aşk

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve talin tarafından 30 Eylül 2007 başlatılmıştır.

    30 Eylül 2007
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    Aşk, tanımlanamaz olandır.
    Aşk, sevgiliden başka, siz olan her şeyin aklınızdan silinivermesidir.
    Aşk, bütün hücrelerinizin ayağa kalkıp çılgınca dans etmesidir.
    Aşk, ilk kez nedenlerinizin ve yaşayacağınız sonuçların aynı anda gelip gitmesidir.
    Aşk, bütün görünüşlerin senin benim her şeyin, sevgilide bir An'da görülüvermesidir.
    Aşk, sorularınızın ve cevaplarınızın bittiği, arayışlarınızın tükendiği yerdir. Sizin sevgiyle kendinizi bilinmezin kucağına savurduğunuz yerdir.

    Aşk, sevgiliden başkasına ihtiyaçsızlıktır. Ekmektir, sudur, havadır.
    Aşk, kainatın bütün ihtişamını, ve renklerini aynı anda algılama, ve içinde olduğunuz düşü, kanatın renkleriyle boyamanızdır.

    Aşk, ruhun sevgilide kendini görmesidir. Ruh sevgidir. Aşktır.
    Aşk, aşkı görür ve bu görüş ve biliş içinde erir.

    Şimdi - Burada; sonsuz sınırsız bir sevgiyle, yüreğinize yaşamın bütün renklerinin ve ritimlerinin akıvermesidir.

    Aşkın ayak seslerini duyabilirsiniz ama ne zaman geldiğini hiç zaman bilemezsiniz.

    İnsanların çoğu aşkın ayak seslerini duymaya başladığında kaçar. Hiçbir zaman karşılaşmak istemez.
    Aşkın ayak seslerinin uzaktan duymak bile insanı coşku ve yaşam enerjisiyle doldurur.

    Ve dünyada yaşanan aşkların çoğu; aşkın adım seslerinde yaşanan aşktır.
    Bir adımlıktır. Bir nefesliktir.
    Başladığı yerde biter. Sanki bir serap görmüş gibi olursunuz.
    Hiçbir zaman bu nadide serabın içine girip aşk yaşanmaya cesaret edilemez.

    Çünkü çok benlikli egomuz, kendisinin yok oluşuna kendini bırakamaz.
    Çünkü insan tek nefesliktir. İçinde çok benlik vardır. Her benlik için tek nefes gerekir.

    Çünkü Aşk, bütün kimlikleri üstümüzden söker alır. Bütün duvarlarımızı yıkar. Yıllardır üstünü örtmeye çalıştığımız ve kalın duvarlarla ördüğümüz ve ayağına bütün karanlıkları ve prangaları doladığımız gözü kara "Deli Çocuk" ortaya çıkar.
    Aşk, içimizdeki deli çocuğun özgürlüğünün anahtarıdır. Yani gerçek Bizim.

    Ve gerçek Biz, Efendidir. Saf duru sade bilge ve yaşamın özünü ve ne olması gerektiğini ve ne yaşamak istediğini bilen, tek bilişte ve tek görüşte mesafesiz yakınlıkta sevgide ve şefkatte durabilendir.

    Efendi aşktır, aşk ruhtur, ışıktır, ruh özdür, öz yaşamdır.

    Çok benlikli egolarımızda ölü yaşamlar yaşadığımız için, içimizdeki benliklerde veya kutuplarda çatışma halinde gelip gittiğimiz için, üzerine suçluluklarımız ve kaybetme korkularımız eklendiğinde aşkın ayak seslerini duyar duymaz kaçmamıza şaşmamak gerek.

    Aşk bütün evrenin ortasında çırılçıplak durmak demektir.

    Ne iseniz o şekilde olmanız demektir.

    Ve dünyada insanlar aşkın ayak sesini duyar duymaz kaçtığı için, ve onu kalın duvarların arkasına en karanlık yerlere hapsettiği için, yaşamın kendisi ve özü her zaman yaşanmadan ve tamamlanmadan kalır.

    Sanırım içimizde kaybolmuşluğumuzun, yalnızlığımızın ve ne yaparsak yapalım hiç gitmeyen anlamsızlığın nedeni ömrümüz boyunca aşkın ayak sesleriyle yetinmemiz ve aşk içinde erimekten korkarak kaçmamız olabilir. Ve yıllar yılları kovalar artık ne gözümüz görür ne kulaklarımız aşkın sesini duyabilir. İçimizdeki deli çocuk çoktan çıkıp gitmiştir. Şimdi yaşanan; sonbaharda yere düşeceğini bilen ve kendini bir avuç toprağa teslim eden kuru bir yaprak gibi canlı daldaki, ölü bir bekleyiştir.

    Aşk erimek demektir. Erimek, şimdiye kadar bildiğimiz her şeye ölmek demektir. Yeni olmak yenilenmek yeniden doğmak demektir.

    Dünyada hiçbir şey yeni değildir. Yeni gibi görünür ama her şey eskidir. Her gün aynı karanlığı acıyı sefaleti yozlaşmayı didişmeyi mücadeleyi yaşamaktan yorgun yüreklerimiz, sıradan günlerin ve olağan duygusuzlukların içinde tükenip biter. Bütün mücadele kendimizi oyalayıştır.

    Ve kendimizi kaç yaşına gelirsek gelelim hep on sekiz yaşında; aşkın ayak seslerini duyduğumuz yaşta hissederiz.

