Aslında aşk yok... Ya da var.

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve seyran tarafından 15 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    15 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    bulmuş?..
    Görmüş geçirmiş, epeyce yaşamış kişiler diyorlar ki, insanın yaşamına bir sürü kişi girer; hatta belki aynı anda iki-üç kişi birden vardır. Ama bunca kişi arasında birkaçı için farklı duygular taşırsınız.



    Ötekiler sıradandır, birkaç kişi farklıdır, işte bu aşktır. Peki, öyle olsun ama neden bu birkaç kişi farklı? Bunun yanıtı yok. Çevrenizde karşı cinsten pek çok kişi vardır; hoşturlar, yakışıklıdırlar, size karşı çok iyidirler, ama belki de siz en az hoş olanına, size en az iyi davrananına ilgi duyarsınız. Sevişmek ve öpüşmek yani dokunmak bile, onunla farklıdır. Neden? Fizikten mi kimyadan mı? Ben bilemiyorum nedenini, bir bilen olduğunu da hiç sanmıyorum. Nasıl anlayacağız peki âşık olduğumuzu, hangisinin "farklı" olduğunu?

    Şöyle:

    Yanınızdaki kişi horluyorsa, kaçıp gitmek veya onu tekmeleyip yumruklamak, gırtlağını sıkmayı istemek gibi duygular yerme, hafifçe dokunup öperek onu uyandırıyorsanız, bu aşktır.


    Aşık olduğunuz kişinin bir başkasıyla daha birlikte olduğunu öğrendiğinizde, hemen onu terketmek yerine ne yapalım, bundan böyle poligam yaşayacağız demek ki diye düşünmüşseniz, bu aşktır.


    Yemek yapmaktan nefret ettiğiniz halde, sevdiği bir yemeği hiç sıkılmadan pişiriyorsanız, bu aşktır.


    Ondan telefon beklerken yapmanız gereken işe konsantre olamıyor, bir kitaptaki cümleyi üç-dört kez okuyor, evden çıkamıyorsanız, bu aşktır.


    Seviştikten sonra hemen kalkıp giyinip eve gitmeyi ya da onun kendi evine gitmesini istemiyor da birlikte uyumayı istiyorsanız, bu aşktır.


    Gitmeyi çok arzuladığınız bir konser ya da bir eğlenceden, o istemiyor diye vazgeçiyorsanız, bu aşktır.


    Akşamı nasıl geçireceğinizi düşünürken, önceliği ona bırakıyor, ancak o olmadığında başka şeyler yapıyorsanız, bu aşktir.


    Uzun zamandır unuttuğunuz bir duyguyu, örneğin özlem duygusunu, yeniden anımsamıssanız, bu aşktır.


    En sevdiğiniz tatlıdan, yarısını değilse bile bir kaşık da ona verebiliyorsanız, bu aşktır.


    Onunla birlikteyken, işkembe çorbasını sarmısaksız içiyorsanız, bu aşktır.


    O, aşırı durumda nezle, öksürük ve gripken, geceyi onunla birlikte geçirmeyi başarabiliyorsanız, bu aşktir.


    Orgazm olamadığınız zamanlarda sinirlenmiyor, ona sarılıp uyumaktan da o ölçüde keyif alıyorsanız, bu aşktır.


    O asık suratlı, yorgun, sıkıntı içinde, hiç konuşmadan, gülmeden, sizinle ilgilenmeden oturduğu halde, siz de onun yanında uslu uslu oturup, o geceki partiyi kaçırdığınız için ah vah etmiyorsanız, bu aşktır.


    Tek eşlilikten hoşlanmadığınız, poligamiyi savunduğunuz halde birdenbire tek eşli oluvermişseniz, bu aşktir.


    Burnunda çıkan koca kırmızı sivilcenin onun güzelliğini bozmadığını düşünüyor, hatta arada bir uzanıp o sivilceyi öpüyorsanız, bu aşktır.


    Bir sevişme sırasında canınızı acıtınca, içinizden okkalı bir küfür savurmuyor, o can acısı sonucunda bedeninizde oluşan morluklara sevgiyle, arzuyla bakıyorsanız, bu aşktır.


    Yurt dışı gezilerinizde elinizde kalan son para ile kendinize parfüm alacak yerde, ona after-shave alıyorsanız, bu aşktır.


    ---
    İşte böyle... Bazı kavramlara aşırı anlam yüklememek gerekir. Eğer bu anlattıklarımın birini, birkaçını ya da tümünü tanıyorsanız, işte o aşktır. Daha fazlasını ne yapacaksınız ki? Keşke herkes bu duygulan tadabilse.



    DUYGU ASENA
    "
     
  2. 16 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  3. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    Duygu asena çok iyi bir yazardı
    bir kaç kitabını okumuşdur
    ikili ilişkilerde gerçekten de çok güzel yazıları vardır
    paylaşımın için teşekkürler...