Atatürk İçin Yazılmış Şiirler...

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve tarihçi tarafından 11 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    11 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  1. tarihçi

    tarihçi Yeni Üye Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2007
    Mesajlar:
    352
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    AĞLAYALIM ATATÜRK'E

    Ağlayalım Atatürk'e
    Bütün dünya kan ağladı
    Süleyman olmuştu mülke
    Geldi ecel, can ağladı

    Doğu batı cenup şimal
    Aman tanrı bu nasıl hal
    Atatürk'e erdi zeval
    Memur mebusan ağladı

    Atatürk'ün eserleri
    Söyleyecek bundan geri
    Bütün dünyanın her yeri
    Ah çekti, vatan ağladı

    Fabrikalar icat etti
    Atalığın ispat etti
    Varlığın Türke terketti
    Döndü çarh devran ağladı

    Bu ne kuvvet, bu ne kudret
    Var idi bunda bir hikmet
    Bütün Türkler İnön'İsmet
    Gözlerimiz kan ağladı

    Tren hattı tayyareler
    Tükler giydi hep kareler
    Semerkantla Buharalar
    İşitti her yan ağladı

    Siz sağ olun Türk gençleri
    Çalışanlar kalmaz geri
    Mareşalin askerleri
    Ordular tümen ağladı

    Zannetme ağlayan gülmez
    Aslan yatağı boş kalmaz
    Yalnız gidenler gelmez
    Her gelen insan ağladı

    Uzatma Veysel bu sözü
    Dayanmaz herkesin özü
    Koruyalım yurdumuzu
    Dost değil, düşman ağladı

    Aşık Veysel

    [​IMG]
    ONUNDUR

    Ne yaptığını ne yapacağını bilendi Atatürk
    Halktan daha ulu soy yoktu gözünde
    Kesinkes ulusal egemenlik
    Halk yönetimi onundur

    Kaldırır ululuk aldatmacasını tüm
    Ne denli köhnelik yobazlık yozluk varsa
    Laiklik içinde gerçek din duyarlığı
    Türk kadınını yücelten istem onundur

    Tarihimizi temele kökene boyutlayan
    Türk'ün düşüncesini sanatıyla bir tutan
    Türkçemizi anlatımda ışıklara büründüren
    Kafamız yüreğimiz soluğumuz onundu

    Hiç bir akıma benzemez ondaki görüşler
    Kendi çerçeveledi kendi yorumladı
    En yeni bilimdir tekniktir Atatürkçülük
    Bu çağın çok ötesinde bir çağ onundur

    Oğuz Kazım Atok

    [​IMG]
    10 KASIM TÜRKÜSÜ

    Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler
    Bozkır ovalarına, Erciyes'e, Ağrı'ya
    Ulusun egemen olduğunu
    Özgür olduğunu
    Haykıracağım haykıracağım işte
    Senin sustuğunca!

    Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
    Ana baba oğul kız
    Dere tepe bucak köy
    Yeryüzü yaşamalarımla değil
    Oralarda, senin gittiğince!

    Atatürk, taşıyacağım
    Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al
    Senin taşıdığını;
    Yurdun gök ülküsü
    Dalgalanırken
    Senin bayrağını yücelteceğim.
    Senin çıktığınca.

    Fazıl Hüsnü Dağlarca
    [​IMG]
    MUSTAFA KEMALLER TÜKENMEZ

    Tükenir elbet
    Gökte yıldızlar denizde kum tükenir
    Bu vatan bu topraklar cömert
    Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

    Ben de etten kemiktendim elbet
    Ben de bir gün göçecektim elbet
    İki Mustafa Kemal var iyi bilin
    Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
    Ruh gibi bir şey görünmez
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

    Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
    Bilimin yapıcılığın aydınlığında
    Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
    Evrensel yepyeni buluşlarda
    Geriliği kovmuşum ben dönmez
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

    Başın mı dertte beni hatırla
    Duy beni en sıkıldığın an
    Baştan sona her şeyiyle bu vatan
    Sakın ağlamasın kasımlarda
    Fatihler, Kanuniler ölmez
    İnanın Mustafa Kemaller tükenmez

    Halim Yağcıoğlu

    [​IMG]
    ON KASIM’LARDA YÜRÜMEK

    Atatürk'üm işte 10 Kasım yine
    Dalgalanır ağaçlarla oğullar
    Dalgalanır oğullarla nineler
    Dalgalanır ninelerle genç kızlar
    Özlemin ta yüreğime işlemiş
    Seni bulmak, seni görmek için ben
    Bütün toprakaltıyla barışacağım

    Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
    Öyle
    Güçlüsün ki
    Güçleneceğim
    Öyle yücesin ki, yüceleceğim
    Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
    Dağlara, dağlara karışacağım

    Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
    Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
    Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
    Sanki ellerim gece
    Sanki ellerim gündüz
    Yazacağım seni daha, bir daha
    Ben senin ölümünle yarışacağım

    Fazıl Hüsnü Dağlarca
    [​IMG]
    ATATÜRK’TEN SON MEKTUP

    Siz beni hâlâ anlayamadınız
    Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
    Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz
    Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.
    Mustafa Kemal'i anlamak bu değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Bırakın o altın yaprağı artık
    Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
    Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
    Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
    Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil
    Mustafa Kemal'in ülküsü, sadece söz değil.

    Bana, muştular getirin bir daha
    Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan.
    Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı?
    Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı?
    Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Hâlâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda
    Hâlâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz.
    Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın!
    Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların.
    Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız
    Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
    Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar.
    Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
    Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü
    Görüyorum ki, hâlâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş
    Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
    Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?
    Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
    Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
    Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister
    Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter!
    Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil...

    Halim Yağcıoğlu

    [​IMG]
    MUSTAFA KEMAL’İN KAĞNISI

    Yediyordu Elif kağnısını
    Kara geceden geceden.
    Sanki elif elif uzuyordu, inceliyordu
    Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
    İnliyordu dağın ardı, yasla
    Her bir heceden.

    Mustafa Kemal'in kağnısı derdi kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik
    Nam salmıştı asker içinde.
    Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü
    Doğrulmuştu yola önceden önceden.

    Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif
    Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar.
    Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı
    Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra
    Gecenin ulu ağırlığına karşı
    Hafiftiler, inceden inceden.

    iriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında.
    Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
    Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim;
    Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
    Alın yeşilini kapmıştı, geçirmişti
    Niceden niceden.

    Durdu birdenbire, Kocabaş, ova bayır durdu
    Nazar mı değdi göklerden, ne?
    Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez
    Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacur gucur
    Nasıl durur Mustafa Kemal'in kağnısı.
    Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden

    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş
    Süs beni, öldür beni, koma yollarda beni.
    Geçer, götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin
    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
    Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
    Düşerim gerilere iyceden iyceden.

    Kocabaş yığıldı çamura
    Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
    Örtüldü gözleri örtüldü hep.
    Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı bacım
    Kocabaş'ın yerine koştu kendini Elifçik
    Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden

    Fazıl Hüsnü Dağlarca
    [​IMG]
    ATATÜRK’LE

    Okullara gidiyor çocuklar
    Önlükler içinde
    Çantaları ellerinde
    O'nunla birlikte

    Sarı sarı mor mor
    Dağlarda çiçekler açıyor
    Nisanın ilk günlerinde
    O'nunla birlikte

    Nine Hatun Telgrafçı Hamdi
    Kara Yılan Halide Onbaşı
    Doğarlar yine
    O'nunla birlikte

    Yazıyoruz adını gün gün
    Elle beyinle yürekle
    Yurt yüzeyine
    O'nunla birlikte

    Sabutay Hikmet

    [​IMG]
    ATATÜRK

    Atatürküm eğilmiş vatan haritasına
    Görmedim tunç yüzünü böylesine geceler
    Atatürk neylesin memleketin yarasına
    Uçup gitmiş elinden, eski makbul çareler

    Nerede İstiklal harbinin o mutlu günleri
    Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi
    Hiç sanmam, öyle ağarsın bi daha tan yeri
    Atatürküm ben ölecek adam değildim der

    Git hemşerim, git kardeşim toprağına yüz sür
    O'dur karşı kıyıdan cümlemizi düşünür
    Resimlerinde bile melül mahzun görünür
    Atatürküm kabrinde rahat uyumak ister

