem oranını yüksek ve havanın yağışlı olması bitki örtüsünü gür ve çeşitli kılmıştır. Kıyı-dan 400-600 m yüksekliğe kadar olan yerlerde fındık ve çay bahçeleri bulunmaktadır.



    Ekonomi:

    îlçede tarıma dayalı ekonomik yapı değişmeye başlamış limanın hizmete girmesi özellikle de "Sarp Sınır Kapısı'nın" açılması ile ihracat ve ithalatta, turizmde, uluslararası nakliyecilikte çok önemli gelişmeler olmuştur. îlçede bir anda nüfus yükselmiş konaklama yerleri çoğalmıştır. Sarp Sınır Kapısından sınır ticareti kapsamında motorin ithalinin 1998 yılında başlaması ile dış ticaret çok büyük bir canlılık içine girmiş olup ithalat ve ihracatta önemli artışlar görülmüştür. Dış Ticaretten elde edilen gelirlerdeki artışlar neticesinde sermaye birikimi oluşmaya başlamış ve 1999 yılından itibaren de yatırma dönüşme eğilimine girmiştir. İlçe nüfusunun % 80'i çay tarımı ile ilgilenseler de, son yıllarda çay ekonomik olarak eski değerini yitirmiştir. Bunun yanında çok az narenciye ve fındıkta üretilmektedir.



    Ekonomik Tesisler:

    Termik Santrali: 1973 yılında faaliyete başlamıştır.

    Karadeniz Bakır İşletmeleri: 61 personelin çalıştığı işletmeye Çakmakkaya'da üretilen bakır ve pirit konsantreler 5 inçlik 64 km. uzunluğunda 2 boru ile getirilmekte belirli işlemlerden geçen ve yoğunlaştırılan bakır, genellikle işlenmek üzere Samsun'daki fabrikaya; piritte çeşitli ülkelere gönderilmektedir.

    Liman İşletmesi: 1972 yılında yıllık 1.300.000 ton kapasiteli olarak yapılan limanda her türlü ithalat-ihracat kıyı ticareti, transit taşımacılığı yapılabilmektedir.



    Ulaştırma:

    îlçe de hava yolu yoktur. Limana yolcu taşıması yapılmamaktadır. îlçe Rize - Trabzon - Artvin - Ardahan -Kars - Erzurum ve Gürcistan Cumhuriyeti'ni birbirine bağlayan uluslararası karayolunun üzerinde bir kavşak noktası durumundadır.

    îlçe 19 Km.lik Uluslararası Devlet Karayolu ile Sarp Sınır Kapısı'na oradan Gürcistan Cumhuriyeti'ne ve diğer eski Sovyetler Birliği'nden ayrılan Cumhuriyetlere bağlantılıdır. Hopa-Sarp yolu inşaatına devam edilmek-te olup 2000 yılında tamamlanacağı düşünülmektedir. Ayrıca Hopa-Samsun arası yolu çift yol haline getirilmesi için de ihale yapılmış ve inşaata başlanmıştır. Türizm:

    Coğrafi konum itibarı ile önemli bir geçiş noktasında bulunan ilçe Sarp Sınır Kapısı'nın açılması ile birlikte turizm alanında da önemli gelişmelere sahne olmuştur. Gelen turist sayısı giderek artmıştır. Bu gelişme ilçede modern konaklama tesislerinin çoğalmasına neden ol-muştur.

    Sarp Sınır Kapısı açılmadan önce sınır ilçesi olması münasebetiyle iç turizmin ilgi odağı olan ilçe, sınır ka-pısının açılmasından sonra yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olmuştur. Sarp Sınır Kapısı'ndan giriş yapan turist sayısı 1998 yılı itibariyle 244.764'dür.



    Sarp Sınır Kapısı:

    Sarp Sınır Kapısı ülkemiz ile Sovyetler Birliği arasında imzalanan "Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşması" gereğince 31.08.1988 tarihinde trafiğe açılmış olup uluslararası tüm gümrük işlemleri yapılmaktadır. Sarp Sınır Kapısı'nın açılışı ilçeye ekonomik ve turizm açısından büyük bir canlılık kazandırmış özellikle nakliyecilik ve konaklama sektörünü olumlu yönde etkilemiş, sınır ticareti, ithalat ve ihracat sürekli artmıştır.​



    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  8. 8 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  9. EU1

