Avcinin Hilesi*

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve xsxulem tarafından 4 Şubat 2007 başlatılmıştır.

    4 Şubat 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    *. Bir avcı kuşları kolayca yakalayabilmek için kendini ağaç
    dalları, otlar
    ve yapraklarla gizleyip çayırlığa oturdu. Önüne bir tuzak kurup,
    bir avuç
    buğday attı.
    Hiç hareket etmeden beklemeye başladı. Bu sırada karnı iyice
    acıkmış bir kuş
    gelip, yakınına kondu. Onu böyle sessiz sedasız oturur görünce:
    -Sen ne yapıyorsun burada? diye sordu.
    Avcı:
    -Dünyadan elini eteğini çekmiş bir zahidim ben! diye cevap verdi.
    Hiç
    kimsenin işine karışmıyor, burada kendi halimde yaşıyorum...
    Kuş:
    - O buğdaylardan biraz yiyebilir miyim? dedi.
    - Bilmem ki dedi avcı, bir yetimin emaneti bana... Ama karnın çok
    acıkmışsa
    gel ye!
    Kuş, avcının gizli niyetlerinden habersiz, onu iyi yürekli ve
    dünya
    işlerinden uzaklaşmış bir zahid kimse olarak kabul edip buğdaylara
    saldırınca, hileci avcının ellerine düştü.
    Aldatıldığını anladığında ise iş işten geçmiş, tuzakta
    binlerce feryada
    başlamıştı.
    Avcı:
    -Görünüşe ve söylenen her söze inanırsan sonun böyle olur işte
    diyordu.
    Tuzağa yakalandıktan sonra feryadın ne faydası var? Uygunsuz hırs
    ve
    hevesler canların düşmanıdır. Önemli olan tehlike gelmeden önce
    uyanık ve
    tedbirli olmaktır. Felaket tufanından sonra ağlayıp sızlamışsın
    neye yarar?.