Babil Kitaplığı (Düşsel Edebiyat Dizisi) / Jorge Luis Borges

Konusu 'Kitap Tavsiyeleri' forumundadır ve seaBahAR tarafından 22 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Babil Kitaplığı / Jorge Luis Borges


    Arjantinli yazar Jorge Luis Borges'in biyografisi incelendiğinde, hayatının büyük bir bölümünde kitaplıkta çalıştığı öğrenilir. Hayal gücü armağanını zaten doğuştan almış olan usta, mesleği sayesinde bir çok yazara daha kolay ulaşabilmiş, onların yazılarını okuyarak geçirdiği zamanlar sonrasında bir öykü seçkisi hazırlamıştır.

    Düşşel edebiyata en büyük armağan olarak gördüğüm "Babil Kitaplığı" nın içeriğinde, Borges'in yazdığı öyküler de dahil olmak üzere, dünyaca ünlü yazarlar; H.G. Wells, Voltaire, Oscar Wilde, Edgar Alan Poe, Giovanni Papini, Jack London, Rodyard Kipling, Dostoyevski, Tolstoy dan seçme öyküler yer alıyor.

    Babil Kitaplığı serisi, dilimize Dost Kitabevi Yayınevinin başarılı bir edisyonu ve disiplinli anlayışı ile 1998 yılında yayımlanmaya başlamıştır.

    Seçkide otuz kitap yer alıyor. Benim de bir kaçını alarak okumaya başladığım ve seriyi tamamlama kararını verdiğim Babil Kitaplığı, özellikle de düşsel edebiyata ilgi duyanların kaçırmaması gereken bir seri...

    Celal Üster'in, "Babil Kitaplığı" seçkisi ile ilgili güzel bir yazısını, vurgulanması gereken yerlerini alıntılayarak aktarmak istiyorum.


    "Borges, yaşamı boyunca kendini nerdeyse tümüyle kitaplara vermesine karşın, pek az roman okumuştur. Buna karşılık, Borges'in, iyi bir kısa öykü okuru olduğu söylenebilir; birçok öyküyü tekrar tekrar okumuştur. Kendini bildi bileli tiryakisi olduğu yazarların öykülerini biraraya getirerek hazırladığı "Babil Kitaplığı" seçkisi, Borges'in beğenisinin süzgecinden süzülen öykü başyapıtlarından oluşuyor. Kısa öykünün, has edebiyat adına başardığı her şey var bu seçkide...

    Borges'e göre, kısa öykünün iki özelliği vardır: Biri tutumluluğu, öbürü ise açık seçik bir başı, ortası ve sonu olması. Ne ki, yıllarca, kısa öykünün yazarlık gücü ve yeteneğini aştığını düşünmüştür. Gerçekten öykü yazmaya, ancak uzun yıllarını alan bir yığın ürkek anlatı denemesinden sonra başlamıştır. Ama öyküden romana geçmeyen pek az yazardan biridir Borges. Öyküden romana geçmemeyi bilinçli bir seçim olarak benimser, o kısacık fiction'larında edebiyatın kurgusallığının derinliklerine dalar, engin bir okuma birikiminden yola çıkan incelikli öyküleriyle çağdaş öykücülüğün doruklarında gezinir.

    Borges'in en sevdiğim öykülerinden biri, "Babil Kitaplığı"dır. Kendi deyişiyle Kafka esintileri taşıyan bu öyküyü, o sıralar çalıştığı belediye kitaplığının rafları arasında yazmıştır. "Babil Kitaplığı"nı, o belediye kitaplığının karabasanlı bir yorumu ya da bir tür abartılışı olarak tasarlamıştır. Metinde geçen bazı ayrıntıların özel bir anlam taşıdığı falan yoktur. Öyküde sözünü ettiği kitap ve raf numaraları, orada, elinin altındaki, gözünün önündeki numaralardır. Sonradan, çok zeki eleştirmenler o şifreler üzerinde kafa patlatacaklar, onlara büyük bir cömertlikle gizemsel anlamlar yakıştıracaklardır.

    "Babil Kitaplığı", yıllar sonra, Jorge Luis Borges'in İtalyan yayıncı Franco Maria Ricci için seçip hazırladığı dizinin de adı olacaktır. Dizinin önsözünde, "Her büyük yazar işe iyi bir okur olmakla başlar," diyen Franco Maria Ricci haklıdır. Borges, gerçekten de, işe iyi bir kısa öykü okuru olmakla başlamış; giderek, yeğlediği ya da dışladığı okumalarıyla kişisel bir kitaplık yaratmıştır: "Buenos Aires'teki Ulusal Kitaplık'ın (ki burada dünyanın başka yörelerinde bulunmayan kitapların olduğu söylenir) yöneticisi Jorge Luis Borges, bu kitap bolluğundan yararlanmasını bildi: Zaten büyülenmiş okurlarına, derin bilgi ve neşesiyle, şaşırtıcı derece ilginç derlemeler hazırlayıp sundu. Düşsel edebiyatın mücevherlerini oluşturan metinleri bir araya getirdi ve onun en güzel hikâyelerinden biri olan 'Babil Kitaplığı', aynı zamanda dizinin adı oldu. 1975 ile 1985 arasında yayımlanan bu dizi, daha şimdiden bir edebiyat klasiğidir. Bir araya gelen bu kitaplar, aynı zamanda Buenos Aires'in bu büyük kütüphanecisine adanmış en duygusal anıtlardan birini oluşturur..."

    'Babil Kitaplığı', aslında Borges'in kendi beğenisinin süzgecinden süzülen bir kısa öykü başyapıtları seçkisi. Kısa öykünün, has edebiyat adına başardığı her şey var bu seçkide."​


    Şimdi, sizlere, bu seçkide yer alan eserleri kısaca tanıtmaya çalışacağım. Ancak, eserleri tanımadan önce, Jorge Luis Borges hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler aşağıdaki başlıktan ulaşabilirler.

    Jorge Luis Borges biyografisi için tıklayınız.


     
  2. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Son Şenliklerin Davetlisi / Villiers de L'isle-Adam

    Önsöz :
    Retorik Fransız biçemini izleyen bir romantik olarak Villiers, insanların romantikler ve aptallar olmak üzere iki sınıfa ayrıldığını iddia etti. Viliers, Paris’te Baudelaire’in kötülük ve günahla oynadığı gibi acımasızlık kavramıyla oynamak istiyordu. Ama maalesef günümüzde bunlarla oynayamayacak kadar birbirimizi iyi tanıyoruz. Acımasız Öyküler artık saf bir başlık; oysa Villiers bu öyküleri tumturaklı ve duygulu bir biçimde Paris çevresine sunduğu zaman saf değildi. Kendini düşsel düelloların ve anlatıların yaşlı başkişisi gibi duyumsayan, neredeyse yoksul denebilecek bu büyük beyefendi imgesini Fransız yazın tarihine kabul ettirdi.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Umut İşkencesi
    - Tse-i-la’nın Serüveni
    - Koz
    - Kraliçe Ysabeau
    - Son Şenliklerin Daveltisi
    - Karamsar Anlatı Daha Karamsar Anlatıcı
    - Vera

    Fransızcadan çeviren: Işık Ergüden
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Ölümün Dostu / Alarcon
    Önsöz :
    Uzun Boylu Kadın’ın imgesinin Alarcón’un zihnini meşgul ettiği kuşku götürmez, aynı kadın, Ölümün Dostu’nda, soylu kılınmış ve şeytansı karakterinden arındırılmış bir biçim alır. Bu anlatı, ilk yarısına kadar, bir dizi başıbozuk doğaçlamadan oluşmuş gibi görünme tehlikesi taşır; öykü ilerledikçe, Dante tarzındaki sonuna dek, yapıtın ilk sayfalarından itibaren her şeyin iradi biçimde önceden tasarlandığını görürüz. Bu seçkide yer alan öykülerden çocukluğumda haberdar olmuştum; geçen zaman, o günlerde duyduğum esaslı dehşeti yok etmedi. Yaşım yüzyılla birlikte ilerliyor, şimdilerde, çocuk yaşımdaki sıcak kabulü gösteremesem de, aynı minned duygusu ve benzer bir heyecanla onları tekrar okuyorum.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Ölümün Dostu
    - Uzun Boylu Kadın

    İspanyolcadan çeviren: Mesut Özden Gözütok
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Apollon’un Gözü / Gılbert Chesterton
    Önsöz :
    Bizler gençken, dostum, dünya çok yaşlıydı...” diye yazar Gilbert Keith Chesterton. Gerçekten de, 1874 yılında doğan Chesterton’ın ilk gençlik yılları sembolizm ile dekadanlığın umutsuz ve karanlık yıllarına rastlar. Bu boşluktan onu, Walt Whitman’ın güçlü sesi ile Pasifiklerde bir adada ölmekte ve ‘yağmur altında öten bir kuş gibi şarkı söylemekte olan’ Stevenson’ın sesi kurtarır. G.K. Chesterton gibi iyiliksever ve kibar bir insanın, aynı zamanda olayların dehşetini de duyumsayan anlaşılmaz biri olduğunu iddia etmek şaşırtıcı olabilir; ama yapıtları, kendi istemi dışında da olsa, bunu doğrular niteliktedir. Şöyle ki, bahçedeki bitkileri zincire vurulmuş hayvanlarla, mermeri ay ışığıyla, altını donmuş ateşle, geceyi dünyadan çok daha büyük bir buluttan ve gözlerden oluşan bir canavarla kıyaslar. Bir Kafka ya da Poe olabilirdi; ama o, cesaretle mutluluğu seçti ya da bulmuş göründü.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Mahşerin Üç Atlısı
    - Tuhaf Ayak Sesleri
    - Israel Gow’un Onuru
    - Apollon’un Gözü
    - Dr. Hirsch’in Düellosu

    İngilizceden çeviren: Çiçek Öztek
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Rus Öyküleri / Dostoyevski-Andreyev-Tolstoy
    Önsöz :
    Alaycı biçimde yüceltilmiş kılı kırk yaran bürokrasi, Timsah’taki sonu gelmez düşlemin özlü temasıdır. Öykünün yereyi, kâbusa varan bir düştür ama ince alaylı vurgusu ve başkişilerinin kırılganlığı ve önemsizliği sayesinde kat kat uçurumun derinliklerinde yitip gitmez.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Timsah /Fiyodor Dostoyevski
    - Lazarus / Leonid Andreyev
    - İvan İlyiç’in Ölümü / Lev Tolstoy

    Rusçadan çeviren: Mehmet Özgül
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Ali Karabayram


    [​IMG]




    Vathek / William Beckford
    Önsöz :
    William Beckford, Vathek’in trajik öyküsünü, 1782 yılında, üç gün üç gecede, Fransızca yazmıştır. Aslında karmaşık bir öykü değildir bu. Vathek’in, inancını değiştirmesi koşulunu yerine getirerek, kan dökerek, günahlar işleyerek girdiği Yeraltı Ateşi sarayı debdebe ve tılsım bakımından alabildiğine zengindir, ancak aynı zamanda cehennemdir de. Bu tür bir öykü olan Doktor Faustus ve onun çıkış noktasını teşkil eden birçok Ortaçağ söylencesinde cehennem, kötülük tanrılarıyla anlaşma yapan günahkârlara verilen cezadır; bu öyküde ise hem ceza hem de günaha teşviktir. Beckford’un Yeraltı Ateşi sarayının, yazın sanatının ilk korkunç cehennemi olduğunu iddia ediyorum. İskoçya lehçesinde çevrilmesi pek mümkün olmayan, doğaüstü dehşeti tanımlayan bir sözcük vardır: Uncanny. Bu sözcük Vathek’in bazı kısımları için geçerlidir; anımsadığım kadarıyla da Vathek’ten önce yazılmış hiçbir eser için aynı şey söylenemez.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Borges’in Önsözü
    - Vathek

