Bahar Hastalıkları

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve 1BukeT tarafından 19 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    19 Nisan 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  1. 1BukeT

    1BukeT Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.454
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    106
    Baharın kendini iyiden iyiye hissettirdiği bugünlerde canınız işe gitmek istemiyor, uykusuzluk, halsizlik, bitkinlik hissediyor ve hayattan zevk almadığınızı mı düşünüyorsunuz? Mevsim değişimine adaptasyon döneminde ortaya çıkan bu durumdan kurtulmak elinizde.

    Kış mevsiminin bitip baharın gelmesiyle beraber insan psikolojisinde geçici değişimler yaşanabiliyor. Fatih Üniversitesi Hastanesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Bünyamin Işık, insan metabolizmasının tabiatta meydana gelen dönüşüme adapte olabilme döneminde psikolojik değişimler yaşayabileceğini söylüyor. Işık şöyle konuşuyor: "Bahar yorgunluğunun temelinde organik değil, psikolojik temeller vardır. Bu durumun geçici olduğu unutulmamalı ve depresyon ya da diğer ağrılarla karıştırılmamalı. Bahar yorgunluğu ortalama 7-10 gün sürer. Depresyon ya da diğer rahatsızlıklar ise daha uzun sürelidir."

    Bahar yorgunluğunun belirtileri ise şunlar: Halsizlik, uykusuzluk, konsantrasyon güçlüğü, ilgide azalma, gün içerisinde uykuya meyil durumu. Ayrıca bu durumlar toleransın düşmesine ve çabuk sinirlenmeye de yol açıyor. Bahar yorgunluğunun en önemli etkilerinden birisi de gün içerisinde yaşanan ruh halindeki iniş çıkışlar. Doç. Dr. Işık, stresin en gizli düşman olduğunu ve bahar yorgunluğunu tetiklediğini belirtiyor. Şehir hayatındaki keşmekeş ve telaş da bahar yorgunluğunu artıyor.

    Bahar yorgunluğuna karşı ne yapmalı?

    Vücudu zinde tutacak meyve, sebze ağırlıklı beslenmeye önem verilmeli.

    Sigara, alkol ve kafeinden uzak durulmalı.

    Düzenli uykuya dikkat edilmeli.

    Yüksek konsantrasyon gerektiren işlerden bir süre uzak durulmalı.

    Sosyal faaliyetler artırılmalı. Bol su içilmeli.

    Seher Aktepe, Ankara
     
  2. 23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  3. haten

    haten Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Mart 2007
    Mesajlar:
    171
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Bahar Yorgunluğu

    Bahar aylarında insan metabolizmasında oluşan değişiklikler beraberinde yorgunluğu da getiriyor. Bahar yorgunluğu bir hastalık olarak tanımlanıyor ve önlem alınması gerekiyor. Önlem alınmazsa bahar yorgunluğu kronikleşebiliyor.

    Kışın soğuk günleri yavaş yavaş yerini baharın neşesine ılıklığına bırakırken birçok kişide halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi ortak şikayetler gözleniyor. Bu yakınmaların çoğu bahar yorgunluğuna bağlanıyor.

    Bu yorgunluğa bağlı olarak kalp ve romatizma hastalarında yakınmaların arttığını belirtiyor. Bahar yorgunluğu önlem alınmazsa kronik yorgunluk sendromuna da dönüşebiliyor.

    Havadaki elektrik artıyor:
    Bahar mevsiminde havadaki elektrik yükü artıyor. Bu yükün iyonlar aracılığıyla taşındığı vurgulanmaktadır. Pozitif ve negatif değerde iki tür iyondan pozitif olanlar arttıkça vücuda zindelik getirir. Negatif yüklü iyonların artması ise yorgunluk, halsizlik ve gerginliklere neden olur. Havadaki elektrik yükü şehirlerde daha fazladır. Taşıtların havayı kirletmesi, sanayi atıkları, trafik keşmekeşi elektrik yükünü artırır.

    Elektrik yükünün yoğunluğu, bahar mevsiminde sinir gerginliğini ve stresi tırmandırıyor. Bu durum, damarlardaki büzülmeyi artırıyor. Damarlardaki büzülme midede olursa ülsere bile neden olabiliyor. Uzmanlar, bahar mevsiminde sebze ve meyvelerin yanısıra bol sulu gıdaları da soframızdan eksik etmememiz gerektiğini söylüyorlar; çünkü meteorolojik değişiklikler yüzünden vücuttaki su oranında bozukluklar görülebiliyor.

    Bahar yorgunluğunun etkilerinden kurtulmak mümkün. Eğer yakınmalar süreklilik kazanmışsa ve kendinizi her zaman halsiz ve bitkin hissediyorsanız, kronik yorgunluk ile karşı karşıyasınız demektir.

    A tipi insanlar aday:
    Eğer, yönetici kadrosunda çalışan sorumluluğu fazla olan biriyseniz, halsizlik, kırıklık, boğaz ve baş ağrılarıyla gelişen kronik yorgunluk sendromu sizin de kapınızı çalabilir. Kronik yorgunluk sendromu olan kişi, gözlerinin önünde beneklerin uçtuğunu, devamlı baş ağrısı ile birlikte sanki kerpetenle ensesinin sıkıldığı hissine kapıldığını söyler. Eklem ağrılarından yakınır. Bu kişilerin işteki konsantrasyonları bozulur. Eklem ağrıları, ruhsal sıkıntılar yakalarını bırakmaz.

    Kronik yorgunluk sendromuna yakalanan kişilerin çoğunluğu yaptığı işten, çalışma ortamından ötürü devamlı duygularını, sıkıntılarını baskı altına alıyor. Bu şekilde yıllarca baskı altında kalan duygular, stres ve iş yoğunluğu sonucunda patlama noktasına geliyor.

    Mutsuzluk yorgunluğu:
    Bahar yorgunluğu ve kronik yorgunluk dışında bir de “mutsuzluk yorgunluğu” denilen bir yorgunluk türü var. Kendini sürekli halsiz, isteksiz, yorgun hissedenler bu gruba giriyor. Söz konusu kişilerin yorgunluk hisleriyle mutsuzlukları arasında bağlantı olduğunu belirtiliyor. Mutsuzluk yorgunluğu, insanın psikolojisiyle çok yakından ilgilidir. Bu sorundan kurtulmak için öncelikle yaşamı sevmek, mutsuzlukların, hayal kırıklıklarının gelip geçici olduğuna inanmak gerekir. Söz konusu gruba giren kişilerde şikayetler bedensel bir rahatsızlıktan değil de, psikolojik sorunlardan kaynaklandığı için hastaların psikolojik tedavi görmesi gerekebilir.

    Kronik yorgunluktan korunun:
    Kronik yorgunluğunuzun gerçek nedenini araştırın. Eğer sorun iş yoğunluğunuz ise çalışma temponuzu düşürün, monotonluk ise yaşamınızı renklendirecek uğraşlar bulun.

    * Kronik yorgunluğa karşı en iyi ilaç tatile çıkmaktır. İmkanlarınızı zorlayarak birkaç günlüğüne de olsa kent dışına kaçın.
    * Her gün sabahları aç karnına en az 5 dakika yürüyüş yapın. Ancak bu yürüyüşleri güneşli günlerde yapmaya özen gösterin.ı.
    * Her sabah 10-15 dakika aç karnına jimnastik yapın. Ama vücudunuzu aşırı yormaktan da kaçının. Jimnastik yapacağınız odayı ciğerlerinize bol oksijen girmesi için bir süre havalandırmayı unutmayın.
    * Sofranızdan meyve ve sebzeyi eksik etmeyin. Sevmeseniz de mevsimin özelliğini taşıyan meyve ve sebzelerin bütün çeşitlerinden bol miktarda yiyin.

    Önlemler:
    * Baharda vücudun daha çok vitamin ve minerale ihtiyacı oluyor. Özellikle de B ve C vitaminleri ile potasyuma. B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum da domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunuyor.

    * Günde 3 litre su için. Yemek yemeden ve yatmadan önce azar azar içerek vücudunuza ihtiyacı olan suyu sağlayın.
    * Uyku ritmine dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce günlük bütün stres nedenlerinizi aklınızdan uzaklaştırın. Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin.
    * Alkol kullanıyorsanız, mümkün olduğunca azaltın. Çünkü yorgunluktan kurtulmak için alkole sarılmak çözümü zor problemleri ortaya çıkarabilir.
     