    Cahit Sıtkı Tarancı


    [​IMG]
    NÖBETÇİ MİLLET

    Yaradan hey Yaradan!
    Dört yıl değil bin yıl geçse aradan
    Sensin ateş diye kanımızdaki
    Sesin ışık diye önümüzdeki!
    Ey yanımızdaki
    Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan
    Sınırsız mavi umman hey!
    Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın
    Sen her köpürüp taşmanda;
    Her konuşmanda
    Milletin alın yazısını yeniden yazardın.
    Bakışların inanmayanı ezerdi
    Sağ kolun bir tırpana benzerdi:
    Başlardı yurt tarlasında düşüncenin hasadı.
    Cümlelerin ya örsten kalkardı
    Ya çıkardı kından.
    Başak saçların sarkardı harman alnından:
    Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine.
    Milyonlar katılırdı sözlerine
    Mıknatısa koşan zerreler gibi.
    Köhne kanaatler, köhne küreler gibi
    Sözünde çarpışıp düşerdi.
    Tam sustuğun gün kıyamet oldu
    Tam konuştuğun anlarsa mahşerdi:
    Rab, gökte "dinleyin" derdi meleklerine;
    Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine;
    Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine:
    Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine.
    Şimdi nöbetçi olmak için Anıtkabrine
    Tamamlayabilmek için tavafını
    Sarmış yalın kılıçlar gibi etrafını
    Tutuyor nöbet.
    Bu millet:
    Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayan
    Bu, üç kıtayı atının nallarıyla damgalayan
    Bu, Timur'u, Atilla'yı, Oğuz'u
    Bu, Yıldırım'ı, Fatih'i, Yavuz'u
    Bu, seni yetiştiren ulu millet.
    Vakar ve haysiyetle dimdik
    Uyanık, tetik
    Anıtkabrinde tutuyor nöbet.
    Dünya dönüp dolaşıp
    Boğazlaşıp dalaşıp
    Ergeç ve ancak
    Milli misaklarda karar kılacak.
    Ey en büyük usta!
    Düşünen olmadı bu hususta
    Senden evvel ve senden ileri.
    İlk müjdeyi, ilk haberi
    Senden almıştı cihan
    Ta o zamandan
    Anlayamadığına yansın.
    Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceği
    Uğrunda milyonların seve seve öleceği
    En büyük maksat için
    Dünyaya ilk karşı koyansın.
    Nasıl içimizdeysen bütün varınla
    İşte öylece dünya davalarındasın!
    O ışık saçların, o alev sözlerinle
    O gök gözlerinle sen.
    Ey ıssız geceler içinden
    Bize eşsiz sabahı getiren!
    Ey asırlardır dul bayrağın eşi
    Ey geceyarılarımızın güneşi
    Ey ışık saçlar
    Ey yele kaşlar
    Ey çekilmiş hançer bakışlar
    Ey fikri döven şakaklar
    Ey kalem parmaklar
    Ey ay-yıldızlı el
    Ey en güzel
    Ey en büyük
    Ey Atatürk!
    Getir dudaklarını bir bir alnımıza koy
    Dağlansın ateşinle bu soy.
    Oy Atatürk oy...
    İrkilmez Ata çocuğu irkilmez:
    Zaptedilmez, Atam, zaptedilmez
    Biz varken senin hisarının burçları:
    Bakışlarımız kılıç uçları
    Bekliyoruz devrimini biz.
    Çökmeyeceğiz diz
    İsterse hayat zehrolsun
    İsterse refah kahrolsun
    İsterse kurşun düşsün yanımıza belimize
    İsterse geçinmek için bir dilim
    Kuru ekmek geçmesin elimize.
    Halel gelmez bizim ateşimize;
    Dünya düşse peşimize
    Yer sarsılsa yerinden
    Ne senden geçeriz, ne senin eserinden.

    Behçet Kemal ÇAĞLAR

    [​IMG]
     
  2. 11 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  3. tarihçi

    tarihçi Yeni Üye Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2007
    Mesajlar:
    352
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    ONSUZ

    Ah işte duyuyorum mesut günler içinden
    Sana "Sevimli yüzün asla solmasın" diyen
    Bütün adınla dolu sevinç şarkıları...
    - Sen öldüğün için mi şimdi bayraklar yarı!
    Ah işte görüyorum seni gördüğüm günü
    Altından, alkışlarla geçiyorsun bir tak'ın
    O gün bana gelmiştin babamdan daha yakın.
    Meğer duyacakmışım bir sabah öldüğünü...
    Meğer görecekmişim bir sabah gidişini
    İstanbul'un önünden son defa geçişini...
    Bizler seninle nasıl, ah nasıl beraberdik
    Bizler ki az sıkılsak "O başımızda" derdik
    Nasıl yok bileceğiz, O güzel güneş yüzü
    Ana, baba değil bu, bizler Ata öksüzü...
    Tatmadık, bilmiyoruz bu bambaşka yarayı
    Öğret bize yarabbi, ah O'nsuz yaşamayı...

