Aşk-ı Topic

Konusu 'Aşkla İligili Güzel Sözler' forumundadır ve er_sev tarafından 30 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

    30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  1. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Meleğin emri gibi aşkın!!!
    Gökten inen vahiy gibi!!
    Sayfaları birleştiremedikçe çarpılıyorumm!!
    SANA ÇARPILIYORUM!!


    Bir Fal Bak Bana Bu Gece..
    Aşk'la Başlayıp Aşk'la Biten Cümleler Olsun Dileğin Heceleye Heceleye..

    Acele Etme ...

    ...Cümlelerini Uzatarak İliştir Sol Göğsüme..
    Son Cümleyi Öyle Bir Kur ki Gözlerime,

    40 Yıl Misafirin Olayım Ömrüne..


    ağzımdaki son küfürdün yine,
    içtiğim sigaranın katranı gibiydin,
    bi tarafın soğudu mu diye merak etmiyor değilim,
    ırzına geçtiğin hayatımın itibarı itten beter şimdi...

    ...ihanetin s.çma kısmıydı hayatıma,
    inkarın sıvama...



    Ben
    sana sevgili oldum, dost oldum.. Kadın olamadım! Benden gittiğin o
    kadınlardan olamadım.. Bırakıp gittiğin oldum sadece, öylece gittiğin..
    Yanımda biraz daha kalman için nasıl bir kadın olmalıydım? Peki sen
    sevgili, Sen yeterince adam mıydın?
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 30 Temmuz 2010
  2. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  3. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Yarın, hiç bilmediğim bir aşka gidiyorum. Neler olacağı muamma, ancak çok iyi bildiğim bir şey var: Yaşamak için geç kalmak istemiyorum! Aşkın olduğu her yer benim oyun alanım. Biri “benimle oynar mısın” dedi. Misketleri varmış renk renk, ben de inandım, gidiyorum. Bakalım bu film nasıl olacak? Tek isteğim, diğerlerinden biraz daha lezzetli, biraz daha keyifli olması. Bu da bozuk çıkarsa, bir dahaki yazının başlığı hazır demektir: Aşk sadece kendini tekrar etmektir! ...


    Basim gözüm üstünesin Suskum, avazim üstüne... Adindan baska silah Yazgindan baska günah Daha yazmamis Hiçbir gizli dosyada Hiçbir açik kitapta. ..



    Sıradan kelimelerin sıradışı dizilişiydi hayat..Bir ucundan diğer ucuna
    kadar paramparça olmuş ruhlarla dolu bir gezegen..Toprağı,suyu,havayı
    örten karanlıkların sessiz çığlıkları siniyordu zamanın
    pençelerine..Sığınacak limanlar kalmamış,dünden çalıntı düşler çoktan
    tüketilmişti..Kaos boylu boyunca uzanıyordu bugün e.....Derinden gelen
    uğultuyla irkildi gözbebeklerin ''beni çöz''...Bir insanı
    çözmek,anlamakla eşdi..Denedin belkide bıkmadan yorulmadan yeniden
    birkez daha..Çözdükçe kendinden parçalar edindin..Ekleyip birbirine
    karanlığın içine süzüldün..Artık senden geriye ne dün ne bugün nede
    yarın kaldı..Belleğinin tünellerinde kendinden kopup devrildin....
     
  4. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  5. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Gökyüzü masmaviydi, yalnız sabah gördüğüm...
    En az deniz kadar, yalnız sesin duyduğum...
    Ağlamaklıydı sesi...Ve titrek, sabah ayazı yemiş gibi...Nemliydi, bilirim, hiç görmediğim gözleri..
    -Of, dedi...
    Ne oldu, dedim...-
    Hiç, ne olsun, dedi..
    Bırak her şeyi gel, dedim...
    -Olur mu, dedi...
    Hepsi hepsi bir tabak daha koyarız masaya, dedim...-Gerek yok, dedi...Neden, dedim...-Aynı tabaktan yeriz, dedi...Bir daha sevdim...
    İşte o günden beri mükerrer sevdâlara gebe günlerim...
    Müebbet aşklara yorgan serer gecelerim...
    Hep o yangının sıcaklığında bedenim...Hep o sadâkatin gölgesinde yüreğim...Ben çok laf ettim...
    Ama o hep dinledi...
    O bir kelâm etti...Ben iki kez sevdim...
     
