Atatürk'ün ricasını geri çeviren bakan !

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve pinknymph tarafından 18 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    18 Ekim 2007
    Konu Sahibi : pinknymph
  1. pinknymph

    pinknymph Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    193
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    108
    Atatürk’ün ricası…
    > Yıl 1934.
    > O yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı Ulus'tadır. Bakan
    > ise Niğdeli Abidin Özmen'dir.
    > Bakan Özmen makamında çalışmaktadır. Kapı çalınır.
    > Atatürk’ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla
    > bakanın makam odasına girer.
    > Bakan, yaverin kendisine uzattığı zarfı açar. Mektup
    > Cumhurbaşkanı Atatürk’ten gelmektedir. Mektupta
    > özetle, yaveriyle iki fakir ve kimsesiz çocuk
    > gönderdiğini, bu çocukların uygun görülecek bir
    > liseye (parasız yatılı olarak) kaydının
    > yapılmasından söz edilmektedir.
    > Bakan Abidin Özmen, hemen Orta Öğretim Genel
    > Müdürü'nü çağırtır ve şu direktifi verir:
    > "Yaver Bey'in yanındaki bu iki çocuğun evrakını
    > alınız ve bu çocukları Haydarpaşa Lisesi'ne paralı
    > yatılı olarak kaydını yaptırıp her ikisi için de
    > üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının 'Veli ve
    > ödeyen hanesine Mustafa Kemal Atatürk ismini
    > yazdırarak bana getiriniz." der.
    > Bakanın emri hemen yerine getirilir. Bakan Özmen
    > ayrıca, kısa bir mektup yazarakYaver Bey'le Çankaya
    > Köşkü’ne Atatürk’e yollar. Mektupta özetle; “Yaver
    > Bey'le göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkında
    > emirlerinizi aldım. Ancak, arkasında Türkiye
    > Cumhuriyeti' nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı Atatürk
    > gibi biri bulunduğu için; bu iki çocuğu fakir ve
    > kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem
    > de mantığımız izin vermedi. Bu nedenle her iki
    > çocuğun da emirleriniz gereği Haydarpaşa Lisesi'ne
    > paralı yatılı olarak kayıtlarını yaptırdım.
    > Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait
    > makbuzları ektetakdim ediyorum..."
    > Atatürk, Milli Eğitim Bakanının bu mektubu üzerine,
    > dönemin Başbakanı İsmetİnönü'yü telefonla arar ve
    > "Bak, senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı"
    > diyerek olan biteni anlatır. Başbakan İnönü, bakanı
    > adına özür dileklerinin kabul edilmesini ister.
    > Atatürk, "Yok, der. Özür dileme. Aksine çok memnun
    > oldum. Keşke her devlet adamı bu medeni cesarete
    > sahip olabilse ve bizlere doğruyu gösterebilse. .."
    > Nasıl, muhteşem bir tarihi anekdot değil mi?
    > Böyle davranacak bir bakan günümüzde kabinedeki
    > yerini koruyabilir mi ne dersiniz…
    > Tarihi değeri olan ve hiçbir yerde yayımlanmayan bu
    > anının unutulup gitmesine gönlü razı olmayan
    > bakanın yeğeni Yüksek Mimar H. Rahmi Özmen,
    > 15.08.1985 günlü bir mektupla gazeteci yazar Vahap
    > Okay'a iletir. O da 15.09.1985 tarihli “Kolay İlan”
    > adlı gazetesinde yayımlar. Bahsi geçen hatıra
    > Cumhuriyet gazetesinin 9 Ocak 2002 tarihli
    > nüshasında da yer alır.

    -alıntı-
     
  2. 18 Ekim 2007
    Konu Sahibi : pinknymph
  3. gurbaa prenses

    gurbaa prenses KK'nın Haylaz Kızı Pro Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    11.253
    Beğenildi:
    190
    Ödül Puanları:
    213
    tüylerim diken diken oldu offf senağlama
    çok güzel bi paylaşım canım sağolasın :1hug: