Aura renklerinin anlamı

Konusu 'Reiki nedir ?' forumundadır ve kraker kız tarafından 20 Haziran 2008 başlatılmıştır.

    20 Haziran 2008
    Konu Sahibi : kraker kız
  1. kraker kız

    kraker kız Guest

    Aura renkleri katmanlara göre değişik anlamlar içermektedir. Katmanlara göre renklerin genel ifadelerini sırayla belirtelim;

    Beden alanları üzerindeki aura renklerinin anlamı, 1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden.)

    KIRMIZI : Bu rengin dahilinde olan tonlamalar gözle görülebilen en düşük seviyedeki titreşimsel frekansa sahiptirler. İkili bir doğanın sahibidir. Pozitif hallerinde mesela parlak ve berrak olduklarında ısıtıcı, sıcak enerjili, coşkulu özelliklerin sahibidir. Negatif hallerinde ise asilik, hırçınlık, isyankarlık, öfkeli tutum, kötü niyetlilik, yıkıcı tavırlar hatta nefrete kadar varan özellikleri taşırlar. Fakat kırmızı renk çok koyu tonda ise asil davranışlardan yoksunluk, egoistliğin göstergesidir. Koyu kırmızı renk aynı anda ihtirasında işaretçisidir. Sisli bir görünüm alırsa ihtiras titreşiminin kirli ve sağlık dışı olduğu manasına gelmektedir. Özünde kahverengi ton bulunan kırmızı renk korkunun; kahverengi ton koyulaşarak siyaha döndüğündeyse negatif titreşimli niyetin habercisidir. Kırmızı rengin içerisinde hafif sarımsı tonda bir renk olması halinde istem dışı duygu ve istekleri sergilemektedir. Açık kırmızı renk sinirli bir yapıyı simgeler. Parlak, berrak kırmızı renk tonu ise canlı enerjiyi, eli açıklığı, fizik sağlığı da belirtir. Parlak, gül rengi tonu ise evlat sevgisini, yuva sevgisini simgelerken, kırmızının pembemsi tonu ise, mutluluk, huzur, yumuşak yürekliğin habercisidir.

    TURUNCU : Bu renk en berrak tonda bulunduğu zaman taşkın güç potansiyelini ve canlılığı göstermektedir. Kırmızı tonlarına kaçtığı zaman ben-merkezcilik, egonun habercisidir.

    SARI: Mantık, şuur ve zekanın rengi olan sarı mat bir tona sahip olduğunda dünyevi özelliklerindeki bir zekanın habercisidir. Parlaklaşıp altın rengi tonuna doğru değişim gösterdiğinde zekada yükselme, ruhsallık aracılığıyla gerçeklenen arınmayı göstericidir. Sisli veya çamurlu gibi olan sarı renk ise cin düşüncelere sahip olmayı, kurnazlığı, açgözlülüğü ve ben merkezci egoistliği gösterir.

    YEŞİL : Dengeselliğin rengi olan yeşil aynı anda kalbin de yansıtıcı rengidir. Zümrüt renginin tonlarına büründüğünde şifayı temsil eder. Eğer birinin aurasında zümrüt yeşili rengi çokça bulunuyorsa, o kişinin şifa yeteneğine sahip olduğunu ve şifa sanatıyla alakalı olduğunun habercisidir veya o alan üzerinde uygulamalar yaptığının belirtisidir. Işık tayfının merkezi rengi olan yeşil bir insanın aurasında görüldüğü takdirde ahenk, denge, uyum, esnek davranışların göstergesidir. Yeşilin tüm açık tonları uyumlu olmayı, barışçı yapıyı, yakın alakayı ifade eder, Negatif anlamda ise aşırı bencilliğin, tam bir egoistliğin göstergesidir. Fakat yeşil renk çamurlu veya sisli gibi gözüküyorsa, o kişide üç kağıtçılığı ve açgözlülüğü sergilerken; kahverengimsi bir tona döndüğünde ise kıskanç davranışların habercisidir.

    MAVİ : Oldukça eski zamanlardan itibaren dini duygu ve sezgisel anlayışın sembolü olarak kabul gören mavi rengi en yüksek seviyede Üçüncü Gözle, yaratıcılık, ilham ve zekanın daha yüksek formsal titreşimi ile ilişkilidir. Mavi renk şifacının ilk görebildiği renklerden biridir. Aurada mavi, çivit mavi tonda renge doğru koyulaştıkça sadık bir kişiliğe, dini inançları olan birinin karşımızda olduğunu haber verir. İçerisinde kahverengi tonları veya siyah tonlarına yakın renkleri barındıran mavi rengin negatif tarafıyla dini duygularda, ruhsallığın karanlık yönlerine doğru bir sapmanın belirtisidir.