  4. 27 Mart 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  5. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Öyle görünüyor ki, bahar yorgunlarının sayısı artıyor!

    Bunda küresel ısınmanın yol açtığı mevsim kaymalarının ve meteorolojik karmaşıklıkların da rolü olmalı. Baharla birlikte canlanan vücudunuzu ciddi bir yorgunluk dalgasının sarmasını istemiyorsanız, bu yazıyı dikkatle okumanızda yarar var!

    UZMANLAR, bahar yorgunluğunun "tıbbi bir durum" olmaktan çok, mevcut bir sağlık sorununun alevlenmesi ile ilişkili olduğunu söylüyor. Eğer, güzel ve aydınlık bahar sabahlarına keyifle uyanamıyor, gün boyu gidip gelen yorgunluk dalgalarından yakınıyorsanız, sıradan bir bahar yorgunluğu dışında, önemli bir sağlık sorunu yaşıyor olabilirsiniz.


    ROMANTİK YORGUNLUK

    Yorgunluk, rahatsız edici bir duygudur. En büyük etkisi, bedensel ve ruhsal enerjinin kaybıdır. Eğer yorgunsanız, yeteri kadar güçlü ve enerjik biri olduğunuzu hissetmiyorsanız, bir süre sonra başka sağlık sorunlarının da ardı ardına filizlendiğini görürsünüz.

    Baharla birlikte ortaya çıkan bu geçici yorgunluk hali, genellikle birkaç haftayı geçmez. Mevsim dönüşümünde ortaya çıkan, iyon dengesi değişimlerinin, meteorolojik şartlardaki farklılaşmalarının, ısı ve nem oynamalarının, aydınlık ve karanlıkta geçen saatlerde kaymaların ve daha pek çok nedenin bu "romantik yorgunluk"ta rolü olduğu söylenir.

    Her ne sebeple meydana gelirse gelsin, baharın ilk günlerinde ortaya çıkan yorgunluğun, kısa süreli ve hafif bir yorgunluk olduğunu unutmamalı, eğer ciddi ve ilerleyici bir yorgunluk sorunu yaşıyorsanız, arkasında önemli bir bedensel veya ruhsal problemin olabileceğini bilmelisiniz.

    Baharla birlikte ortaya çıkan yorgunlukların arkasında gizli bir depresyon, gözden kaçmış bir kansızlık, farkına varılmamış bir tiroid yetmezliği ya da vücudunuz her hangi bir yerine odaklanmış bir enfeksiyon hastalığı olabilir. İlerleyici yorgunlukların bazen kanser gibi daha ağır ve ciddi sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceği unutulmamalıdır.

    Yorgunluk ve halsizlik duygusu ayrı şeyler midir? Bu sorunun yanıtlanması pek kolay değildir. Halsizlik de kişinin kendisini enerjisi tükenmiş ve bitkin hissetmesini anlatan bir duygudur. Yetersiz dinlenmenin, kalitesiz ve yetersiz uykunun, iyi yönetilemeyen streslerin, sıkıntı, mutsuzluk, hayal kırıklığı, korku ve endişelerin sonucu olarak ortaya çıkabilen bu duyguyu, yorgunluğun hafif bir şekli gibi tanımlayanlar var.

    Adına ister yorgunluk, ister halsizlik diyin, eğer tekrarlayıcı ve ilerleyici bir enerji kaybı ve bitkinlik sorunu yaşıyorsanız, bu sorunun çözümü için tıbbı yardım isteyin.


    NASIL ATLATILACAK

    Eğer, yorgunluğunuza geçici ama etkili çözümleri arıyorsanız, daha sık ve az miktarda gıda tüketmeye, vitamin ve mineral zengini sebze ve meyvelere ağırlık vermeye, meyve suları, bitki çayları ve mineral yükü fazla su tüketiminizi artırmaya özen gösterin. Daha iyi uyumaya, alkol kullanmamaya çalışın. Yoğun stres altında olduğunuzu düşünüyorsanız, size stres yüklediğini düşündüğüz sorunlardan biraz uzaklaşın. Açık havada yapılan 30-45 dakikalık yürüyüşlerin de yorgunluk giderici tabletler kadar etkili olabileceğini hatırlayın.


    YORGUNLUK TİPLERİ

    Üç tip yorgunluktan bahsedebiliriz: "Bedensel veya fiziksel yorgunluk", "ruhsal ya da psikolojik yorgunluk" ve "motivasyonel yorgunluk."

    Fiziksel yorgunluk, ağır bir çabayı, yoğun egzersizi, gereğinden fazla bir bedensel aktiviteyi izleyerek oluşan halsizliktir.
    Ruhsal yorgunluk, konsantrasyon eksikliği ve belirli bir aktiviteye odaklanma noksanlığından kaynaklanır. Kişisel yetenek ve sınırlarınızı bilmeden ya da önemsemeden kapasitenizi zorlarsanız, çöküntü ve depresyon kaçınılmazdır.

    Motivasyonel yorgunlukta ise duygusal veya fiziksel aktivitelere katılma arzusunun eksikliğinden kaynaklanan bir yorgunluk söz konusudur.


    UYGULAYIN

    Enerjik olmak için öneriler

    Eğer yorgunsanız, kendinizi güçsüz ve halsiz hissediyorsanız, yani enerjiniz yetersizse aşağıdaki beslenme önerilerinden yararlanabilirsiniz.

    ÖĞÜN SAYISINI ARTIRIN Küçük porsiyonlar halinde günde 5-6 öğün yiyebilirsiniz. Sık sık ve az az yemeniz kendinizi daha enerjik hissetmenizi sağladığı gibi şişkinlik ve yorgunluğunuzu da azaltacaktır.

    DÜZENLİ SIVI ALIN
    Düzenli ve sürekli sıvı alın. Yorgunluk çoğu kez susuzluğun ve sıvı eksikliğinin belirtisidir. Günde en az 8-10 bardak su içerek enerji düzeyinizi koruyabilirsiniz.

    HAMURA EL SÜRMEYİN Hamur işlerinden uzak durun, hayvansal yağları terk edin. Birçok araştırma fazla miktarda hayvansal doymuş yağ ve hamur işi tüketenlerde yorgunluk ve halsizlik şikáyetlerinin daha sık olduğunu ortaya koymaktadır.

    DAHA ÇOK MEYVE
    Daha çok meyve yiyin. Özellikle glisemik indeksi düşük, lif ve posa miktarı yüksek, antioksidan kapasitesi fazla meyveleri gün boyu küçük porsiyonlar halinde tüketmeniz enerji düzeyinizi artırır. Elma, şeftali, siyah erik, kiraz ilk tercihleriniz olmalıdır.

    CİPSİ UNUTUN Patates, mısır cipsi ve kuruyemişler yerine taze hazırlanmış sebze çubuklarını (kabak, salatalık, yeşil veya kırmızıbiber) veya cevizi, bademi, fındığı tercih edin.

    ŞEKERLEME YOK Küçük şekerlemeler, çikolatalar veya pastalar yerine kuru veya taze meyveler (kuru veya taze elma, erik, kayısı) yiyin.

    KURU MEYVE Dondurma yerine dondurulmuş üzüm taneleri veya dondurulmuş küçük kavun ve şeftali parçaları yiyin.

    FINDIK FISTIK Yağlı, tuzlu krakerler yerine tuzsuz badem, fındık ya da cevizi tercih edin.

    SALATAYA DİKKAT Mayonez veya kremalı salata sosları yerine sirke, limon suyu veya balzamik sosları deneyin.





    (alıntıdır)
     
  6. 15 Nisan 2008
    Konu Sahibi : 1BukeT
  7. deryacox

    deryacox Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.039
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    Bahar yorgunluğunu yenmek için bol bol su için, yürüyüş yapın


    Küresel ısınmanın etkisiyle bu yıl bahar mevsimi erken geldi. Güneş yüzünü gösterdi, havalar ısındı, ağaçlar çiçek açtı. Her zamanki gibi bahar yorgunluğu da kadın-erkek, çoluk çocuk herkesi etkilemeye başladı.


    Bahar yorgunluğunu önlemek için iş yerlerini ve evleri sık sık havalandırın.