    EU1 Guest

    MERKEZ




    Artvin, Doğu Karadeniz Bölgesinin en doğu kesiminde bulunan bir sınır ilimizdir. Bütün suları Çoruh ile veya kıyıda ki dereciklerle Karadeniz'e karışan Artvin İlinin, Kuzeyi Karadeniz, kuzeydoğusu Türkiye - Gürcistan sınırı, doğusu ve güneydoğusu Ardahan, Güneyi Erzurum ve Batısı Rize ile çevrilidir.
    Öteden beri Türk boylarının yerleşim yeri olarak gördüğümüz bölgede hayat, çok eski çağlara dayanır. Coğrafi durum gereği akınların gelip geçtiği, dolayısıyla sık sık savaşların patlak verdiği ve el değiştirdiği bir yöredir.
    Bölgemizin tarih öncesi yaşayışı henüz tam olarak araştırılmış olmamakla beraber, eski yerleşme yerlerindeki kalıntılardan,mezarlar-dan, temel açma, yol yapımı gibi nedenlerle yapılan kazılarda çıkan tarihi eşyalardan, buraların çok eskiden beri yerleşim yeri olduğu ve madenlerin işletildiği anlaşılmaktadır.
    1930 yılında Artvin'de ve Şavşat'ın Meşeli Köyünde, 1955 yılında Yusufeli'nin Demirköy Köyü'nde bulunan bakır baltaların. M.Ö. 4000 - 3000, tunç olanların ise M.Ö . 3000 - 2000 yıllarına ait olduğu uzmanlarca saptanmıştır. Bunlar, Hurriler çağından kalma eserlerdir.
    HURRİLER - URARTULAR
    Hurriler, Asyanîk denilen kavimlerden olup dilleri Türkçe gibi bitişkendir. Uygar bir kavim ve yuvarlak kafalı oldukları biliniyor. Bunların Doğu Anadolu ve Azerbaycan bölgelerine de yerleştikleri gibi, Çoruh boyuna da yerleştikleri anlaşılmıştır.
    Asıl Artvin bölgesinin, yeni orta ve aşağı Çoruh boylarının tarihte ilk defa tanınması Asurluların en güçlü komşusu ve düşmanlan olan, M.Ö. 831 yılında Tuşyap (Van) Şehrini baş-kent edinen Hurriler soyundan "Khaldi li de" denilen Urartular çağında olmuştur. Urartular, büyük ve güçlü bir împaratorluk kurmuş, komşu hükümetleri kendilerine tabi kılmışlardır.
    Urartular; Pasinler, Kars ve Göle kesimlerini içine alan güçlü Diau - Ekhi - Hi (Diau - Hanedanı - Yurdu) Kralı Utupurşi'yi yenmişler ve itaatleri altına almışlardır. 0 sırada Çoruh bölgesinin ve Artvin ili kesimi ile Oltu - Narman - Tortum- îspir bölgelerinin hakimi Khulkhi Krallığı, doğu ve güney komşusu olan Diau - Ekhi - Hi kralının yardım isteğini yerine getirmedi. Komşusunun zayıfdüşüp ezilmesini istiyordu. Daha sonraArtvin - Çoruh bölgesindeki Khulkhi Krallığını, o zaman Urartu Kralı olan II. Şarduri'nin (M.Ö. 753) yenerek bu toprakları ele geçirdiğini, II. Şarduri'nin Van kalesindeki 30 tondan büyük taşlara yazdırdığı yıllıkta belirtmektedir.
    İSKİTLER (SAKALAR):
    Kimmer akınlarının ardından bölgeye M.Ö.VII. yüzyılda Saka/İskit Türk boyları yerleşmişlerdir.M.Ö. 150'de Sakalar, Horasan'daki Taok kolunun Pam (Bayındur) boyundan Aksalılar idaresinde (Eski Oğuzlar) İran üzerinden Çoruh boylarına yayıldılar. Dede Korkut Destanlarındaki kahramanların adları, şimdi bile kullanılmakta, yer adları da bunun canlı kanıtı olarak diğer tarihi yapıtlarla beraber göze çarpmaktadır.
    ARSAKLILAR:
    75 Yıllarında Taok Bölgesinde Arsaklı Başbuğu Sembat, Kafkaslar güneyine akın eden Hun ve Peçenek kollarını yendi.182 - 186 yıllan arasında Kafkaslar Kuzeyinden gelen Akıncı Hazarlar ve Barseller (Borçalı Terekemeleri), Kalarcete yayılıp bölgeyi işgal ettiler.305 - 310 yılları arasında Horasan'dan gelme Arsaklı Anak Oğlu Aziz Greguvar (Dede Korkut)'un eliyle resmen Hıristiyanlığı benimseyen ve Şaman dinini bırakan, Küçük Arsaklı Ülkesindeki İlbeyliklerden birisi olan İnak ve Atlı Başbuğu Bagarat hanedanı malikanesi Tayk (Tav-Eli) Eyaleti de İsa dinine girdi.
