Aşkı bitiren düşmanlar

Konusu 'Ah Erkekler' forumundadır ve utopia tarafından 10 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    10 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : utopia
  1. utopia

    utopia Aktif Üye Üye

    Katılım:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    132
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Bütün çiftlerin sorunudur aşkın bitmesi. Peki sebep ne? Neden başladığı günkü heyecan hiçbir zaman devam etmez? İşte size aşkı bitiren düşmanlardan bazıları:

    Geçmiş
    Geçmişe gömdüğünüz bir ilişkinin gölgesi, bir anda bugünün dillere destan aşkının üzerine düşebilir. "Yeni sevgilim doğru insan mı? Yoksa benim için hala mücadele eden eskisine mi dönmeliyim?" gibi kuşkular ve sorular, güzel giden bir ilişkiyi bir süre yavaş yavaş ve derinden zehirlemeye başlar. Eğer ilişkide eski sevgilisiyle ilgili tereddütleri olan sizseniz, tavsiyemiz; onu unutun! Kendinize ve yeni aşkınıza gerçek bir şans tanıyın. Aklınızdaki ve kalbinizdeki tüm soruları bir kenara bırakıp, birlikte olduğunuz sevgilinizle mutluluğun peşinde koşun.

    Alışkanlık
    Körüklenmeyen her ateş söner. Aşk ateşinin de körüklenmesi gerekir... Ancak bu ateşi körüklemek için sıradanlıktan ve bilindik yöntemlerden mümkün olduğunca uzak durun. Birbirinize yakınlık gösterin. Ama "iş" icabı sadece yatakta değil yatak dışında da uygun olan her yerde... Hissettiklerinizi, sıkıntılarınızı, özlemlerinizi, korkularınızı, kıskançlıklarınızı hiç çekinmeden onunla paylaşın. Yatakta tek başınıza fantezi kurmak yerine birlikte fanteziler geliştirin. Böylece, cinsel yaşamınız sıcaklığını "9.5 hafta" dan daha uzun bir süre koruyabilir. Ama sakın seksi "Kim daha iyi sevişiyor?" gibi bir güç mücadelesi ve baskı aracı haline getirmeyin. Çünkü bu, aranızda uçurumlara yol açar ve ilişkinizin bozulması için büyük bir zemin hazırlar.

    Sorumsuzluk
    Kızgınsınız, hem de çok... Çünkü birlikte oturduğunuz evde tüm işler sizin omzunuza bindi. Yani toplumsal rollere teslim oldunuz. Anne-babalarımız ve toplum aracılığıyla bilinçsizce aldığımız "doğru kadın" ve "doğru erkek" rolleri, bir anlamda beynimize işler ve duygusal ilişkilerimizde ortaya çıkar. Siz içgüdüsel bir biçimde üzerinize düşen her işi yaparsınız ama, onlar aslında ikinizin de üzerine düşen işlerdir. Ona evle ilgili çeşitli görevler verin ve bu görevleri gerçekten üstlenmesini sağlayın. Markete uğramayı unutup eve mi geldi? Sakın siz kalkıp markete gitmeyin, bırakın o gitsin. Mutfağı temizlemekte başarısız mı? Bırakın temizlesin. Yoksa yaptığınız her iyilik bir süre sonra kaçınılmaz bir biçimde göreviniz haline gelir ve bu da sizi ilişkinizden soğutmaya başlar.

    Boş vermişlik
    Her acının ilacı olan zaman, aynı zamanda her aşkın katili de olabilir. Yeni bir ilişkiye başladığınız anda, şunu bilin ki saatli bomba da geri sayıma başladı. Cicim aylarının bitmesinden sonra gelen boş vermişlik, o tuhaf "Nasıl olsa benimle!" duygusu her ilişkiyi sıradanlığa sürüklüyor. Ve bu sıradanlık, taraflardan biri "Beraberliğimizin bir anlamı kalmadı" diyene kadar sürüyor. Bu yüzden birbirinizi özleyin, sorunlarınızı çözmekten kaçmayın.

    Uyumsuzluk
    Farklı hayaller ve farklı planlar, çoğunlukla ayrılığa sebep oluyor. Yani "Zıtlar birbirini çeker" sözü yalan! Onu şu anki haliyle, hiçbir şekilde başka bir insan yapmaya çalışmadan ve size ters gelen davranışlarından şikayet etmeden kabul etmelisiniz, tabii o da sizi... Eğer ikiniz de bunu başarırsanız, belki ilişkinizi uyum içinde sürdürebilirsiniz