    Fransızcadan çeviren: İsmail Yerguz
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 22 Kasım 2008
  4. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Sevimsiz Hikayeler / Leon Bloy

    Önsöz :
    Bloy, okuyucunun ruhsal durumuna göre çekilmez ya da harika sayılabilecek benzersiz bir üslup geliştirmiştir. Her iki durumda da yazın sanatının en canlı üsluplarından biridir bu. Bloy’un üstadlarından Carlyle, evrensel tarihin, durmaksızın okumak ve yazmak zorunda olduğumuz ve başkalarının da bizleri yazdığı bir kitap olduğunu yineler; hayalci Swedenborg, hayvan, bitki ya da mineral gibi çevremizi saran tüm varlıkların tinsel olaylarla bağlantılı olduğuna inanır. Léon Bloy ise evreni, her insanın bir sözcük, bir harf ya da sadece bir noktalama işareti olarak yer aldığı bir tür ilahi şifre olarak kabul eder. Kozmik uzamı reddederek tüm uçurum ve ışıkların insan bilincinin yansımasından başka bir şey olmadığını iddia eder. Bir keresinde, zaten cehennemde yaşadığımızı ve her insanın en yakınındaki kişiye işkence etmekle görevli bir şeytan olduğunu söylemiştir.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Ihlamur
    - Evin Yaşlısı
    - Bay Pyleur’ün Dini
    - Longjumeau Esirleri
    - Vasat Bir Fikir
    - Dişçinin Korkunç Cezası
    - Ne İstersen!
    - Son Yanık
    - Acıların Kadını
    - Gümüş Kılıf
    - Kimse Kusursuz Değil
    - Kabil’in En Güzel Buluşu

    Fransızcadan çeviren: Işık Ergüden
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Aşık Şeytan / Jacques Cazotte

    Önsöz :
    Kendi kurguladığı oyunun ağına düşen Şeytan, özünü değiştirmişçesine Alvaro’ya aşık olur. Portici yıkıntılarında, İtalyanca olarak Che vuoi? Diye soran, Alvaro’nun büyüsüne kapılan Biondetta’nın romanın başında sergilediği şeytansı görünüşten geriye hiçbir şey kalmaz. Maske, gerçek yüze dönüşmüştür; baştan çıkartıcı şeytan artık baştan çıkandır ve aşk ilişkilerini anlatan bölümlerle dolu öykünün geri kalan kısmında kederli ve gözleri yaşlı bir biçimde bu konumunu sürdürür. Belzebuth-Biondetta, kadınların erkekleri baştan çıkarmak için geliştirdikleri çeşitli oyunlara tekrar tekrar başvurur. Planlı bir biçimde uçarı olan üslup çoğu kez korkuyla oynar nitelikte olmasına karşın daha sonra yazılan Vathek gibi bizleri korkutmayı amaçlamaz.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Aşık Şeytan
    - Aşık Şeytan Üstüne Sodeyiş

    Fransızcadan çeviren: İsmail Yerguz
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Büyük Taş Yüz / Nathaniel Hawthorn

    Önsöz :
    Wakefield, Hawthorne’un, belki de yazın sanatının en iyi öykülerinden biridir. Gölge konusu insan imgelemine tekrar tekrar dönen konulardan biri, su ve aynalar ise bu konunun habercisidir. Büyük Taş Yüz’de bu konunun beklenmedik ve özgün bir biçimde işledniğini görürüz. Bu öykü aynı zamanda eski bir konuyu, arayış konusunu, kendini arayan ama bunun farkında olmayan arayıcı konusunu da içerir. Ataşe Verilen Dünya, Hawthorne’un dostları olan New England transandantalistlerinin mistik tartışmalarıyla örtüşür; asıl gerçek, görülür ve dokunulur dünya olmayıp insan aklıdır. 1841 yılında Poe, günümüzde çok rağbet gören polisiye türünü ortaya çıkarır; Hawthorne bu tarihten dört yıl önce sürpriz ve oyunların habercisi Bay Higginbotham’ın Başına Gelenler’i yayınlamıştı. Bu yapıtta Hawthorne komik olanı vurgular; eğer metin günümüzde yazılmış olsaydı sonu trajik olur ve öykünün çıkış noktasını teşkil edebilirdi. Bu seçkinin son öyküsü Rahibin Kara Peçesi saf ve fütursuz bir alegoridir; böyle olmasına karşın yalnızca etkili değil aynı zamanda unutulmaz bir öyküdür. Hawthorne dünyanın en iyi ve en kötü öykülerini yazdı; bu seçkide en iyilerini sunuyoruz.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Wakefield
    - Büyük Taş Yüz
    - Ateşe Verilen Dünya
    - Bay Higginbotham’ın Başına Gelenler
    - Rahibin Kara Peçesi

    İngilizceden çeviren: C. Hakan Arslan
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Bilimsel Öyküler / Hinton

    Önsöz :
    Hinton, imgelemimizde dört boyutlu bir dünyayı algılamamıza yardım etmek için, bu şeçkide yer alan öykülerin ilkinde, alabildiğine kurmaca ancak içine daha kolay girilebilen bir yerey yaratır. Bu dünyayı öyle titiz ve direşken bir doğrulukla yaratır ki bu betimi tamamlayan özenli diyagramlara karşın onu izlemek çetin bir iştir. Hinton bir öykü yazarı değildir, yaratıcısı ve kaynağı olduğu için onu asla inkâr etmeyen spekülatif bir evrene içgüdüsel olarak sığınan yalnız bir uslamlamacı, sorgulayıcıdır. Gizil geometrisi, onun kişiliğinde, esaslı bir etikanlam buluyordu; bu, seçkinin ikinci öyküsü Pers Kralı’nda ortaya çıkıyor; bu öykü, başlangıçta Binbir Gece Masalları tarzında bir oyun gibi görünür, sonuçta, biraz da kaçınılmaz olarak, matematikle iç içe geçmiş bir evrenin alegorisidir.
    Bilimsel Öyküler, Wells’in karanlık tasavvurlarından daha önce ortaya çıkmıştır. Seçkiye de adını veren bu başlık, içinde yaşadığımız yüzyılı istila etmiş olan ve sonu gelmeyen bilimkurgu yapıtlarını tartışmasız biçimde önceler.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Düz Bir Dünya
    - Dördüncü Boyut Nedir?
    - Pers Kralı