    Bu eyaletin kuzey kesiminde Borçka, Livana (Yusufeli - Artvin) Acara (Maçahel - Acara), Şavşat, Tahoskar / Tavuskar (Şenkaya - Oltu -Ardanuç) diye alınılan yerler bulunmaktaydı. 379'da Küçük Arsaklı Ülkesi doğu ve batı olarak ikiye ayrılmış, iki genç kardeş arasında bölüşülerek, Tayk bölgesi batıya hükmeden ve Erzincan'da oturan Küçük Val - Arsak'a düş-müştü. Onun ölümünden sonra burası İstanbul'a bağlanarak Roma himayesine girdi.
    Tayk Eyaleti içinde yaşayan Klarçlar ile Tukharlar, Roma'dan yardım isteyerek İran himayesindeki İber Kralına karşı mücadeleye giriştiler.
    Küçük Arsaklı ülkesinin doğusu Perslerin hakimiyetine geçince, Tayk bölgesinde Kartli'ye bağlandı.
    BİZANSLILAR:
    Daha sonraları Bizans imparatoru Jüstinyen'in İran ile "Ebedi Barış" yapması üzerine eski Arsaklıların batı kesimi olan Erzurum ve Çoruh bölgesi, Bizans idaresine geçti.
    ARTVİN'DE İLK BAGRATLI HAKİMİYETİ:
    575 yılında îranllılar, Eleşkirt - Pasin üzerinden Bizansa saldırırken, Bizans împaratoru II. Jüs-tinyen Türk bölgesine, eski Oğuzlann başveziri ve Irak'ların soyundan Bagatlı Guaram'ı İlbeyi tayin etti. Bir süre sonra Hazarlar, Kur, Asar ve Çoruh bölgelerini işgal ettiler. Fakat daha sonraları Bizanslılar yine bölgede egemenliklerini sürdürdüler.
    İSLAM AKINLARI:
    Hz. Ömer 636 Kadisiye ve Nihavend savaşlarında, îran Şahin - Şahı III. Yedgerd'i yenmiş ve İran ülkesi İslamların eline kolaylıkla geçmiştir.
    654 tarihinde Suriye ve Irak savaşlarını yüz akı ile kazanan Emir Habib Bin Maslama, Er-zurum yaylasında Bizans ordusunu yenilgiye uğratmıştır. Çoruh boyları da kapılarını İslam ordularına kendiliğinden açmışlardır.Müslümanların barış yolu ile aldıkları şehirler arasında başta Artvin olmak üzere Şavşat ve Ardanuç da vardı. İlk İslam istilasından yedi yıl sonra Artvin ve çevresi Bizanslıların eline geçti.VIII. yüzyılın ikinci yarısında Hazar Türkleri, Kür ve Aras boylarına yayıldılar.Bu sırada Artvin Bölgesi de Hazarlara tabi olup Araplara karşı korundular.Hazarlara karşı başarılı bir sefer düzenleyen Emevi Halifesi Hışam'ın yeğeni II. Mervan, Hazar Seferlerinden dönerken İspir bölgesine kadar Çoruh boyunu da tekrar itaati altına aldı. Bu sırada Bagatlı Adamase Bey, Kılarçet - Şavşat - Acara bölgelerinin İlbeyi olarak Emeviler'e tabî oldu.Bir süre sonra Hazarlar, Kafkasları aşarak Kür - Aras - Çoruh boylann Abbasiler'den aldılar.
    ARDANUÇ BAGRATLILARI:
    ahan-Arsiyan-Şavşat-Tayk ve Acara bölgelerinden İlbeyi olan Bagratlı Adamase (764-786), Hazarlı himayesine girdi. 786 yılında Harun Reşid, Tiflis'te İslam Emirliği'ni kurdurarak Ardahan Ahiska ve Tayk bölgeleri, Bağdat halifeliğine bağlı bulunan bu Tiflis-Arap Emirliği'ne tabi oldu. Tayk - Ardahan İlbeyi Bagratlı Adamame'nin oğlu Aşut Bey (787-826), Araplar'ın Tiflis emirliği hizmetinde bulunup, onlara yararlı olmuştur. Aşut'un oğlu I. Bagrat (826-876) ile kardeşleri Ardanuç'ta oturmuşlardır. Bunlar Şavşat ve Kılarçet bölgelerinin İlbeyleri olmuşlardır. Ardanuç - Ardahan Bölgeleri Bagratlıların Bağdat'a bağlı bir krallığı olmuştur. Bu yıllar arasında Şavşat'ta şimdiki Cevizli (Tibet) Köyü'ndeki ünlü kiliseyi yaptıran Aşut'tur.Bu kilisede, eski Oğuz geleneğinin ömeği olan bir ak-koç başının heykeli kilise damının güney yönünde görülür. Bagratlılar II. yüzyılın ilk çeyreğinde Bizansla tekrar mücadeleye girmiştir. 1002 yılmda yapılan bir savaşta üstün gelen Bizans, bazı toprakları ülkesine katmış, Tav-Eli (Ardanuç, Şavşat, Artvin, Yusufeli, Borçka, Oltu) Bagratlı Kralı Gürgen'e kalmıştır. Başkent yine Ardanuç'tur.
    SELÇUKLULAR:
