Aşıkların Cüretinden Korkulur!

Konusu 'Yaşanmış Gerçek Aşk Hikayeleri' forumundadır ve Cosmo tarafından 9 Ocak 2007 başlatılmıştır.

    9 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  1. Cosmo

    Cosmo Guest

    Biz istesek de istemesek de, ideolojik olarak karşı çıksak da çıkmasak da, konumuz itibarıyla yargılasak, yerin dibine batırsak da, böyle şeyler hayatın içinde var. Şu anda bile, birileri karılarını ya da kocalarını aldatıyor.

    Ne yazık ki böyle. O zaman insana dair olan şeyleri yok saymak niye...

    Evliyim uzun yıllardır. Aşkım bitti, sevgim daim, fakat yetersiz ve aşksız yapamayan kadınlardanım.

    Birini sevdim, çok hem de...

    Ölesiye.

    Ama görüşmemiz öyle zor ki.

    Benim manim olmasa, onun var, onun olmasa benim var.

    Ortalıkta olmayız, bir arada kalamayız, "birbirimiz"siz yapamayız.

    *

    Bir gece, ona özlemimden ölüyorum.

    Bir yerim acıyor gibi.

    Göremezsem, o geceyi çıkartamayacakmışım gibi.

    Aşk denen de, bu zaten.

    Áşık olmayanlara anlamsız gelen bir delilik yapışıyor insanın üzerine.

    İnanılmaz şeyler yapıyorlar.

    Ben de öyleyim.

    Nasıl çocuklaşıyor, nasıl keyfini çıkarıyorum.

    Ama biraz tehlikeli oluyorum, çünkü her şeyi oldurabilme gücünü ve hakkını kendimde buluyorum.

    İşte, gene "aşk" halindeyim o akşam.

    Ölüyorum, mutlaka onu görmeliyim.

    "Kader utansın!" deyip uyuyacak kadınlardan da değilim.

    O akşam gideceği yeri biliyorum, yabancı iş arkadaşlarıyla Bebek'te balık yiyecek.

    Telefonda konuşmuşuz gündüz.

    "Özledim seni" demiş, öyle güzel söylemiş ki, o kelimenin her harfi için ayrı ayrı ölmek istemişim.

    Ama ne yazık ki araya hafta sonu girecek.

    Yasak áşıklar hiç sevmezler hafta sonlarını.

    Zaten birbirinize yasaksınız, hafta sonu iyice yasaksınız.

    Ve o gün cuma; o gece göremezsem, üç gün göremem.

    Of ki, ne of...

    Seri katil soğukkanlılığıyla ona SMS atıyorum ve şöyle yazıyorum:

    "Seninle olacağım. Bütün gece... Beni hisset!"

    *

    Sonra n'apıyorum?

    Áşıkların cüretinden korkulur!

    Eşimi ikna ediyorum; evde yemek olduğu halde, bir şeyler uydurup yemeğe çıkarttırıyorum, üstelik eski bir dostumuzu da davet ederek.

    Sanki ilk istediğimiz restoranda yer bulamamışım gibi sahte telefonlar açıyorum, "A öyle mi? Yer yok mu? Biz de o zaman başka yere gideriz..."

    Tesadüf gibi, hiç şüphe çekmeden, aşkımın olduğu balıkçıya götürüyorum eşimi.

    Bebek'teki balıkçıdan girer girmez beni görmesini istemiyorum.

    Önüme garsonu sotalıyorum ve ve ve...

    *

    İşte orada!

    Heyecanla yanındakine bir şeyler anlatıyor, nasıl da güzel görünüyor...

    Denize bakan masadalar.

    Yanlarındaki masa boş.

    Ama eşim, ön taraftaki masalardan birini istiyor doğal olarak.

    Öndeki masa, bütün planlarımı bozar, O'nu göremem, eşime "Orada üşürüm hayatım" diyorum, en sahtekár halimle...

    Biliyorum, kötüyüm.

    İğrencim.

    Pisliğin tekiyim.

    Ama áşığım.

    Aşk, insanın gözünü döndürüyor, gerçekten yapabileceğim bir şey yok.

    Kafamı çevirip ona bakıyorum, beni daha görmedi.

    Allem ediyorum, kallem ediyorum, ona buna sürtüne sürtüne, gereksiz hamlelerle, eşimin de dikkatini çekmemeye çalışarak, tam aşkımın yanına geçip oturuyorum.

    Derin bir nefes...

    *

    Önce sandalyelerimiz değiyor...