    MENEKŞE : Kırmızı rengin ve mavi rengin karışımlarının oluşturduğu mor menekşe rengi çok yüce ruhani hedefleri ve ruhsal gücü simgelemektedir. Ruhsal tekamül yolunda çok ilerlemiş birinin aurasında menekşe rengi ağırlıklı olarak görülür. O hep asil bir kişilik yapısını, kraliyet rengini temsil ettiği gibi, aura üzerinde bir yalıtıcı ve arıtıcı olarak da işlev yapar. Ortak bir renk olmadığı için her aurada gözükmeyebilir. O yüksek alemlerden yansıma yapan bir renktir, sadece spiritüel üstatlarda görülmektedir. Eflatun tonuna doğru kaçtığında yüksek ruhsallığı ve canlılığı, leylak rengi tonuna doğru derinleştikçe de şefkati ve özverili bir kişiliği simgeler. O, Tepe Chakra’ nın tepesinde bir yumurta şeklinde kendini göstermektedir. Üstadın tekamülü esnasında pozitife doğru ilerleme oldukça da oradan yayılarak ışık aracılığıyla bütün aurayı doldurarak, kendini hissettirir.

    KAHVERENGİ : Renk çarkı içerisinde yer almayan, fakat tüm renklerin karışımından oluşan bir renktir. Bazı kişilere göre ona işadamlarının rengi de denilmektedir. Lakin genelde fiziksel hastalıkları algılattıran bir renk olduğu için aurada görülmesinde olumsuz etkileri hissedilebilir. Şifacıların çoğu kahverengi renk ile negatif beşeri özellikler arasında bağlantı kurmaktadır. Bu renk gözüktüğünde cimriselliği, açgözlülüğü ve alt düzeydeki maddi içgüdüleri simgeler. Bir şekilde titreşimsel etkileri en üst seviyeye ulaşır. Bu da altuni kahverengi tonda olduğu zamandır ve o zaman çalışkan, organize ve yöntemli bir karakteri simgelemektedir.

    SİYAH : Her cins seviyede karanlığın habercisi olan siyah aynı anda ışığın yokluğu anlamına da demektir. Tek istisna hali ise fizik bedenle eterik beden arasında dar bir bant şeklinde görüldüğündeki halidir. Buna fiziksel aura demekteyiz. Bu, aurayı doldurduğunda yaşamı, yaşamın kendisini yadırgamak hatta reddetmek manasın gelmektedir. Başka bir şekilde aura içinde çizgiler halinde gözüktüğünde pozitif yönleri öldürür.

    GRİ : Bu renk ise durgunluğu, donukluğu, alışılagelmiş bir karakteri sergileyen bir renktir denilebilir. Fiziki seviyede de donukluğu, durgunluğu belirttiği gibi, pek çok zaman hastalıklarla beraber gözüken insanın canlılıktan yoksunluğunu da simgelemektedir. Koyu ve kurşuni tonlarda hale gelmesi ise korkulara, karmaşalara hatta hastalık derecesine varan karamsarlığa habercidir. Bu renk aura içerisinde gözüktüğünde ise, güven eksikliğini hatta beraberinde aldatıcı kişiliği simgelemektedir.

    BEYAZ : Bütün renklerin bileşiminden oluşur ve birlik, bütünlük bilincinin sembolü olan beyaz renk aynı anda kozmiksel bilincin ve ego' nun yani, benin de rengidir. Ruhsal anlamda ise mükemmeliyet, birliğe ve bütünlüğe ulaşmanın, aydınlanmış erdem sahibi varlıkların kendisini anlatma şekli beyaz rengin ortaya çıkması neticesinde olmaktadır.

    Genel anlamıyla bu ifade ve durumları içermektedir.

    Chakra alanları üzerindeki aura renklerinin anlamı, 1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra)

    KIRMIZI: Kök Chakra üzerinde yaşama dair haklarımız ve yaşamsal bağlılıklarımızı sergiler.

    TURUNCU: Cinsel Chakra üzerinde üretim konusunda haklarımız ve yaratıcılığımızı sergiler.

    SARI: Göbek Chakra üzerinde kendimizle ilgili kararlarımız ve düşünme gücümüzü sergiler.

    YEŞİL: Kalp Chakra üzerinde sevgi hakkımızı ve şifasal gücümüzü sergiler.

