Ayşe Arman'dan özel pozlar...40 olmadan Nihat Odabaşına poz verdim

Konusu 'Arşiv' forumundadır ve Halikarnas tarafından 18 Haziran 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    18 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  1. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198

    40 olmadan Nihat Odabaşı’na poz verdim

    Bütün hayallerimi tek tek gerçekleştirmeye başladım.

    Size bir şey söyleyeyim mi?

    Artık korkmuyorum da...

    İçimden ne geliyorsa...

    İç sesim neye "Tamamdır" diyorsa...

    Yapıyorum.[​IMG]

    *

    En büyük hayallerimden biri...

    40 olmadan Nihat Odabaşı’na "baştan çıkarıcı birkadın" olarak poz vermekti.

    Sevgilime sordum:

    "Yapabilir miyim?"

    "Ben senin baban değilim, benden izin almana gerekyok!" dedi.

    "Yooook yemezler!" dedim.

    "Hiçbir şeyden korkmuyorum ama seni kaybetmektenkorkuyorum. Kontrollü bir kontrolsüzlük yaşamak istiyorum o kadar..."

    Güldü.

    "Sonra da o fotoğrafları yatak odamıza asacaksın di mi?"

    "Evet" dedim, "Sen benim beynimi okuyorsun!"

    "Yap ama seks fotoğrafları olmasın, seksi fotoğraflar olsun..." dedi.

    Sözünü ettiği ayrım, bayağılık ve samimiyet arasındaki ince çizgi gibi bir şeydi.

    "Tamamdır" dedim.

    Yine de kendime güvenemedim.

    (İtiraf ediyorum, ben bazen bayağılıktan da hoşlanıyorum)

    "Nihat’ın pespaye bir şey yapmasına olanak yok, ama fotoğraflar senin de onayından geçsin, öyle verelim Hello’ya" dedim.

    Ekledim: "Yine de bir sürü insan, sevgilisi nasıl izin vermiş diyecektir..."

    "Desinler, umurumda değil" dedi, "Seninle birlikte olmaya karar verdiğim gün, bir sürüşeyi göze almam gerektiğini biliyordum..."

    *

    Ve macera böyle başladı.

    Her gün posta kutumda yeni bir fotoğraf buluyordum.
    [​IMG]
    Nihat’tan.

    Onunla çalışmanın baştan çıkarıcı tarafı da bu.

    Siz ne kadar çekim öncesi bu fotoğrafları kafanızdapişiriyorsanız, o da pişiriyor.

    Siz ne kadar heyecanlanıyorsanız, o da heyecanlanıyor.

    Hatta sizden daha fazla...

    Çekime, kafasında mutlaka bir konseptle geliyor.

    Fotoğrafları çekeceğimiz güne kadar tonlarca fotoğrafyolladı bana.

    Charlize Theron’den Sharon Stone’a, Kate Moss’tan Jennifer Aniston’a kadar...

    Bir sürü ikonun, siyah beyaz fotoğrafı...

    Bir de Peter Lindbergh’in kadınlarını gösterdi.

    Sonra da dedi ki, "Git bir kitapçıya, Sante D’Orazio’nun albümlerinden birini al. Kafamda seni öyle çekmek var."

    "Yani nasıl?" dedim.

    "Sanki kuaför yok, makyöz yok. İnanılmaz doğal ve duru fotoğraflar... Ama aynı zamandakışkırtıcılar."

    Bir de tanışmış o adamla.

    Los Angeles’ta...

    "İnsana tuhaf bir duygu geçiyor sizin fotoğraflarınızdan" demiş.

    "Hepsiyle sevişmişim gibi mi?" demiş Sante D’Orazio.

    Nihat gülümsemiş.

    Adam da, "Bir iki tanesi hariç evet!" demiş.

    Nihat, "Öyle mahrem fotoğraflar ki, sanki sadece ikisi var. Sanki başka kimse yok. Bizimkilerin de öyle olmasını istiyorum" dedi ama...

    Çekim günü buluştuğumuzda "Bu ne ya!" dedim...

    Mahrem kareler ha!

    Size evdeki kalabalığı anlatamam...

    Prodüktör Ergin...

    Nihat’ın üç asistanı, Onur, Erhan ve Serhat...

    Dijital ekipmandan sorumlu Ali...

    Makyajcı Kürşat...

    Stylist Yasemin...

    Kuaför Ali...

    Bizim Leman...

    Sonra Hello’dan Figen...

    Ve paraflaşlar, yansıtıcılar, jeneratörler...

    Fotoğraflara daha uzaktan ve puslu ve perde aralığından seyrediliyormuş hissi vermekiçin çamur ve vazelinle kirletilmiş bir cam...

    Yani ordu gibiler ve dudak uçuklatan bir teknolojik donanımla geliyorlar.

    Çekilen her fotoğrafı da anında laptop’da görüyorlar. Anlayacağınız, kamera arkası fotoğraflarda görünen yalınlıkla hiçbir alakası yok.

    Ali, saç için koşturuyordu...

    Kürşat, beni doğal görünen hale getirmek için bilmem kaç saat boyuyordu...

    Yasemin giysilere karar vermeye çalışıyordu...

    Leman fırında kaşarlı simit yapıyordu...

    O simitleri bile Nihat’tan korka korka yiyorduk...

    *

    Çünkü esas olarak sadece Nihat var.

    Bir insanı hasta edebilecek kadar, hayatın ortasında duruyor.

    Her şeyin ortasında.

    Nasıl bir ego aman Allah’ım.

    Ben Hıncal Uluç’ta ego var zannederdim, Nihat’la tanışmasını öneririm.

    Yasemin’le seçtiğimiz elbiseleri beğenmiyor, "Bunlar rüküş!" diyor.

    "Peki tamam" diyoruz.

    Asistanlarına kızıyor. Saçıma karışıyor. "Yapılı bir saç bu, kirletin" diyor.

    Her şeyin doğal ve sade olmasını istiyor.

    Makyaja karışıyor.

    "Makyajı azaltın" ya da "Ruju silin, bu kadına ruj yakışmıyor..."

    Aman Allah’ım fotoğraflarımı çekerken bana da bağırıyor!

    "Benimle ilgilen, bana konsantre ol, sevgiliymişiz gibi bak, kollarını kaldır, ellerinikulaklarının arkasına götür, boynuna dokun, kendine dokun..."

    Ve ve ve...

    Bir an geliyor...

    Yok hayır, kızmıyorsunuz...

    Sinirlenemiyorsunuz da...

    Adam, o kadar çalışıyor...

    O kadar kendinden geçiyor...

    O kadar tutku içinde iş üretiyor ki...

    Hayranlık duyuyorsunuz...

    Gerçekten.

    O ne söylerse yapıyorsunuz...

    Ve ona, yüzde 100 teslim oluyorsunuz.

    Ben öyle oldum.

    *

    Bence onunki bir tür ruh hastalığı.

    Çünkü çekim bittikten sonra bile sadece çektiği fotoğraflar üzerine konuşmak istiyor.

    O fotoğraflarla yatıp kalkıyor.

    İnanılmaz titizleniyor.

    Uyduruk iş yapamıyor.

    Şişiremiyor.

    "Kendi kurallarım" diyor, başka bir şey demiyor.

    Düşünebiliyor musunuz, bazen sayfa sayısını bile o belirliyor.

    Ama Hello’nun 5’inci yılıydı, bu çekime zaten epey yer ayıracaklardı.

    Ama 16 sayfa yapacaklarını duyunca ben de "Yok artık daha neler!" dedim.

    Bu arada...

    Ben de halá...

    Fotoğrafların hepsini görmedim...

    Hello’cular da görmedi...

    Nefeslerimizi tutmuş posta kutumuza düşecek fotoğrafları bekliyoruz...

    Nihat, tek tek ucundan gösteriyor...

    Bir yamuk olmasın diye bir şey de diyemiyorum, sağı solu belli olmuyor 0çünkü...

    Gördüklerimi çok sevdim.

    Siz de seversiniz inşallah...

    Nihat Odabaşı’nın objektifinden

    Ayşe Arman...



     
  2. 18 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  3. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
    İŞTE AYŞE ARMAN'IN NİHAT ODABAŞI'NA ÇEKTİRDİĞİ SEKSİ FOTOĞRAFLAR


    [​IMG]

    [​IMG]


    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]



    [​IMG]
     
  4. 18 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  5. suvesabun

    suvesabun Rabbim yolundan ayırma! Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2008
    Mesajlar:
    2.125
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    106
    iyi hoş da sarduşum çırılçıplak olmaya gerek var mıydı?? gerçi onlar için bir şey ifade etmiyor... benneyaptımki
     
  6. 18 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  7. Slogan

    Slogan dolaşayım damarlarında... Üye

    Katılım:
    22 Haziran 2007
    Mesajlar:
    2.974
    Beğenildi:
    522
    Ödül Puanları:
    188
    hiç beğenmedim çok gereksiz pozlar :dilcikar:
     
  8. 18 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  9. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
    bunlar ayşe arman a hiç benzemiyorlar...bana kalırsa epey photoshop var fotoğraflar da


    [​IMG]

    [​IMG]
     
  10. 18 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  11. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
    Ayşe Arman Photoshop güzeli çıktı!