    İngilizceden çeviren: Hasan Fehmi Nemli
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Dostlarımızın Dostları / Henry James
    Önsöz :
    Bu derleme için birbirinden farklı dört anlatı seçtik, Saklı Yaşam’da fantastik ve satirik öğeler, Stevenson ve Papini’nin çok sevdiği ve çokça işlenmiş ‘ikilik’ teması ve dünyanın görünür kurgularını baştan sona kat eden olağanüstü hiçliklere yöneltilmiş alay iç içe geçer. Wowen Wingrave ilk bakışta barışçıl bir savunu gibi görünebilir ama daha sonra kadim ve hayaletsi ağırlık merkezinin epik unsurları dışlamadığı görülür. Dostlarımızın Dostları, derin bir melankoli içerir, aynı zamanda gizemle işlenmiş bir aşkın yüceltilmesidir. Bu seçkiye, üç fantastik öykünün yanı sıra, fantastik olmayan ama belki de Henry James’in en iyi öyküsü denebilecek bir dördüncüyü ekledik. Northmore’ların Alçalışı, sonul gerçeği bilmediğimiz sürece daha da acımasız görünen sabırlı bir intikamın öyküsüdür.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Saklı Yaşam
    - Owen Wingrave
    - Dostlarımızın Dostları
    - Northmore’ların Alçalışı

    İngilizceden çeviren: Fatih Özgüven, Pınar Kür
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]
     
  6. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Akbaba / Franz Kafka

    Önsöz :
    Kafka’daki yüceltim, yaratısından daha az hayranlık uyandırıcıdır. Yapıtlarında tek bir insan türü vardır: Homo Domesticus. Hem Yahudi hem Alman olan bu insan, ne kadar alçakgönüllü de olsa, herhangi bir dizgede yer almaya can atar; evrende, bir bakanlıkta, bir tumarhanede ya da bir hapishanede. Yalnızca amaç ve doğal çevre vazgeçilmezdir; ne masalın yüceltimleri ne de ruhbilimsel irdeleme. Bu nedenle öyküleri romanlarından üstündür; bu nedenle, elimizdeki öykü seçkisinin, bu eşsiz yazarın değerini tam olarak kavramamızı sağladığını söylemek doğru olur.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Akbaba
    - Bir Açlık Şampiyonu
    - İlk Acı
    - Melezleme
    - Kent Arması
    - Prometheus
    - Gündelik Bir Şaşkınlık
    - Çakallar ve Araplar
    - On Bir Oğul
    - Akademi İçin Bir Rapor
    - Çin Seddi’nin İnşasında

    Almancadan çeviren: Kamuran Şipal
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Ali Karabayram


    [​IMG]




    Dilek Evi / Kipling

    Önsöz :
    Birçok öyküsünde, Poe’nun öykülerinden farklı olarak, yavaş yavaş ortaya çıkan doğaüstü konuları işledi. Dilek Evi’nde bir kadın diğerine büyülü ve acı dolu bir öykü anlatır. Her iki kadın da şaşkınlık duyamayacak kadar sıradandır. İnanılmaz olanı, günlük olayları kabul ettikleri teslimiyetle kabul ederler. Sahibler Savaşı’nı okuyan bir Sih bana her cümlenin önce Hindu dilinde düşünülüp sonra İngilizceye çeevrildiğini duyumsadığını söyledi. Humma ve afyon doğaüstü şqeyleri daha inanılır kılar. Arka planda 1914 savaşının anlatıldığı Siperlerin Madonnası’nın üzerine Cehennem’in beşinci şarkısının uzun karaltısı çöker.
    Allah’ın Gözü fantastik değil, tam aksine, gerçekleşmesi mümkün bir öyküdür. Bu derleme için seçtiğim öyküler arasında beni en çok etkileyen Bahçıvan’dır. Bu öykünün özelliklerinden birisi de bir mucizenin meydana gelmesidir; öykünün kadın kahramanı bunun farkına varmaz ama okuyucu bunun bilincindedir. Olaylar gerçekçi ancak anlatılan öykü gerçekçi değildir.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Dilek Evi
    - Sahibler Savaşı
    - Siperlerin Madonnası
    - Allah’ın Gözü
    - Bahçıvan

    İngilizceden çeviren: İrem Kutluk
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Konuk Kaplan / P'u Sung Ling

    Önsöz :
    Bu kitapta yayımlanan öykülerin çoğu, takma adı Ölümsüzlerin Sonuncusu ya da Söğüt Pınarı olan P'u Sung-ling’in Liao-Chai adlı kitabından seçilmiştir. XVII. Yüzyılda yazılmış olan öykülerin çevirisi, Herbert Allen Giles’in 1880 yılında yayımlanan İngilizce çevirisinden yola çıkılarak gerçekleştirilmiştir. P’u Sung-ling hakkında, 1651 yılında girdiği edebiyat uzmanlık sınavında başarılı olamaması dışında, pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Yazarın kendini bütünüyle yazın sanatına adamasını ve şöhret kazanmasını sağlayan Liao-Chai’yi yazmasını bu mutlu başarısızlığa borçluyuz.
    Batıda Binbir Gece Masalları ne denli önemli ise Çin’de de Liao-Chai Öyküleri o denli önemlidir.
    Bir ülkeyi imgelem dünyası kadar iyi tanımlayan başka bir özellik yoktur. Fazla uzun olmayan bu kitap, dünyanın en eski kültürlerinden birinin kapılarını aralar ve aynı zamanda doğaüstü olayları işleyen yazına alışılmadık bir yaklaşım sağlar.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Liao-Chai Öyküleri (P’u Sung-ling)
    - Koruyucu Meleklik Sınavı
    - Ch’ang-Ch’ingli Budist Keşiş
    - Ölüler Ülkesi’nde
    - Görünmez Keşiş
    - Büyülü Yol
    - Kuyuya Atılan Adam
    - Para Irmağı
    - Doğaüstü Bir Eş
    - Konuk Kaplan
    - Chao-ch’eng Kaplanı
    - Kurt Düşü
    - Öç Almak
    - Boyalı Deri
    - Yargıç Lu
    - Kırmızı Köşk Düşleri (Tsao Hsueh-chin)
    - Pao-Yu’nun Rüyası
    - Ay ve Rüzgâr Aynası

