Atatürk'ün At Sevgisi Ve Atları

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Barcman tarafından 6 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    6 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Barcman
  1. Barcman

    Barcman PR UZMANI Pro Üye

    Katılım:
    1 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    10.580
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    198
    [​IMG]


    Mustafa Kemal’in hayatında atların bambaşka bir yeri vardır. Mustafa Kemal için at bir hayvan değildir, bir kıymet ve değerdir, çok büyük bir varlıktır. I. İnönü savaşının nihayetinde Türk ve Yunan orduları savaşın bitiminde birbirinden habersiz olarak karşılaşır. O kadar yorgundurlar ki askerler gecenin karanlığında birbirlerini tanımazlar bile. Türk ordusundaki Süvari Birliği’ndeki bu hayvanlar tanımıştır düşmanı geçerken. Siz daha iyi bilirsiniz kişnemesi, geri çekilmesi, durması, başını sallaması gibi daha birçok vasıfları olan bu hayvan o zamanlar en büyük yardımcı olmuştur. Kurtuluş Savaşı sırasında da Dumlupınar’da, Büyük Taarruz’da, İnönü savaşlarında bir insandan kıymetlidir at. Niçin? At hem taşıyıcıdır, hem çekicidir, hem yönlendiricidir, hem koruyucudur, hem kollayıcıdır hem de ısıtıcıdır. O kadar güzel varlıklardır ki atlar, Atatürk’ün bu hayvanı sevmemesi düşünülemez. O kadar ilgi ve hayranlık duyduğu bir hayvandır. Bunun yanı sıra çok yakın arkadaşı Fikriye hanıma ilk hediyesi attır ve bu atın adı “Zafer”dir.


    [​IMG]


    Latife hanımla da evlendiği zaman ilk hediyesi attır. Hatta bu atların İzmir’e gidişini de Mustafa Kemal’in yaveri Salih Bozok sağlamıştır. Ve herkesin bildiği gibi üzerine titrediği en çok değer verdiği atı da ‘Sakarya’dır.


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]





    Atatürk’ün özellikle Kurtuluş Savaşı sırasında atyarışları düzenlenmesini arzu etmesinin başlıca sebebi, ata zaten düşkünlüğü bilinen bir milletin bir araya geldiğinde bazı söylemlerle bilinçlenmesini istemesidir. O zamanlar yarışların düzenlendiği bu yerdeki topluluklara kürsüden hitap ederek düşüncelerini aktarma fırsatı bulurmuş. Yani Atatürk atyarışlarına 10 dakika önceden gelip yarış bittikten 2 dakika sonra giden bir zihniyette değildi. Aksine yarışlar başlamadan 3 saat evvel gelip, bittikten saatler sonra gidermiş. Sebebi de oraya gelen toplumla birebir konuşmak, ilişki kurmak ve dertlerini dinleyerek çözüm bulmaya çalışmaktı. Atyarışları bir kumar değil, bir heyecanı, kazanma azmini göz ardı edemezsiniz. Bu tip faaliyetlerden toplumun bazı kazanımlar elde etmesini sağlamak amaçtı. O zamanlar bu büyük toplulukları bir araya getirecek başkaca sosyal etkinlikler futbol, basketbol maçları gibi faaliyetler yoktu. Atyarışları bu bakımdan topluma bir takım mesajlar vermek için imkânlar sunan yerler olarak kabul edilirmiş. Atatürk’ün dediği gibi “Atyarışları modern toplumlar için sosyal bir ihtiyaçtır” sözü de buradan hareketle söylenmiştir.
     
  2. 7 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Barcman
  3. KAYAKIZI

    KAYAKIZI Aktif Üye Pro Üye

    Katılım:
    11 Aralık 2007
    Mesajlar:
    127
    Beğenildi:
    23
    Ödül Puanları:
    88
    Bende atları çok severim, ve sıkı bir at yarışı tutkunuyumdur:1rolleyes: Atlar çok farklı yaratıklar ve çok asiller onları koşarken izlemek bana inanılmaz keyif veriyor hepsinin ayakları düz bassın:nazar::nazar: