Avucunuzu açmayı denediniz mi?

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve birumutt tarafından 26 Mart 2010 başlatılmıştır.

    26 Mart 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  1. birumutt

    birumutt boncuk gözlüm Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.769
    Beğenildi:
    305
    Ödül Puanları:
    188
    AVUCUNUZU AÇMAYI DENEDİNİZ Mİ?
    Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır: Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner, ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece, kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey, elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.
    Bizleri de tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken; elimizi açıp benliğimizi, bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır! Bu örnekle benzeştirirsek; ben, sahip olduğumuzu düşündüğümüz her
    şeyin bizim için birer tuzak olduğunu fark etmediğimizi düşünüyorum:
    —Çoğunlukla konuşmaktan fazla bir özelliğini kullanmadığımız son model cep telefonlarına sahip olmak,
    —Ortalama 15 m2´sini kullandığımız ama kullandığımız alandan 10–20 kat büyük evlere sahip olmak,
    —Belki bir kez giydikten sonra çok uzun sure dolabımızın bir köşesinde unuttuğumuz günün modasına uygun giysilere sahip olmak,
    —Okumadığımız kitaplara sahip olmak,
    —Asla kadranın gösterdiği sürate ulaşamayacağımız en süratli arabaya sahip olmak,
    —Bize günde 3–5 kez zamanı, başkalarına sürekli zenginliğimizi gösteren kol saatlerine sahip olmak,
    —Vakit bulup gidilemeyen, gidilse bile dinlendirmekten çok uzak; tabiri caizse yorgunluktan haşatımızı çıkaracak deniz kenarına yakın bir yazlık, bir dinlence evine sahip olmak,
    —Vaktimize, nakdimize, aklımıza, çenemize zarar verse bile bir futbol takımı taraftarlığına sahip olmak,
    —Oturmadığımız koltuk takımları, izlemediğimiz dev ekran televizyonlar; kullanmadığımız, faydalanmadığımız daha nelere sahip olmak... Ya da sahip olduğumuzu sanmak...
    __Sadece çevre olsun diye bulunduğumuz ortamlar ve arkadaşlıklar
    O maymun gibi; avucumuzda tuttuğumuz sürece (faydalanamasak bile) sahip olduğumuzu sanmıyor muyuz? Ve ancak parmaklarımızı gevşetip bunlardan vazgeçtiğimiz zaman gerçekten özgür olup tüm yeteneklerimizi kullanabilir hale gelmeyecek miyiz?
    Aslında biz bu dünyaya sahip olmaya değil, şahit olmaya gelmişiz. Ah bunu bir anlayabilsek. ..
    Doç .Dr. Erol ERÇAĞ
     
  2. 13 Nisan 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  3. alkim

    alkim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    588
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    teşekürler
     
  4. 13 Nisan 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  5. mask35

    mask35 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    132
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Benden de Ah bunu bir anlayabilsek... TŞKLER ..