Atatürk'ün yazdığı şiirler

Konusu 'Şiir' forumundadır ve daylight tarafından 19 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    19 Kasım 2008
    Konu Sahibi : daylight
  1. daylight

    daylight Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    2.435
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    BİR ASKERİN MEZARINA
    Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir,
    Beyaz taş var, onun altında bayraklar
    Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken...
    Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt
    İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir
    Asker yatıyor...
    Onun hâbı istirahate çekildiği şu
    Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.
    Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar
    Nâle eylediler, çocuklar ağladılar.
    Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin
    Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak,
    Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin
    Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatan
    Ona nâilini intizar olmuş!...


    Mustafa Kemal Harbiye talebesi iken yazmıştır.


    HAKİKAT NEREDE? (OĞUZOĞULLARI)
    Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
    Tuna ezelden Türk diyarıdır.
    Bilinen tarihler söylememiş bunu
    Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
    Dinleyin sesini doğan tarihin,
    Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
    Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
    Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
    Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
    Doğudan çıkan biz, Batıdan yine biz
    Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
    Türk sadece bir milletin adı değil,
    Türk, bütün adamların birliğidir.
    Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
    Ey yığın yığın insan gafletleri!
    Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
    Dünya o zaman görecek hakikat nerede,
    Hakikat nerede?
    Mustafa Kemal
    Atatürk bu şiiri 1932 yılında İsmail Habib Sevük'e dikte ettirmiştir.
    Kaynak: Hacı Angı, Çocuk Gözüyle Atatürk, 4. Baskı, Angı Yayınları



    KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER
    Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
    Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
    Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
    Efkârı sakimane ile âleme karşı
    Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
    Âmali harisanesini eyledi tezyit...
    Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
    Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
    Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
    Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
    Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
    Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
    Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
    Ey enmilei sürbu cinayata delâil
    Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
    Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
    Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
    Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
    Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
    Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
    Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
    Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
    Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
    Âtimizi dendanı harisin kemirirken
    Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
    Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.
    Mustafa Kemal &#8226; Şanlı Ordu Gazetesi : 24 Kasım 1908</B>


    HAYAT
    Hayat kısadır,
    Biraz hayal,
    Biraz aşk
    Ve sonra Allahaısmarladık.

    Hayat boştur.
    Biraz kin,
    Biraz ümit
    Ve sonra Allahaısmarladık. Not: Atatürk'ün bu Fransızca şiir çevirisini, Sofya'da bulunduğu sıralarda, arkadaşı Salih Bozok'a yazdığı bir mektupla göndermiştir. Şiirin aslı, Velaine'nin "Serenad" adlı adlı parçasına aittirCADIARZUCADIARZUCADIARZU