    MAVİ: Boğaz Chakra üzerinde ifade hakkımızı ve düşünce, duygularımızı aktarabilmemizi sergiler. Renk koyulaştıkça Üçüncü Göz Chakra üzerinde gerçekleri görebilmemizi sağlar.

    MENEKŞE: Tepe Chakra üzerinde kozmik bilinç hakkımızı ve algılama gücümüzü sergiler.

    KAHVE RENGİ: Chakralar üzerinde etkileşimi ve negatif kargaşa sızmasını ortaya koyar.

    SİYAH: Chakralar üzerinde etkileşimi ve dışsal negatiflerin son derece yoğun içsel bölgeler üzerinde dengesizliğe yol açtığını sergiler.

    GRİ: Chakralar üzerinde hakların eksikliğini ve Chakralar’ ın gerçek enerjisinden ayrılmak üzere çalıştığını sergiler.

    BEYAZ: Chakralar üzerinde saf enerjinin yoğunlukta olduğunu arınmışlığı sergilemektedir.

    Genel anlamıyla bu ifade ve durumları içermektedir.

    Dış enerji alanları üzerindeki aura renklerinin anlamı, 1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi)

    KIRMIZI: Katmansal enerji yoğunluğu.

    TURUNCU: Fiziksel güç.

    SARI: Düşünsel güç.

    YEŞİL: Pasif huzur.

    MAVİ:Ruhsal huzur.

    MENEKŞE: Arınmış üstatlık.

    KAHVE RENGİ: Düşsel karmaşalar.

    SİYAH: Depresif güçler.

    GRİ: Koruyucu bağlantı.

    BEYAZ: Ara boşlukların mevcudiyeti.


    Alıntıdır..
     
  2. 20 Haziran 2008
    Konu Sahibi : kraker kız
  3. kraker kız

    kraker kız Guest

    AURA'YI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
    İç halenin gücü, deneyin gün içerisinde hangi saatte yapıldığına bağlantılı olarak gözle görülebilir derecede bir değişiklik sergiliyordu. Sabah saatlerinde hale normal ve geniş oluyor, fakat bütün gün boyunca süren deneylerden sonra, akşam saatlerinde hemen hemen ortadan kayboluyor hatta daha karışık bir hal alan saçaklar sayıca azalıyordu.
    Diğer bir önemli değişiklik de süje meditasyon yaptığı sırada veya başka bir kişiyi hatta konuyu düşündüğünde gözlemlenmişti. Laboratuar koşullarında geçen yorucu bir günün ardından, saat akşam on'da, süje beş dakika süre boyunca meditasyon yaptıktan hemen sonra tam anlamıyla düzgün bir görünümdeydi.
    Deneyin hemen peşi sıra süje, duygusal ilişkisi olan, duygusal bağı bulunan bir kız arkadaşını düşünür işte bu sırada o düzgün görünüm bir anda ortadan kalkıverir. Başka bir deney sırasında ise, İkinci Dünya Savaşı düşünüldüğü sırada, ortaya ise garip bir çiçek deseni çıkmıştı.
    Kahve, çay veya alkollü içkiler içmenin ardından geçen on dakika sonrasındaki görüntüde, belirsiz olan bir takım lekeler belirmekte ve bu etkiler ise, dört saat kadar sürmekteydi.
    AURA ve ENERJETİK ETKİLEŞİMİ
    Rusya geliştirmiş bulunduğu Tobiskop veya Biyometre aracılığıyla Biyoplazma bedenin enerji bölgelerindeki parlaklıkları net bir şekilde ortaya çıkartmıştır. Her ikisi de pim şeklindeki cihazlardır.
    Cilt üzerindeki değişen biyokimyasal hassasiyetleri, yüksek iletme özelliğini, ışıldamalar şeklinde göstermektedirler. Bu yol kanalıyla bütün vücudu tıpkı bir harita gibi biyo-enerjetik olarak da ölçmemiz mümkündür.
    Tüm bunlar, çok fazla sayıda bir enerji akım ağının bütün vücuda yayılmış bulunduğu şeklinde eski Çin düşünüşünü doğrular şekildedir. Bunun beraberinde de Tibet tedavi sanatında birbirlerinin içinden geçen yüzlerce büyük kanallar ve de küçük kanallardan meydana gelmiş olan maddesel bir enerji bedenden söz edilmektedir.
    Tibet öğreti sistemine göre de üç ana kanal nispeten bir burguymuş gibi omurgayı sarmışlardır. Yoga öğretisindeki Kundalini güç hatlarını göstermesi bu resimlerdeki durumlara benzemektedir. Batı tıp dünyası ise bu konulardan çok az haberdardır, hatta tamamen habersizdir.
    Susuz çiçek açmaz, sevgisiz mutluluk olmaz.