    İngilizceden çeviren: C. Hakan Arslan
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Ateş Piramidi / Machen

    Önsöz :
    Machen için yapılacak olası tanımlamalar onun yapıtlarında fark ettiğim bazı özelliklerden çok daha önemsizdir. Bu özelliklerden biri, Kötülüğün, birçok doğa tanrıbiliminde olduğu gibi, yalnızca İyiliğin yokluğu olarak var olması değil de İyiliğe karşı sürekli olarak mücadele eden bir yaratık ya da yaratıkların oluşturduğu bir koalisyon olarak var olması ve zafer kazanmasıdır. Machen’in öykülerinde bu şeytansı zafer kötülüğe boyun eğen insanların doğru yoldan ayrılmasıyla sınırlı değildir, çürüme ve kokuşmaya kadar uzanır.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Kara Mührün Öyküsü
    - Beyaz Tozun Öyküsü
    - Ateş Piramidi

    İngilizceden çeviren: Hasan Fehmi Nemli
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Katip Bartleby / Herman Melville

    Önsöz :
    Yirminci yüzyılın ikinci on yıllık dilimini kapsayan dönemde Franz Kafka fantastik türün tanınmış bir biçiminin öncüsü oldu; bu unutulmaz sayfalarda inanılmaz olan, olaylardan çok kahramanların davranışlarıdır. Dava’da başkahraman saygınlıktan yoksun bir mahkeme tarafından yargılanır, ölüme mahkûm edilir ancak en ufak bir tepki göstermez. Melville, yarım yüzyılı aşkın bir süre önce, yalnızca tüm mantık kurallarına aykırı hareket etmekle kalmayıp aynı zamanda çevresindekileri şaşkın suç ortakları olmak zorunda bırakan Bartleby’nin tuhaf davasını işler, Bartleby, ustalığın ya da düşsel imgelemin uçarılığının ötesindedir; her şeyden önce evrenin gündelik ironilerinden biri olan gerçek faydasızlığı gösteren üzücü ve gerçek bir kitaptır.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Kâtip Bartleby
    - Notlar

    İngilizceden çeviren: Yusuf Eradam
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]
     
  8. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  9. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Kardinal Napellus / Gustav Meyrink

    Önsöz :
    Gustav Meyrink, fantastik olabilirliği bilimde arayan genç çağdaşı Wells’den farklı olarak, bu olabilirliği büyüde ve her tür mekanik ustalığı aşmakta aradı. Kardinal Napellus’ta “Sihirli olmayan bir şey yapmamız mümkün değil” der ve bu yargısıyla Novalis’i onaylar. Bu görüşün başka bir sembolü, okuyucunun “J.H. Obereit’ın Zaman Sülüklerini Ziyareti” adlı öyküde bulacağı, gerçekdışı görünmesine karşın yalnızca estetik bakımdan değil, psikolojik bakımdan da gerçek olan mezar kitabesidir. Başlangıçta basit bir anlatı olan öykü, deneyimlerimiz ve gizil korkularımızla karışarak giderek şiddetlenir. Anlatıcı ilk satırdan itibaren bilinmeyen bir sona yazgılıdır.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - J. H. Obereit’ın Zaman Sülüklerini Ziyareti
    - Kardinal Napellus
    - Dört Ay Kardeşi – Bir Belge

    Almancadan çeviren: Zehra aksu Yılmazer
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Midas'ın Müritleri / Jack London

    Önsöz :
    Jack London’ın dünyasında birbirine karşıt iki öğreti buluşmuş ve kaynaşmıştır: Yaşam mücadelesinde en güçlü olanın ayakta kalacağını savunan Darwin’in öğretisi ve sonsuz insan sevgisi. Jack London tensel ve tinsel yaşamı son damlasına kadar tüketerek kırk yaşında öldü. Bu yaşamlardan hiçbiri ona tam anlamıyla doygunluk sağlamadı ve ölümde hiç’in karanlık görkemini aradı. Bu kitap için yazarın yeteneğini ve yapıtlarındaki çeşitliliği kanıtlayan beş öykü seçtik. Okuyucu, Mapuhi’nin Evi’nin ancak sonlarına doğru gerçek kahramanın kim olduğunu fark eder. Hayatın Kanunu herkes tarafından doğallıkla ve saflıkla kabul edilen acımasız bir kaderi ortaya koyar. Yüz Karası işkence tehdidine maruz kalmış bir adamın korkunç bir oyun sonucunda kurtuluşunu anlatır. Midas’ın Müritleri anarşistlerden oluşan bir örgütün acımasız işleyişinin ayrıntılarını verir. Gölge ve Parıltı, görünmez olabilme gibi yazın sanatının eski motiflerinden birine yenilik ve zenginlik kazandırır.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Mapuhi’nin Evi
    - Hayatın Kanunu
    - Yüz Karası
    - Midas’ın Müritleri
    - Gölge ve Parıltı

    İngilizceden çeviren: Fahri Öz
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Yann'ın Ülkesi / Lord Dunsany

    Önsöz :
    Tanınmış bağımlı yazarların ya da ait olabilecekleri bir grup oluşturmaya çabalayan ve bir grubun tapılan kişisi olmayı arzulayan entrikacı yazarların olduğu çağğımızda, jonglör özelliği taşıyan ve kendini büyük bir mutluluk içinde düşlere terk eden bir Lord Dunsany’nin ortaya çıkışı alışılmadık bir olaydır. İçinde bulunduğu şartlardan kaçmadı. Bir eylem adamı ve bir askerdi, ama her şeyden önce yaşamının gizli özünü oluşturan çılgın bir evrenin, kişisel krallığının yaratıcısıydı.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Denizin Çekildiği Yer
    - Kılıç ve İlah
    - Carcassonne
    - Yann’ın Ülkesi
    - Tarla
    - Dilenciler
    - Bureau de Change de Maux
    - Handa Bir Gece

