Atatürk ile ilgili bilinmeyenler

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve roxett tarafından 24 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    24 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  1. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk´ün olağanüstü yaşamı boyunca başından son derece ilginç ve gizemli olayların geçtiği biliniyor. Bu sayfamızda da bunların bir kısmına yer vermeye çalışacağız. Zaman içinde bunlara bulduğumuz yenileri de ilave olacak. Hepsini yanyana getirdiğimizde Atatürk´ün üstün şahsiyetinin yanısıra birde olağanüstü ve bilinmeyen bir yanının da olduğu gözler önüne serilmiş olacak.

    İLK BAŞ KALDIRIŞI :
    Atatürk, oldu olası Arapça derslerinden, yere bağdaş kurarak oturmaktan ve dizleri üstünde durarak yazı yazmaktan hiç memnun değildi.Yine dizlerinin üstünde durmaktan dizlerinin ağrıdığı bir gün ayağa kalkarak dersi ayakta dinlemeye başladı.Fakat bu seferde hocası bundan memnun olmamıştı ve Atatürk´e yerine oturmasını söyledi.Atatürk ise dizlerinin ağrıdığını ve oturamayacağını söyledi. Bunun üzerine hocası sinirlenip, deliler gibi haykırarak ;
    "Neee bana karşımı geliyorsun " dedi.
    Atatürk bunun üzerine ;
    "Evet karşı geliyorum" dedi.
    Tam bu anda diğer bütün çocuklarda ayağa kalkıp ;
    "Evet karşı geliyoruz" diyerek aynı sözleri tekrarlayınca,hoca ne yapacağını şaşırarak onlarla uzlaşmak zorunda kalmıştı. Bu onun ilk baş kaldırışıydı. Liderlik vasfının ve kitleleri peşinden sürükleyen karizmasının ilk ortaya çıkışıydı.

    15 YIL HÜKÜM SÜRECEKSıN...
    Atatürk hakkında yapılmış birçok kehanet vardır.Bunların en ilginci onun el falına bakan bedevinin söyledikleridir.
    Mustafa Kemal arkadaşları ile Bingazi´ye, Trablusgarp savaşına katılmaya gidiyordu.Yolda bie bedevi´ye rastladılar.Bedevi el falına çok iyi baktığını ve genç subaylara da isterlerse bakabileceğini söyledi.Hepsi ellerini açarak bedevinin söylediklerini dinlemeye başladı.Sıra Mustafa Kemal´e gelince, o önce baktırmak istemedi ama arkadaşlarının ısrarı karşısında, sonunda o da elini bedevi´ye açtı.Bedevi ele bakar bakmaz yerinden sıçradı ve heyecan içinde ;
    "Sen padişah olacaksın" dedi ve ilave etti "15 yıl hüküm süreceksin."
    Genç subaylar gülüştüler ve yollarına devam ettiler.
    Aradan yıllar geçti, Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti´nin Cumhurbaşkanı oldu.Cumhuriyetin 14.yılında hastalandı.Karaciğeri kötüye gittiğinde çevresindekiler ona "Artık içme Paşam" dediler.
    Atatürk onlara birzamanlar yolda rastladıkları falcı bedevi´yi hatırlattı ve gülerek ;
    "Arap vaktiyle söylemişti, Bizim padişahlık nasıl olsa 15 yıl sürecek...Hesapça bu son senemizdir..."
    Yıl 1938 ´di...
     
  2. 24 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  3. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    SECCADE ÜZERıNDEKı KEHANET
    Bilindiği gibi Hint halkı Atatürk´ü ve Türk halkını yanlız bırakmamıştı.Kurtuluş savaşından yıllar sonra ,1929 yılında Bir hintli Mihrace Atatürk´ü Pera Palas´taki 101 No´lu odasında ziyarete gelmişti.Mihrace´nin Atatürk´ü hangi nedenle ziyaret ettiği ve adı ve ziyaret sebebi hala bilinmiyor.Mihrace´nin ziyaretindeki bir sır da getirdiği hediyede yatmaktadır.Bu hediye altın sırmalı, hint işi ipek bir seccadedir.