    Ziya Osman Saba

    [​IMG]

    HAVZA YOLLARINDA MUSTAFA KEMAL

    Mahmur dağının başında bir duman bir duman
    Mustafa Kemal'in başında daha bir duman
    Dağ düşünür gündüz gece başından duman gitmez
    Mustafa Kemal düşünür gündüz gece başından duman gitmez
    Dağların başından duman eksik olmaz
    Soy yiğidin başından duman eksik olmaz

    Mahmur dağının dumanlarına baktı da dedi
    Mustafa Kemal, Köroğlu olmak ne güzel şu dağlarda
    Tutmak gece gündüz denizlerin yolunu, yol vermemek
    Üşümek, ateş yakmak, yola düşmek ne güzel
    Bölmek orta yerlerinden gemilerin getirdiği güneşi
    Bir sana bir bana sermek ne güzel

    Çakal dağının eteğine vardı ki Mustafa Kemal
    Vakit alaca karanlık, dağın eteğinde bir kahve
    Kahvede düze inmiş eşkıya, Karadeniz uşakları
    Kaynıyor Erzurum işi semaver, çay demleniyor
    Uyanmış su gözleri adamların susuz gözleri sıcak
    Mustafa Kemal baktı, tanıdı hepsi halk

    Oturdular, hep beraber çayı içtiler
    Ordan burdan, dereden tepeden konuştular
    Sabah güneşi gelip bağdaş kurdu bir yana
    Yarı karanlıktı yüzleri birden aydınlandılar
    Acı çekmiş, susamış, dağ çizgileri sert
    Mustafa Kemal'in gözlerinde tek tek ışıdılar

    Çıktı kavak yaylasına oh, dedi Mustafa Kemal
    Ölmez be, insan bu vatanı sevince
    Halk kokusudur güller çimenlerden gelir
    Ovaları sürenler aşağıda, ormanlarda bıçkı sesleri
    Dağılmış Mahmur dağının dumanları
    Çekip cümle türküleri bir dere ışıltısıyla akar

    Havzaya vardım ki, kulağımızı koyalım bir
    Bağımsız yaşamak diyelim bir, dinle ne ses verir
    Havza pazarına inmiş allı morlu köylüler
    Çıkarlar ormanlardan gizli gizli, çağıralım bir
    Gelirler toplanırlar ateşimize onlar için yaktık
    Özgür yüreklerinin soluğunu üflesinler bir

    Sevelim dedi, Mustafa Kemal, sevelim bir
    Selam verelim bir, selam alalım bir
    Halk olmak ne güzel şeydir arkadaşlar
    Şu sabah çayını içelim bir kardeşçe sıcak
    Yüzümüzü yunalım şu derede bir
    Sonra kursunlar darağacını kavgamıza
    Asarlarsa assınlar bizi düşlerimizden!

    Ceyhun Atuf Kansu


    [​IMG]
    ATA’MA AĞIT

    I

    Sırma sarısı yay saçlarına
    Gözüne rengini koy denizlerin
    Düşün dudakların en incesini
    Yüzüne tuncunu ver benizlerin

    Onda yürüyüşün en yiğitçesi
    Onda bükülmezi vardır dizlerin
    Gezerdi ülkede bir hızır gibi
    Em olup derdine çaresizlerin

    II

    Durgun bir denizi andırır dışı
    İçi hiç sönmeyen bir yanardağı
    Sesinde ıslığı eser kuvvetin
    Sözünde şahlanır hakkın bayrağı

    Gökle güneş gibi buluştu onda
    Sezinin sağlamı duyunun sağı
    Yıkarak kökünden Osmanlılığı
    O gömdü tarihe bir ortaçağı

    III

    Ürperir ovalar avazesine
    Dağlar dümdüz olur işaretiyle
    Devrilir hıncına çarpan ordular
    Kaleler dayanmaz yelpazesine

    Fikrin güzelliğin aşkın her şeyin
    Bağlıydı daima en tazesine
    Yaşadı başı dik, dünyaya karşı
    Getirdi dünyayı cenazesine

