Aşık Sefai Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve REYYAN tarafından 28 Ekim 2008 başlatılmıştır.

    28 Ekim 2008
    Konu Sahibi : REYYAN
  1. REYYAN

    REYYAN Guest

    BAYRAKSIZLAR
    :nazar

    Bayraksızlar bayraksızlar
    Yere düşse bayrak sızlar
    Nerden bilsin kıymetini
    Soysuz sopsuz bayraksızlar

    Ne olurdu yazmasaydım
    Ben bu kara yazıyı
    Bilmeseydi namert soysuz
    İçimdeki sızıyı

    Yıldızların isyanı var
    Hilal taşıyan felek
    Damla damla kan akıyor
    Delik deşik bu yürek

    Al rengine kara bağlar
    Yastadır deli gönül
    Aşık'ın olmuşum senin
    Hastadır deli gönül

    Renginde şehitlik gizli
    Hilalinde mana var
    Yüreğimde saklamışım
    Kurbanında kına var.

    Toprağa düşse yiğit
    Ölüm güç verir bize
    İnancıma teslim oldum
    Zulüm güç verir bize.

    Uğrunda ölen yiğit
    Kim ne bilsin ne kadar
    Geriye ne can kaldı,
    Hepsini kurban adar.

    Yamacında gezindiğin
    Şimdi dağlar ağlasın
    Bayrağım hançerlendi
    Şimdi çağlar ağlasın.

    Bayrak yere düşerken
    Alkışlayan piçleri
    Kahredecek TÜRK milleti
    Destek veren güçleri.

    Susmayın ey milletim
    Bayraksızda ar olmaz
    Susar ise yiğitler
    Vatan bize yar olmaz.

    Başı bozuk yaylada
    Pusuları kurdular
    İki yaşında yiğit
    KÜRSAD'ımı vurdular.

    Bundan gayri düsmanım
    Bayrağa ters bakanlar
    Artık hesap vermeli
    Dağı taşı yakanlar.

    Meleküt aleminde
    Destan olan can bizim
    Dalgalansın bayrağım
    Üstündeki kan bizim.

    Dört aylık bebeklere
    Kurşun sıkan nerdesin
    Nereye gidersen git
    Öleceğin yerdesin.

    Hükmü ilahi varsa
    Belki korur yaradan
    Kan düşmanı olmuşuz
    Çekilsinler aradan.

    Bu vatanın ekmeği
    Gözünüze durmalı
    Yiğit bir can gelmeli
    Sizden hesap sormalı

    SEFAİ'yem yaşamak ki
    Bundan gayri ar gelir
    Ay yıldızlı bayrağa
    Bu yeryüzü dar gelir!

    a.s.
     
  2. 28 Ekim 2008
    Konu Sahibi : REYYAN
  3. REYYAN

    REYYAN Guest

    AYŞEM............
    Kimi annaya ,bellaya ,kimi mariyaya kimide kızıl saçlı nataşaya yazdı oysa ben bir Türk yiğidiyim Türk' e
    sevdalı olduğum için Ayşem sana yazıyorum...
    Ben seni kongoda ölen sevgilisini İstanbul'da arayan teksaslı bir dişi gibi değil,aşk eşittir burjuva güzellerini diskoteklerde arayan zübbeler gibi değil,hele kafalarındaki kirli duyguları nataşa adlı rus kızında sembolleştiririp kızıl ruble arayanlar gibi aramıyorum Ayşem...
    Ben seni; belki bir ana ceylanın vurulmuş yavrusuna su aradığı gibi... Belki bir Anadolu delikanlısının kaçırmak için güzel Zeynep'ini gecenin alaca karanlığında aradığı gibi arıyorum Ayşem...
    Ama muhakkak bütün iyilikleri bütün güzellikleri bütün özlemleri sende bulacağımı bilerek engin denizin kudurmuş dalgaları gibi önümdeki tüm engelleri aşarak yüce ALLAH'IN izniyle seni arıyorum Ayşem...
    Seni kaybettiğim dünyalarda bulmak istiyorum. O dünya; HZ.FATİH' in kılıcının altın kapması Estergon dönüşünün gönülleri yakması veyahut Tuna'nın bir Itri bestesinde musiki gibi çağlayıp akması olabilir geçtiğim
    YAVUZ 'un beyaz atının yelesindedir öbür elim...
    Seni kaybettiğim ve şimdi aramaya çıktığım dünyalarda Ayşem; ne meyhane tezgahları ardında mum gibi
    yanıp sönen kızlarımın gözlerinin karası, ne yoksulluktan ve fakirlikten ölen yiğitlerimin verdiği yürek yarası,
    Seni kaybettiğim ve şimdi aramaya çıktığım dünyalarda Ayşem...
    Tut ki seni karanlığın ta ötesinde bir yere hapsetsinler ömründe güneşi hiç görmeyeceksin; ama ben o güneşi yanıma aldım seni kurtarmaya geliyorum Ayşem...
    Ne sezar, ne hitler, ne posbıyıklı stalin, nede faresuratlı mao; çözemez, çözemez, çözemez senin derdini Ayşem...
    Senin derdini; batılılık delisi sömürge aydınları robert koleji mezunu özgürlük budalaları ve kafalarını çirkin kapitalistlere satmış deve kuşlarıda çözemez...