    İngilizceden çeviren: Hasan Fehmi Nemli
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Tuzdan Heykel / Leopoldo Lugones

    Önsöz :
    Tüm Arjantin edebiyatını tek bir yazara indirgemek zorunda kalsaydık bu yazar tartışmasız Lugones olurdu. Yzur, bu seçkinin ilk öyküsü. Yzur’un başarısı, kısmen, öykünün bir gerçeklikle mi yoksa maymunuyla aklını yitiren anlatıcının sanrı yüklü tutkusuyla mı sonlanacağını asla bilemememizden kaynaklanır. Ateş Yağmuru, vadi yerleşimlerinde yaşanması mümkün olayları canlı ve kesin bir biçimde imgeler. Aynı şekilde, Tuzdan Heykel de İncil kökenlidir, ancak Lugones hepimizin bildiği öyküyü eşsiz bir gizemle zenginleştirir. Abdera’nın Atları öyküsünün Heredia’nın Fuite des centaures adlı sonesinden esinlendiği açıktır; ancak esin kaynağını aştığı da o denli belirgindir. Lugones, özellikle uzdilli olması düşünülmüş başlığının ruhsuz bir anlatıcıyla bire bir örtüştüğü Açıklanamayan Bir Olay’da, sade ve ağır bir üslupla, ne görülmüş ne de duyulmuş bir olayı anlatır. Francesca’da Cehennem’in V. Şarkısı’yla boy ölçüşmeye niyetlenir; bu serüvenin farklılığı, içten vurgusunda yatar. Jülyet Nine de en incelikli aşk öykülerinden biridir.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler

    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Yzur
    - Ateş Yağmuru
    - Tuzdan Heykel
    - Abdera’nın Atları
    - Açıklanamayan Bir Olay
    - Francesca
    - Jülyet Nine

    İspanyolcadan çeviren: Banu Temel
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Kaçan Ayna / Giovanni Papini

    Önsöz :
    Kişilerin, sırasıyla canlandırdıkları kurmacaların dışında yaşamadıkları olgusunu öne sürerek eleştirebiliriz Papini’yi. Bu, yazarımızın onulmaz bir biçimde bir ozan olduğunu, kahramanlarının birçok değişik ad altında, onun kendi beninin yansımaları olduklarını söylemenin bir başka biçimidir.
    Papini’nin hak etmediği bir biçimde unutulmuş olduğundan kuşku duyuyorum. Bu kitaptaki öyküler, insanın melankoliye ve alacakaranlığa eğilimli olduğu bir çağın ürünleridir, ama melankoli ile alacakaranlık yitip gitmiş değildir, günümüzde sanat onları değişik kılıklara bürüse de.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Havuzda İki Yansı
    - Saçma Sapan Bir Öykü
    - Zihinsel Bir Ölüm
    - Beyefendinin Son Ziyareti
    - Neysem O Olmak İstemiyorum Artık
    - Sen Kimsim?
    - Ruh Dilencisi
    - Başkasının Yerine Canına Kıymak
    - Kaçan Ayna
    - Ödenmeyen Gün

    İtalyancadan çeviren: Şadan Karadeniz
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]
     
  10. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  11. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Çalınan Mektup / Edgar Allan Poe

    Önsöz :
    Mizah türünde yaptığı birtakım başarısız girişimler dışında, kâbus sözcüğü Poe’nun tüm anlatılarına uygun düşmektedir. Bu kitap için en tutkulu dört öyküsünü ve Çalınan Mektup adlı polisiye öyküsünü seçtik. Wells’in daha geç tarihli öykülerinden farklı olarak Şişedeki Pusula inandırıcı görünmek istemez ama sanrılar kadar somut ve güçlüdür. M. Valdemar Olayındaki Gerçekler’de fiziksel dehşet doğaüstü dehşetle birleşir. Kalabalıkların Adam’nda ana konular yalnızlık ve suçtur. Kuyu ve Sarkaç korkunun aşamalı yüceltimidir. Yaklaşık yetmiş yıl önce, şimdi yok olmuş bir merdivenin son basamağına oturmuş Kuyu ve Sarkaç’ı okumuştum; daha sonra kaç kez yeniden okuduğumu ya da başkasına okutup dinlediğimi anımsamıyorum, bildiğim bir şey varsa o da heniz son defa okumadığım ve giderek daralan dört köşe hapishaneye ve derinlerdeki uçuruma döneceğimdir.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Çalınan Mektup
    - Şişedeki Pusula
    - M. Valdemar Olayındaki Gerçekler
    - Kalabalıkların Adamı
    - Kuyu ve Sarkaç

    İngilizceden çeviren: Tomris Uyar, Mehmet Fuat (Kuyu ve Sarkaç)
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Lady Anne Susuyor / Saki

    Önsöz :
    Hector Hugh Munro...
    Munro soyadını köklü bir İskoç ailesinden, Farsçada kadeh sunan anlamına gelen Saki takma adını ise Rubailer’dan almıştır. Acı çektiği ve çok şey öğrendiği İngiltere, orta sınığın en büyük uğraşısı olan can sıkıntısını tertiplemek ve sonsuza dek birtakım alışkanlıkları tekrarlamak demek olan Victoria dönemi İngilteresiydi. Munro, İngilizlere özgü acı bir nüktedanlıkla o dönem toplumunu hivcetti. Kozmopolit bir yaşam süren Saki, 1914 yılında, kırk dört yaşındayken İngiltere’nin Fransa’ya gönderdiği yüz gönüllü asker arasında yer aldı. Er olarak katıldığı savaşta, 1916 yılının kışında Beaumont-Hamel saldırısında vurularak öldü. Son sözlerinin “Put out that bloody cigarette” olduğu söylenir. Savaşa gönderme yapmış olması muhtemeldir.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Lady Anne Susuyor
    - Masalcı Amca
    - Tavan Arası
    - Gabriel-Ernest
    - Tobermory
    - Derisi ve Gerisi
    - Dinlenmeme Kürü
    - Mowsle Barton’da Huzur
    - Bıldırcın Yemi
    - Açık Pencere
    - Siredni Vaştar
    - Araya Girenler