    Selçuklular'ın Anadolu'ya yaptıkları akınların arkası kesilmiyordu. 1054 yılında Tuğrul Bey, Bizans'ın Malazgirt Kalesini kuşatırken, ordusunun diğer kollarını da, Bayburt, Barkar Dağları ile Orta Çoruh boylarına kadar Bagatlı ülkesini vurup yağmalıyordu. 1064 yılı Haziranında Bizanslılardan Ani'yi, Bagratlılardan Çıldır'ı fetheden Selçuklu Sultanı Alpaslan tarafından cezalandırılmış, aynı yıl Ardahan'ı, ertesi yıl da Ardanuç, Artvin, Borçka, Oltu, Tortum, Yusufeli'ni ülkesine katmıştır. Alpaslan 1071 yılında Malazgirt Zaferinden sonra yeniden almış olduğu yerleri emrindeki beyliklere paylaştırmıştır. Çoruh Bölgesi de Erzurum Emiri Ebul Kasım'a verildi. Alpaslan ile IV. Bagrat'ın 1072 yılında ölmeleri üzerine, Gürcistan Kralı Giorgi yine Bi-zans'ın yardımı ve kışkırtması ile Çoruh boyunu ele geçirdi. 1081 yılmda Selçuk'lu hükümdan Melikşah, Emir Ahmet kumandasında bir ordu gönderdi. Bu ordu Kral Giorgi'yi yenerek Erzurum ve Çoruh bölgesini tekrar Türkler'in hakimiyeti-ne aldı. Ebul-Kasım'ın torunu Saltuk'tan ötürü Kars, Erzurum, Ardahan, Bayburt havzasını içine alan îmaret'e bundan sonra Saltukoğlulları Emirliği adı verildi. Anadolu'nun Moğollar tarafından istilası üzerine Artvin, Moğol hakimiyetine girdi. Artvin ve çevresi daha sonra sırasıyla, Timur, Kara-koyunlu ve Akkoyunlu Devletleri'nin hakimi-yetine geçti. Akkoyunlu Devleti'nin yıkılması üzerine de Azerbaycan Emiri Elvent Bey'in emrine girdi. Safevi hükümdarı Şah îsmail 1502 yılında, Elvent Bey'i yenince Akkoyunlu ülkesiyle birlikte Artvin'de Safevilerin eline geçti.
    OSMANLI HAKİMİYETİNE GEÇİŞ:
    Fatih Sultan Mehmet, Trabzon Rum-Pontus Krallığı nı ortadan kaldırdıktan sonra, o sırada Artvin-Yusufeli-Ardanuç-Şavşat-Borçka Bölgeleri; başkentleri Ardanuç Kale olan, Çıldır Atabeyleri'nin bir kolu elinde bulunuyordu. Atabeylerin bu koluna bağlı bulunan Şavşat-İmerhev ve Acara-Macahel kesimi beyleri, kendi istekleriyle îslamlığı kabul ederek Ardanuç Atabeyi nden ayrılıp, Osmanlı Devleti ne bağlandılar.Daha sonra Şehzade Yavuz Selim'in Trabzon Valiliği sırasında Artvin beyleri onun ayağına kadar giderek kendilerinin de korunmalarını dilemişlerdir. Bunun üzerine Yavuz, bir sefer yaparak Artvin'le Ardanuç'un bazı yerlerini de Osmanlı topraklarına katmış, çevre beylerine de ayrı beylik vermiştir. 0 sırada Ardanuç Atabeyi, Mirza Çabuk Bey'di. Yavuz Trabzon'dan ayrıldıktan sonra Artvin'le Ardanuç'un bazı yerleri tekrar Atabey Mirza Çabuk'a bağlanmıştır. Çaldıran Seferinin zaferle sonuçlanmasından sonra 1536'da Erzurum Beylerbeyi Mehmet Han, Yusufeli kesimine, Pert-Eğrek ve çevresindeki kaleleri üzerine ilk Osmanlı akınını yapmış,Atabeylerin kale muhafızlarını itaati altına almıştı. Fakat Kanuni Sultan Süleyman, İran üzerine yaptığı seferler sırasında Ardanuç Kalesi'nden son atabey olan Keyhusrev Bey, İran tarafını tutarak Osmanlılara karşı gelince, Kanuni II. vezir Karacaahmet Paşa'yı 1549 yılında sefere göndermiş; Ahmet Paşa'da Erzurum'dan kalkıp askerleriyle Tortum kalelerini almıştır. Böylece bu sefer sonunda ilk Osmanlı Livana (Pert-Eğrek) Sancağı kurularak bu yerler resmen Osmanlı topraklarına katılmış oldu. Ardanuç Kalesi'nin savaşta fethedilmesi üzerine o yıl Osmanlıların ilk Ardanuç Sancağı kurulmuş oldu. Erzurum Beylerbeyi Lala Mustafa Paşa bir müddet sonra Artvin'in de içinde bulunduğu ve merkezi Ahıska olan geniş Çıldır Eyaleti örgütünü kurdu. Artvin - Yusufeli - Ardanuç - Şavşat bölgeleri bu sancağa bağlı iken; Borçka, Hopa, Arhavi Bölgeleri de Trabzon eyaletine bağlı, Batum Sancağı içinde bulunmuştur. Eyaletler yerine 1865 yılında vilayet örgütleri kabul edilince Artvin 1877-1878 Osmanlı -Rus Savaşı sonuna kadar Livana Kazasının Merkezi olarak kalmıştır.
    KIRIM SAVAŞINDA ARTVİN:
    Osmanlı-Rusya arasında 1853-1856 Savaşı başlayınca Kars'ta ki çarpışmalara 600 Livanalı gönüllü katılmıştır. Başçılığını Livana Sancak Beyi Ali Bey yapmıştır. 29 Eylül 1855 günü bu Türk - Rus savaşı, "Büyük Kars Zaferi" ile kazanılmıştır.

    1877 - 1878 OSMANLI-RUS SAVAŞI:
    1877 yılında Ruslar Kars'a dördüncü defa saldırdılar. Ahmet Paşa kumandasında ki Türk ordusuna altı ay içerisinde dört meydan savaşında yenildiler. Fakat kışın yaklaşması üzerine orduyu terhise başlayan Ahmet Muhtar Paşa 15 Ekim 1877'de Alaca Dağda bozuldu.Bir ay ağır toplarla dövülen Kars 18 Kasım 1877 günü düşünce Ruslar şehirde üç gün yağma yaptılar. 3 Mart 1878 Ayastafanos (Yeşilköy) Anlaşması'nın 19. Maddesi ve daha sonra imzalanan Berlin Kongresi'nin 58. maddesi gereğince Kars, Ardahan, Oltu ve Batum - Artvin ile birlikte savaş tazminatı yerine Çarlığa bırakıldı. Üç yılda bu bölgede yüz yirmi bin Türk halkı yeni sınırın içerisine göçmüşlerdir. 1880'de Kars'a gelen Osmanlı Şehbender'i Mehmet Asım'ın arzuları ile bu göçlerin önü alınabildi.1877-1917 yılları arası kırk yıllık Çarlık idaresinde,Ardanuç Sancağı ikiye bölündü. Birkaç camiî ve mescit yanındaki küçük medreselerin dışında, Türk rüştiye mektepleri kapatılmış, anayurtla her türlü haberleşme irtibatı kesilmişti. Bölgede uygulanan "Ruslaştırma" siyasetine yerli halk kanmamış yeniden anavatana kavuşma umudunu hiçbir zaman kaybetmemişlerdir.
    ARTVİN'İN KURTULUŞU:
    10Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması, durumu aleyhimize kötüleştirdi. Çünkü bölgede Ermenistan Devleti kurulması öngörülüyor ve bu devletin sınırlarının tespiti de Amerika Başkanı Wilson'a bırakıyorlardı. Ermeni savaşı sonunda Kars kurtarılıp, Şark Cephesi Kumandanlığı kurulduktan sonra eski 15. Kolorduyu zafere ulaştıran Kazım Karabekir Paşa artık cephenin kumandanı olarak karargahı ile Kars'ta bulunmaktaydı. Cephe kumandanlığı bundan sonra 3 sancaktan oluşup, Gürcü işgalinde kalan Ardahan ve Batum'u da kurtarma faaliyetine girişmiştir. İngilizler'de Türkler'in bu başarılanndan sonra "Ermenistan hayalinden" vazgeçmiş görünüyorlardı. Fakat Gürcüler'i desteklemeye devam ediyorlardı. Kazım Karabekir Paşa Artvin-Ardahan çevrelerini "Sulh yolu ile ele geçirme zamanı geldiğini" Ankara Hükümetine rapor ediyordu. Ankara hükümeti, meclise yaptığı teklifle ilgili olarak tam yetki alıp Gürcü işgalinde bulunan yerlerin boşaltılmasını bir nota ile Gürcistan Hükümeti'ne bildirirken, bir yandan da Şark Cephesi Kumandanlığı'na bu yerlerin silah kuvveti ile de olsa işgal edilmesini emrediyordu. Son hükümet ültimatomunun süresi 22 Şubat 1921 gece yarısı sona eriyordu. Gürcistan Hükümeti, hükümetimizin belirttiği saatte işgal yerlerini boşaltarak askerlerini geri çekmişlerdir. Resmi askeri birliklerimiz 6 Mart 1921 akşamı Artvin'e ulaşmışlar. 7 Mart 1921 günü de fiilen kurtuluş tahakkuk etmiştir. ​