    Seccadenin üzerinde bir şamdanın asılı olduğu düz bir kemeri,her iki yanında birer güvercin bulunan beş kubbeli bir diğer kemerin çevrelediği görülmektedir.Bordür de fillerden oluşmaktadır.

    En ilginç yer ise her iki kemerin arasında orta kısımda dal kıvrımları ve güllerin çevrimi ile oluşan boşlukta romen rakkamlı bir saatin bulunmasıdır ve saat ; 09.08´ i göstermektedir. Atatürk Mihracenin ziyaretinden 9 sene sonra saat 09.05 ´te vefat etmişti.

    Seccade halen Pera Palas´ ta bulunmaktadır.

    ATATÜRK´ÜN GELECEĞı GÖRDÜĞÜ OLAYLAR :
    Atatürk 1931 yılında,2.Dünya savaşı´nın patlamasının yakın olduğunu söylemiş ve bu konudaki düşüncelerini General McArthur´a şöyle anlatmıştı.
    "Versay antlaşması,1.dünya savaşı´na yol açan nedenlerden hiçbirini ortadan kaldırmadı.Tersine rakipler arasındaki uçurumu büsbütün derinleştirdi.Şimdi içinde yaşadığımız barış dönemi,sadece bir ateşkesten ibarettir.Avrupa´nın geleceği Almanya´nın alacağı tavra bağlıdır."
    General McArthur´a göre,savaşın 1940-1945 yılları arasında çıkacağını söyleyen Atatürk,Almanya´nın ancak Amerika´nın savaşa katılması ile yenileceğini ifade etmiştir.
    Atatürk hayatının sonlarına doğruda şöyle diyordu ;
    "Bir dünya savaşı yakındır.Bu savaş sonucunda, dünyanın durumu ve dengesi baştanbaşa değişecektir."
    ATATÜRK, Mussolini hakkında da şu görüşlerini açıklamıştı ;
    Mussolini bir maceraperesttir.Milletini bir uçuruma sürüklemektedir.Her tarafa saldırıyor.Bu adam yüzünden,çok şımarmış olan bu millete dersini vermeyi çok isterdim.,lakin yakında bir küçük millet onlara layık olduğu dersi verecektir.Ve şunuda hatırlatırım ki,bir gün gelecek,Mussolini´yi kendi milleti linç edecektir."
    Bu görüşleri aynen gerçekleşmiştir.
    ATATÜRK´ÜN RÜYASI :
    Atatürk´ün bir rüyasını da Dr.Reşit Galip Bey´den öğrenmekteyiz,
    "Mustafa Kemal ,Ankara´ya geldikten bir süre sonra ilginç bir rüya görmüştü.Ertesi gün bana şöyle anlattı. ;
    "Reşit Bey,rüyamda bana ´Paşam ,ınönü´den ne haber?´diye sordunuz.Bende ´vaziyet kritiktir´ cevabı verdim.´Kritik nedir? Anlamadım ki!´dediniz.Bende ´Bunun cevabını 15 dakikaya kadar veririm´ diyerek odama çekildim."
    Mustafa Kemal bana bu rüyasını anlattığında düşman henüz ızmir´e çıkmamıştı,ınönü mevkii de henüz bir önem taşımıyordu.Aradan yıllar geçti 2.ınönü savaşı´nın kritik günlerinden biriydi.Mustafa Kemal´in arabası Millet Meclisinin önünde durdu.Hemen yanına koşarak,telaş ve endişe içinde, "Paşam ,ınönü´den ne haber?" diye sordum.
    Aynen şu cevabı verdi ;
    "vaziyet kritiktir"
    O zaman ben ;
    "Kritik nedir? Anlamadım ki!" dedim.
    O da ;
    "Sana bunun cevabını 15 dakikaya kadar veririm" dedikten sonra gülümsedi ve ;
    "Hani Ankara´ya geldikten sonra bir rüya görmüşdüm,hatırladın mı?"
    Hafızamı yoklayarak, rüyasını anlattım.Gülerek ;
    "işte, rüya ayniyle vakidir.Ben ısmet´i tanırım,göreceksin 15 dakikaya kadar kendisinden muzafferiyet haberi alacağız."
    Gerçekten de 5 dakika geçmeden bir telgraf gelmiş ve 2.ınönü savaşı´nın da zaferle sonuçlandığını öğrenmişlerdi...

