Aynalı Pastane

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Elif tarafından 26 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    26 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.629
    Beğenildi:
    5.164
    Ödül Puanları:
    438


    KONU:Aliye adında bir kızın hayatında yaşadığı olumsuz olayları anlatıyor.Aliye fakir ailenin bir kızı,ailesine katkıda bulunmak için de bir pastanede çalışıyor.Günlerini sürekli zengin olabilme hayalleri ile geçiriyor.

    Aliye,aynalı pastanede kasiyer olarak çalışıyordu.Tuşlara basmaktan tırnaklarının cilasının biraz daha aşındığını görüyordu.Bu ona ömrünü düşündürüyordu.Bir ömrü olduğunu ve akıp giden zaman…Patronları ona çok güveniyorlardı.Kasayı Aliye’ye bırakıp gidiyorlardı.Pastanede kasanın tam karşısında bir ayna bulunuyordu ve bu yüzden insanlar buranın adını aynalı pastaneye çıkarmışlardı.Aynalı Pastane diyorlardı.

    Bir gün komşularından mahalleye yeni bir yazar taşındığını duyuyor.Yazar hem romanlar,hikayeler yazıyor;parasız olduğu içinde falcılık yapıyormuş.Komşuları Aliye’ye ona gitmesini öneriyor.Ona git falına bakıp senin hayatını kendi hikayelerine yazıyor.Karşılığında sana gelecek veriyor diyorlardı.Bunun üzerine Aliye yazarın evine gidiyor ve falına bakmasını istiyor.Yazar bunun üzerine Aliye’nin falına bakıyor ve bütün geçmişini biliyor.Aliye’de onu şaşkınlıkla izliyor.

    Yine bir gün Aliye pastanede otururken bir adamla karşılaşıyor.Adama “Muhabbet Tellalı” diyorlarmış.İnsanlar aslında adamın pezevenk olduğunu söylüyorlar.Aliye onu pastanenin camında kendisini uzun uzun seyrederken görüyor.Pastane kapandıktan sonra adam Aliye’yi durağa kadar takip etmişti.Fakat Aliye izini kaybettirerek adamdan kurtulmuştu.Yine bir gün çalışmanın bir gelecek olmadığına inandığı anda o adam çıkmıştı karşısına,”Muhabbet Tellalı”.Adamın asıl adı Müştikmiş.Pastaneden izin alan Aliye Müştik ile beraber dışarı çıkıyor.Bu sırada bir dükkana giriyorlar.Burası pahalı ve güzel kokuları satıldığı bir dükkandı.Aliye buradan sürekli parfüm çalıyormuş.Bu kez ise Müştik ona almıştı en sevdiği parfümü “ Paris Gecesini”.Bunun üzerine müştik Aliye’ye bir akşam yemeği teklifinde bulunuyor.Aliye ise kabul ediyor.Müştik yemekte Aliye’ye çok güzel olduğunu söylüyor ve kolay para kazanabilirsin diyordu.Aliye’ye kötü yola düşmesini söylüyor.Bunun sırasında Aliye şaşırıp kalıyor.Konuşmak istiyor fakat Müştik izin vermiyor.Müştik parayla hayatında istediği her şeyi elde edebileceğini söylüyor.Daha sonra günlerce düşünen Aliye Müştik’in önerisini kabul ediyor.Müştik bunun üzerine Aliye’yi çok zengin ve yalnızca bakirelerle birlikte olmak isteyen bir adama pazarlıyor.Böylece Aliye’nin hayatı tamamen kararıyor.Lüks otellerde zengin adamlarla birlikte oluyor ve akıl edemediği paralar kazanıyor.



    Bir gün otelde Müştil ile karşılıklı oturan Aliye şu sözü söylüyor:”Ben böyle bir hayat için yetiştirilmedim”diyor.Ve eski hayatına dönmek istiyor.Müştik ise artık çok geç olduğunu ve dönemeyeceğini Aliye’ye belirtiyordu.Aliye kararından emindi.Bir gün falında çıkmıştı “Masal Perisi” falcı yazar Masal Perisinin karşısına çıkacağını ve ona yardım edeceğini saöylemişti.



    Aliye bir gün bir adama aşık oluyor ve Masal Perisi’nden kendisini çok güzel ir bayan yapmasını istiyor.Masal Perisi ise Aliye’nin bu isteğini kabul ediyor.Aliye adamın yanına gidiyor ve konuşmaya başlıyor.Bu sırada Aliye aşık olduğu adamın eşcinsel olduğunu öğreniyor.Bunun üzerine masal perisine gidiyor ve kendisini erkek yapmasını istiyor.Fakat masal perisi bunu kabul etmiyor.Bunun üzerine oradan gidiyor ve Aynalı Pastaneye dönmek istiyor.



    Aynalı pastane karşısına geldiğinde kapı açılmıyor ve içeriye giremiyor.Fakat onun dışındaki herkese kapı açılıyordu.Aradan biraz zaman geçiyor ve Aliye tam pastanenin karşısındayken arkasından yaklaşan ve omzuna elini koyan çok zengin bir bey görüyor.Bu kişi Aliye’ye hiç yabancı gelmiyor.Birlikte içeri giriyorlar ve adam tek başına masaya geçip oturuyor.Etraftaki insanlar ise ondan imza almak için sıraya giriyorlar.Aliye ise oturduğu yerden kalkıp adamın yanına gelerek: “bu o”diyor.O kişi falcılık yapan yazardı.Kitaplarını bastırabilmiş ve artık çok ünlü ve zengin olmuştu.Yazar imzaladığı kitapları masanın kenarına doğru iterken Aliye hafifçe eğilerek yazarın kitabını okuyor