    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  10. 8 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  11. EU1

    EU1 Guest

    MURGUL




    TARİH:Murgul îlçesini içine alan Artvin ili Anadolu'da ilk siyasi birliği kuran Hitit împaratorluğu dışında kalmıştır. Pontus Rum ve îran hakimiyetlerine giren bölge, 10. asırda Selçuklular tarafından fethedilmiştir. Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılan bu bölge 1877-1878 savaşında Ruslar'ın istilasına uğramıştır. 1918 yılında geri alınan topraklar Sevr Antlaşması ile sınırlarımız dışında kalmış, 1920'de tekrar Türk topraklarına katılmıştır. 1935-1950 yılları arasında merkez Damar iken sonradan Murgul olmuştur. 1966 yılında Göktaş olarak ismi değiştirilmiş, 04.07.1987 tarih ve 19507 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 19.06.1987 tarih ve 3392 sayılı kanunla yeni 103 ilçe arasında yer almıştır. îlçe oluşu ile ismi de MURGUL olmuştur.

    îlçe doğuda Artvin ili, batıda Arhavi ilçesi (Acıgöl tepesi), Kuzeyde Borçka ilçesi (Balıklı tepe), Güneyde Yusufeli ilçesi ile çevrili bulunmaktadır. îlçe 41 derece 11 Kuzey enlemi, 41 derece 43 Doğu boylamı üzerinde yer al-maktadır. îlçenin deniz seviyesinden yüksekliği minimum 360, maksimum 1100 metredir (Damar beldesi). îlçenin yüzölçümü 406 km2 olup, yüzde 50 orman, yüzde 45 çayır, mera, kayalık ve taşlık, yüzde 5'i de tarım alanından oluşmaktadır.

    EKONOMİ:îstihdam alanı olarak; Karadeniz Bakır îşletmeleri A.Ş. îşletme Müdürlüğü bulunmaktadır. Gerek ilçe merkezinde gerekse köylerde bulunan halkın çoğunluğu bu kurumda çalışarak geçimini temin etmektedir.
    K.B.Î.A.Ş. îşletme Müdürlüğü'ne bağlı olarak Damar beldemizde; Nitro-MAK (patlayıcı madde üreten fabrika), Mapa, Demir-Export cevher yataklarından mam maddesi fabrikaya getiren Dardanel (Maden araştırması yapan) firmalar bulunmaktadır. Bir de birkaç Murgullu girişimcinin ortaklaşa kurdukları, Valiliğin de ortak olduğu MUTOM (Tuğla Fabrikası) ve MURSAN A.Ş. bulunmaktadır.îlçede bulunan K.B.Î.A.Ş. îşletme Müdürlü-ğü'nün faaliyet konuları için bakır cevheri üretimi cevher zenginleştirme blister üretimi vardır. Yan ürün olark pirit konsantresi üretimi yapılmaktadır​



    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  12. 8 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  13. EU1

    EU1 Guest

    ŞAVŞAT




    TARİHİ: Şavşat'ın M.Ö VIII. yılından beri meskun bir bölge olduğu sanılmaktadır. Çünkü bazı kazılarda ve temel açmalarda o devirlere ait olduğu saptanan bakır ve tunç baltalara rastlanmıştır. Eski ve orta çağda Şavşat, çevre yörelerle birlikte sırasıyla Hurri, Urartu, Kulk, Saka/İskit, Oğuz/Part, Sasani, Bizans Mesketya, Şaman, Hazar, Apkaz Bagratlıları hakimiyetine girmiştir. 1068 yılında Alparslan tarafından Selçuklular'ın eline geçmiştir. Daha sonra Moğollar'ın istilasına uğramış îlhanlı Devleti kurulunca da bu devletin 1263 yılından 1551 yılına kadar 282 yıl Şavşat Çıldır Atabekleri (Ca-keliler) tarafından yöneltilmiştır. Çıldır Atabeklerinin idaresinin sürdüğü yıllarda Şavşat 1414 yılından 1459 yılına kadar Karakoyunlu; 1459 egemenliğine yılından 1504 yılına kadar Akkoyunlu egemenliğine girmiştir. Şavşat yöresi Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı Devleti'ne bağlandı. Kanuni devrinde Livana sancağı kuruldu. Şavşat bu sancağa bağlandı. Daha sonra Lala Mustafa Paşa Çıldır Eyaleti'ni kurdu. Şavşat bu eyalete bağlandı.Şavşat adı eski kitap ve haritalarda "ŞEVŞAD-ŞAVŞÎD-ŞAVŞETÎ-ŞAVŞET" biçiminde geçen "ŞAVŞAT" adı aslen Türkçe kökenli olup sonradan Gürcü dilinne geçen ve Kara anlamına gelen "ŞAV" sözcüğü ile orman anlamına gelen "ŞAD" sözcüğünden oluşan bileşik bir isimdir. Bu Duruma göre KARAORMAN anlamını taşımaktadır. Gerçekten de Şavşat gür ve zengin ormanlarla kaplıdır. Bir başka araştırmaya göre de Oğuz partlarının batı uç beyliği olan Küçük Arsaklılar'ın Tayk Eyaleti'ni yedi sancağa ayrıldığını bunlardan birisinde SAVUŞ/SAVŞÎ adlı Saka oymağının yurdu olan "Şavşeti" sancağı olduğu kaydedilmektedir. Buradan da Şavşat adının "Şavşi Yurdu" anlamına geldiği ortaya çıkmaktadır.

    ŞAVŞAT'IN KURTULUŞU: 27 Şubat 1921 günü Gürcüler yöreden çekilirken Yedek Teğmen Filibeli Hilmi bey Ardahan'da Türk bayrağını göndere çekti ve kendisi Ardahan Kaymakam Vekili olarak göreve başladı. Filibeli Hilmi Bey yanında bulunan Kayınbiraderi Hamşioğlu İsa bey Şavşat kaymakam Ve-kili olarak Hasan Çavuş emrindeki bir müfreze ile birlikte 26 Şubat 1921 günü Şavşat'a gönderdi. Kış olduğu için o yıl Sahara'yı yayan olarak aşan bu kafile aynı gün akşamı Yavuzköy'de (Arif Kaya'nın evinde misafir oldu.) ertesi gün yine 27 Şubat 1921 günü sabah bu kafile Şavşat halkının coşkulu gösterileri arasında Şavşat'a geldi. Halkın kurtuluşunu kutladı ve idareyi ele aldı. böylece 27 Şubat 1921 günü Şavşatlılar, 43 yıllık hasretten sonra anavatana ve şanlı bayraklarına kavuştular. 0 gün Sahara dağlarından doğup yükselen kurtuluş güneşi hürriyet saçarak Şavşat'ın en hücre köşesine kadar yayılıyordu.

    COĞRAFYA:Engebekli bir araziye sahip olan Şavşat ilçesinin, doğusunda Ardahan ilinin Posof ve Hanak ilçeleri, güneyinde Yalnızçam Dağları,Ardahan ili merkez ilçesi, batısında Ardanuç, Artvin, Borçka, kuzeyinde Gürcistan Cumhuriyeti bulunmaktadır.

    Artvin ile Ardahan illerinin doğal sınırı olan Sahara dağlarından doğup inen Tigrat suyunun kuzeyinde kurulmuş olan Şavşat kasabası denizden 1050 metre yüksektedir. İçinden Artvin-Ardahan yolu geçer. Turizm açısından Şavşat ilçesi yaz aylarında zümrüt gibi yeşillikleriyle, mis gibi ve serin havasıyla, berrak ve so-ğuk sularıyla ve diğer yerlerde ender rastlanan engin ormanlarıyla adeta bir tabiat harikasıdır. Tarihi eserler olarak, Şavşat ilçesine yakın Satlel Kalesi, Sebzeli köyünde Civerisher Kalesi, Balıklı ve Taşköprü köyleri arasında Paris Kalesi,Tibet Kilisesi ve Rabat Kilisesi ile tarihi köprülerden kemer köprü mevcuttur. Turistik yerler arasında ön enimlisi Meseli - Karagöl ve Kocabey kışlalarıdır. Buralar aynı zamanda Milli Parklar kapsamına girmiştir.​



    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  14. 8 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  15. EU1

    EU1 Guest

    YUSUFELİ




    TARİH:İlçenin ilk kuruluşu Erzurum sancağına bağlı 1879 yılında "Kiskim" (Bugünkü Alanbaşı Köyü) adı ile gerçekleştirilmiş, kaza merkezi bir müddet sonra Öğdem'e nakledilmiştir. 1894 yılında Ersis'e (Bugünkü Kılıçkaya Kasabası) getirilmiştir. 26 Haziran 1926 tarih ve 877 sayılı Kanunla Öğdem'e tekrar nakledilerek Artvin'e bağlanmıştır. 1933 yılındaArtvin'in kaza olmasıyla Yusufeli ilçesi tekrar Erzurum'a bağlanmıştır. 1936 yılında merkezi Artvin olmak üzere kurulan o günkü adı ile Çoruh Vilayeti'ne bağlanmış ve neticede 16 Şubat 1950 tarih ve 3531 sayılı Kanunla bugünkü yerine nakledilerek Evren, Kazım Karabekir ve Hasanağa Mahallerinin birleştirilmesi suretiyle Yusufeli, ilçe merkezi haline getirilmiştir. İlçe bugünkü adını 1912 yılmda Dahiliye Vekaletinin emri gereğince "Kiskim ve Keskin" isimleri karıştırıldığından Veliaht Yusuf İzzettin Efendi'nin ismine izafeten almıştır.