    ATATÜRK´ÜN 1907´DE ÇıZDıĞı T.C. HARıTASI :
    Atatürk, Kurtuluş savaşından çok önce, ittihatçıların Trakya´da 1907´de yaptıkları bir toplantı sırasında, bir Türkiye haritası çizmişti.Orada bulunanların anlattıklarına göre,o günkü Osmanlı devleti sınırlarıyla hiçbir ilgisi olmayan ve o zaman hiçbir anlam veremedikleri bu harita, gelecekte, yine Atatürk´ün kuracağı Türkiye Cumhuriyeti´nin haritası olacaktı.Haritada bugünkü sınırlarımıza uymayan tek bir fark vardı ;Atatürk, bizden ayrılmasına gönlünün bir türlü razı olmadığı Kerkük´ü de Türkiye topraklarına katmıştı.

    DENEME UÇUŞU :
    Uçakların ilk deneme ve gelişme dönemleriydi.Fransa´da yapılan bir uçak gösterisine katılan, birçok ulusun temsilcileri arasında, Osmanlı ateşesi olarak Mustafa Kemal´de katılmıştı.Gösteriyi izleyenler, sırasıyla uçağa bindirilerek gezdiriliyorlardı.Sıra Mustafa Kemal´e geldiğinde, gösteride bulunan ve genç ateşenin komutanı olan şahıs,birden bir rahatsızlık duyarak Mustafa Kemal´in uçağa binmesine engel oldu.Öteki temsilcilerle havalanan uçak kısa bir süre sonra düştü ve içindekilerden sağ kurtulan olmadı.
     
  4. 24 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  5. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    ATATÜRK VE "9" VE "19" Rakkamları :