  6. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  7. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Ayak uçlarımdan hayat çekilirken canını , canından çekme zamanı mı şimdi.
    Bırak ellerin değmesin ellerime.Varlığıma tutun yeter.
    Karanlığın içinde bir mum yakıver.Ellerini gökyüzüne çevir.Adını bırak dudaklarıma.
    Gidebildiğin yerde değil, yaşadığın yerde nefes al.
    Her gece başını koyduğun yastığı göğsüm bil. Akıt gözyaşlarını benim için.Bırak aksın içimdeki kabuk bağlamış yaralar. Kırıklarımı topla şimdi.
    Mevzini değiştirme silahı kırık asker.Sadece menzilini seni sende sadece sen diye sevecek bu yüreğe çevir.
    Her satırımın bir masal olduğunu bil.Her nefes alışımı dua.Bana dönüp nerdesin diye sorma.Göğüs kafesinin üstüne koy elini ve gözlerini kapat.Ben nefes aldığın yerde olacağım...








    Çok zengin sevdim ben seni,çok çeşitli....
    Abin oldum,arkadaşın oldum,kardeşin oldum hatta ablan bile...
    Nasıl alıştıysan içi boş,sevişmekten öte geçemeyen fakir sevgilere,başın döndü,kustun üzerime.
     
  8. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  9. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Başka hiç kimse tarafından dokunulmamak, konuşulmamak, bakılmamak hatta!

    Biraz korunmak, biraz şımarmak...

    Bir kaç çeşit yemek yapmak, İstiklal caddesinde sıkı sıkı elini tutmak, belki film izlemek ama mutlaka çekirdek çitlemek, bi yerlerde çay içmek, Pazar sabahı kahvaltısı etmek uzun uzun, sahilde yürüyüş yapmak gibi küçük ama zor heveslerim var!

    Neden mi?
    Herkesin eli tutulmaz,
    herkesle film seyredilmez,
    herkesle çekirdek çitlenmez,
    herkesin kadını olunmaz da o yüzden!

    İçinden gelmeli...
    Hücrelerine kadar hissetmeli, dna"larına kadar bilmeli insan!
    Düşünerek emin olunmaz, bir anda ya olunur ya olunmaz.
    Bir de şu yakın geçmiş duvarları olmasa, kafa da hiç karışmaz ya, olsun! Oysa bazen tek bir söze ya da bir bakışa yıkılır bütün duvarlar...

    Kek yapmayı da öğrenmek lazım aslında bi ara!

    Sabahları uyandığımda “günaydın sevgilim” mesajları görmek istiyorum telefonumda. Gün içinde özlediğim birisi olsun istiyorum. Özlemek istiyorum birini. Çok özlersem dayanamayıp gidip sarılmak istiyorum. Dayanamamak istiyorum!

    Çalışırken, düşünmek istiyorum sonra onu! Aklımda olduğu için gülümsemek istiyorum ara ara... Gülümsediğim için daha çok çalışmak...

    Birini sevmek istiyorum; hiç kimseyi sevmediğim gibi, biri sevsin istiyorum beni, hiç sevilmediğim gibi...

    Biri o kadar çok sevsin ki beni, hatalarımı da sevsin istiyorum!
    O kadar çok sevsin ki; hata yapmaktan ödüm kopsun!

    Kıskansın istiyorum biri beni! Sorsun istiyorum “neredesin” diye, “Hımm kim aradı bakayım” diye! Ben sormam ama, korkmasın. O sorsun!

