Aşkın Adı Ümittir Artık

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve seyran tarafından 29 Eylül 2007 başlatılmıştır.

    29 Eylül 2007
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Aşk nasıl akar bir yürekten diğer bir yüreğe? “İlk bakışta aşık oldum” der kimisi... Hiç yaşamadım bilemem. Doğrusu inanmam da... Kim böyle söylese ya da nerede okusam bu cümleyi, olsa olsa etkilenmektir bunun adı, aşk değil diye düşünürüm. Böyle bir cümleden sonra şartlanılmış bir aşk yaşanır ve biter. Anıldığında geçici bir hevesmiş aslında diye düşünülür belki de... Neyse asıl konumuz bu değil. Düşsel bir aşkın hikayesi anlatacağım ben size, ya da isterseniz yaşanmış bir aşk deyin siz bu aşka... Bu hikayede, ilk bakışta aşk yok, arkadaşlıktan aşka dönüşen bir hikaye de değil bu! Bir yasak aşk öyküsü hiç değil! İçinde biraz hüzün, biraz mutluluk gözyaşı, birkaç şiir ve şarkı, yaralı iki yürek, kaygılar ve tabii ki uykusuz saatler var. Bu hikayenin içinde en çok ümit var. Merkezde ise aşk...



    Birbirine uzak iki şehir... Biri taş binalarla çevrilmiş, sokaklarında asık yüzlü insanların dolaştığı, kuru ayazların kol gezdiği bir şehir... Diğeri deniz kokusu iliklerine kadar sinen... Bu birbirinden çok farklı iki ayrı şehirde, birbirine çok benzeyen iki insan... Birbirlerinden habersizken, aynı gecede aynı yıldızlara bakıp aynı dileği tutuyorlar belki bir gün... Sonrasına siz masal deyin, ben hikaye... ya da bir düş... Dedim ya hikayede en çok ümit var diye; bir ümitle başlıyor işte her şey...



    Aşka en çok bahar yakışır değil mi? Oysa bir kış mevsiminde başlıyor bu düşsel aşk. Dışarıda kış, yüreklerde bahar... Kırlar yerine, yüreklerde açıyor papatyalar... Dışarısı soğukmuş, buz gibiymiş, ne gam? Yüreklerde güneş...



    Kadın taş binalı, kuru ayazlı şehirde yaşıyor. Sahteliklerden, yalanlardan bıkmışlığıyla bir uçurumun kenarındayken, bir ümit tutuyor elinden... Yani deniz kokan kentten gelen adam! Onun ne işi vardı o uçurumun başında diye soracaksınız şimdi? O da aynı sebeple oradaydı. Belki adam çevresindeki tüm sahteliklerin ve yalan sevdaların içinde adamlığından utanmıştı da , onu uçurumdan atıp rahatlamak istiyordu. Yüreğini de fırlatıp atacaktı; böylece kimse acıtamayacaktı onu bir daha... Ama karşılaşmayı hiç beklemediği o yer de kadınla karşılaşmıştı işte... Adam ve kadın elele verip vazgeçtiler yüreklerini atmaktan... Ne de olsa bir ümit vardı içlerinde hala... Aslında onların yürekleri elele tutuştu... O ikisi birbirlerinin gözüne kaşına değil, boyuna posuna değil, yüreklerine aşık oldular... Ve ilk sözleri “Yüreğine aşığım” oldu aşka ilk adımı atarken. En çok kelimeler yardım etti onlara, birbirlerinin yüreğine dokunmaları için.
    Bir gece vaktinde kadın adamı düşünürken güncesine şöyle yazdı:



    “ Aşk nasıl akar bir yürekten diğer bir yüreğe? Belki bir şarkıyla, belki bir şiirle gelir. Belki de bir yıldız olarak düşer avucunuza, dilek tuttuğunuz bir gecede... Uzak bir kentte bir yürek şiirler yazar adınıza... Her dizede onu bulursunuz, her dizede kendinizi... 160 karaktere sığdırmaya çalışırsınız içinizden taşan her duyguyu... Sığdıramazsınız... Sonra beceremeseniz de şiir yazmayı onun kadar güzel, bir şiir dökülür kaleminizden...