    Atatürk´ün hayatında "9" rakkamının kendine özgü önemli bir yeri olmuştur.Örneğin Atatürk´ün doğum yılı olan 1881 rakkamı, "9" rakkamı ile birçok ilşkiler göstermektedir.
    1+8=9
    8+1=9
    18=2x9
    81=9x9
    18+81=99
    19x99=1881
    Atatürk´ün harb okuluna girdiği tarih : 1899
    Vatanı kurtarmak için Samsun´a ayak bastı : 19/05/1919
    Bandırma vapurunda yolcu sayısı 19 ´dur.
    ıttihat ve Terakki´nin yıllık toplantısına Trablusgarp delegesi olarak katıldı : 22/09/1909
    Sivas kongresinde Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Temsiliyesini kurdu : 04/09/1919
    Erzurum Mebus adaylığını kabul etti : 19/10/1919
    TBMM tarafından kendisine gazi ünvanı verildi ve Mareşalliğe terfi ettirildi : 19/09/1921
    Atatürk 19.yüzyılda 19 yıl yaşamıştır.
    Atatürk 19.yüzyılın bitmesine 19 yıl kala doğmuştur.
    Atatürk´ün ilk askeri görevi, 19.Kolordu Komutanlığıdır.
    Mustafa Kemal Atatürk : 19 harften oluşmaktadır.
    Mustafa Kemal Atatürk´ün nüfus cüzdanının numarası da 993814-B idi.
    Bu sayı dizisindeki 938 rakkamı öldüğü yılı hatırlatmakta geriye kalan 9 ve 14 rakkamı da ölüm saatinin yakın bir benzeridir.
    "Ne mutlu Türküm diyene" =19
    "ıstikbal göklerdedir" =19
    ATATÜRK´ÜN ÖNSEZıLERı :
    "Bunlar bir gün olacaktır...Görürsünüz,işitisiniz..."
    Prof.Dr.Afet ınan "Atatürk hakkında hatıra ve belgeler" adlı kitabında ilginç bir hatırasını naklediyor. Atatürk 09 ocak 1936 Perşembe günü, dil ve tarih coğrafya fakültesi´nin açılış dersinde okuması için afet ınan´a :
    "tarih belgelerinin ilerideki keşifleri buna dayanacaktır.Her tarihi kişinin söylediği sözler toplanabilecek ve böylece biz onları kendi seslerinden ve sözlerinden dinleyebileceğiz." diyerek yazıyı verir.
    Buna karşılık Afet ınan :
    "Bu çok uzak bir gelecekte belki olabilecek keşfin benim ifadem olarak verilmesine cesaret edemiyeceğimi" kendisine söylediğim zaman canı sıkıldı ve şöyle dedi :
    "Bunlar bir gün olacaktır...Görürsünüz,işitirsiniz..."
    30 yıl sonra :
    Atatürk tarafından bu yazının verilmesinden 30 yıl sonra yine aynı ay ve günlere tesadüf eden,01 ocak 1966´ da şöyle bir haber yayımlandı :
    "Venedik´in Saint Georges Adası´ndaki Benedictis Manastırı Labratuvarları´nda, manastır rahiplerinden Pellegrio´ nun yönetiminde,seslerin ayırımı esasına dayanan çok dikkate değer araştırmalar yapılmaktadır.ıtalya ıçişleri Bakanlığı,1962 ´de başlayan bu çalışmaları kontrol etmektedir.Fakat elde edilen sonuçlar halen açıklanmamıştır.Saint Georges Adası´ndaki bilim kurulunun geçmişe ait sesleri toplayacak,elektronik araçlar üretmeye çalışmakjtadırlar.Bilim adamları özellikle Demosten,Pitagor ve Jul Sezar´ın söylevlerinden kendi sesleri ile parçalar elde etmeye uğraşmaktadırlar."
    Haberin sonunda ise daha açıklayıcı bilgilerin şu anda verilemeyeceğinden bahsediliyordu.

    ATATÜRK´ÜN GÖRDÜĞÜ SON RÜYA :
    26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsızlığı ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmıştı.Prof.Dr.Afet ınan,olayı şöyle anlatıyor :
    "O geceyi rahatsız geçirdi,ilk hafif komayı o zaman atlatmıştı.Ertesi sabahki açıklamasında" :
    "Demek ölüm böyle olacak" diyerek "uzun bir rüya gördüğünü" söyledi ve "Salih´e söyle ,ikimizde bir kuyuya düştük,fakat o kurtuldu" dedi.
    Atatürk´ün,burada "kuyuya düşme" sembolü ile gördüğü rüya vizyonu,kendisininde söylediği gibi ölümün habercisiydi.
    Salih Bozol´un kuyudan kurtulması ise bilindiği gibi,Atatürk´ün vefat ettiği gün ,buna çok üzülen Salih Bozok´un da intihar etmesi ve sonunda onun kurtarılmasını simgeliyordu.
    ışte bu ATATÜRK´ün son rüyası idi...
     
  6. 25 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  7. VENUS_

    VENUS_ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    462
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Pera palastaki halının resmi bu işte..

    [​IMG]
     
  8. 25 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  9. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    resmi eklemen çok güzel olmuş. garip bişey ama
     
  10. 25 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  11. EU1

    EU1 Guest

    teşekkürler roxett. reşekkürler venüs
     
  12. 26 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  13. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    :smile: rica ederim..
     