    “Biliyo musun ne oldu?” ile başlayan heyecanlı cümlelerimin sonuna kadar tahammül etsin istiyorum biri bana. Mutlaka ipe sapa gelmez bir şey olmuştur ama dinlesin sonuna kadar. Ya bi yavru kedi macerası ya da işte ona benzer bir şeyler olmuştur. Ben de her seferinde sanki bahçeyi kazmışımda hazine bulmuşum gibi heyecanla ve öneminin üzerine basa basa anlatırım ya, dinlesin işte. “Ya, evet, çok mühim bir şeyler olmuş” falan desin bi de sonunda...

    Şimdi ben istesem İstiklal caddesinde birinin elini tutup gezemem mi?
    İstesem benimle birlikte çekirdek çitleyip aynı anda film seyretmeyi de başarabilecek birini bulamam mı bi arasam?
    Şimdi ben yalnız olmak istemesem, yalnız olur ve bunları da yazıyor olurmuydum?
    Hiç sanmam!

    Birinin elini tutmakla, birinin elini, sıkı sıkı tutmak arasında çok fark var!
    Ya tutarsın ya da tutmazsın ya da, tutmuş gibi yaparsın işte.
    Ben yapmam!
    Bunu zaten bilirsin.
    Kimin elini tutacağını yani.
    Deneyerek bulmazsın.
    Sadece bilirsin.
    Bilmek!
    Açıklaması yok.

    Ve ben elini sıkı sıkı tutmayacağımı bildiğim hiç kimseyle İstiklal caddesine gitmeyeceğim!
    Heyecanla ve özene bezene olmadıktan sonra kimseye yemek yapmayacağım!
    Repliklerin bir anlamı yoksa, kimseyle film seyretmeyeceğim.
    Zaten çekirdeği unutsun bile, asla olmaz!

    Birinin kadını olmak istiyor canım; biraz korunmak, biraz şımarmak...

    Çekirdek mutlaka olsun!
     
  10. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  11. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Bu sefer herşeyi baştan isticemm adamım...
    Ama önce biraz soluklanayım uzun aşktan geldim...
    Sizin adette ikram yokmu korkma çok şey istemem,
    Geçer de Biter de Unuttururum de...
    Sana gelince dudağımdan öpüpte çıldırtırsın değilde...
    ...Alnımdan öpüp helalimsin de...
     
  12. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  13. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Sen ayrılık sancıları çektiğimi sanarken..
    Ben sezeryanla doğurdum 'acılarımı' !
    Senden kalan sadece bir dikiş iziydi..
    Yeni bir aşk estetiği icat etti...!
     
  14. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  15. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye ...
    sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi
    özlediğimi ...''
     
  16. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  17. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Uykundan feragat edip
    En güzel masalını istemiştim senden.
    Uyanamadım yine.
    Sesimle gelemedim.
    Üstünü örtemedim nihavent nefesimle.
    Ölü gibiyim sevgili.
    Kütük gibi bedenim..
    Sancılarım revaçta.
    Acılarımı yüreğimden ayıklayıp
    Bir dinlensem
    Söz verdiğin en güzel masalı dinleyeceğim sesinden.
    Ne olur üzme kendini,
    Sesimle yüreğini uy...andıramadım diye
    Sen beni “ kendine “ bağışla ne olur.Bilirim ki;
    Suskunluğum sende koca bir ömür.
    Ve bil ki ey sevgili;
    Seni konuş(a)madığım,
    Adını an(a)madığım her bir an,
    Benim ölüme senden önce kavuşmamdır.Eyvallah yüreğine.
    Eyvallah en güzel masalın sahibi sesine..“ Her bir harfin bende bir Cennet sayfası.
    Her nefesin acılarıma bağışlanmış yüreğimin en büyük duası..”
     
  18. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : er_sev
  19. er_sev

    er_sev Baladamın Gelini Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    7.096
    Beğenildi:
    1.000
    Ödül Puanları:
    188
    Sanmistik ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için variz
    Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatça sigariz
    Hiç yanilmamisiz her an düsüp düsüp kristal bir bardak gibi
    Tuz parça kirilsak da hala içimizde o yanardag agzi
    Hala kipkizil gülümseyen sanki atesten bir tebessüm zehir zemberek ASKIMIZ...