Aslında iyi oldu gidişin...

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve EU2 tarafından 29 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

    29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  1. EU2

    EU2 Guest

    Aslında iyi oldu gidişin...
    Gidişinle her istediğine, istediğinde sahip olamayacağını öğrendi içimdeki arsız deli kız!..
    Her kayan yıldızda tutulan dileğin, her gün duaya katılan isimlerin, hakettiğinde fazlasını mutluluğu için vermenin onu getirmeyeceğini öğrendi.
    ''Seni Seviyorum''ları ne kadar çok, ''Hayır''ları ne kadar az kullandığımı da öğrendi elbette.

    Aslında iyi oldu gidişin...
    Gidişinle sensizliğin acısı dolanırken her sabah parmak uçlarıma, bensizliğin sancısı kürtajla alınmış bir aşkın doğamamış ellerinin vicdanıyla oturdu sol tarafına.
    Belki gerçekten terk edebilseydim seni, yokluğumda aynı yere oturabilecek değerim gururunu kırmana yardım edebilirdi.
    Ama ben hep sana aittim.
    Ve bunu ilgi isteyen bir çocuğun ağlamadan istediğini alması gibi, daha istemeden sana söylerdim.
    Alıştın, arsızlaştın...
    Canımı acıttın...

    Aslında iyi oldu gidişin...
    Zamanla tabuların insan hayatındaki önemini öğrendim.
    Terkedilmişlerin nefret ederken bir yandan, bir yandan unutamamışlığını nasıl gizlediğini öğrendim.
    Yeni bir nefesin yerini doldurmasa da, acılarını hafifleteceğini öğrendim.
    Zamanla buğulu camlara adını yazmayı alışkanlık haline getiren ellerim, aslında adımı yazması gerektiğini öğrendim.
    Benimsememem gerektiğini öğrendim...
    ''En Yakınımsın'' cümlesini söylerken, ''En Yakınıyım'' diyebilmenin gerekliliğini, çocukluğumun tertemiz gülüşlerini teslim etmenin benim tercihim olduğunu ve hep yanlış tercihler yaptığımı da öğrendim elbette.

    Aslında iyi oldu gidişin...
    Aradığında açmayacağıma dair verdiğim sözlerin anlamsızlığını öğrendim aramadığın her günde.
    Bir gün ''Affet Beni Yaptıklarım İçin, Döndüm..'' dediğinde sonu hep kavuşmalarla bitecek olan red sahnelerinin hep hayalimde kalacığını öğrendim.
    Tanışacağım hiç kimsede sendeki gibi kalbimin atamayacağını, konuştuğum hiç kimsede sendeki gibi ruhumun havalanmayacağını öğrendim.
    Yanımdayken acıların nasıl kolay, imkansızların nasıl yakın olduğunu öğrendim.
    Oysa şimdi hiç olamayacağı gibi...

    Aslında iyi oldu gidişin...
    Artık hıçkıra hıçkıra ağlamamayı öğrendim.
    Unutulmaya yüz tutmuş gururumu artık takınmanın vaktinin geldiğini, bazen gururu yüzünden çok şey kaybetmiş insanların bazen de gururu yüzünden çok şey kazandığını öğrendim.
    Beni kaybetmeyi senin seçtiğini öğrendim.
    Sana sunduğum onca seçeneğe rağmen gitmeyi, beni hayatından çıkarmayı seçen birine daha fazla değer verip kendimi küçültmeyi bir tek içimdeki aşkın bana yaptırabileceğini öğrendim.
    Ama o aşkın yıpranabileceğini sen hiç öğrenemedin...

    Gidişin iyi oldu sevgilim...
    Bu gün sensizliğimin/bensizliğinin bilmem kaçıncı günü.
    Sevgimiz değişmesede büyüyoruz günden güne.
    Ve gittikçe zorlaşıyor geri gelmek biliyorum...

    Aslında gidişin gerçekten iyi oldu sevgilim...
    Bu gün sensizliğimin/bensizliğinin 4. ayına girişine adım adım yaklaştığı gün Oysa ilk günden pek bir farkı yok bunların ve bundan sonrakilerininde olmayacağı gibi.
    Ama artık Sevgilin sana ''dön'' demiyor, sahiplenmiyor ve şımartmıyor seni sevgisiyle.
    Tabularını oluşturmaya başladı ve o hiç görmediğin gururunu takındı.
    Sevgisi değiştimi Sevgilinin bir sen bilirsin değişmediğini.
    Artık sana da, sevgine de inancı yok.
    Bunu benden duymazdın aslında sevgilim ama sorumlusu sensin.
    İyi oldu gidişin...
    Bende gidersem artık iyi olacak sevgilim...
     
  2. 29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  3. EU2

    EU2 Guest

    Sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı... sana düşman bir sen var içimde.... seni senle savaştırıyorum, olan bana oluyor... uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü: "hanı ruhlarımız öpüşür ya? başkasındayken ağzımız..." su an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum, seni senle şavaştırır ken mağlup olan yüreğime... varlığındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim...




    Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya… En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli… Ve kadın ağlar; hem de çok! Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları. Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar. Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı… Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan… İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E.. o zaman niye sarılsınlar ki! Niye sarılalım ki! Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır. O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!!


    "Biri karşısındakini yarım bırakıp gidiyorsa, kaybetmeyi öğrenmek için büyük şansı olacak. Ama ne kaybettiğini anlayıp geri adım atınca, kırılan birşeyin asla eskisi gibi olamayacağı gerçeği ile karşılaşacak. Kalbini biri parçalara bölerse bilki onunki seninkinden daha fazla kanayacak. Zaman terkedilen için yaraları sararken, terkeden için artık hiçbir yaşadığı kolay olmayacak.."
     
  4. 29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  5. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    senağlama gitmesimi iyi kalmasımı o da muammaysa hala daha bi karışır durum sanırım...:çok üzgünüm:
     
  6. 29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  7. EU2

    EU2 Guest

    eğer çözülmicek bi bilmece gibiyse gitmek en iyisi yani gidene dur dememek en iyisi
     
  8. 29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  9. PastelBoya

    PastelBoya Yeni Üye Üye

    Katılım:
    8 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.865
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Katılıyorum..
    Gitmesi hayırlıdır demekki..
     
  10. 29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  11. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Bir bilmece,muamma,bazen bir karadelik, çıkmaz sokak...

    8 senelik bi ilişki için söylenen cümleler çok acıtıyor...
    ve böyle düşündüğüm halde evliliğe doğru ilerliyoruz....
     
  12. 29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  13. serin7979

    serin7979 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.956
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    :gitme: ayy gitmesin kısss içim bir tuhaf oldu
     
  14. 29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  15. EU2

    EU2 Guest

    ah be güzellim ben 5 yıllık ilişkimi bitirdim ​
     
  16. 29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  17. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    aslında çoktan gitmeliydi...
    niçin kendimize bunu yapıyoruz anlamıyorum olmuyorsa olmuyordur
    hala bi ısrar bi olacak duygusu körü körüne...
    kumar gibi bişey....
     
  18. 29 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : EU2
  19. serin7979

    serin7979 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.956
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    giden gitmiştir ,gittiği an bitmiştir....