  14. 26 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : roxett
  15. mavilim

    mavilim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    19
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Roxett. Atatürk gibi dahi bir insan bu güne kadar yeryüzüne gelmedi ve herkes emin olabilirki bundan sonrada gelmeyecek. Onu tüm dünya taktir ediyor.
    Arkadaşım yazın için teşekkürler. Atatürk ile ilgili arada bir yazarsan memnun olurum.
     
  16. 26 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : roxett
  17. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    ATATÜRK'ü ağlatan olay...

    Yıl 1922. 14 Ocak gece yarısı. Mustafa Kemal’in özel treni Eskişehir’e doğru gidiyor. Bu yolculuk bir kamuoyu yolculuğu olacak ve Gazi, savaş sonrası Anadolu’sunda bazı şehirlerin nabzını yoklaya yoklaya İzmir’e gidip annesini görecek. Ve Latife’yi.

    Ama o gece çok sıkıntısı var Mustafa Kemal’in ve bir türlü uyku tutturamıyor.

    Ali Çavuş kompartımanın kapısı önünde sigara üstüne sigara içiyor. Kapıya dayanmış karanlığı seyreder ken bir yandan da kendi kendine mırıldanıp duruyor.

    “Bu işin bu kadar çabuk oluvereceğini hiç düşünmedim.

    İşte, sonunda şifreli telgraf geldi. Zübeyde anamızı yitirdik. Peki, ne duruyorum. İçeri girip onu uyandırmalıyım. Ama işe bak, giremiyorum. Kıyamıyorum paşama. Nasıl derim ki: ‘Anamız öldü paşam!’ diyemem. Onun yüreği anası için atar. Hep söyler. Vatanı kurtarmakla anasını kurtarmak aynı anlama gelir onun için. Kapıyı açsam, telgrafı uzatsam, ‘Paşam sen sağ ol’ desem ‘Eyvah demez mi?’ ‘Koca vatanı kurtardım ama anamı kurtaramadım demez mi?"

    Ali Çavuş, anlattığına göre birden yerinden sıçramış. İçeriden bir ses geliyor. Mustafa Kemal sesleniyor.

    Çavuş kompartıman kapısını açıp selam duruyor:

    “Emret Paşam”.

    Mustafa Kemal yatağa oturmuş soruyor telaş ile:

    “Ne demeye kapıda bekliyorsun sen?”

    “Uyku tutturamadım da Paşam”

    “Annemden bir haber var mı?”

    “Az önce bir telgraf geldi dediler, şifreyi çözünce size sunacaklar.”

    “Boşuna kıvranma Ali, benden de saklamaya çalışma. Ben haberi aldım.”

    Ali Çavuş bir şey yokmuş gibi durmaya çalışıyor ve merakla soruyor:

    “Ne olan, ne haber aldın ki paşam? Hayır haber inşallah.”

    Mustafa Kemal usul usul anlatıyor.

    “Az önce dalmışım, rüyamda yeşil bir ovada anamla el ele geziniyorduk. Hep olduğu gibi bana birşeyler anlatıyordu. Birden bir fırtına çıktı. Bir sel bastırdı, anamızı aldı götürdü. Hiçbir şey yapamadım. Hiç, hiç!..”

    Çavuşu bir titremedir almıştı. Derken.. Mustafa Kemal emri verdi:

    “Çocuk! Al getir şu telgrafı, hemen!”

    Ali Çavuş kompartımandan çıkar çıkmaz, çözümü getiren görevliyle karşılaştı.

    “Ver onu” dedi. “Paşamız bekliyor.”

    Kağıdı aldı, içeri girdi, selam durdu ve: “Sen sağol paşam” dedi.

    “Millet sağ olsun.”

    Gözünden iri bir damla göz yaşı akıvermişti. Çavuş “Ağlama paşam” diye yalvardı.

    “Neden? Ben insan değil miyim? Anam öldü. Ben buna ağlarım. Ama, Anavatan kurtuldu. Bununla da te selli bulurum. Benim için ikisi bir.”

    İşte ben bunun için:

    ‘Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini’ diye cevap vermedim mi Namık Kemal’e? Birden Mustafa Kemal ile Ali Çavuş birbirlerine sarıldılar ve açık açık, hıçkırıklarla, içli içli ağlıyorlardı...
     
  18. 27 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : roxett
  19. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.660
    Beğenildi:
    5.192
    Ödül Puanları:
    438
    1."ATA''LAFINI SEVMEZDİ "Atatürk" hitabini ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Baskani bir
    konusmasinda kullanmis, Mustafa Kemal de çok begenerek soyadi olarak
    almisti.Kendisine ''Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoslanmazdi.

    2.EN SEVDİĞİ YEMEK
    Manastir Askeri Lisesi yillarindan kalan bir aliskanlikla hayati
    boyunca
    en sevdigi yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldi. Tatliya düskün
    degildi
    ama cani istediginde çok sevdigi gül reçelini tercih ederdi.

    3.EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI Ömrü yetseydi bir dünya turuna çikip Türk dili ve tarihi üzerindeki
    çalismalarini genisletmek en büyük hayaliydi.

    4.BAŞUCU KİTABI "ÇALIKUŞU" YDU.
    Binlerce kitabi vardi.Ama bunlarin arasinda bir tanesini hayati boyunca
    hatta cephede bile basucundan ayirmadi. Resat Nuri Güntekin'in ünlü
    Çalikusu" romanini hep yaninda tasir, her gün rastgele bir yerinden
    açar,birkaç sayfa okurdu.

    5.KABUL SALONUNDAKİ AT YAVRUSU
    Atlardan sonra en sevdigi hayvan köpekti. "Fox" adini verdigi köpegi,
    Gazi`nin yataginin ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düskünlügü o
    dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni dogmus bir tayla
    annesinin Çankaya Köskü kabul salonuna getirilmesini bile emretmisti.

    6.TAM BİR SALON ADAMI
    En sevdigi dans valsti. Müzik zevki çesitlilik gösteriyordu.Klasik Bati
    müzigi disinda Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

    7.GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI
    Gömleklerinin hepsi beyazdi. Bu gömlekler ilk yillarda Isviçre`de özel
    olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasina öncülük
    edebilmek için Beyoglu`nda bir terziye diktirilmeye baslanmisti.

    8.DOLABINDA LACİVERTE YER YOKTU
    Takim elbiselerinin tasarimlarini hep kendisi çizerdi.Lacivert takim
    giymeyi sevmezdi.

    9.ÖLÇÜLERİ Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu
    hastaliginin
    ilerlemeye baslamasiyla 46'ya kadar düsmüstü. 43 numara siyah rugan
    ayakkabi giyerdi.

    10.RUMELİ ŞİVESİ
    Özenli ve temiz bir Türkçe konusurdu. Ancak bazi kelimeleri Rumeli
    sivesiyle telaffuz ederdi.

    11.HAZİN BİR HİKAYE
    Hayatinda bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden
    sonra hayatina trajik bir sekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarinin
    nerede oldugu bilinmiyor.

    12.CUMHURBAŞKANLIĞI'NDAN YASAK.
    Hayatinin çogunu geçirdigi savas cephelerinden sonra Cumhurbaskani
    olarak geçirdigi yillar ona bir tecrit yasantisi gibi geliyor, çok sevdigi
    halkindan ve sade bir vatandas yasamindan uzaklastigini düsünüyordu.

    13.PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE
    Kiyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarinin dini kiyafetleriyle
    sokaga çikmalari yasaklaninca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi
    Kemal Milasli eliyle bir koleksiyon hazirlatti.