    Anamın anlattığına göre Koca Türk Dünyası'nın küçük bir köyünde doğmuşum senin için doktor yada ilaç

    Sen benim için; Kırım' lı Bike, Azerbaycan' lı Aybala, Yerköy' lü Fadime hepiniz bizim için birsiniz. Çünkü
    bizim kanunumuzda akvaryumlu meyhanelerde sevgilinin kömür karası gözlerine şiir yazmak yok biz çoktan erittik ÜLKÜ denen nazlı gelinin duvağında sülün gibi kızların göz bebeğini Ayşem...
    Bizim kanunumuzda geri bıraktırılmış insanımızı, esir milyonlarca soydaşımızı tutsaklıktan kurtarmak için,bu geri kalmışlığa son vermek için birlikte mücadele etmek var...

    Bu; ne benim sana ağlayarak, nede dizlerine kapanarak bir yalvarışımdır...

    Kendine dön, kendine dön Ayşem...SÜPER BİR ŞİİR
     
  4. 3 Kasım 2008
    Konu Sahibi : REYYAN
  5. REYYAN

    REYYAN Guest

    Lokman naçar kaldı nasıl yaradır
    Neşter atsan kabukları sökülmez
    Kim ne bilsin bu bir bahtı karadır
    El zanneder gözyaşı var dökülmez

    Yazgımız yazılmış dert ile gama
    Ne yer çeker oldu ne taşır sema
    Su olsan bir desti bulurdum ama
    Aslı çelik kırılırda bükülmez

    Sefai'yem özü hilal olmalı
    Ar edende yüzü al al olmalı
    Sevdiğim yar bana helal olmalı
    Diz kırıpta her sofraya çökülmez
     
  6. 3 Kasım 2008
    Konu Sahibi : REYYAN
  7. REYYAN

    REYYAN Guest

    Gönül sarayının ela gözleri
    Kaparsa kapıyı açmaz bir daha
    İncinmesin diken solmasın gülü
    Ağlatma goncayı açmaz bir daha

    İşleri yolunda sandığın gündür
    Aşkın atasına yandığın gündür
    Dervişan demine kandığın gündür
    Gönül sarhoş olur içmez bir daha

    Sefaiyem soyla sopla sevdiğim
    Hançeri nefsine sapla sevdiğim
    Aklım başına topla sevdiğim
    Hu fırsat eline geçmez bir daha
     
  8. 16 Şubat 2010
    Konu Sahibi : REYYAN
  9. REYYAN

    REYYAN Guest

    Güzel
    Dün seni görende sinem sızladı,
    Damarım çekildi dilim lal oldu,
    Kara kaşın başkaldırıp bakanda,
    Aklım koydu gitti fikrim kül oldu.

    Salınır da dağlar taşlar salınır,
    Deli çaylar gibi gönlüm bulanır,
    Seni görmeyinc ebeynim dolanır,
    Bir gün derler bu garip de del oldu.

    Kurbanın olayım kurtaran yok mu,
    ıki kelam etmek garibe çok mu,
    Bakışın kılıç mı gülüşün ok mu,
    Söküldü ciğerim her yan al oldu.

    Güzel seni bir kenara koymayım,
    Hayalini syrettikçe doymayım,
    Yüzünü görüyüm sesin duymayım,
    Kim ne bilsin SEFAı'e hal oldu.