    Evli ve bir çocuk annesi Ayşe Arman’ın seksi pozları internetin en çok tıklanan fotoğrafları oldu. Ama Gazete Habertürk, fotoğrafların üzerine gitti ve uzmanlarla görüşerek fotoğraflarda photoshop desteğinin olduğunu ileri sürdü.



    Gazetecı Hürriyet yazarı Ayşe Arman’ın, Hello dergisinin Türkiye’deki 5’inci yıl sayısı için Nihat Odabaşı’na verdiği cesur pozlar dün bir çok internet sitesinde yer aldı.

    Pozları için “tek sebep, yaş 40 olmadan hayata bir çentik daha mı atmaktı? Tabi hayır. O işin bahanesi” diyen Arman dergideki röportajında eşi Ömer Dormen’i “Benzersiz bir erkek, dünyanın en düzgün adamı, müthiş tatlı bir serseri” diye tanımlıyor. “Eşim benim saçımın telini bile kıskanır” diyen Arman “Hayatımdaki her şeyden haberi var. Hoşuma giden bir adam görsem, akşamı beklemem, hemen telefon açar söylerim” diye konuşuyor.

    Ancak Gazete Habertürk, kusursuz görünen fotoğrafların üzerine gitti. Uzmanlarla görüşen gazete, photoshopla desteklenen fotoğrafları profesyonellere sordu. Usta isimlerin genel kanısı photoshop tekniklerinin bol miktarda kullanıldığı yönündeydi.

    işte profesyonellerin fotoğraflara dair yorumları.

    Şener Aldı Çekim, teknik olarak amatör seviyede. Proosyonel bir aydınlatma kullanılmadan ters ışıkla doğallık yakalanmış. Böylece vücut kusurları gizlenmiş. Çeşitli filtrelerle gerçeklikten uzaklaşılmış. Arman'a, özünden farklı bir biçim kazandırılmış. Fotoğraftaki, Arman'ın yüzde 20'sidir.



    Zeynel Abidin Ağgül Photoshop var ama rahatsız etmiyor. Seksi poz vermeyi hayal eden bir kadının fotoğrafını çekmek her fotoğrafçının istediği bir şeydir.



    Celal Erdemir Fotoğraflar oldukça estetik ama Ayşe Arman'ın baştan yaratıldığını görüyoruz. Bambaşka bir kadın çıkmış ortaya. Nihat Odabaşı zaten photoshop'suz çekim yapmaz. Ayşe Arman'ı makyajsız da gördüm. Kollar ve bel inceltilmiş.Yanaklar içeri çekilmiş.



    Serkan Şedele Tabii ki çekimlerin sonrasında photoshop kullanılmış ama iyi uygulama yapılmış. Dolayısıyla da bakınca rahatsız etmiyor. Photoshop var ama rahatsız etmiyor.


    Lara Sayılgan Aşağıdan çekilmiş, photoshop'la da inceltilmiş. Derginin iç sayfalarında kullanılan fotoğraflarda ise photoshop daha az kullanılmış. Ayşe, imajıyla biraz kendinden uzaklaştığı için farklı algılanıyor. Çok naturel bir çekim olmuş.


    ALINTI
     
  12. 19 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  13. cloudy

    cloudy en iyi koca ölü kocadır:) Üye

    Katılım:
    13 Aralık 2008
    Mesajlar:
    3.911
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    neyi ispatlamak için böyle bir girişimde bulunmuş çok merak ettim doğrusu
    kendisi fotomodel değil oyuncu değil şarkıcı değil
    mesleğinin gereğini yapması kafiydi bence
    soyunmasına gerek yoktu sükse yapmak için
    bazen bayağılıktan da hoşlanıyorum demiş ya
    şu hali bayağının ötesinde olmuş tebrik ederim kendisini
    zaten hoşlanıyormuş ne diyelim eline sağlık çok bayağı bir çalışma olmuş
     
  14. 19 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  15. TheShe

    TheShe Guest

    Bu kadının tarzı hiç bir zaman hoşuma gitmedi zaten. Yatak odalarına kadar bütün özelini okuduk senelerce. Fotoğraflarını görünce de hiç şaşırmadım ama özgürlükle basitliği birbirinden ayırabilse keşke..
     
  16. 19 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  17. incitanemtuana

    incitanemtuana EVLI MUTLU IKI COCUKLU :) Pro Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2007
    Mesajlar:
    25.557
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    198
    hic sevmiyorum bu kadini zaten
    ve bencede kendine hic benzetemedim epey bi shoplamislar bunu :))))))))

    haberlerde izlemisdim dün

    esimde diyo 40olsa nolucak güzel diilki zaten :)
     
  18. 19 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  19. arzuco

    arzuco Biri Beni Durdursun Canım Pro Üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.321
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    146
    vucudu yerine kafatasını açıp beynini geliştirebilse....
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.