Bar Manco... Bir efsaneydi...

Konusu 'Fotograflarla Eski Anılar Yeni Düşler' forumundadır ve gullerdiyari tarafından 23 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    23 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  1. gullerdiyari

    gullerdiyari hayat beni nden yoruyosun Pro Üye

    Katılım:
    30 Mart 2009
    Mesajlar:
    3.334
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Baris Manco hayatini kaybedeli 10 yil oldu bir cogumuz onun sarkilari ile büyüdük sarkilarini hala zevkle dinliyoruz.
    sarkilari cocuklara gencelere yaslilara kisacasi her kesime hitab ediyordu.
    ne yazikki aramizdan erken ayrildisenağlama allah rahmet eylesin mekani cennet olsun insallah:Saruboceq:
    kisiligi ile yasantisi ile örnek bir insandi ölümüne hepimiz cok üzüldük:gitme:
    bende sizlerle Baris Manco hakkinda biraz öz gecmisi ile resimlerini paylasmak istedim.

    Konya ovasında yaşayan Mançozade adlı büyük bir aile, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alması ile birlikte Rumeliye göç etmiş ve Selanik'e yerleşmiştir. Birinci Dünya Savaşı'na kadar Selanik'de yaşayan Mançozade ailesi, savaşın hayat koşullarını güçleştirmesi nedeniyle tekrar İstanbul'a göç etmiştir. Mançozade'lerden Mehmet Abdi bey İstanbul'da bir konağa yerleşmiş ve arkadaşının kızkardeşi olan Nimet Hanım'la evlenmiştir. Yıllar sonra Nimet Hanım, Barış Manço'nun "Gülpembe" şarkısının ilham kaynağı olacaktır...

    Cumhuriyet devrimlerini yaşayan aile, soyadı kanunu ile birlikte "Mançozade" olan aile adlarını değiştirerek, "Manço" soyadını alırlar. Abdi bey ile Nimet Hanım'ın oğlu Hakkı Bey, Rikkat Uyanık ile evlenir. Hakkı Bey ile Rikkat Hanım'ın ikinci çocuğu 2 Ocak 1943 tarihinde doğan Mehmet Barış Manço'dur. Onlar, Barış Manço, Oktay Manço, Savaş Manço ve İnci Manço olarak dört kardeştiler.

    İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında doğan Barış Manço, ailesinin savaşın bitmesine duyduğu özlem nedeniyle "Barış" isminin kendisine verildiğini söylemektedir. Dönemin Türk Sanat Müziği sanatçısı olan Rikkat Hanım ile Hakkı Bey, Barış 3 yaşındayken ayrılırlar. Babasının yanında büyüyen Barış Manço'nun çocukluğu Kadıköy'de geçmiştir. İlkokulu Gazi Mustafa Kemal İlkokulu'nda tamamlamış, daha sonra Galatasaray Lisesi'ne devam etmiştir. 10.sınıftayken babasını kaybeden Barış Manço, Galatasaray Lisesi'nden ayrılarak Şişli Terakki Lisesi'ne gitmiş ve oradan mezun olmuştur.

    Barış Manço, aileden gelen yetenekle 2 yaşından itibaren şarkı söylemeye ve Ortaokul 2.sınıf öğrencisiyken de amatör olarak müzikle uğraşmaya başlamıştır. Liseyi bitirince 20 Eylül 1963 tarihinde, önce Paris'e, oradan da Belçika'ya ağabeyi Savaş Manço'nun yanına gider. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim, grafik ve iç mimari okur. Lisede çok başarılı olmayan hatta müzik ve coğrafyadan ikmale kalan Barış Manço, bu okuldan çok iyi bir derece ile; okul birincisi olarak mezun olmuştur. Galatasaray Lisesi'nde başlayan müzik hayatı, Belçika'da da devam etmiştir...

    Manço, 1969'da yurda döndüğünde, "Dağlar Dağlar" şarkısını yaptı. Bu şarkı, O'nun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Aynı yıllarda görüntüsü değişmekte, müziği ve kıyafetleri ile bir ekol oluşturmaya başladı. Barış Manço, insan ilişkileri konusunda çok iyidir. Bağlantı kuramayacağı hiçbir canlı yok denebilir. Zaten daha sonraki yıllarda da yaptığı bir röportajında; "Kendimi, toplumla diyalog kuran bir iletişim aracı olarak görüyorum" diyecektir.

    1971 yılında askerlik yılları başlayacaktır. Askerdeki ilk ayları; hem ani olarak askere alınması, diplomasına rağmen üniversite mezunu olmasının tartışılması, hem de saçlarının kesilmesi nedeniyle çok keyifli başlamadı. Askerliğini Polatlı'da Topçu asteğmen olarak yaptı. Askerliğin son ayları ise güzel dostluklar ve askeriyede bir dizi konserlerle üretken bir hale dönüştü.

    Askerlikten sonra yine bir süre Belçika günleri araya girmektedir. Barış Manço, sıradışı kıyafetleri, takıları, enterasan el hareketleri ve şarkılarına çektiği klipler ile bizleri şaşırtmayı sürdürmeye devam eder. Sanatçı, görevinin biraz da şaşırtıcı şeyler yapmak olduğuna inanmıştı. Yıllar geçtikçe bu davranış ve biçimlerin onun özgün kişiliği olduğunu daha iyi anlayacaktık...

    Barış Manço, 18 Temmuz 1978'de Kadıköy Evlendirme Dairesi'nde Lale Çağlar (Manço) ile evlendi. Bu konuda da topluma örnek olmayı başaran Barış Manço, evliliğinde de İstanbul geleneğini sürdürdü. Bu evliliği, Lale Manço da 1998 yılında yaptığı bir röportajda "Barış içinde 23 yıl" diye tanımlıyor. Çiftin evdeki birliktelikleri, iş hayatında da devam etmiştir. Lale Manço, televizyon programlarına yönetmen ve yapımcı olarak imzasını atar. Bu beraberliğe, oğulları 19 Mayıs 1981'de Doğukan Hazar, 24 Temmuz 1984'de de Batıkan Zorbey katılır. Dünya çocuklarının Barış abisi, kendi çocuklarıyla da iyi arkadaş olduğunu söylemektedir. Yoğun iş programı çocuklarını ihmal etmesine asla neden olmamıştır.

    Çocukları için en büyük öğüdü, yaptıkları işin en iyisini severek yapmaları gerektiğidir. Çocukları için tek kaygısının "adam gibi adam"lık konusunda olduğunu dile getiren Barış Manço, çocuklarının hangi mesleği yaparsalar yapsınlar, tornacı bile olabilirler ama kendi deyimiyle onlar için "Doğukan usta, öyle bir vida sıkar ki başka türlü sıkar" denmesini arzu ettiğini söylemektedir. O, doğu ile batının sentezini yapmıştı. O'na göre, doğunun herşeyi kötü, batının herşeyi iyi doğru bir kavram değildi. Oğullarına da Doğukan ve Batıkan isimlerini koyması, doğu ve batının barış içinde olması dileğinden kaynaklanmaktadır.

    Barış Manço'ya göre, Türkiye'nin de bulunduğu konumun kesin bir sınırlaması yoktur. Türkiye, doğudan bakıldığı zaman batıda, batıdan bakıldığı zaman da doğudadır. Bu konudaki duygularını ise, Japonya konserinde 20.000 Japon'un Türk bayrağı çıkartıp sallamasından televizyon başındaki 60 milyon insanın gözyaşları içinde izlemesi gibi heyecanlandığını ve gurur duyması ile ifade ediyor. Barış Manço yabancı ülkelerdeki çalışmaları için yaptığı değerlendirmede, "Japonlar beni sahiplendiler, milyonlarca Japon konserlerime geliyor, CD'lerimi alıyor, Japonlar bende doğru birşeyler buluyor. Şarkılarımı didik didik inceliyorlar, onlardan konferanslar hazırlayıp televizyon programları yapıyorlar. Türkiye'de bunun onda biri yapılmadı. Belçikada ise, onların ülkelerini tanıttığım için Liege Prensliği onur ödülü verdiler. Törene limuzin ve dört eskort ile gittik. Belçika'nın en büyük gazetesi birinci sayfada yarım sayfa ayırdı. Türkiye'de ise 40 yıllık sanat yaşamımda baş sayfaya çıkamadım" gibi bir serzenişte bulunmuştu. Ne yazık ki yıllar sonra baş sayfada bulunma nedenin "vefat" olması çok hüzünlü bir durumdu...

    Önemli olmaktan çok değerli olmayı tercih ettiğini söyleyen Barış Manço, duygusallığı, seçtiği bir yaşam biçimi olduğunu vurgularken, kendi deyimiyle kuzey kutbunu da asla kaybetmediğini de sözlerine ekliyor. Manço; Rus romantikleriklerinden, Korsakof, Musolski ve Çaykoski'den etkilenerek, evinin dekorasyonunda da romantik çağı, 19.yüzyıl sonu ile 20.yüzyılın başını yansıtan tarzı tercih etmişti.

    Türkiye'deki en uzun ve en başarılı televizyon programlarını yaptı. 200'den fazla şarkısı O'na; 12 altın ve platin albüm/kaset ödülü kazandırdı. Şarkılarının bir bölümü Yunanca, Bulgarca, Arapça, Farsça, Japonca, İbranice, Fransızca, İngilizce ve Flemenkçe'ye çevrildi. Her ülkede şarkıları çok sevildi. Kongo'daki 12-13 bin kişinin katıldığı konserde "Domates Biber Patlıcan"ı söylerken, Kongoluların koro halinde şarkıya eşlik etmeleri şarkının evrenselliği hakkında bilgi vermektedir. Bu konuya başka bir örnek de Mısır'da yaşanmıştı. Barış Manço, Mısır Televizyonu'nda canlı yayında Dağlar Dağlar'ı Arapça söylemişti, bu programın sonunda Mısırlılar sokağa döküldüğü gibi, program da defalarca tekrarlanmıştı.