    Sesini hiç duymadığım,
    Hiç dokunmadığım ellerine,
    Bir şaire vurgunum şimdi.
    Ben hiç oldum, o herşey!
    Yaşadığı kentte,
    Bir gece olsun uyumadım,
    Gezmedim sokaklarında,
    Duymadım o kentin gürültüsünü
    Ve koklamadım denizinin kokusunu...
    Ben onun avucundaki yıldız oldum,
    O benim içimde ümit..
    İşte bu yüzden;
    Aşkın adı ümittir artık, ümidin adı aşk! ”



    Adamsa bir hikaye yazdı ve anlattı bir aşkın başlangıcını... Sordu: “ Bir ümit üzerine aşk yazılabilir mi? ” diye. Kimi onaylayarak ümit üzerine aşk yazılır dedi, kimi vazgeç dedi aşkın aleviyle kırmızıya dönmekten... Bir başkası bu hikayenin sonu sadece hüsran diyerek ümitleri kırdı ve bir dost destek verdi, kadın ve adamın mutluluğuna katılarak... Sonu ne olur? Ne kadın biliyor, ne adam, ne de diğerleri... Tek bilen var sonunun ne olacağını, gözle görülmeyen varlığı en derinde hissedilen tek bilen...



    Şimdi iki ayrı kentte, birbirlerinin yaralarını kelimelerle sarmaya çalışan, iki yaralı yürek avuç içlerinde bir yıldız tutarak, birbirlerini düşünüyorlar. Ağlamanın ne kadar güzel olduğunu keşfediyorlar yeniden... Büyük bir mutlulukla yaşarken aşkı, hatta mutluluğu içlerine daha fazla çakmak için uykularını feda ederken hep ‘bir ümit’ içlerinde... Ve bir taraftan kaygılanıyorlar, korkuyorlar gün gelir bu büyü bozulur diye...Kelimelere, şiirlere, şarkılara sığınıyorlar birbirlerini daha çok hissetmek için... Sonuç olarak düşsel bir aşka ‘merhaba’ diyen iki ayrı yürek, tek yürek olup açtılar kapılarını mutluluğa... Ve göze aldılar ne zaman geleceği meçhul olan hüznü... Yani bir ümidin üstüne aşk yazıldı, ve daha bitmedi hikaye... İçinizden geliyorsa devam edin hadi yazmaya ve bir isim daha verin aşka...



    Aşkın adı ümittir artık, ümidin adı aşk...


    alinti
     
  2. 3 Ocak 2009
    Konu Sahibi : seyran
  3. fxixrtxixnanxixnkxixzxix

    fxixrtxixnanxixnkxixzxix Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Mart 2008
    Mesajlar:
    5.004
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    146
    aşkın adı acıdır...:nazar:
    o ümit sayesinde duygular bır kalptan bir kalbe akar....:asigim:
    ama aktığı anda hala bir ümit varmıdır....:uhm:
    bana göre yoktur...çünkü hayal kırıklıkları başlar bu süreden sonrasenağlama
    çünkü aşk geçici bir mutluluk ..kalıcı bir acıdır....senağlama
    aşk vardır ...ama kalıcı değildir...:asigim:
    aşk geçici bir mutluluktur.:kahve:
     
  4. 3 Ocak 2009
    Konu Sahibi : seyran
  5. fxixrtxixnanxixnkxixzxix

    fxixrtxixnanxixnkxixzxix Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Mart 2008
    Mesajlar:
    5.004
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    146
    burdan aşık olan bayanlardan özürdiliyorum......a.s
    aşkı yaşasınlar ama ayakları yere bassın....:kahve:
    tercübe ile sabittir.senağlamasenağlamasenağlama
    bu benim naçizane fikrimdir...
     
  6. 3 Ocak 2009
    Konu Sahibi : seyran
  7. zeko

    zeko umut €tm€k h€rş€yd1r..... Üye

    Katılım:
    18 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.089
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    niye özür diliyorsunki canım doğru pembe bulutların üstünde olan değil ayakları yere basan aşık olmak gerek...
     
  8. 4 Ocak 2009
    Konu Sahibi : seyran
  9. sel

    sel İkimiz ve oğlumuz Pro Üye

    Katılım:
    31 Ocak 2008
    Mesajlar:
    9.452
    Beğenildi:
    99
    Ödül Puanları:
    153
    aşkın adı Mehmet :asigim:
     
  10. 4 Ocak 2009
    Konu Sahibi : seyran
  11. mavi_patikli

    mavi_patikli Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    3.221
    Beğenildi:
    1.629
    Ödül Puanları:
    163
    aşkın adı kölelik..

    bir de aptallık ::))