Bana dair

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve esra. tarafından 1 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

    1 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : esra.
  1. esra.

    esra. Sağlıkla gel bebeğim... Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2007
    Mesajlar:
    277
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Doktor hanım merhaba,

    26 yaşında 8 aylık evliyim. Eşimle üniversitede başlayan 7 yıllık bir ilişki sonunda severek evlendik. Hala da birbirmizi çok seviyoruz. Fakat evlilik nedeniyle ben işimi, yaşadığım şehri ve ailemi bırakıp başka bir şehire taşınmak durumunda kaldım. Bunlardan en çok ailemi ve işimi bırakmak beni sarstı. Ben evin en küçüğü olduğum için anneme ve alime çok düşkünüm. Zaten iki kardeşiz.

    Eşime benim eski oturduğum şehire gelip ona da burada iş bulmayı defalarca teklif etmeme rağmen burada şartların daha iyi olacağını düşünerek kabul etmedi. Bundan dolayı içimde her zaman bir kızgınlık var ona ve çevreme karşı. Etrafımdan en ufak bir negatif davranış görmedim. Herkes sevgiyle benimsedi kabullendi beni. Dışarıdan geldiğim için de yadırgamadılar beni ve davranışlarımı. Maddi sıkıntılar çekiyoruz zaman zaman. Ve ben gene en başa, neden beni buraya getirdi noktasına geliyorum. İşsiz olmak bunca yıl emek verip okuduktan sonra hiçbir şekilde karşılığını alamamak canımı çok sıkıyor. İnsanlar bana napıyorsun çalışıyormusun diyecek diye aklım çıkıyor kimseyle görüşmek konuşmak tanışmak istemiyorum. Kendime güvenim iyice azaldı.

    Kafamı dinlemek için ailemin yanına gittiğim sürelerde sorunsuz zaman geçiriyorum. Mutlu dönüyorum. Ama bir süre beni idare ediyor gidişim sonra gene aynı durum. Kendime kızıyorum, eşime, eski hatalarıma. Başkalarının başarılarıyla kendi başarısızlıklarımı mukayese ediyorum. Sürekli ağlama isteği ve yorgunluk oluyordu önceden. Şuanda ağlama durumum bayağı azaldı. Ama enerjim yok. Doktor arkadaşımla konuştuğum zaman antideprasan kullanmanı öneririm demişti. Bu aklımda ama erteliyorum şimdilik. Kendi kendime çözüm bulabilirmiyim acaba diye. Yapbozlarımla uğraşıyorum bol bol kitap okuyorum. Anneciğimle uzun uzun yaptığımız telefon sohbetleri biraz daha kafamı dağıtıyor. Ama asla ona anlatmıyorum düşüncelerimi üzüntülerimi. Sadece eşime söylüyorum o da kızgınlık krizlerinde oluyor. Çünkü beni kimsenin anlayabileceğini düşünmüyorum. Kocan eve ekmek getiriyor karnın doyuyor. Bu boş zamanında çocuk yap deniliyor. Böyle bir piskolojideyken olacak cocuğa iyi bir anne olacağımı düşünmüyorum. Rabbim doğru zamanda nasib etsin.

    Hayatımda en çok önem verdiğim şeylerden biriydi kariyer sahibi olmak, Allah kulunun en istediği şeyle sınarmış onu sanırım benimki de böyle diyorum.
    Yorumunuzu bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim. a.s.
     
  2. 7 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : esra.
  3. Dr.Phil.R. Meltem Kavcar Sirmali

    Dr.Phil.R. Meltem Kavcar Sirmali Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.584
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    306
    Merhaba ESra Hanım, anladım neler hissettiğinizi.
    Size bir soru sormak istiyorum: Eşinizin kararına başlangıçta gönülsüz de olsa onay vermiş olmanıza rağmen, kararın sorumluluğunu neden sadece eşinizin taşıması gerektiğini düşünüyorsunuz?
    Aslında bildiğiniz, karara ortak olduğunu bir durum için eşinize kızıyorsunuz. Yazdıklarınızdan anladığım, eşinizin sizi sizin isteğiniz halefine oraya getirmediği.
    Sevgili Esra Hanım, verdiğimiz kararların sorumluluğunu da taşımak çok önemlidir.
    Eşinize kızmaya devam ederek malum, bir yere varmak mümkün değil.
    Sıkıntınızın özellikle ailenizi özlemek olduğunu zaten dile getirmişsiniz. Henüz herşey çok yeni. Ailenizi çok özlüyorsunuzdur.
    Bu durumdan çıkmanızın yöntemi öncelikle kararınızın sorumluluğunu üstlenmenizi sonrasında da mutlak çalışma hayatına geri dönmeniz.
    Her şey sizin için iyi ve güzel olsun.
    Dr. Meltem
     
  4. 8 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : esra.
  5. esra.

    esra. Sağlıkla gel bebeğim... Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2007
    Mesajlar:
    277
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Meltem hanım, öncelikle ilginize ve cevabınıza çok teşekkür ederim. Şu zamana kadar hiç düşünmediğim bir noktanın üzerinde durdunuz. Evet dediğiniz gibi verdiğim kararın sorumluluğunu yüklenmiyorum. Bunun asıl nedeni de bu kararı gönüllü olarak vermem değil emrivaki olması. Yada o zaman için en iyi kararın bu olduğunu düşünmem. Bir de kendimi çok daha güçlü ve dayanıklı sanıyormuşum. Olmadığımı şimdi anladım. Bu kararı vermeden aylar önce eşime işsiz ve meşgalesiz kalırsam kötü olacağımı söylemiştim. Çünkü kendimi tanıyorum. Benim önceden onu böyle böyle olursa diye uyardığım şeyler başımıza gelince daha çok sinirleniyorum. Ama sebep ne olursa olsun aldığım kararın sorumluluğunu almamışım. Çok haklısınız. Doğru veya yanlış. Bunun farkında olup ona göre davranmaya çalışıcağım. Umarım başarılı olurum ve bu ruh halinden çıkarım. Çünkü benim davranışlarımın, eşime, kendime ve ilişkimize kalıcı hasarlar vermeye başladığını hissediyorum. Çok teşekkür ederim Meltem hanım. Sağlıcakla kalın. a.s.