Bak makyajın akıyor (mutlaka okuyun )

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve ze-ta tarafından 11 Haziran 2009 başlatılmıştır.

    11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  1. ze-ta

    ze-ta EmEkli Editör :P Üye

    Katılım:
    26 Şubat 2007
    Mesajlar:
    699
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    108
    Genç kız, el aynasında makyajını kontrol etti; “Gayet iyi.”dedi. Güzelliğinden emindi. Çevresindeki erkeklerin pervane olmasından zaten biliyordu güzel olduğunu. Hayatın tadını çıkaran, rahat yaşayan biriydi.

    Cep telefonu çaldığında, akşam arkadaşlarıyla hangi eğlence yerine gideceğine karar vermeye çalışıyordu. Telefondaki numaraya baktı, arayan annesiydi.
    - Alo…kızım, nasılsın ?
    - İyiyim anne. Ne oldu ?
    - Sana bir sürprizim var.
    - Sürpriz mi ?
    - Evet. Çok eski bir arkadaşım, dostum şehrimize gelmiş…
    - Eee kimmiş.
    - Kim olduğu sürpriz. Fakat, onu senin almanı istiyorum.
    - Ben mi ?
    - Evet, senin iş yerine yakın olan parkı biliyormuş. Parka gitmesini ve seninle buluşmasını söyledim. Senin de parka gidip onu almanı istiyorum.
    - Anne, ben böyle şeyleri sevmem, kendin halletsen.
    - Kızım 1-2 saatlik bir işim var. Ayrıca seni bebekliğinden tanıyan bir arkadaşım. Seni görünce mutlaka çok sevinecektir.
    - Amaaan. Peki peki… Nasıl tanıyacağım.
    - Evden çıkarken üzerine giydiklerini tarif ettim. O parkta bazı oturaklar piknik masası şeklinde. Parkın sinema tarafı girişindeki ilk piknik masasına otur. O gelince seni bulacak.
    -Tamam anne . . tamam…
    - Kızım senden her gün mü bir şey istiyorum? Üniversiteyi bitireli, hele de işe gireli bir fatura yatırmaya bile göndermedim.
    - Hemen darılma, tamam dedim ya!..;
    - O nasıl tamam demekse; neyse, hadi o zaman, izin al da çık, bekletme. Ben de işlerimi bitirip hemen geleceğim.

    ****

    Genç kız , izin alıp çıktı. Kısa bir yürüyüşten sonra parka vardı. Bu parkta daha önce hiç oturmadığını fark etti. Arkadaşlarıyla hep paralı, lüks eğlence yerlerine giderlerdi.
    Annesinin tarif ettiği, girişteki ilk masayı buldu, boş olan kısmına oturdu. Masanın diğer tarafında bir köylü kadınla, küçük kız oturuyordu. Onlarla aynı yerde bulunmaktan utandığını hissetti. “Annemin arkadaşı çabucak gelse de, şunlardan kurtulsam” diye düşündü.

    Köylü kadın çekinerek seslendi;

    - Af edersin kızım, bir şey sorabilir miyim ?

    ”Kızım” diye seslenmesi iyice sinirlerini bozdu.

    - Ne var, adres mi soracan !. .
    Sert çıkış karşısında kadın sesini alçalttı;
    - Hayır kızım, başka bir şey soracaktım.
    - Sizin gibi cahiller ya adres sorar, ya para ister.
    Köylü kadının kızaran yüzüne aldırmadı bile. O sırada şık ve lüks giyimli, orta yaşlı bir kadının uzaktan yaklaştığını gördü. “- Nihayet.” diye düşündü. Ayağa kalkıp kadını karşılamaya çalışırken, kadın yanlarından geçip gitti. Somurtarak geri oturdu.

    Yanındaki küçük kıza daha sıkı sarılmış köylü kadının gözünden bir damla yaşın süzüldüğünü gördü. Kadın gözyaşını saklamak için diğer tarafa dönünce bir yüzündeki büyük yanık izi göründü. Genç kız manalı manalı güldü;

    - Bak kolayca gözyaşı dökebiliyorsun, yüzünde de çirkin bir yanık izi var. Burada ne bekliyorsun geç bir köşeye aç mendilini ağla… Fakat ağlamayla benden bir şey koparacağını sanma, tamam mı…

    Kadın dayanamadı;
    - Cahil deyip duruyorsun. Ne cahilliğimi gördün. Tanımadığım bir kadına, torununun yanında hakaret mi ettim!
    - Oooo. . . laf yapmayı da biliyormuş

    -Anlaşıldı kızım, sen üniversite bitirmiş, çok şey öğrenmiş olabilirsin ama insanlıktan sınıfta kalmışsın. Torunumu okutmak için uğraşacaktım. Fakat seni görünce vazgeçtim.

    Yaşlı kadın, küçük kızı alıp masadan kalkarken, boşalan yere doğru şık giyimli bir kadın yaklaştı. Cevap vermek için hazırlanan genç kız zengin giyimli, şık kadını görünce uzaklaşan yaşlı kadına cevap vermekten vazgeçti. Yaşlı kadın geriye bakmaya çalışan küçük kızın başını eliyle engelledi.

    ****

    Bir süre sonra, genç kızın annesi parkta yanına geldi.
    - Merhaba kızım, Zeynep teyzen nerde ?
    - Kimse gelmedi anne. En son bir bayan geldi, yanıma oturdu. O da sadece dinlenmek için gelmiş biriymiş.
    - Allah Allah !. . . giyindiklerini çok iyi tarif etmiştim, seni nasıl bulamadı anlamadım. Yanında küçük bir kız olacaktı.
    Genç kız bir an durakladı.
    -Küçük bir kız mı ?
    - Evet
    - Anne !. biz zengin, kültürlü insanlarız. Herhalde arkadaşın da zengin, kültürlü biridir, değil mi ?
    - Kültürsüz değil ama zengin değil.
    - Sakın bana köylü bir kadın olduğunu söyleme.
    - Köyden gelen kadına ne denir ki !. .
    - Oh!.. iyi iyi, köylü kadınları karşılamaya beni gönderiyorsun.
    - Kızım, o kadına bir borcumuz vardı. O zamanlarda borcumuzun karşılığı bir şey veremedik. " - Gün gelir, bir ihtiyacım olduğunda , ben kapınızı çalarım". Dedi ve işte bu gün kapımızı çaldı.
    -Ne istiyormuş ?
    - Torununu okutmamızı istiyor. Baban şimdi arabayla gelip hepimizi alacak, kayıt için okula gotürecek.
    - Anne , o köylü kadına ne borcun olabilir ki, anlayamadım ?
    Annesi, kızının öfkeli ses tonuna dayanamadı;
    - Kızım, sen bebekken biz köydeydik.
    - Eee…
    - Sana yıllar önce bahsetmiştim, köydeyken evimiz yandı, biz de inekleri, atları, tarlaları neyimiz varsa hepsini satıp köyden göçtük, demiştim.
    -Evet, hatırladım.
    - O yangınla ilgili bir ayrıntıyı, seni üzülebilir veya seni evde yalnız bıraktığımız için darılabilirsin korkusuyla anlatmamıştık.
    - Herhalde şimdi anlatacaksın…
    - Baban evde yoktu, ben de su doldurmaya köy pınarına gitmiştim. Lodos mu ne diyorsunuz, işte o rüzgar bazen ters esiyormuş, yukardan aşağı filan. Sen beşikte uyuyorken rüzgar bacadan içeri esince közler ocaklıktan tahtalara sıçramış, yangın başlamış. Pınar yerinden dumanları görüp koştuğumda alevler her yeri sarmıştı. Birazdan yıkılacak gibi görünen eve yine de girmek için atıldığım anda Zeynep teyzen kucağına seni almış olduğu halde dışarı fırladı. O sahneyi hiç unutamam; onun kucağından seni aldığımda o çığlıklar atıyordu…

    - Niçin ?

    - Seni kurtarırken, sağ tarafı yanmıştı. Gelince görürsün sağ yanağında ağır bir yanık izi var.

    Çok acı çekti çook. Dur ağlama, seni bu kadar üzeceğini bilmiyordum. Tamam kızım, bak makyajın akıyor, ağlama. Hah !. . Baban da geldi. Fakat Zeynep teyzen hala bizi bulamadı…



    Şair Yazar : Ahmet Ünal ÇAM
     
  2. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  3. esra.

    esra. Sağlıkla gel bebeğim... Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2007
    Mesajlar:
    277
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Teşekkürler. Çok güzeldi. a.s.
     
  4. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  5. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
    Tek kelimeyle harika bir anlatım,
    anlatılmak istenen muhteşem bir ders...
    Ne oldum değil,ne olacağım demeli hayatta....
    illaki birilerine herhangi bir konuda gebe olduğumuz için değil,
    insana insan muamelesi göstermek zorundayız...
    ister zengin,ister fakir,
    ister güzel,ister çirkin olsun,
    insanları dış görünüşleriyle değerlendirmemeliyiz,
    konuşma tarzı,seçilen kelimeler insana verilen değeri gösteiyor bence...
    çok ince bir nokta,gerçekten çok hoşuma gitti,
    ellerinize sağlık..
    sevgiler...
     
  6. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  7. okypete

    okypete Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    86.970
    Beğenildi:
    41.397
    Ödül Puanları:
    563
    ay. fena oldum ya. bu aralar zaten duygusalım. ağlıyacağım şimdi.çok zor tutuyorum kendimni.
    şu kızı bana getirin. yolacam.
     
  8. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  9. lotus_

    lotus_ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    589
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Çok güzel yazılmış çook... :sinifsinif:
     
  10. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  11. supurgelicadi

    supurgelicadi <3 Pro Üye

    Katılım:
    10 Şubat 2009
    Mesajlar:
    4.838
    Beğenildi:
    627
    Ödül Puanları:
    113
    çok güzel bir yazı ders alınmalı,hiçbir zaman insanları küçümsememeliyiz teşekkür ederim paylaşım için
     
  12. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  13. deniz_gunes

    deniz_gunes Hayat devam ediyor... Pro Üye

    Katılım:
    9 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    10.204
    Beğenildi:
    27
    Ödül Puanları:
    198
    Eeeee kılık kıyafetle insan olunmuyor işte..
    Üstüne markalı kaliteli birşey geçiren adam oldum sanıyor artık..
    ınsan insandır ya neyse anlayana..
     
  14. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  15. gurbaa prenses

    gurbaa prenses KK'nın Haylaz Kızı Pro Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    11.253
    Beğenildi:
    190
    Ödül Puanları:
    213
    dil bina-yı kibriyadır
    yıkma gönlün kimsenin
    mülk-ü hak, daru&#8217;l-bekadır...
     
  16. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  17. lotus_

    lotus_ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    589
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Benimde gözlerim doldu ya..Kafamı toparlayıp yorum bile yapamadım :a015:
     
  18. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : ze-ta
  19. lotus_

    lotus_ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    589
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Sana da tebrikler arkadaşım , yazıyı çok güzel özetlemişsin... buyrunnnnnnnnn