Aşkın hikayesi

Konusu 'Sevgini Haykır' forumundadır ve esrazey tarafından 22 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

    22 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : esrazey
  1. esrazey

    esrazey Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Haziran 2009
    Mesajlar:
    411
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Arada sırada böyle hikâyelere yer vermekte fayda var... O halde gelin, ilk olarak “Aşk’ın hikâyesi” ile başlayalım...
    Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, aşk dahil.
    Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar. Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse battığı zaman, aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş. Aşk, “Zenginlik, beni de yanına alır mısın?” diye sormuş. Zenginlik, “Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok” demiş. Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’den yardım istemiş. “Kibir, lütfen bana yardım et!”, Kibir “Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin” diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: “Üzüntü, seninle geleyim.” Üzüntü “Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.”
    Mutluluk da Aşk’ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk’ın çağrısını bile duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. “Gel Aşk! Seni yanıma alacağım...” Bu, Aşk’tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki kendini, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk’a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi’ye sormuş: “Bana yardım eden kimdi? “ Bilgi “O, Zaman’dı” diye cevap vermiş. “Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?” diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş: “Çünkü sadece Zaman Aşk’ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir.”
    Gerçekten de zaman her şeyi anlamamızı sağlamaz mı?
    Bunlardan biri de aşk... Bazen terk edildikten sonra ya da terk ettikten sonra anlamaz mıyız, meğer ne kadar da aşkımızın büyük olduğunu... Ama anlamak için mutlaka bir zaman geçmesi lazım değil midir? Umarım herkes zamanını iyi kullanır Aşk’a karşı... Ve Aşk’ın büyüklüğünü birlikte zaman geçirirken anlamak bence en güzeli...
    Madem aşk hikâyesiyle başladık yazımıza, hadi o zaman aşk sözleriyle nokta koyalım...
    AŞK, korumaktır... SORUMLULUKTUR
    AŞK, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. NEŞEDİR
    AŞK, tanıdığınızı zannettiğiniz insanın yeni yanlarını keşfetmektir. TAZELİKTİR
    AŞK, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. DÜŞLERİN GERÇEK OLMASIDIR
    AŞK, kocaman yatağın üçte birine sığışmaktır. YAKINLIKTIR
    AŞK, ecza dolabını açtığında diş macunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. UYUMDUR
    AŞK, “hoşçakal” dedikten sonra, tekrar karşılaşacağını bilmektir. KADERDİR
    AŞK, rüzgârın ağaçların arasında dolaşırken çıkardığı sesi dinleyip sevgilisinin yanında olmadığına hayıflanmaktır. YALNIZLIKTIR
    AŞK, asla anlatılmayacak hikâyelerdir.
    ÖZELDİR
    Sevgiyle...

    Son olarak arkadaşlar rica ederim burası bunun için uygun bir topik değil falan demeyin.bazı arkadaşlar uygunsuz yorum yazıyor.beğenmeyen yorum yazmasın.:eek:klava: