Aşkın Bittiğini Zannedenlere

Konusu 'Arşiv' forumundadır ve life_city tarafından 20 Kasım 2008 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    20 Kasım 2008
    Konu Sahibi : life_city
  1. life_city

    life_city 22.11.2009 evlendik :) Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2008
    Mesajlar:
    6.182
    Beğenildi:
    132
    Ödül Puanları:
    153
    Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı�

    Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.

    İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.


    Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum.
    Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu.
    'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.'
    Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!

    Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'
    Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.
    'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.'
    'Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim için yapar mısın?'
    Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi.
    Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.


    Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı.
    'Sevgilim' diye başlıyordu,
    'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

    'Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.'

    'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.'

    'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    '<Sâdık arkadaşın>ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.'

    'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.'

    'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem, merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir tanem.'


    Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu.
    Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
    'Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.'
    Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
    Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.


    Bu gerçek aşktı.

    İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

    Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir.

    Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

    Hayat tam da böyle bir şeydir.
     
  2. 20 Kasım 2008
    Konu Sahibi : life_city
  3. lotus79

    lotus79 kuzucuklarıma kavustum:)) Üye

    Katılım:
    24 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.435
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    cok guzel bır paylasım canım emegıne saglık...........eslerımız,can yoldaslarımız hayatımız boyunca yanıbasımızda olurlar ınsallah....:asigim:a.s.
     
  4. 20 Kasım 2008
    Konu Sahibi : life_city
  5. _ConversE_

    _ConversE_ Nam-ı diğer extreme:)) Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2008
    Mesajlar:
    3.571
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106
    senağlama senağlama senağlama
     
  6. 20 Kasım 2008
    Konu Sahibi : life_city
  7. Sevgi Kelebexgxi

    Sevgi Kelebexgxi ....... Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.988
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    [B]Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir.

    gitmemiştir dimi bu cümle şu an sanırım tam benim aşkımı anlatıyor...
    ama yazıyı okuyup sevdiğim adamı düşünüp ağlıyabiliyorsam.... evet beni ondan başka kimse daha çok sevemez diyebiliyorsam....hayallerimiz aklıma gelip içim huzur kaplıyorsa....ben bu adama aşık fakat hayatımızdaki monotonluk ve sıkıntılı günlerin ağır basmasından kaynaklanan bir girdabın içindeyimdir...belkide bütün bu olumsuzluklar aşkımı bastırdı ve bende buna izin verdim kenara attım....
    inşallah herşey düzelir bende bundan kurtulurum....

    sağol arkadaşım paylaşımın için bu yazı iyi geldi bana...Şeniz[/B]
     
  8. 20 Kasım 2008
    Konu Sahibi : life_city
  9. PamukPrensesPathem

    PamukPrensesPathem 14.02.2011 sözlendik:) Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2008
    Mesajlar:
    10.448
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    196
    bunu ılk okudugumda cok etkılenmıstım yıne etkılndım
    cok guzel bı paylasım

    ask ıcımızde onu yasatmak bıze baglı
    sevgı saygı bıtmedıkce ask yok gıbı gozuksede hep var olur bana gore
     
  10. 20 Kasım 2008
    Konu Sahibi : life_city
  11. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.