Aşk budur işte ( harika )

Konusu 'Aşk Mektupları' forumundadır ve YAMAN tarafından 9 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    9 Eylül 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  1. YAMAN

    YAMAN * ben bir anneyim * Üye

    Katılım:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    5.184
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    HAYAT NASIL BİR ŞEYDİR?
    Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…

    Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.

    İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.


    Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum.
    Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu.
    'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.'
    Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!

    Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'
    Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.
    'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.'
    'Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim için yapar mısın?'
    Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi.
    Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.


    Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı.
    'Sevgilim' diye başlıyordu,
    'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

    'Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.'

    'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.'

    'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    '<Sâdık arkadaşın>ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.'

    'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.'

    'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem, merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir tanem.'


    Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu.
    Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
    'Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.'
    Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
    Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.


    Bu gerçek aşktı.



    İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

    Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir.

    Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

    Hayat tam da böyle bir şeydir.
     
  2. 9 Eylül 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  3. selin_as

    selin_as mutluyum :) Pro Üye

    Katılım:
    19 Haziran 2008
    Mesajlar:
    5.802
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    çok güzel bu vardı sankı konu tekrarı....
     
  4. 9 Eylül 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  5. duyguygt

    duyguygt Popüler Üye Üye

    Katılım:
    18 Haziran 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    ohaa resmen gözlerim doldu yaa bunu benim için kimse yapmaz sanırım :)) yazamaz yani
     
  6. 9 Eylül 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  7. YAMAN

    YAMAN * ben bir anneyim * Üye

    Katılım:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    5.184
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148

    bilmiyorum cnm göremedim ben
    tekrarsa siler yetkililer
     
  8. 9 Eylül 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  9. YAMAN

    YAMAN * ben bir anneyim * Üye

    Katılım:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    5.184
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    belli olmaz cnm belki gerçekten böyle aşklar vardır
     
  10. 4 Kasım 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  11. nur ummm

    nur ummm Bayılıyorum o gözlere:) Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2.439
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    senağlama
     
  12. 4 Kasım 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  13. burcu_01

    burcu_01 Yeniden Başlamalı =) Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    3.485
    Beğenildi:
    163
    Ödül Puanları:
    163
    çok güzel bi yazı teşekkürler.. aynen bizim ilişkimiz gibi.. ben de uçurumun kenarındaki çiçeğe hevesleniyorum ara ara ama sevdiğim adam çok dingin ve huzurlu bir birliktelik vadediyor bana =)) o gerçek sevginin maceralarla ve romantizmle dolu olduğuna inanmayanlardan.. gerçek sevginin hesapsızca sadece sevmek ve hayatı paylaşmak olduğunu düşünüyor....sen bana aşık değilsin dediğimde kırılıyor.. aşkı sen iniş çıkışlar olarak algılıyosun macera zannediyorsun ağlamak sızlanmak acı çekmek peşinde sürünmek olarak görüyosun aşkı aşk bu değil ki aşk dediğin şey seni canımdan bi parça olarak görmemdir seninle hayatımı birleştirmek istememdir seni senden fazla düşünmek ve herseyinle ilgilenmektir diyor.. gercekten de gerçek sevgi bu..
     
  14. 4 Kasım 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  15. burcu_01

    burcu_01 Yeniden Başlamalı =) Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    3.485
    Beğenildi:
    163
    Ödül Puanları:
    163
    derler ya aşk sevdiğinin uğruna ölmek değil yaşamak demektir cidden öyle..
     
  16. 4 Kasım 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  17. Sourcream

    Sourcream Sadece şükrediyorum... Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2009
    Mesajlar:
    5.566
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    Elinde susamli ekmek ve sut olupta kapida bekleyen erkek...bana hic gercekci gelmiyor,kusura bakmayin...
     
  18. 5 Kasım 2009
    Konu Sahibi : YAMAN
  19. burcu_01

    burcu_01 Yeniden Başlamalı =) Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    3.485
    Beğenildi:
    163
    Ödül Puanları:
    163
    valla benim sevgilim kayra buzbağ kırmızı şarapla ketçaplı cips alır bekler heralde =))