    14.KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI
    Sabah kahvaltilariyla arasi hiç hos degildi.Yataktan kalkar kalkmaz
    odasindaki divanin üzerine bagdas kurarak oturur, günün ilk kahvesini
    sigarasini içerdi.Bir özelligi de kendi kendine tiras olmamasiydi.


    15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
    evlerde bile egri duran esyalari
    düzeltmeden rahat edemezdi.

    16.HOSGÖRÜLÜ LİDER
    Köylünün birinin gazete kagidina sardigi tütünü içmeye çalisirken eli
    yanmis,"Alin bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmisti.Mahkemeye
    çikarilacakti. Atatürk olayi dinledikten sonra "Onu mahkemeye
    vereceginize dogru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.

    17.SİGARA PAZARLIĞI
    Hastaliginin baslangicinda kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde
    kaç paket sigara içtigini sormus, Atatürk "sekiz" demisti. Doktor bunu
    günde bir pakete indirmesi gerektigini söyleyince gülümseyerek cevap
    vermisti:"Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacagim".

    18."BU NASIL HALKÇILIK?"
    Bir sabah milletvekilleri ile trene binmisti.Kondüktörün
    milletvekillerinden bilet parasi almamasina sasirmis nedenini
    sormustu.Trenin milletvekillerine bedava oldugunu ögrenince epey
    sinirlenmis, "Ne de güzel halkç.l.k ama" demisti.

    19."LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!"
    Ilk mecliste bir oturum sirasinda üyelerden biri laikligin ne manaya
    geldigini anlamadigini söyleyince Gazi çok sinirlenmis ve elini kürsüye
    vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermisti: "Adam olmak
    demektir hocam,adam olmak!"

    20.KURBANLARI BAĞIŞLARDI
    Gittigi yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz
    böyle durumlarda sirtini döner yada kesilmelerini engellerdi.

    21.YABANCI DİLE MERAKI
    Askeri lisede ögrenmeye basladigi Fransizca'yi sonraki yillarda
    gelistirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardi. Konusurken araya Fransizca
    sözcükler de eklerdi.

    22.FASULYESİNE POKER
    Kumardan hoslanmaz ama arkadaslariyla fasulyesine poker oynardi.Oyun
    sonunda kazandiklarini iade ederdi.

    23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
    Cephelerde düsmanla gögüs gögüse savasmis biri olarak en ilginç
    özelligi
    savas meydanlari disinda kan görünce fenalasmasiydi.

    24.KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ Fransiz tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiginde Gazi`nin kulaklarinin
    duyuyor olmasina sasirmis anilarinda bunu espirili bir dille
    anlatmisti:"T.C`de bir tane kulaklari duyan kisi var onu da Cumhurbaskani
    yapmislar".

    25.BİR RİCASI BAS AÇTIRDI
    Bir gün halk arasinda dolasirken çarsafli bir kadina rastlamis, "Hafiz
    Hanim benim hatirim için basindaki örtüyü açar misin?" diye sormustu.
    Kadin bas örtüsünü açarak , Atatürk`ün önünde egildi ve ellerini öptü.

    26.BİLARDO VE YÜZME
    Sportmen kisiligi vardi. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo
    oynardi.

    27.EN BAŞARILI DERS
    E.itim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere
    ilgisi hayati boyunca sürdü.

    28.YAĞCILARA GEÇİT YOK
    Yagcila çok kiardi Bir aksm sofrasida kendisine gereksiz sekilde
    iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.

    29.SON YILBAŞI GECESİ 1937`yi 1938`e baglayan son yilbasi gecesini Disisleri Bakani Tevfik
    Rustu Aras ile bas basa gecirmisti. O gece dolabindaki bazi elbiseleri bakana
    hediye etmisti.

    30.KÖŞKTEKİ GÜVERCİNLİK
    Kuslari çok severdi.Çankaya Köskü`nde özel bir bakicinin ilgilendigi
    güvercinligi vardi.
    __________________