    İngilizceden çeviren: Fahri Özgüven
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Sesler Adacığı / Robert Stevenson

    Önsöz :
    Chesterton’un kurgusal yapıtlarında bizi büyüleyen fantastik Londra, Stevenson tarafından daha 1878 yılında İntihar Kulübü’nün şaşırtıcı serüvenini de içeren Yeni Bin Bir Gece’de keşfedilmişti. Eleştirmenler, Stevenson’ın en iyi yapıtları olarak kardeşler arasındaki nefreti konu eden The Master of Ballantrae (1889) ve bir babayla oğlu arasındaki giderilmesi mümkün olmayan anlaşmazlığı anlatan ve yazarın ölümü üzerine yarım kalan Weir of Hermiston’u gösterirler. Llyod Osbourne’la beraber yazdığı The Ebb Tide’ı (1894) atlamak istemem.
    Bu seçkide yer alan öykülerden ikisinde mekân güney denizleridir. Markheim bilinmeyen bir şehirde geçer; Thrawn Janet ise İskoçya’da. Bu öyküleri seçmemin nedeni yaşlı belleğimde yaşamaya devam etmeleridir.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Sesler Adacığı
    - Şişenin Cini
    - Markheim
    - Çarpık Janet

    İngilizceden çeviren: Handan Balkara
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Lord Arthur Savile'in Suçu / Oscar Wilde

    Önsöz :
    Alfonso Reyes’in İsyanyolcaya La importancia del ser severo adlı altında başarıyla çevirdiği Ciddi Olmanın Önemi Üzerine adlı eseri gibi Lord Arthur Savile’nin Suçu da İyi ve Kötü’nün ötesinde bir yapıt. Bir cinayetin öyküsünü anlatır; ama cinayet, uçarılığından dolayı Binbir Gece Masalları’nda kasten yaratılan fantastik ortamdan daha az gerçek olmayan bir dünyada işlenir. Bu benzerliği vurgulamak için Stevenson ve Chesterton’ınkilerle kıyaslanabilecek düşsel bir Londra’da geçen öyküye İslam dinine özgü kader anlayışının hâkim olduğunu eklemek gerek. Dünyevi komedyalarında olduğu gibi bu öyküde de Wilde karşımıza aptal kahramanlar çıkarır, ancak bu kahramanların aptallığı iğneleyicidir, çünkü bunlar aslında yazarın gülümseyen maskeleridir. Hüzünlü bir yazgısı ve neşeli bir ruhu olan bu büyük İrlandalı bizim çağdaşımız ve gelecek kuşakların da çağdaşı olacak.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Lord Arthur Savile’in Suçu
    - Canterville Hortlağı
    - Mutlu Prens
    - Bülbül ve Gül
    - Bencil Dev


    İngilizceden çeviren: Fatih Özgüven
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Micromegas / Voltaire

    Önsöz :
    Voltaire, hemen hemen tüm öykülerinde, Bin Bir Gece Masalları’nın ve Antik Çağ’ın coğrafyasını kullanır; ne ki, okur, Babil’in Paris, Brahmanlar’ın ya da Druidler’in ise Roma Kilisesi’nin rahipleri olduğunu fark etmekte gecikmez. Babil Prensesi başlangıçta bu hoş geleneği sürdürür; öykü ilerledikçe, iki âşık, Avrupa krallıklarını dolaşırlar; İngiltere, Almanya ya da Galya, iki farklı zaman düzleminde varlıklarını sürdürürler; tarihin ilk zamanlarında ve Voltaire’in yaşadığı dönemde. Bu iki düzlem, geçmişte, tekboynuzların ve büyülü kuşların var ettiği tek bir görkemde birbirine karışır. Bu seçkide yer alan diğer öykülerde, Voltaire, taraf tutmayan alaycı bir izleyici gibi olayları dışarıdan yönetir, sanki düş gördüğünü biliyormuş ve neşe ya da acıma duygusuyla düşlemeye devam etmeye razı oluyormuş gibi kendisini ihtiraslı çalkantılara bırakır.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Memnon ya da İnsanın Bilgeliği
    - Avunan İki Kişi
    - Scarmentado’nun Seyahatlerinin Öyküsü
    - Micromegas
    - Akla Kara
    - Babil Prensesi
    - 1768 Baskısının Sonu

    Fransızcadan çeviren: Hasan Fehmi Nemli
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]
     
  12. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  13. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Duvardaki Kapı / H.G.Wells

    Önsöz :
    Wells, fantastik bir öykünün tek bir fantastik olayı içermesi gerektiği düşüncesindeydi; bu kitap için seçmiş olduğumuz beş öykü bu sağgörü kuralına uyar. Duvardaki Kapı’da olay Londra’da geçer; bu öyküde, Wells’le kolayca bağdaştırılamayan alegorik bir tını vardır. Yazarın belki de özyaşamsal olan bu öyküsü, ertelemelerin doğurduğu yalnızlık bakımından hepimiz için geçerlidir. Wells, Plattner Hikâyesi’nde, dördüncü boyut varsayımının patetik olanaklarından yararlanır. Öykü kahramanı yalnız bir insandır yine. Son Mr. Elvesham’in Hikâyesi, bildiğimiz gölge konusunun güzel bir çeşitlemesidir. Kristal Yumurta’da iki farklı konu vardır: Öykü kahramanının çaresizliği ve evreni kapsayan beklenmedik bir projeksiyon. Aleph adlı öykümü bu yapıtın anılarına borçluyum. Sihirli Dükkân, kâbusa dönüşen bir düşten, yeniden uyanıklık haline geçilmesini anlatır. Wells’i yüzyılımızın başında keşfetmiş olmaktan üzüntü duyuyorum. O şaşırtıcı, kimi kez de korkunç mutluluğu duyumsayabilmek için onu şimdi keşfetmeyi isterdim.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges’in Önsözü
    - Duvardaki Kapı
    - Plattner Hikâyesi
    - Son Mr. Elvesham’in Hikâyesi
    - Kristal Yumurta
    - Sihirli Dükkân