    IV

    Onsuz kaldığını bilse tabiat
    Bağlar üzüm vermez bahçeler kurur
    Okşar saçlarını ezelin eli
    Yüzüne ebedin ışığı vurur

    Övünür insanlık eserleriyle
    Yurt onun sevgisi üstünde durur
    Adıdır kurduğu devlete temel
    Ünü kurtardığı millete gurur

    V

    Fani varlığını kaybetti ama
    Damgası yurdumun burçlarındadır
    Engin ufuklara uzanmış kolu
    Hızı şimşeklerin uçlarındadır

    Kadının erkeğin hafızasında
    Gencin ihtiyarın düşlerindedir
    Yayla yellerinde eser gölgesi
    Sesi bahçemizin kuşlarındadır

    VI

    Ben mi yazacaktım göçüm gününü
    Dökerek ardından böyle gözyaşı
    Ben ki ona büyük gezilerinde
    Oldum bir küçük yol arkadaşı

    En son durağına varmadan ömrün
    Kapadı yolunu bir mezar taşı
    Büyük kurucusu Cumhuriyetin
    Hürriyet aşıkı milletin başı

    Kemalettin Kamu

    [​IMG]
    KURTULUŞ ÖNCÜLERİ İÇİN

    Yan yana iki çocuk görsem
    İşte Atatürk diyorum
    Özgürlüğün toprağı uyanıyor
    İçin için seviniyorum

    Koşuşan iki öğrenci görsem
    İçimin güneşi ısınıyor
    Yürüyen bir bakış gibi
    Mustafa Kemal geliyor

    Kol kola iki işçi görsem
    Emeğim çoğalıyor birden
    Bir ışık düşüyor ortalığa
    İşte Atatürk diyorum

    İşte Atatürk diyorum
    İlk kurtuluş öncüleri
    Bir gül çağrısında hepsi
    Bize uzanmış elleri

    Mehmet Kıyat

    [​IMG]
    ATATÜRK’ÜN SESİ

    Atatürk'ün sesi
    Bazen Erzurum Kongresi
    Bazen Sivas
    Bazen Anadolu'da sert bir rüzgar

    Atatürk'ün sesi
    Bazen Ankara'da ilk Millet Meclisi
    Bazen Orta Anadolu'da kartal
    Bazen Akdeniz'de tatlı bir rüzgar

    Atatürk'ün sesi
    Gökyüzünde ak bir bulut
    Bazen önünde İzmir'e ordular akar
    Bazen Akdeniz'de bir kartal

    Atatürk'ün sesi
    Bazen devrimlerin alfabesi
    Bazen Cumhuriyetin gür sesi
    Bazen Menemen'de deli bir rüzgar

    Bilgay Esemenli
    [​IMG]
    ATATÜRK’E AĞIT

    Edirne'den Ardahan'a kadar
    Bir toprak uzanır
    Boz kanatlı üveyikler üstünde uçar
    Ardahan'dan Edirne'ye
    Edirne'den Ardahan'a kadar

    Kopdağı'nda akar bir çeşme var
    Serçe parmak kalınlığında suyu
    Haram etmiş gece gündüz uykuyu
    Akar da akar

    Samsun'un evleri denize bakar
    Sokakları yosun içinde
    Çaparlar, takalar, manavlar
    Bilyalar gibi suyun yüzünde
    Bir iner bir kalkar

    İstanbul'da bir yâr sevdim
    İnsanı günaha sokar

    Savaştepe köprüsünden geçen tirenler
    Sel olur İzmir'e akar
    İzmir'in denizi kız, kızı deniz
    Sokakları hem kız hem deniz kokar

    Güneyde mis kokulu bir ağaç
    Yuvarlak yaprakları ince
    Yaz gelip de güneş vurunca
    Dallarından bal akar

    Bu toprak bizim yurdumuzdur
    Deli gönül yücesine çıkar
    Bir üveyik olur uçar gider
    Ardahan'da Edirne'ye
    Edirne'den Ardahan'a kadar

    Cahit Kulebi
    [​IMG]

    SANA BORÇLUYUZ TA DERİNDEN

    Sana borçluyuz ta derinden
    Çünkü yurdumuzu sen kurtardın
    Hasta, yorgun düşmüştük
    Yaralarımızı iyice sardın

    Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
    Sanatkardın, denizler kadar engin
    Kimsenin görmediğini görürdü
    Sevgiyle bakan gözlerin

    Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet
    Yüzyıllar boyu geri kalmış
    Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
    Her yanından yaralar almış

    Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
    Kurmak için yeniden
    Bilgiyle, inançla, coşkunlukla
    "Öğün, çalış, güven"

    Sana borçluyuz ta derinden
    Işığısın bu yurdun
    Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize
    Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun

    Hürriyeti sen yaydın içimize
    Halkçıyız dedin halk içinden
    İnançta hür yetiştirdin bizi
    Borçluyuz sana ta derinden

    Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti
    Bu milleti temiz ellerin
    Sana borçluyuz ta derinden
    En büyüğü Mustafa Kemallerin

    Cahit Külebi

    [​IMG]
    MUSTAFA KEMAL'E GİDEN YOL

    Karşıda bir ışık, bir ümit yolu
    Kollarımı yarına güvenle açacağım,
    Karşıda bir ışık, bir ümit yolu
    Bırakın, Mustafa Kemal'e varacağım.

    Ellerimi uzatıyorum, daha ötede
    Son duraktan biraz daha ötede
    Gücümün kuvvetimin kesildiği yerde
    Karşıda Mustafa Kemal'i görüyorum;

    Gün geçer devir değişir
    En olmaz istekler biter,
    Bir ses bırakmaz kişiyi yerinde
    Mustafa Kemal'in sesi, "İleri" der.

    Boyuna yeniliğe, ileriye
    Boyuna en yüce gerçeklere doğru!
    Apaydınlık bir yoldasınız, bakın
    Karşıda Mustafa Kemal, Mustafa Kemal yolu

    Attığım her adımı biliyorum
    Yarın daha güzel, daha aydınlık!
    Nasıl durabilirim, Mustafa Kemal sesleniyor
    Uzattım ellerimi varıyorum.

    Yürüyorum, yılmadan yürüyorum
    -Karşıda bir ışık, bir ümit yolu-
    İşte, ışıklar içinde büyüyen
    Mustafa Kemal'i görüyorum

    Mustafa CANPOLAT

    [​IMG]
     
  4. 11 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  5. tarihçi

    tarihçi Yeni Üye Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2007
    Mesajlar:
    352
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    MUSTAFA KEMAL'İ DÜŞÜNÜYORUM

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Yeleleri alevden al bir ata binmiş
    Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
    Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri...

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
    Destanlar yaratıyor cihanın görmediği
    Arkasından dağ dağ ordular geliyor
    Her askeri Mustafa Kemal gibi.

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
    Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
    Al bir ata binmiş yalın kılıç
    Koşuyorlar zaferden zafere...

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
    Ölmemiş bir Kasım sabahı!
    Yine bizimle beraber her yerde.
    Yaşıyor dört köşesinde vatanın
    Yaşıyor damar damar yüreklerde.

    Mustafa Kemal'i düşünüyorum:
    Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
    Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.
    Uykularıma giriyor her gece.
    Elllerinden öpüyorum.

    Ü.Yaşar OĞUZCAN

    [​IMG]
    ÖĞRETMEN ATATÜRK

    Yine derse giriyorsun Samsun kapısından
    Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini
    İl il, köy köy, can can
    Tüm Anavatan.

    Hemen başlıyor mutlu ders
    Erzurum'dan
    Sonra derinleşiyor volkan-öğütle
    Sivas'taki son oturumdan.

    Bütün memleket tek sınıf
    Bir yön bayrak, bir yön tan
    Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim
    Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon'dan.

    Sınıfımız her an kutlu bir savaş
    Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara'dan
    Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü
    Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.

    Mavi gözlerin hep barış barış
    Mavi yüceliğin hep duman duman
    Öyle alev alev bir ders ki
    Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.

    Anlatış tadı, kıvam kıvam öz
    Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar'dan
    Kocatepe, yalnız coğrafya değil
    Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan

    Öpüyorsun hepimizi göz göz
    Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.

    Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz'e
    Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından
    Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze
    Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.

    Öğrenmeye son yok
    Cumhuriyet, bir ders aynı konudan
    Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz
    Senin yarattığın vatan-kanıdan.

    Anlatıyorsun açık ve seçik
    Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan
    Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin
    Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.

    Yaşatarak öğretmek senin elinde
    Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan
    Seni özledikçe bellemek güzel
    Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.

    Sor bize her şeyi, konuşsun her öz
    Başlayı versin en zor imtihan
    Özgürlük güneşin ilk cevap, inan
    Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..

