Atatürk'e Göre Başarının Yolları

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Barcman tarafından 16 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    16 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Barcman
  1. Barcman

    Barcman PR UZMANI Pro Üye

    Katılım:
    1 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    10.580
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    198
    Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem; o işe neler engel olur diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mıiş kendi kendine yürür.
    (Hasan Rıza Soyak Yakınlarından Hatıralar 1955 s. 10)

    Güçlükler karşısında yılmamak gerekir.
    (Afetinan M.K.Atatürk'ten Y s.11)

    Başarıda insanın önemi...
    Yeni kuruluşlar için bina para ortam olanaklarından söz edilmesi üzerine söyledikleri:
    - Gerekli sebeplerde hata ediyorsunuz! Bana yeni bir kuruluş oluşturacağınız yerde cansız maddelerden söz ediyorsunuz; halbuki bana adamdan söz etmelisiniz! Filân yerde Ali Bey var deyin; onu gözümde canlandırın! Eğer bu Ali Bey istenen adamsa binayı da parayı da etrafına toplanacak kitleyi de yaratır. Taşa toprağa değil insana değer verin!

    1933 (Atatürk'ten B.H. s. 59)

    Karar ve uygulama...
    Herhangi bir zorluk önünde kaldığım zaman benim yaptığım iş şudur: Durumu iyice belirlemek sonra bu durum karşısında alınacak önlemlerin ne olduğuna karar vermek. Bu kararı bir kere verdikten sonra artık acaba yapayım mı yapmayayım mı diye kararsızlık göstermemek duraksamadan kararı uygulamak ve başaracağıma inanarak uygulamak!
    (Asım Us. G.D.D. s. 109)

    Ağır ve kesin bir kararın doğruluğuna inanmak için durumu her köşesinden incelemek gerekir. Ağır ve kesin bir karar uygulanmaya başlandıktan sonra "Keşke şu tarafını bu tarafınıda düşünseydim.. Belki bir çıkar yol bulurduk. Yeniden bunca kan dökmeye bunca can yakmaya gerek kalmazdı!" gibi kararsızlıklara yer kalmamalıdır. Böyle bir kararsızlık karar sahibinin vicdanında kanayan bir nokta olur ve onu yaptığının doğruluğundan da şüpheye düşürür. Bundan başka beraber çalışacak olanlar yapılandan başka bir şey yapılmak olasılığı kalmadığına inanmalı.
    1919 (Falih Rıfkı Atay Atatürk'ün BA. s. 97)

    Bazen hiç umulmadık adamdan ben pek çok şeyler öğrenmişimdir. Hiçbir görüşü değersiz görmemek gerekir. Sonuçta kendi fikrimi uygulayacak bile olsam herkesi ayrı ayrı dinlemekten zevk alırım.
    (Salih Bozok Yakınlarının Ağzından Atatürk Yazan: Selâhaddin Güngör s. 30)

    Verdiğiniz emrin yapılmasından emin olmak istiyorsanız tâ en son gerçekleşme ucuna kadar kendiniz onun başında bulunmalısınız.
    (Ruşen Eşref Onaydın Atatürk T. ve D. K. H. s. 10)

    İlerlemek yolunda yapılacak her önemli girişimin kendine göre önemli sakıncaları vardır. Bu sakıncaların en az dereceye indirilmesi için önlem ve girişimlerde kusur etmemek gerekir.

    1921 (Nutuk II s. 600)

    Benim yaptığım işler biri diğerine bağlı ve gerekli olan şeylerdir. Fakat bana yaptıklarımdan değil yapacaklarımdan söz edin!
    (Afetinan Atatürk Hakkında H.B. s. 301)

    Benim her emrim yapılır çünkü benden yapılmayacak emirler çıkmaz!
    (Asaf İlbay Atatürk Anekdotlar - AnılarDer. : Kemal Anburnu s. 28)

    Büyük kararlar vermek yeterli değildir. Bu kararları cesaret ve kesinlikle uygulamak gerekir.
    (Baki Vandemir Atatürk Atatürk Görüşler ve Hatıralarla s. 96)

    Çalışmanın gerekliliği.. .
    Çalışmak genel yasadır; gelir sahipleri zenginler de bu yasanın dışında kalamazlar; mevcut servetini millî servetin artmasına yardım edecek şekilde kullanmalıdır. Bir zengin bedensel çalışmadan uzak kalabilir; fakat bu takdirde faaliyetini fikir uğraşısına yöneltmelidir.
    1930 (Afetinan M.B. ve M.K. Atatürk'ün El Yazıları s. 538)

    Çalışmak gerçekte güç değildir. Yalnız tutulan iş ile kişinin yetenekleri ve zevkleri arasında uygunluk olmalıdır.
    1930 (Afetinan M.B. ve M.K Atatürk'ün El Yazıları s. 75; 534)

    Verimli çalışma...
    Sonuçsuz uğraşmak çalışma sayılmaz. Hiçbir şey yapmamak veyahut sonuçsuz anlamsız şeyler yapmak çalışma yasasına karşı büyük suçtur.
    1930 (Afetinan M.B. ve M.K.Atatürk'ün El Yazıları s. 536)

    Çalışma insanların bedensel kuvvetlerini geliştirir ve yaşam için gerekli olan şeyleri sağlar. Çalışmaksızın fikrî gelişme ve ahlâkî olgunlaşma da mümkün değildir.
    1930 (Afetinan M.B. ve M.K.Atatürk'ün El Yazıları s. 535)

    Çalışmanın verdiği zevk...
    İnsan çalıştığı işi eli altında veya kafasının içinde eserini büyümekte ve yükselmekte gördüğü zaman ne büyük zevk duyar. Bu eser ister çiftçinin ürünü ister mimarın evi veya heykeltraşın heykeli ister bir bilginin veya bir sanatçının buluşu kitabı olsun zevk birdir. Zevk bütün güçlükleri saban arkasında dökülen terleri sanatçının düşünürün bazen pek elemli olan yorgunlukları nı derhal unutturur.
    1930 (Afetinan M.B. ve M.K.Atatürk 'ün El Yazılarıs. 75 - 76; 536 - 537)

    İş bölümü...
    İnsanlar bireysel olarak çalışırlarsa başarılı olamazlar.Çünkü Allah insanları yaratırken onlara öyle bir muhtaçlık vermiştir ki her insan hemcinsi insanlarla çalışmaya mecbur ve mahkûmdur. Bu ortaklık faaliyeti âdeta bir ilâhî gereksinim olunca amaçlanan birleştirmenin nasıl zorunluk olduğunu kolayca anlarız.
    1923 (Atatürk'ün S.D.II s. 125)

    İş bölümü insanlar arasında var olan doğal ve tarihsel bağlara yeni bir çok kuvvetli bağlar ilâve etmiştir. Bu yeni bağlar insanlara birbirlerinin eksiklerini tamamlatan yalnız bugünü değil yarını da sağlamaya çalışan bağlardır.
    1930 (Afetinan M.B. ve M.K.Atatürk'ün El Yazıları s. 521)


    Çalışma aşkı ve başarı...
    Bir insan milyoner olur. Fakat bir gün bütün servetini kaybeder düşebilir. Ancak o adamın içinde cevher varsa çalışma kudreti çalışma aşkı yaşıyorsa gene kazanıp eski servetini elde edebilir.
    (Hikmet Bayur T.D.K. Türk Dili Belleten No:33 1938 s. 16)

    Başarılarda gururu yenmek felâketlerde ümitsizliğe direnmek gerekir.
    1930 (Afetinan Atatürk Hakkında H.B. s. 90)

    Bir insan yaşamında büyük bir başarı kazanabilir fakat yalnız onunla övünerek kalmak isterse o başarı da unutulmak zorundadır. Onun için çalışmak ve daima başarı aramak herkes için esas olmalıdır.
    (Afetinan Atatürk Hakkında H.B. s. 301)

    Bir kurumun yaşaması gelişmesi başarılı olması o kurumun başına geçenlerin iyi huylu dürüst imanlı kişiler olmasına bağlıdır.
    1933 (Akşam gazetesi 27. 8. 1933)

    Türkiye İş Bankası'nın kuruluş gecesi (26 Ağustos 1924) Banka'nın Yönetim Kurulu üyelerine söyledikleri:

    - Sermayenin azlığına bakarak cesaretiniz kırılmasın! Böyle kurumlar için en kuvvetli sermaye zekâ dikkat namustur. Teknik ve metodik çalışmasını bilmektir. Bu anlayışla işe sarılınız kesinlikle başarırsınız! Bu işte başarılı olmayı eğer kişisel bir onur sorunundan daha ileri millî bir gurur millî bir onur sorunu yaparsanız çalışmak için amacınıza ulaşmak ve daha yükselmek için gereksindiğiniz ateşi enerjiyi bol bol yüreklerinizde bulacaksınız!
    1924 (Cumhuriyet gazetesi 27. 8. 1934)

    Üyeleri pek fazla olan bir komisyon büyük işler meydana getiremez.
    1930 (Atatürk'ün S.D. III s. 88)

    Etkileme sanatı...
    İnsanları istediği gibi kullanan kuvvet fikirler ve bu fıkirleri tanıyan ve genelleştiren kimselerdir. Fikrin özelliğide hiçbir itirazın bozamayacağı bir kesinlikle kendi kendini kabul ettirmektir. Bu ise fikrin yavaş yavaş duygular haline gelerek inanca dönüşmesi ile mümkündür. Ve böyle olduktan sonradır ki onu sarsmak için bütün başka mantıkların başka değerlendirmelerin hükmü olamaz.
    1914 (Mustafa Kemal Z. ve K. Hasbıhâl s.18)

    İnsanların değer ve saygılarının baş eğmelerinin kendinden meddeten değil manen yüksek olanlar hakkında belirmesi insan ruhunun gereklerindendir.
    1914 (Mustafa Kemal Z. ve K. Hasbıhâl s.9)

    Çok söz uzun söz bir şey için söylenir: Gerçeği anlamayanları gerçeğe getirmek için!
    1928 (Atatürk'ün S.D.II s. 252)
     
  2. 21 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : Barcman
  3. cucu-pete

    cucu-pete Sana Emanetiz Rabbim... Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    8.482
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    146
    ah Atam ah...
    ne güzel söylemissin hepsini de...
    keske bunlari uygulayacak insanlarimizda olsaydi..gercekten daha iyi yerlere gelirdik...