    Kendimizi hep on sekiz yaşında hissetmemizin nedeni, aşkın ayak seslerinde takılı kalmış olmamızdır. Aşkın ayak seslerinde takılı kalmak bile bir insanı bütün bir ömrü boyunca besleyebiliyor ve bir tutkuyla bütün yaşamına anlam ve mana kazandırabiliyorsa, aşkın içinde erimenin ne kadar tehlikeli bir coşku olduğunu artık siz hissedin. Nasılda sizi yakıp kül edeceğini ve küllerinizden sizi yeniden doğuracağını siz bilin.

    Kelebek gibi. Tırtıl iken bir kelebeğe dönüşmek aşktır. Tırtılın kozası onun külüdür.

    Ve Yeni İnsan, Evrensel İnsan, Aşktan doğacaktır.
    Şimdiye kadar sahip olduğu ve bildiği her şeye aşk için ölerek ve aşk içinde eriyerek küllerinden yeniden doğacaktır.

    Ve "kendisi" yaşamda olduğu için ve "kendiside" yaşam olduğu için ve Efendi olduğu için asilce sevgide ve merkezinde dengelenecek ve onunla birlikte bütün dünya ve evren dengelenecektir.

    Aşk; sonsuzluğun kapısıdır. O kapıdan geçildiği zaman ne siz kalırsınız ne de kapı.

    aşksız kalmamanız dileğiyle

    nilgün nart'dan alıntıdır
    a.s.
     
    Son düzenleme: 23 Mayıs 2008
  2. 1 Ekim 2007
    Konu Sahibi : talin
  3. yorgun savaxsxçxix

    yorgun savaxsxçxix Popüler Üye Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    7.562
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    148
    aşk, yataktan kalkıp aynaya bakmadan evden çıkan(saçları karman çorman, elektriklenmiş,üstünde rengi gitmiş,eskimiş bir tişört vb.)sevgilinizin gözlerine,gülüşüne hayran hayran bakar halde kendini bulmaktır bence.
     
  4. 1 Ekim 2007
    Konu Sahibi : talin
  5. FXIXGUS

    FXIXGUS Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2007
    Mesajlar:
    29
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ben kaybettim ,sen kazandın AŞK
     
  6. 1 Ekim 2007
    Konu Sahibi : talin
  7. pelin1

    pelin1 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Haziran 2007
    Mesajlar:
    2
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Aşkkkkkk

    Her sabah onun var olduğu şehirde güne uyanma sevinciyle gözlerini açmaktır,
    Bir anda dünyanın çevrende döndüğünü farkedip hiç hareket edememektir,
    Sanki sadece o varmış gibi topluluk içinde yanlız onu görmek ve duymaktır,
    Güzel bir film izlediğinde yadan lezzetli bi yemek yediğinde keşke burda olsa demektir,
    Kimsenin onun hakkında kötü konuşmasına izin vermemek ve hakkında iyi konuşanlarla sürekli vakit geçirmektir,
    Nefes aldıkça nefes alışlarının derine çekilip ağır ağır verildiğini hissetmektir aşk,
    Yanında olmadığı halde onu teninde, yüreğinde hissetmek ve merak etmektir,
    BEN daha fazla anlatmayım anlattıkça aşkım depreşiyooo

    Pelin'in gönlünden
     
  8. 4 Ekim 2007
    Konu Sahibi : talin
  9. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    çok güzel şeyler yazıyorsunuz kızlar.yüreğinize sağlık.çok teşekkürlera.s.
     
  10. 4 Ekim 2007
    Konu Sahibi : talin
  11. CakmaKleopatra

    CakmaKleopatra asabiyim kompleksliyim!!! Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2007
    Mesajlar:
    833
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    aşk sabah ilk uyandığında onun gözlerindeki çapaklara aldırış etmemek onu her haliyle sevmektir
     
  12. 4 Ekim 2007
    Konu Sahibi : talin
  13. ilktuxgx

    ilktuxgx HAYATIM DAHA GÜZEL OLACAK Üye

    Katılım:
    5 Haziran 2007
    Mesajlar:
    410
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Aşk; sonsuzluğun kapısıdır. O kapıdan geçildiği zaman ne siz kalırsınız ne de kapı.inşallah o açılan kapı sonsuzluğa kadar yok olur ölünceye kadar aşkla yaşarız mı acaba....çok güzeldi canım
     
  14. 15 Kasım 2007
    Konu Sahibi : talin
  15. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    evet canım ölünceye kadar o aşkla yaşarız kesinlikle...acabası filan yokkkkkkk
    teşekkür ediyorum
    yüreğine sağlık:1hug:
    sevgilera.s.
     
  16. 20 Aralık 2007
    Konu Sahibi : talin
  17. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    aşkın en güzel tarifi işte bu bence de...aşkı anlatmaya kelimeler yeterli olmuyor ki
    çok güzel bir tespit canımyerimseniben
    sevgilera.s.
     
  18. 20 Aralık 2007
    Konu Sahibi : talin
  19. elegance

    elegance Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Aralık 2007
    Mesajlar:
    13
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    uyan.hazan uyandı...
    yer,gök,yaprak
    sevbahara boyandı.
    dünyada bir mevsim dikildi
    tepeden tırnağa,yeni baştan.
    kayıtsız kalınmazki mucizelere,uyan,
    aşk
    kapına
    dayandı...