    İ. Zeki BURDURLU


    [​IMG]
    RESİM

    Her gün,
    Enginlerden engin,
    Yücelerden yüce
    Bir duygu sarar bizi,
    Bu sınıfa girince.

    Yanda, bir uçtan bir uca
    Mavi deniz,
    Odanın içinde güneşleri bulunca
    Isınırız.

    Enginlerin engini deniz olsa
    Deniz ufak!
    Yücelerin yücesi güneş olsa
    Güneş küçük!

    İlk günü gördük, nerden geldi:
    Duvardaydı
    Denizleri, güneşleri
    Küçülten büyüklük.

    Kürsünün üstünde bir resim:
    Gözleri denizlerden mavi
    Bakışları güneşlerden sıcak,
    Dört mevsim
    Kürsünün üstünde:
    Atatürk'ün arkasında al bayrak,
    Kollarını kavuşturmuş göğsünde.

    Bu resimle başlar bizim günümüz,
    Karşımızda Atatürk'ü gördükçe,
    Kıvançla dolar, taşar gönlümüz.

    Öğretmenimizin kürsüde
    Verdiği dersi
    Dinler bizimle birlikte
    Atatürk'ün resmi.

    Çalışkanız, çünkü,
    Çalışınca
    Bakarız, Atatürk güldü.

    Bir yanlışlık yapsak
    Bulutlanır gözleri,
    Anlarız, Atatürk üzüldü.

    Gelsek kürsünün dibine
    Görür bizi
    Eğilince.

    Kalksak, gitsek gerilere,
    Otursak arkalarda;
    Başımızı kaldırmadan duyarız
    Atatürk orada.

    Öteki odalarda
    Başka başka resimleri Ata'mın.
    Atatürk'üm, artık ömrüm oldukça
    Bu resimle karşımdasın!

    Yok hiç birinde
    Bundaki tılsım,
    Değişen çizgilerle
    Canlı gibi bu resim.

    Öyle canlı ki, sanırım,
    Ben de bir gün okulu bitirince
    Uzanan ellerinle
    Okşanacak sırtım.

    Öyle canlı ki, sanırım,
    Karanlık bile olsa
    Serpeceğin ışıkla
    Aydınlanır yollarım.

    Tıpkı sınıftaki gibi,
    Yapacağım bir işte
    Bu resmindir rehberim
    Kötülüğe uzanırsam
    Çat kaşlarını,
    Tutulsun ellerim.

    Tıpkı sınıftaki gibi,
    Bütün ömrüm boyunca
    Yaptığım bir işte
    İyi, doğru oldumsa
    Sevincini belli et,
    Gülümse!

    Yaprak yaprak dökülürken önümde
    Her yıl, dört mevsim;
    Sınıflar içinde yalnız bu sınıf,
    Resimler içinde yalnız bu resim!

    Behçet NECATİGİL
    [​IMG]
    SEN VARSIN ATATÜRK'ÜM HER ŞEYİMİZDE

    Bu gün yatağımdan hür kalkıyorsam
    Ekmeğim ak suyum berraksa,
    Ağaçlar çiçek açıyor
    Topraklar ısınabiliyorsa,
    Sesim gür çıkıyor
    Özgür özgür bakabiliyorsam,
    Sen varsın gözbebeklerimde
    Sen varsın Atatürk'üm sen varsın.

    Yazabiliyorsam gönlümce
    Okuyabiliyorsam...
    Kazabiliyorsam toprağımı
    Gün ışığında çapa kürek elde,
    Çalışabiliyorsam gece gündüz
    Ekip biçebiliyorsam dileğimce,
    Sen varsın yüreğimde
    Sen varsın Atatürk'üm sen varsın.

    M. Esat TOZKOPARAN

    [​IMG]
    Atatürk Gülümsedi

    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Siz sınıfa girince
    Dağıldı kara bulutlar
    Açıldı gonca


    Baktı ki okul yenidir
    Siz yenisiniz düşünceler yeni
    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Saklayamadı sevincini


    Baktı ki gençsiniz bilgili
    Eğitiyorsunuz yolunca yöntemince
    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Sevindi onca


    Baktı ki karışmış aramıza
    Çiziyorsunuz yolu
    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Gözleri dolu dolu


    Anlaşılan bütün yaz
    Atatürk gözünü kırpmamış
    Çünkü boşmuş sıralar
    Çünkü harf okunmamış