    Sonra başını kaldırıyor, benden yana bakıyor ve gözlerimiz değiyor.

    Dünyanın en güzel gülümseyen adamı o.

    Bana bakıyor, gülümsüyor.

    Ve boynuna kadar kızarıyor.


    Ve heyecanlanıyor.

    Hepsi birden.

    Sandalyesini çeker gibi yapıp elime değiyor, 10 salise yeniden bakışıyoruz, ellerimiz değerken.

    Artık dünya bizden ibaret.

    Geri kalan hiçbir şeyin önemi yok.

    Eşim ve arkadaşım sohbete dalıyor.

    Tam filmlerdeki gibi, bacağımı, üst bedenimi hiç bozmadan ona değdiriyorum, ateş gibiyiz, onun da sıcaklığını hissediyorum.

    O da konuşmasını kesmemeye çalışıyor.

    İkimiz de masanın üstünde sanki dünyanın en doğal halindeyiz, ama masanın altında kenetlenmişiz neredeyse...

    Bir ara yerimden kalkıyorum, eteğimi düzeltir gibi yapıp, bu sefer ellerini tutuyorum

    Hepsi saliseye sığan hareketler.

    Ama hayata bedel.

    Bin yıl geçse unutulmaz.

    Hayatımın en heyecanlı, en muhteşem gecelerinden biri.

    Bu heyecanlar değil mi, yaşamı anlamlı kılan?

    Ayrılırken ona SMS atıyorum:

    "Demiştim hep seninle olacağım, bütün gece beni hisset diye..."

    Cevap geliyor:

    "Bu yüzden áşığım sana. Deli olduğun için. Beni de delirttiğin için.."


    Arkadaşlar bu yazıyı Ayşe Arman'ın Cumartesi günü yayımlanan köşesinden aldım. Aldatmanın da iğrençlik dereceleri varmış meğer. Yaşayan için büyük bir haz bu ortada ama hangi eş böylesi bir aldatmayı hakeder ki???
     
  2. 9 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  3. ilona

    ilona psikolocik deli Pro Üye

    Katılım:
    7 Eylül 2006
    Mesajlar:
    2.956
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    348
    ciddende öyleymiş yani bune yaaa okurken bile midem bulandı ama malesef böyle kadınlar var ona üzülüyorum :mymeka:
     
  4. 9 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  5. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    okuduğumda ilk defa yorum yapmak istemedim ama samimiyetimle yazıyorum işte.
    asla kabullenilmez pis bir duygu.
     
  6. 9 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  7. kronick

    kronick bize her yer TRABZON:) Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.814
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106
    ayşe armanın bunu onaylayarak yazmış olabileceğine inanmak istemem doğrusu...iğrençliğin bu kadarına pes yani...hangi eş bunu hakeder yaa.üstelik sırf aşkım bitti diye...ne iğrenç nefisli insanlar var yaa...
     
  8. 9 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  9. Cosmo

    Cosmo Guest

    Arkadaşlar hemen şunu belirteyim ki; Ayşe Arman a bir okuyucusu göndermiş yaşadığı çarpık ilişkiyi ve Ayşe Hn.da onaylamamış!
     
  10. 9 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  11. Aysecik

    Aysecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Hic hos degil, madem baskasi icin yanip tutusuyor gozu kara oluyorsa esinide enayi yerine koymasin bence bunu haketmiyor kocasi, ayrilsin istediginle ne yapacaksa yapsin, herseyin bir adabi var buda rezillik bence
     
  12. 9 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  13. cansuyum

    cansuyum Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Ekim 2006
    Mesajlar:
    147
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    şaşirarak Okudum Umarim Gerçek Değildir... Ama Malesef öyle!!!
     
  14. 9 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  15. Nisan21

    Nisan21 Taze Bekar ( mihrace ) Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    514
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    yaşamda herşey var iyide kötüde
     
  16. 10 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  17. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    duygular ön planda tutulunca bir de buna aşkın heyecanı girince saçmalıyor insan .mantık önceliklidir ve özeleştiri.kadın kendi duygularını önemsiyor eşini değil.olmazki bu bencillik koca orada ne duruma düşüyor ve kadının hiçmi vicdanı yok bu iğrençliğin ötesi:sm_confused:
     
  18. 10 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Cosmo
  19. Alsebe

    Alsebe Rutbesiz :-) Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.322
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    saskinlikla okudum..Birsey demiyorum..arkadaslar yazilacak herseyi yazmis zaten..katiliyorum sadece....