Az Yemenize Rağmen Kilo mu Alıyorsunuz?

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve seaBahAR tarafından 8 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

    8 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Kilo fazlalığı ve şişmanlık sorunu ile ilgilenenlerin şaşırtıcı bir gözlemi var:
    Kilolu insanların çoğu zayıf olanlardan daha az yiyor, hatta neredeyse aç geziyor, ama yine de kilolarından kurtulamayıp depresyona giriyorlar.

    Sorun, az yemekte değil, metabolik ve davranışsal bozukluklarda...

    Kilolu insanların çoğu az miktarda yiyecek tüketmelerine ve özellikle öğünlerde normalden az besin almalarına rağmen kilo sorunları sürüp gidiyor. İşin kötüsü bu ‘az yiyen’ ve genelde ‘aç gezen’ insanlar, bir türlü çözemedikleri kilo sorunları nedeniyle kendilerini suçlu ve beceriksiz hissediyorlar. Sosyal çevrenin onları kilolarını kontrol etme yeteneğinden yoksun, zayıf karakterli, dikkatsiz, özensiz, obur kişiler olarak gördüğünü
    düşünüp üzülüyorlar. Kilo sorununa olan kayıtsızlıkları veya sorunu çözmedeki yeteneksizlikleri nedeniyle de ayıplandıklarını sanıp depresyona giriyorlar...

    Gerçekte ise bilinenin tam tersi bir durum söz konusudur. Fazla kilolu veya şişman insanların ‘düşük kalori alımına uyum sağlamış bir vücut kimyaları’ vardır. Hormonal ve metabolik süreçleri, kalorileri yeteri kadar kullanmaz. Azalmış bir metabolizma hızı
    öncelikle kalorilerin yakılmasında daha az gayretli, tembel bir vücut ile kendini gösterir. Metabolik hızları zaten düşük, kalori yakma yetenekleri zaten sınırlı olan bu şanssız insanlar da zaman zaman küçük kaçamaklar yapmakta, bazen yemek konusunda aşırıya
    kaçabilmektedir. Ama aynı kaçamakların daha büyüklerini, daha sık tekrarlayan arkadaşları zayıf kalmaya devam ederken onların her kaçamağı kalçalarına, karınlarına eklenmiş yağ yığıncıklarını anı olarak bırakmaktadır.

    ŞARLATAN ŞOK DİYETLER

    Bazı hastalarda diyetler, ne yazık ki hiçbir işe yaramıyor. Kendini yememe konusunda olağanüstü sınırlayıp birkaç yüz gram verince bayram eden, en ufak kaçamağında ise bir kaç kiloyu hızla alıp depresyona giren pek çok insan var. Kısacası, diyetler tek başına
    çoğu zaman işe yaramıyor, etkili ve yeterli olmuyor. Özellikle şarlatan şok diyetler tehlikeli bile olabiliyor. Bunun en büyük kanıtı neredeyse her gün yeni bir diyet programı
    yayınlanırken, kilolu veya obezlerin sayısında yüzbinleri bulan artışların yaşanmasıdır. Kilo fazlalığı ve şişmanlık salgınının önü bir türlü alınamıyor. Sorun bir salgın hastalık değil, ‘çılgın bir sağlık sorunu’ hızıyla ve önlenemez bir süratle yayılıyor, dünyamız
    her gün tonlarca daha ağır hale geliyor.

    ALMAK DAHA KOLAY
    Diyetler hiç şüphe yok ki kilo vermekte yardımcı oluyorlar, ama her zaman ve koşulsuz çözümler olmaları asla mümkün değil. Diğer taraftan fazla kilolu insanlarda problemin çoğu kez ‘kilo vermek’ değil ‘kilo almak’ olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor. Bu insanlar
    zor, güç bela kilo veriyorlar, ama kısa bir süre sonra kaybettiklerinin de çok daha fazlasını, daha kısa bir sürede alıyor. Sorun tedavinin eksik ve etkisiz olmasından kaynaklanıyor. Bilinen bu örnekle; kilo sorununu çözmede sadece diyetle yetinmek, ayağı kırılmış bir hastayı ağrı kesici verip eve göndermekten pek farklı değil. Ağrı kesicinin etkisi kısa bir süre sonra geçecek, siz sorunla yeniden başbaşa kalacaksınız. Problemin çözümü kırılan
    ayağınızın alçıya alınması veya ameliyatla onarılmasındadır. Soruna geçici çözümler bulmak pek sonuç vermez.
    [​IMG]
    SORUN NASIL ÇÖZÜLÜR?
    Kilo fazlalığı veya şişmanlık sorunu olanlara sadece diyetlerle kilo verdirmeye çalışmak da buna benzer. Diyet programını eksiksiz uygularsanız, belki de bir miktar kilo verebilirsiniz. Kilo almanıza neden olan metabolik sorununuz veya kilo almaya hormonal-genetik
    yatkınlığınız ise çözülmemiştir, sürüp gitmektedir. Diğerlerinden daha kolay ve daha hızlı kilo almanıza neden olan davranışsal, metabolik veya hormonal sorun varlığını sürdürmektedir.
    Sorunun medikal çözümü, ikinci ve üçüncü derece tedavi unsurlarının da devreye aynı anda sokulmasındadır. ‘Yeme davranışındaki bozukluk’ çözülmedikçe altta yatan hormonal veya metabolik sorun tedavi edilmedikçe sadece diyet yaparak verilen kiloları aynı hızla ve fazlasıyla geri almanız kaçınılmazdır.

    POPÜLER DİYETLERDEN UZAK DURUN, 3 KURALI UNUTMAYIN
    Popüler diyet pazarlamacıları, hızlı zayıflamak istediğinizin çok iyi farkındalar. Hiç kuşkunuz olmasın. Bu yıl da ‘mucize diyet’ dizileri, yeni, kesin ve kolay çözümler öneren zayıflatıcı diyet listeleri, boy boy, dizi dizi, sayfa sayfa ortaya atılacak.
    Bilboardlarda, kitaplarda, dergilerde sizin beğeninize sunulacak. Ve muhtemelen siz yine büyülü sözlerin, mucize ve kolaycı vaadlerin peşine takılıp hep tekararladığınız o basit üç ilkeyi unutuvereceksiniz:

    Yeme davranışı bozukluğunuzu, yanlış yeme, bilinçsiz beslenme, bilgisiz besin tüketme alışkanlıklarınızı değiştirmeden; Bedensel aktivitenizi gereği kadar arttırıp, egzersizi (yürüyüşü, bisiklete binmeyi, merdivenleri sevmeyi, yüzmeyi) bir yaşam tarzı
    veya beden alışkanlığı haline getirmeden; Bizi kilolu olmaya, kolay kilo alıp zor kilo vermeye iten hormonal, metabolik veya psikolojik sorunları tedavi ettirmeden fazla
    kilolarınızdan kurtulmaya çalışırsanız, ne yazık ki bu yıl da yaptığınız diyetlerin pek işe yaramadığını görecek, bir kez daha üzüleceksiniz.


    -Alıntıdır-
     
    Son düzenleme: 8 Ağustos 2008