    Kapkara bulutlar inmiş
    Işıklı gözlerine
    Bora gibi fırtına gibi Atatürk'üm
    Sanırım yönelmiş bilgisizliğe


    Ama baktı ki gün doğmuş
    Bir koşu varmışız okula
    Özlemle açılmış kitaplar
    Bir iştah kızda oğlanda


    Baktı ki zil çalmış sınıfa girmişsiniz
    Bütün bakışlar sizde
    Günaydın demiş derse başlıyorsunuz
    Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde


    Baktı ki Türkiyesi Türkiyemiz
    Aydın ufuklara yürüyor hızla
    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Övünüyor bizimle


    Dağıldı kara bulutlar
    Biz sınıfa girince
    Atatürk gülümsedi öğretmenim
    Kürsüde kendini görünce.

    Talat Tekin

    [​IMG]
    İSTİKLAL SAVAŞINDA ATATÜRK

    Sakarya kan akıyor boydan boya!
    Mehmetçik artık ayağa kalktı.
    Mavi bir alev geçti gözlerinden,
    Savaşan kuvvet değil, haktı.

    Yirmi altı Ağustosta,
    Karanlıkta düşman tel örgüleri..

    Birşeyler ağarıyor etrafta,
    Mehmetçiğin tetikte eli.
    Saflar hücuma hazırdılar,
    “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz! İleri!..

    Mesut TARCAN


    [​IMG]
     
  6. 12 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  7. yesilim

    yesilim <img src="http://www.kadinlarkulubu.com/arcade/ima Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler tarihçi paylaşımın için ayrıca teşekkür
     
  8. 12 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  9. monii

    monii mutluluk gülü.. Üye

    Katılım:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    tarihçim çooooook teşekkürler:1hug:
     
  10. 14 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  11. MTS

    MTS Minik meleğim hoşgeldin.. Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.196
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çook teşekkürler tarihçi
     
  12. 16 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  13. arsizizmir

    arsizizmir Yeni Üye Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    80
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    ATATÜRK&#8217;TEN SON MEKTUP

    Siz beni hâlâ anlayamadınız
    Ve anlamayacaksınız çağlarca da...
    Hep tutturmuş "Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u" diyorsunuz
    Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz.
    Mustafa Kemal'i anlamak bu değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Bırakın o altın yaprağı artık
    Bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
    Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
    Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin?
    Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil
    Mustafa Kemal'in ülküsü, sadece söz değil.

    Bana, muştular getirin bir daha
    Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan.
    Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı?
    Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı?
    Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Hâlâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda
    Hâlâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz.
    Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın!
    Uluslar, fethine çıkıyor, uzak dünyaların.
    Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız
    Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil.
    Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar.
    Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
    Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü
    Görüyorum ki, hâlâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş
    Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken.
    Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen?
    Mustafa Kemal'i anlamak itişmek değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil.

    Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla
    Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla.
    Bu vatan, bu canım vatan, sizden çalışmak ister
    Paydos övünmeye, paydos avunmaya, yeter, yeter!
    Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil
    Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil...

    Halim Yağcıoğlu

    bu şiiri çok seviyorum,,
     
  14. 18 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  15. tarihçi

    tarihçi Yeni Üye Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2007
    Mesajlar:
    352
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    rica ederim arkadaşlar beğenmenize sevindim sırnaşık şeytatlicadiarzu
     
  16. 18 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  17. DeryaLı

    DeryaLı Guest

    paylasım ıcın cok tşk caanım
     
  18. 18 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : tarihçi
  19. Lereenim

    Lereenim Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.051
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    48
    Canım çok teşekkürler hepsi birbirinden güzel ve anlamlı .
     
Benzer Konular: Atatürk İçin
Forum Başlık Tarih
Mustafa Kemal Atatürk Hz. Muhammed (s.a.v.) Mezarının Korunması İçin Atatürk'ün Telgrafı !! 14 Mart 2012
Mustafa Kemal Atatürk ATATÜRK'ü anlamak için IQ'nuz kaç olmalı ? 16 Eylül 2010
Mustafa Kemal Atatürk Atatürk'ten azınlıklar için güzel bir ders 18 Ağustos 2009
Mustafa Kemal Atatürk Atatürk'ün İsrail İçin Söyledikleri 12 Ocak 2009
Mustafa Kemal Atatürk Atatürk için bestelenen marş (Doktor Şükrü Şenozan anlatıyor) 11 Şubat 2008