    Uzmanlar, çalışma isteğini azaltan, pek çok kişiyi de yatağa düşüren bahar yorgunluğunun günde en az 10 bardak su içip, ev ve işyerini bol bol havalandırarak aşılacağını söylüyor. Ayrıca sık sık yürüyüşe çıkmanın da direnci artırdığı aktarılıyor.


    Bahar aylarında vücuttaki bazı hormonlar daha fazla çalışıyor. Güneş ışığının etkisiyle artan bu hormonlar kişinin fiziksel ve psikolojik yapısını önemli ölçüde etkiliyor. Pek çok insan havaların ısınmasıyla sabah yataktan kalkmakta zorlanırken, gündelik işlerini de güçlükle yapabiliyor. Bitkinlik, yorgunluk, isteksizlik kişiyi adeta esir alıyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden dahiliye uzmanı Dr. Sadi Rüştü Vural, baharda aslında kişinin daha enerjik olmasını sağlayacak hormonların salgılandığını; ancak vitamin eksikliği çeken kişilerde bunun ters etki yaptığını belirtiyor. Öte yandan bahar aylarında havadaki elektrik yükünün de arttığını hatırlatarak, "Negatif yüklü iyonlar yorgunluğa neden olurken, pozitif iyonlar ise kişinin kendini zinde hissetmesini sağlıyor." diyor.


    Psikiyatr Banu Büyükkal ise bahar yorgunluğunun küçümsenmemesi gerektiğini belirtiyor. Bu hissi bahar aylarında herkesin yaşadığını ifade eden Büyükkal, "Normalde bu durum birkaç hafta içinde geçer. Ancak daha fazla uzaması, kişinin okul ya da iş performansını düşürmesi halinde dikkatli olmak gerekir." şeklinde konuşuyor. Uzun süreli yorgunluk halinde başta depresyon olmak üzere kaygı, uyku ve yemek bozuklukları, şizofreni, kronik yorgunluk ve madde bağımlılığı gibi rahatsızlıklardan şüphelenilmesi gerektiğini vurguluyor.
    Eğer altta yatan başka bir hastalık yoksa bahar yorgunluğundan korunmak için alınabilecek bazı önlemler bulunuyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Yaprak Ataker, çalışırken kısa ve sık dinlenme molaları vermenin yorgunluğu önleyebileceğini anlatıyor. Ev, okul ve işyerlerinin sık sık havalandırılmasının da kişilerde olumlu etki yapacağını kaydediyor. Ataker, şu tavsiyelerde bulunuyor: "Vücudunuz için gereken B ve C vitaminlerini bol miktarda içeren sebze ve meyvelerden tüketin. Kahve ve çay yerine bol bol su için. Aerobik tarzda yürüyüş, koşu, bisiklete binme ve yüzme gibi egzersizler yapın."


    Polenlerden uzak durun


    Bahar aylarında ağaç ve çiçeklerden kaynaklanan polen alerjisi de artıyor. Pek çok kişi baharı burun akıntısı, hapşırma, öksürük, kaşıntı ve döküntü şikâyetleriyle geçiriyor. Sema Hastanesi'nden göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Ayşe Türközü, bahar alerjisinden muzdarip olanlara şu önerilerde bulunuyor: "Uyumadan önce yatak odanızı havalandırın. Yatmadan saçlarınızı yıkayarak saçınıza yapışan polenlerden kurtulun. Giysilerinizi dışarıda kurutun. Arabada camları kapalı tutun."



    Bahar yorgunluğunu sebze-meyve ile atın

    Türkiye ve Amerikan Diyetisyenler Dernekleri üyesi Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, baharla birlikte görülen genel bitkinlik, yorgunluk, güçsüzlük, isteksizlik ve uykusuzluk gibi şikayetlerin çok basit tedbirlerle önlenebileceğini bildirdi. Koçak, insanların eskiye göre daha fazla hastalandığını, bunu önlemek için de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Dilara Koçak, şunları söyledi: "Günde 5-6 porsi-yon sebze-meyve tüketerek, içilen su miktarını arttırarak, açık havada yürüyüş yaparak, iyi ve kaliteli bir uykuyla bunların üstesinden gelinebilir. Isınan hava vücudun su ihtiyacını arttıracağı için günlük içilen su miktarı 3 litre civarında tutulmalıdır."