    COĞRAFYA:Yusufeli, Doğu Karadeniz Bölümünde, Artvin il merkezinin güneybatısında yer alır. II merkezine olan uzaklığı 85 km. olup, ulaşım Erzurum-Artvin karayolu ile sağlanır. İlçe, 40°33' 38" ve 41°06' 56" kuzey enlemleri ile 41 °08' 33" ve 41 °54' 32" batı boylamları arasında kalır. İlçe merkezi, Çoruh Nehri ve Barhal Çayının birleştiği dar bir vadide kurulmuş olup, doğusunda Erzurum'un Olur ve Oltu ilçeleri, güneyinde yine Erzurum'un Tortum, Uzundere ve İspir ilçeleri, batısında Rize'nin Çamlıhemşin ve Ardeşen ilçeleri, kuzeyinde ise Artvin merkez, Arhavi ve Murgul ilçeleri yer alır. Denizden yüksekliği 560 m. olup, yüzölçümü 2327 km2'dir. İlçenin yüzey şekillerini genellikle doğu-batı doğrultusunda uzanan dağlarla, bu dağları birbirinden ayıran vadiler meydana getirir. Yusufeli coğrafî konum itiba rı ile çok engebeli, dağlık bir alana sahiptir. Az da olsa düzlükler de vardır.


    İKLİM:İlçe genelinde Karadeniz iklimi ile karasal iklim arasında bir geçiş iklimi tipi hakim olmakla beraber ilçe merkezi ve yakın çevresi ile Çoruh Nehrine yakın yerlerde; yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık geçer. Akdeniz iklimini andırır. Buralarda Akdeniz bitkisi olan zeytin yetişir. Vadinin yüksek kesimlerinde karasal iklim hüküm sürer. Yazlar serin, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Yağışlar genelde ilkbahar sonu ve yaz başlarında görülür. Yıllık yağış ortalaması 300 mm'dir. Yıllık ortalama kar yağışlı gün sayısı 5'tir. Yüzey şekillerinin çeşitliliği, lokal iklim tiplerinin oluşmasında önemli rol oynar. Yılın aynı zamanında değişik görüntüler ortaya çıkar. Örneğin, Çoruh vadisinde doğa yeşerirken, vadi yamaçlarının yüksek kesimleri karla kaplıdır. Bu itibarla ilkbahar sonlarına doğru yetişen kiraz, erik vs. gibi meyvelerle yaz ortalarında yetişen şeftali, incir, üzüm vs. gibi meyveleri aynı anda bir arada görmek mümkündür. Bu durum ilçemizin doğa yapısının çeşitli özellikler göstermesinden meydana gelmektedir. Yapılan 18 yıllık gözlemlere göre ilçe merkezinde yıllık ortalama sıcaklık 15° C'dir. En düşük sıcaklık Ocak aylarında görülmekte olup, ortalama 3.8° C'dir. En yüksek sıcaklık ise Ağustos aylarında görülmekte olup, ortalama 26.3° C'dir. Yıl boyunca en düşük sıcaklık -8.8, en yüksek sıcaklık ise 42.5° C'dir. İlçenin yıllık hakim rüzgâr yönü Batı Doğu doğrultusundadır. Rüzgârlar yılın ilk yedi ayında batıdan; Ağustos, Eylül, Ekim aylarında güneybatıdan; Kasım ayında güneyden ve Aralık ayında ise kuzeyden eser. Yaz aylarında ise meltem rüzgârları eser. Rüzgârlar, gündüzleri vadiden dağa doğru, geceleri ise dağdan vadiye doğru eser. Ortalama rüzgâr hızı 1.4 m/sn., en yüksek hızı ise 7 m/sn.'dir. Kaynağını Altıparmak Dağlarından alan bu üç dere aşağıda birleşerek Barhal Çayının kollarından birini oluştururlar Barhal Çayı, ilçe merkezinin içinden geçerek ilçeye ayrı güzellik bir katar


    EKONOMİ:İlçede yaşayan insanların başlıca geçim kaynaklan arıcılık, seracılık, hayvan besiciliği ve balık üretimidir. İlçede arazilerin engebeli olu-şu nedeniyle tarım ilkel metodlarla yapılmak-tadır. Halkın çoğunluğu da gurbetçilikle geçimlerini sağlamaktadırlar. İlçede aynca dağcılık, avcılık ve su sporları da yapılmaktadır​
     
  16. 9 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  17. maydanoz

    maydanoz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    576
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    [youtube]XrgCcDs3x9Q [/youtube]
    buradan da ARTVİN'e dair fotoğraflar,görüntüler var.İnşallah beğenirsiniz ...
     
  18. 10 Mart 2007
    Konu Sahibi : EU1
  19. monii

    monii mutluluk gülü.. Üye

    Katılım:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    [youtube]y9AsH5rdMIY[/youtube]