Asıl Sevinç

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve pinknymph tarafından 3 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    3 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : pinknymph
  1. pinknymph

    pinknymph Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    193
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    108
    Bir zamanlar, bilgeliğiyle meşhur olan ve bildiklerini öğrencilerine de aktaran bir alim vardı. Bu alim, aynı zamanda bir tacirdi ve adamları vasıtasıyla uzak diyarlarla ticaret yapardı.

    Bir gün talebelerine ders verirken, bir adam yanına gelip "kötü bir haber" verdi: "Haber aldık ki, senin de mallarını taşıyan gemi batmış! Hiçbir mal kurtarılamamış. " Bilge bir an dersi kesti. Etrafındaki talebeler onun dudaklarında küçük bir gülümsemenin belirdiğini fark ettiler. O ise hiçbir şey olmamış gibi dersine kaldığı yerden devam etti.

    Bir hafta kadar sonra, bilge yine talebeleriyle birlikte dersteyken, aynı adam bu defa "müjde" getirdi: "Gözün aydın! O gemi senin mallarını taşıyan gemi değilmiş. Senin malların sapasağlam limana ulaştı!"

    Bilge yine bir-iki saniye durdu, talebeleri onun yüzünde yine küçücük bir gülümsemenin patladığını fark ettiler. Önceki gibi, yine hiçbir şey söylemeden dersine devam etti. Öğrencileri birbirine zıt iki durumda da aynı tepkiyi veren hocalarına dayanamayıp şu soruyu sordular: "Geminizin battığı haberine de, batmayıp limana ulaştığı haberine de gülümsediniz, neden?" Bilgenin cevabı şöyle oldu: "Geminin battığı, mallarımın denize döküldüğü haberini aldığımda, kalbimi yokladım. Gelip-geçici olan ve mezarın ötesinde bana arkadaşlık etmeyecek dünya malını kaybetmekten dolayı içten içe üzülüyor muyum diye kendime baktım. Kalbimde küçücük de olsa bir üzüntü görmeyince sevindim ve şükrettim.

    "Geminin aslında batmadığı ve sağ salim geri döndüğü haberi karşısında, bu defa, dünya malını kazanmaktan dolayı seviniyor muyum diye kalbime baktım. O malı tekrar kazanmaktan dolayı sevinç ve mutluluk göremediğim için yine sevindim ve şükrettim."