Bal- Arı Sütü ve Polenin Beslenmede ki Önemi

Konusu 'Bitki Sözlüğü' forumundadır ve DagCicegi tarafından 11 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : DagCicegi
  1. DagCicegi

    DagCicegi Bir Kızım Olana Kadar... Üye

    Katılım:
    6 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    8.212
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG]

    Bal- Arı Sütü ve Polenin Beslenmede ki Önemi

    Polen

    Polen; arıların binlerce çiçekten toplayarak kovana getirdikleri bitkinin erkek hücreleridir.ışçi arılar çiçeklerden vücutlarına yapışan polenleri arka ayaklarında
    kovana taşırlar ve yavrular ile genç işçi arıların beslenmesinde kullanırlar. Polenler renk ve şekil bakımından farklılık gösterirler. Polenler genelde sarı renkte
    olmaktadır ama siyah kırmızı mor pembe eflatun vb. renklerde polene rastlamak da mümkündür. Polene bu renkleri veren çiceklerde ki doğal renk maddeleridir.
    Çiçek polenlerinin bileşiminde değışik oranlarda proteinler serbest aminoasitler karbonhidrat lipitler mineral maddeler (magnezyum fosfor potasyum demir
    çinko sodyum) vitaminler (B1 B2 B6 C A E H ) doğal hormon enzim coenzim doğal asitler nükleik asitler pigment karbonhidrat ferment ve iz elementleri
    bulunmakadır. Tüm bu ıceriğı ile polen zengin bir besin maddesidir.
    Çiçek polenleri organizmamızı zinde tutmak dengeli beslenmede vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak bakımından önem taşımaktadır.

    Polenin faydaları nelerdir?

    Polenin insan beslenmesine yaptığı katkılardan birkaçı şunlardır:

    · Cılız ve durgun çocukların hızlı gelişmesini ve büyümesini olumlu yönde etkiler.
    · Prostatı rahatlatıcı etkisi vardır.
    · ıştah açar.
    · Bağırsakları çalıştırır.
    · Beyindeki kan dolaşımını aktive eder.
    · Metabolizmayı düzenler ve yorgunluğu giderir.
    · Kirmızı kan hücrelerin (alyuvar) sayısının artmasını olumlu yönde etkiler.
    · Polende bulunan Riboflavine'nin ( B2 Vitamini) görme yeteneinin artmasına olumlu etki eder.
    · Düşünme yeteneğini artır.
    · Bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olur.
    · Tamamen katkısız doğal bir besin kaynağıdır.

    Arı sütü

    Arısütü 5 ila 15 günlük işçi arıların salgıladığı besin değeri ve biyolojik aktivitesi çok yüksek bir besin maddesidir. Arı sütü kovan içerisindeki larvaların
    ve kraliçe arının beslenmesi için kullanılır. Larvalar ilk 3 gün arı sütü ile beslenırler. Daha sonra eğer larvalar bal ve polen ile beslenirse işçi arı arı sütü
    ile beslenirse kraliçe arı olurlar. Hayatı boyunca arı sütü ile beslenen kraliçe arılar 3-4 yıl yaşayabilirken bal ve polenle beslenen isçi arılar sadece
    5-6 hafta yaşayabilirler. Arı sütünün bileşiminde proteinler karbonhidratlar serbest amino asitler yağ asitleri vitaminler mineral maddeler iz elementler
    doğal hormonlar antioksidan maddeler ve neopterin biopterin ksantopterin gibi biyolojik aktif maddeler bulunmaktadır. Sağlıklı insanlar genç ve zinde
    kalabilmek sağlıklı yaşayabilmek hastalıklara karşı dirençlerini artırmak amacıyla her gün arı sütü tüketmektedir. Arısütü sağlıklı bir yaşantı için çok gerekli
    değerli ve eşsiz bir doğal bileşimdir. Düzenli kürlerle kullanıldığı zaman vücudu sağlıklı kuvvetli ve dinamik tutar.

    Arı sütünün faydaları nelerdir


    · Çocuklarda görülen gelişim güçlükleri kemik ve kas kuvvetsizliklerinde.
    · Çocuklarda fiziksel gelişmeyie destek sağlar.
    · Yaşlılıkla oluşan damar sertliğinin tedavisi bitkinlik ve yaşama isteksizlikleri ile kandaki kolesterol-lipid seviyesinin ayarlanmasında
    yardımcı olur.
    · Zihinsel ve bedensel yorgunluğ giderek sürekli yorgunluk ve bitkinlikhallerini düzeltir vücudu canlandırır.
    · Insülin benzeri peptidleri içermesi nedeniyle kan şekerini düşürücü etkisi vardır.
    · Arı sütü metabolizmayı düzenlemekte vücudun direncini artırmakta bağışıklık sistemini güçlendirmekte hücre yenilenmesini
    sağlamakta.
    · Yorgunluk halsizlik bitkinlik ve çalışma isteksizliklerini gidererek organizmaya aktivite kazandırır.
    · Beyin performansı gerektiren durumlarda özellikle öğrencilerin sınav dönemlerinde daha başarılı olmalarında yorgunluk ve
    endişe duymamalarında yardımcı olur.
    · Üstün hücre yenileyici özelliği nedeniyle yaşlanmayı geciktirir
    · Cinsel fonksiyonları düzenleyici etkisiyle dengeli bir cinsel yaşantısının sürdürülmesine yardımcı olur.
    · içerdiği hormonlar sebebiyle cinsel fonksiyonlarıarttırıcı etkileri de tespit edilmiştir.
    · Sporcuların harcadıkları aşırı enerjiyi dengeler yarışma önceleri yapılan kürlerle vücuda mukavemet ve aktivite kazandırarak
    sporcunun öz enerjisini en rantabl bir şekilde kullanması için beyin-beden uyumunu sağlar.
    · Erken bunama hafıza kaybı zeka geriliği gibi rahatsızlıkların tedavisine yardımcı olur.
    · Zayıflama rejimlerinde dengeli bir beslenme temin ederek vücut direncini arttırır.
    · Menapoz ve andrepoz dönemlerinde bünyeyi destekler.
    · Yapışında bulunan HDA (Hidroksi desenoik asit)`ten dolayı antibakteriyel özelliği bulunmaktadır.
    · Bronş astımı damar sertliği mide ve bağırsak rahatsızlığı romatizma hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
    · Böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarını düzenleyici etkisi vardır.
    · Yüksek tansiyonu önleyici etkisi vardır.

    Bal
    Arıların çiçeklerden topladığı nektarın fiziksel ve kimyasal değişikliklere uğratıldıktan sonra kendi yaptıkları petek gözlerinde
    depoladıkları tatlı ve çok değerli bir besin maddesidir. Balın bileşiminin % 16-20 'sı su geri kalanı ise karbohidratlar enzimler
    vitaminler ve minerallerden oluşmaktadır. Balın enerji değeri çok yüksektir. Bu yüzden çocukların sporcuların ve yaşlıların
    beslenmesinde kullanılır. Bal doğal bır antibiyotik gibidir ve binlerce yıllardan beri yara ve yanıkların tedavisinde
    mide rahatsızlıklarında cilt rahatsızlıklarında kullanılmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda balın bir çok hastalıkta
    enerji ve şifa kaynağı olarak kullanılmaktadır.

    Polen bal ve arı sütü bir ilaç değil gıda maddesidir. Bu ürünler beslenmeyi destlekler ama tek başına bir ilaç gibi kullanılmazlar.
     
    Son düzenleme: 11 Ekim 2009