    YİNG ve YANG




    YANG ERKEK ENERJİSİ:

    Aktif, yapıcı, güç, yürümek, konuşmak, eylem yapmak, hareketli, gökyüzü, güneş, koruyucu, yönetmek.
    HEDEFLİ: İlkbahar, pozitif, sıcak, kuru, çabuk, yüksek, geniş, sağ, aydınlık, gün.
    BEDEN: Bedenin üst bölgesi, Mide, kalınbağırsak, ince bağırsak, safrakesesi, mesane.

    YİNG KADIN ENERJİSİ

    Toprak, dinlenmek, uyumak, doyurmak, içmek, yürümek, ay, pasif, içine çeken, hedefsiz.
    HEDEFSİZ: Şarkı söylemek, sonbahar, kış, gece negatif , soğuk, yavaş, nemli, yakın, sol, karanlık,derin.
    BEDEN: ayaklar bedenin alt bölgesi, böbrekler, pankreas, akciğer, karaciğer, kalp.

    Çin felsefesinde ilk prensip YİNG YANG bütün evren demektir. Grafikte de gösterildiği gibi bir bütünün yarısını eşit parçalara ayrılmış siyah ve beyaz olarak gösterilmiştir.
    Polar ve zıt olmasına rağmen yine de karşındaki olmadan tamamlanamayan iki enerji,
    kadın ve erkek enerjisi birbirini tamamlayan yücelten.Birbirine zıt ve bağlı, Birbirini kullanan, Karşılıklı değişim yaratan iki enerji. Evrende bu iki enerjileri dengesiz kullandığımızda bu durum bedenimizde ve ruhumuzda eksiklik yaratıp hastalıklara neden olabilir.

    AFFETME
    ÖFKE HAYATIMIZDA HEPİMİZİN DENEYİMLEDİĞİ VE ZAMAN ZAMAN ETKİSİNDEN HEMEN KURTULAMADIĞIMIZ BİR ATEŞ ENEJİSİDİR.
    Tam öfkenin doruğundayken affetmek pek kolay olmasa da, siz yinede affetmeye niyet edin.

    NEDEN AFETMELİYİZ?
    Öfkenizi sürekli içinizde tutarsanız hem kendi frekansınızı düşürür, hem de öfkeli olduğunuz kişiye her zaman bağlı kalırsınız. Öfke tıpkı sevgi gibi bir enerjidir, birisini sevgiyle veya öfkeyle düşünme arasında hiçbir fark yoktur.
    Enerji boyutunda düşündüğünüz kişiye enerjinizi aktararak o kişinin sizin enerjinizden beslenmesini sağlarsınız. Sizden beslenen kişi kendisini çok iyi hisseder. Tabi ki sizde kendinizi güçsüz hissedersiniz
    DERİN BİR NEFES ALIN:
    ŞİMDİ O KİŞİNİN İSMİNİ SÖYLEYİN VE DEYİNKİ ŞU ANDAN İTİBAREN KENDİMİ VE SENİ AFFETMEYE NİYET EDİYORUM:
    Bunu 3 gün boyunca aklınıza geldikçe tekrar edin. Ve ne hissediyorsunuz öfkenizde bir boşalma oldu mu?
    YİNE O KİŞİNİN İSMİNİ SÖYLEYİN 'YAŞATTIĞIN DENEYİM İÇİN SANA TEŞEKKÜR EDİYORUM VE BUNU BANA YAŞATMANA İZİN VERDİĞİM İÇİN KENDİME TEŞEKKÜR EDİYORUM. ASLINDA SEN BANA ESKİ YARAMI HATIRLATMAK İÇİN GELDİN. BUNUN ACISINI HİSSETMEK İSTEMEDİĞİM İÇİN SANA ÖFKELENİYORUM. ŞU ANDAN İTİBAREN YARALARIMI SARMAYA NİYET EDİYORUM. KENDİMİ VE SENİ TAMAMEN AFFEDİYORUM. SEN ÖZGÜRSÜN BENDE ÖZGÜRÜM.
    Şimdi artık hapishanenizi terk edip ÖZGÜRLEŞEBİLİRSİNİZ. Çünkü öfkeniz sizin kapana kısılmanıza neden olur ve bir kısır döngü içinde küçük bir odada yaşamanıza sebep olur. Lütfen şu andan itibaren küçük odadan çıkıp evrenin güzelliklerini keşfedin.


    ALINTIDIR.