    İngilizceden çeviren: Ülker Erzurumluoğlu
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Bin Bir Gece Masalları / Richard Burton

    Önsöz :
    İngilizce’ye Richard Burton’un çevirdiği Bin Bir Gece Masalları’ndan Borges tarafından yapılan seçki, Batı dünyasındaki en özellikli Bin Bir Gece çevirilerinden biri olarak kabul edilen bir metnin en can alıcı parçalarını sunuyor okura. Borges’in önsözde de vurguladığı gibi, metin sadece Doğu’nun zengin kültür evreninin canlı bir panoraması olmakla kalmayıp, çevirmeninin sıradışı yaşam öyküsü ve dünya görüşünün de en dolaysız verilerini içeriyor. Batı ile Doğu dünyası arasındaki karşılıklılık ilişkisinin metinsel bir aktarım süreci üzerinden izlenebileceği ve iç içe geçmiş birçok ortak referansın evrensel insanlık mirasını nasıl biçimlendirdiğinin kanıtı sayılabilecek klasik bir örnek.
    Jorge Luis Borges

    İngilizceden çeviren: Hasan Fehmi Nemli
    Önsöz, İtalyancadan çeviren: Cemal Kaan Emek


    [​IMG]




    25 Ağustos 1983 ve Diğer Öyküler / Jorge Luis Borges

    Önsöz :
    Ricci ve Borges’in çabalarıyla hayata geçip hâlâ dünya yayıncılığının en olağanüstü işbirliklerinden biri olarak hatırlanan Babil Kitaplığı dizisinin otuzuncu ve son kitabı. Bu defa Franco Maria Ricci tarafından dizinin yönetmeni Borges’e adanmış bir armağan. Borges’in dört öyküsünün yanı sıra, yazarın María Esther Vázquez’le yaptığı bir söyleşiyi de içeren bu kitap, yazarın sekseninci doğum yıldönümü onuruna çıkarılan bir özel baskı. Ricci, kitaba yazdığı kısa önsözde, Borges’le aralarındaki dostluktan Babil Kitaplığı dizisinin doğuşuna kadar bir dizi can alıcı ayrıntıdan da söz ediyor. Dizinin yönetmeni ve dünya edebiyatının unutulmaz adlarından Borges’e gönderilmiş bir selam.

    İçindekiler
    - Yayıncıdan Okura
    - 25 Ağustos 1983
    - Paracelsus'un Gülü
    - Mavi Kaplanlar
    - Yorgun Bir Adamın Ütopyası
    - Borges: Olduğu Gibi
    - Maria esther Vasquez'in Söyleşisi

    İspanyolcadan çeviren: Mesut Özden Gözütok
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Fırat Genç


    [​IMG]




    Arjantin Öyküleri / Jorge Luis Borges (Derleyen)

    Önsöz :
    Babil Kitaplığı dizisinin yirmi dokuzuncu kitabı olan Arjantin Öyküleri, Jorge Luis Borges’in Arjantinli yazarların öykülerinden yaptığı bir seçki. Dizinin fantastik içeriğiyle tam bir bütünlük kuran bu düşsel anlatılar, Borges’in de dediği gibi, tüm Latin Amerika yazınının en farklı ve en incelmiş edebiyatlarından birini oluşturan Arjantin’in de temsili bir resmini sunuyor. Lugones’ten Cortázar’a, Casares’ten Ocampo’ya kadar Arjantin’den çıkıp tüm dünya yazınına yön veren bir etki yaratabilmiş tüm özellikli yaratıcıların bir araya geldiği bu derleme, Buenos Aires’in arka sokaklarından pampalara kadar uzanan geniş bir coğrafyanın izini sözcüklerle sürüyor. Latin Amerika edebiyatının en ayrıksı ve en şaşırtıcı öykülerinden oluşmuş doyumsuz bir okuma.
    Jorge Luis Borges

    İçindekiler
    - Jorge Luis Borges'in Önsözü
    - Yzur ( Leopoldo Lugones)
    - Her Koyun Kendi Bacağından Asılır ( Adolfo Bioy Casares)
    - Beceriksiz Yazgı ( Arturo Cancela- Pilar de Lusarreta)
    - Ele Geçirilmiş Ev ( Julio Cortazar)
    - Posta Arabası ( Manuel Mujica Lainez)
    - Eşyalar ( Silvina Ocampa)
    - Satranç Profesörü ( Federico Peltzer)
    - Benim Başıma da Gelebilirdi( Manuel Peyrou)
    - Seçilmiş ( Maria Esther Vazquez)

    İspanyolcadan çeviren: Banu Temel
    Önsöz, İspanyolcadan çeviren: Mukadder Yaycıoğlu


    [​IMG]




    Bin Bir Gece Masalları / Galland

    Önsöz :
    Durmaksızın Doğu'yu keşfetmek, Batı'ya has geleneklerden biridir. Herodotos, Kutsal Yazı, Marco Polo ve Kipling ilk akla gelen isimler. İçlerinde en parıltılısı ise Bin Bir Gece Masalları'dır. Burada tüm bir Doğu mefhumu saklıdır sanki. Fas'tan Japon adalarına kadar birbirine hiç benzemeyen onca bölgeyi kapsayan o tuhaf sözcük. Onu tanımlamak güç, zira onu tanımlamak diğer sözcüklerle onu seyretmek demek; oysa, Doğu'nun ve Bin Bir Gece'nin adını anmak bile içimizi büyüyle dolduruyor.

    İngilizceden çeviren: Ali Karabayram
    Fransızcadan çeviren: Hasan Fehmi Nemli


    [​IMG]