Aşk Öldü (küçük Bir Hikaye)

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve yessillim tarafından 19 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    19 Ekim 2007
    Konu Sahibi : yessillim
  1. yessillim

    yessillim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    714
    Beğenildi:
    20
    Ödül Puanları:
    108
    Aşk ara sıra onunda semtinden geçmiş geçerken de selam vermişti. Aşk geldiğinde kalacak zannedip kapılara kadar çıkıyor ama aşk evde misin bir baktım hemen gitmem gerekir diyip durmayıp gidiyordu. O her gelişi, gerçek zannedip hayal kırıklığı yaşıyordu aşkın ardından.

    Aşkı özlüyordu. Ah aşk gel ne olur gel diye gündüz gece aşkı bekledi. Güvenemiyordu aşka gene gelecek kapımdan bakıp gidecek diyordu. Bir gün aşk çıkıp geldi. Hem de hiç beklemediği bir anda, hem de aşktan umudunu kesmişken. Hayatının orta yerine oturuverdi. Gene misafirliğe geldi nasıl olsa gidecek diye düşündü. Olsun ne kadar yanımda kalırsa kardır diye düşündü. Hiç hesap yapmadı ne düne ne yarına ait. Sadece bu günü yaşadı aşkla. Aşk ben misafir değilim sana geldim, artık seninim dedi. İnanamadı. Nereye koyacağını şaşırdı aşkını. Aşk dur rahat ol ben seninleyim ben her yerde rahat ederim yeter ki sen rahat ol. Bu sefer kalıcı olarak gitmemek üzere geldim daha önceki gelişlerim sadece uğramalardı gerçek gelişimin ayrımını yapabilmen adınaydı dedi. Bu açıklamalarda içini rahatlatmadı, yok dedi yok rahat etmezse gidecek. İçi içine sığmıyor kah şarkılar söylüyor kah yüzüne gülücükler yayılıyordu kendisindeki bu değişime kendisi bile inanamıyordu. Ah dedi aşk ah nerelerdeydin şimdiye kadar neden bu kadar beni beklettin. Aşk gülümsedi öyle bir güldü ki içi sıcacık oldu. Nasıl bir duyguydu bu böyle. Bu kadar mı güzel olunurdu, gene damarlarındaki kan coştu ayakları yere basmaz oldu. O kadar mutluydu ki neye baksa kimi görse artık onun için ayrı bir güzellik taşıyordu, her şeyde her yerde aşk vardı. Hayat bu kadar güzel miydi? Yoksa o mu böyle bakmayı, görmeyi bilememişti. Aşk için pervane oluyordu. Aşk diyordu ah aşk sen çok güzelsin. Aşkı avuçlarına aldı şefkatle saçlarını okşadı incitmeye korkuyordu aşkını. Aşk bu ellerin arasında gülücükler saçıyordu. Aşka her dokunduğun da parmaklarının ucundan bir sevinç bir haz yayılıyordu tüm bedenine. Bir an düşündü ya aşk olmazsa hayatında ne yapardı. İçi bulandı, midesi kasıldı, boğazına bir yumru çöktü kaldı, nefes alamadı bir an. Aşk onundu, aşk hep onunla kalmalıydı. Önce sevgiyle şefkatle okşadığı kıyamadığı aşkına, bu şüphe ve korkularına yenik düşerek hoyratça davranmaya başladı. Okşarken artık şefkat yoktu. Aşkın canı acıyordu bu dokunuşlardan. Aşkı bir yere gitmesin diye avuçlarıyla iyice kavradı sıkmaya başladı. Sıktı sıktı.

    Aşk dedi ki; ben böyle var olamam ben bu şekilde sana mutluluk veremem ne olur gevşet ellerini parmakların boğazımda sıktıkça nefes alamıyorum lütfen lütfen bırak beni bırak çağlayayım, çoğalayım etrafında dolanıp sana öğrendiğim yeni yeni oyunları oynayayım, yeni şarkılar öğrenip yeniden sana öğreteyim çoğaltayım seni. Gene yüzünü güldüreyim, gene seni mutlu kılayım.

    Aşk beni terk edecek, sıkıldı benim okşamalarımdan, ona yetmiyor avuçlarımdan kayıp gitmek istiyor diye düşündü. İçini aşka karşı öfke ve nefret kapladı. Aşk nasıl olurda onu bu hale düşürebilirdi. Aşk onundu ve o istediği sürece de onun olacaktı ve aşka asla ama asla yenilmeyecekti. Aşka kendisini bu kadar bağımlı kıldı diye kızdı bağırdı çağırdı, küstü, öfkesini aşktan çıkarttı. Ve parmaklarını aşkın gırtlağının tam orta yerine iyice bastırdı. Aşk çırpındı ne olur dedi ne olur nefes alamıyorum biraz gevşet parmaklarını ölüyorum. Hayır dedi öfkeyle ve kırgın bir şekilde sen değil ben ölüyorum, ben acı çekiyorum senin yüzünden esas nefes alamayan benim. Sen benimle artık ilgilenmiyorsun, sen bana istediklerimi vermiyorsun her şey ama her şey senin yüzünden. Aşkı suçladı suçladı...

    Aşk sustu, incindi, ruhu yaralandı, o bunların hiç birini hak etmemişti. Ben dedi insanlar için en güzel duygulardan biriyim ama gene suçlanan ben oluyorum. Son bir gayretle çırpındı. Aşk çırpındıkça o sıktı, var gücüyle daha bir çöreklendi aşkın boğazına, geri adım atmak aşka yenilmek olurdu, ona üstünlüğünü göstermeliydi aşk onundu hiçbir yere gidemezdi sıktı sıktı sıktı ……..ve aşk öldü…

    Ölmenin hakkını bir gün ölerek zaten vereceğiz, neden yaşarken ölümlere hayatı kurban etmek?