Aynı evde ev arkadaşı mı, yoksa hayat arkadaşı mı olmalı?

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve betican tarafından 16 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    16 Aralık 2008
    Konu Sahibi : betican
  1. betican

    betican Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    453
    Beğenildi:
    27
    Ödül Puanları:
    308


    Merhaba Arkadaşlar,

    Ben hep bu konuyu düşünüyorum. Ve hep hayat arkadaşı olmak gerektiğini savunuyorum. Yani herşeyi birlikte yaşamak gerektiğini düşünüyorum.
    Yani şunu demek istiyorum, erkek de kadın da eviyle, ailesiyle ve çocuklarıyla vakit geçirmeli diye düşünüyorum. Zaten günün büyük bir kısmını işyerinde geçiren eşlerimiz neden daha sonra da sadece arkadaşlarına vakit ayırsın ki. Eğer gezmek istiyorsa eşi ve çocuğuyla da gezebilir. Arkadaşlarıyla ( evli olanlar ) evlerinde de görüşebilir.

    Ben aynı evin içinde eşten çok ev arkadaşı olmaya çok karşıyım. Günümüzde evlilikler o kadar acayipleşti ki , hep kendime soruyorum ben mi çok geri kafalaıyım,insanlar mı bir acayip diye?
    Çünkü herkes kendine bir hayat kurmuş. Adam işten çıkıp arkadaşlarıyla geziyor, gece yarılarına kadar. Kadın deseniz ya çocuğuyla ya da ailesiyle vakit geçiriyor.

    Gece olunca ikisi evde buluşup uyuyorlar. Bence bu evlilik değil, yada böyle olmamalı.

    Evlilik iki insanın her türlü zorluğa beraber katlanması, beraber yaşaması, en güzel ve en kötü zamanlarını birlikte geçirmesi demektir.
    Akşma beraber yemesi, tv seyretmesi, çocuklarıyla vakit geçirmesi, gezmeye gitmesi, beraber yemek yapması, canları isteyince dans etmesi, uzanıp film seyretmesi, arada bir kavga etmesi, yani birbirlerini istemesi, beraber yaşlanması demektir.Aile olmak bu değil midir?

    Ben eşim hep yanımda olsun istiyorum. Ama bakıyorum bazı arkadaşlarım eşleri eve gelmesin diye gözlerinin içine bakıyorlar, tabi adamlarında canına minnet eve gelmemek.

    Erkek ilten çıkıyor, hop arkadaşlarıyla gezmeye,, gece yarıları eve geliyor, nerde olduğu ne yaptığı belli değil. Kadın işten çıkıyor, o da ailesinin yanına gidiyor, yemeğini yiyor v.s sonra geç saatte çocuğu varsa onuda alıp evine gidiyor.

    Eşlerin o saatten sonra yapacakları tek şey kalıyor. O da beraber yatıp uyumak.( tabi hala beraber yatıyorlarsa) Eeee nerde kaldı, bizim aile kavramımız.

    Sanki geçtikçe değerlerimizi kaybediyoruz. Ya birilerine özeniyoruz yada özgürlüğümğüzü özlüyoruz. o zaman neden evleniyoruz. Ve belli bir süre sonra böyle yaşamaya dayanamayıp, boşanıyoruz. Neden mutsuz çocuklar yetiştiriyoruz.

    Böyle ortamlarda, sürekli kavga gürültü içinde, sevgiden, huzurdan uzak büyüyen çocuklarımızdan neden bu kadar çok şey bekliyoruz.

    Bence insanlar evlenirken de, çocuk yaparken de çok iyi düşünmeliler. Evlilikte anne baba olmak da çok büyük fedakarlıklar ve sabır istiyor.

    Siz de benimle aynı fikirde misiniz?:asigim:
     
  2. 16 Aralık 2008
    Konu Sahibi : betican
  3. schnitCELL

    schnitCELL £PİRELİ PİRELLİ GÜZELİ£ Üye

    Katılım:
    22 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    697
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    şu konuda haklısın canım adam hergece dışarda kadında ya anasında yada arkadaşında veyahut evde kocasını bekliyor,her neyse bu elbette yanlış...
    ama şöyleki kendimden örnek vereyim eşim işi sebebiyle ayda 15gün yok 15günde evde...
    o yokken ben istediğim gibi plan yapıyorum arkadaşlarımla buluşup aileme kalmaya falan gidiyorum bir yerde yalnız takılıyorum...buna ihtiyaçta duymuyo değilim çünkü çok sevdiğim dostlarımla şöyle bir yerde buluşup iki muhabbet etmek ve bir fincan çay içmek bana büyük keyif veriyor...
    eşim geldiğinde mümkün olduğunca beraberiz zaten, arada akşamları evli yada bekar bir arkadaşıyla dışarıya çıkmasını çok doğal karşılıyorum ben...ki her defasında benden izin ister bu konuda
    benim buna ihtiyaç duyduğum gibi onunda ihtiyacı olduğunu biliyorum ve anlayışlı davranıyorum...
    ama burda en önemlisi kocaların dışarı çıkma sıklıkları ve kendilerinin dozu kaçırmadan eşini ve ailesini ihmal etmeden yapabiliyor olması...
    bu konuda her iki tarafda kendini biliyorsa, rahatsızlık oluşmasından ziyade sosyal olmanında kişinin ruh sağlığı açısından faydası olabileceğini düşünüyorum...
     
  4. 16 Aralık 2008
    Konu Sahibi : betican
  5. Nil

    Nil KK Kro Pro Üye

    Katılım:
    22 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    9.669
    Beğenildi:
    91
    Ödül Puanları:
    153
    aslında ikiside olmalı...
    hem iyi bir ev arkadaşı,hemde hayatı paylaştığın arkadaşın...
    kişinin en iyi arkadaşı da olabilmeli eşi,aynı zamanda aşkı yaşadığı adamda..
    derdimi rahatça anlatabildiğim,utanmadan ve korkmadan ,sonsuz bir güvenle başımı omzuna yaslayıp ağlayabildiğim, adamda olmalı...
    sevincimde de ,gözyaşımda da o olmalı ilk düşüncemde...
    aynı pencereden ve aynı gözlüklerden bakıp ,aynı lisanı konuşup,beni anlamlandırıp tüm özeniyle göğe çıkarabilmeli...
    sevmediğimiz herhangi bir şeyi bile sırf o seviyor diye de sevebilmeliyiz aslında!
    apayrı dünyaların insanları olsakta belki,tek bir çatı altında mutluluğu yaşamayı hedeflemeliyiz...
    ve yıllar sonra birgün o dede, ben nene olduğumda,
    birbirimiz için şunu dileyebilmeliyiz '' Allah'ım önce benim canımı al ki,eşimin acısını bana yaşatma'' ;(