    En büyük arzusunun ansiklopedilerde yer almak olduğunu söyleyen ve "Barış Manço Müzesi" kurmak isteyen Manço, "20. yüzyılda yaşamış, o yüzyıla damgasını vurmaya çalışan bir Türk'üm, 20.yüzyılın Türk müziğini yapıyorum" demektedir. Müzik ve televizyon hayatında sayısız ödüller alan Barış Manço, 1991 yılında devlet sanatçısı ünvanı, yine aynı yıl Hacettepe Üniversitesi onursal doktora ünvanı, Uluslararası Teknoloji Ödülü, Japonya Uluslararası Kültür ve Barış ödülü, Belçika Krallığı Leopold II Şövalyesi nişanı, Fransız Kültür Bakanlığı Edebiyat ve Sanat Şövalyesi nişanı, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı; Türkmen Vatandaşlığı ödülleri kazanmıştır...

    Barış Manço, 1999 yılında 31 Ocak'ı 1 Şubat'a bağlayan gece, geçirdiği kalp krizi sonucunda hayata veda etmiştir. Ancak, bu büyük sanatçı bıraktığı eserler ile her zaman Türk Milleti'nin kalbinde yaşayacaktır... :gitme:

    resimlerde birazdan geliyor..
     
  2. 23 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  3. gullerdiyari

    gullerdiyari hayat beni nden yoruyosun Pro Üye

    Katılım:
    30 Mart 2009
    Mesajlar:
    3.334
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
  4. 23 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  5. gullerdiyari

    gullerdiyari hayat beni nden yoruyosun Pro Üye

    Katılım:
    30 Mart 2009
    Mesajlar:
    3.334
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 23 Eylül 2009
  6. 24 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  7. italim

    italim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2009
    Mesajlar:
    10.167
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    196
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    http://3.bp.kadinlarkulubu.com/_jiH-aNhfxOk/R6QPUf6fwaI/AAAAAAAAAYs/x7kMPLt9IHk/s400/bar%C4%B1%C5%9F+man%C3%A7o.jpg
     
  8. 24 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  9. kuzularinannesi

    kuzularinannesi A new day, A new start... Pro Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2008
    Mesajlar:
    42.240
    Beğenildi:
    9.312
    Ödül Puanları:
    238
    yine gözlerim doldu mafoldumben barış mançonun adını her duyduğumda gözlerim doluyor mafoldumben

    adam olacak çocuk programıyla büyüdük , barış mançoyla büyüdük

    huzur içinde yat barış abi mafoldumben
     
  10. 24 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  11. kuzularinannesi

    kuzularinannesi A new day, A new start... Pro Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2008
    Mesajlar:
    42.240
    Beğenildi:
    9.312
    Ödül Puanları:
    238
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  12. 24 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  13. italim

    italim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2009
    Mesajlar:
    10.167
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    196
    "Çocuk ve aileye yönelik eğitici ve eğlendirici bir dünya belgeseli" olan ve yayına girdiği günden beri, milyonlarca izleyicinin ilgisini çeken ve ekran başına toplayan, "Barış Manço ile 7'den 77'ye" programı 1988 yılında doğdu.

    "Barış Manço ile 7'den 77'ye", adından da anlaşılabileceği gibi tüm yaş gruplarına hitap ediyor ve kendi içerisinde özel bölümlerden oluşuyordu.

    "Adam Olacak Çocuk" ile çocuklara, "İkinci Kahvaltı" ile büyüklerimize ve yaşlılara, "Dönence" ve "Dere Tepe Türkiye" ile yetişkinlere; dolayısıyla herkese hitap ediyordu.

    Barış Manço ile 7'den 77'ye, TRT 1, TGRT ve atv'de yaklaşık 11 yıl boyunca yayında kaldı...



    Barış Manço ile 7'den 77'ye'nin 1988'deki ilk logosu.
    [​IMG]


    Barış Manço ile 7'den 77'ye'nin 1990'ların ortasındaki logosu.

    [​IMG]
     
  14. 24 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  15. italim

    italim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2009
    Mesajlar:
    10.167
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    196
    [​IMG]

    Dönence Dünya Turu programında, Barış Manço ve ekibi, her hafta başka bir ülkeye gider, bu ülkeleri A'dan Z'ye tanıtırdı.

    Bu program bir bilim ve gezi belgeseli niteliği taşıyordu. Barış Manço ve ekibi, bu programla birlikte 150 değişik ülkeye giderek, 500.000 km'den fazla yol kat etti...

    Barış Manço, bu programda gezdiği mekanlarla hem kendisini, hem de izleyicilerini bilgilendirmiş, geliştirmiş ve yıllarca Türk izleyicisinin dünyaya açılan penceresi olmuştur...

    Türkiye'nin tanıtımında da önemli rol oynayan Barış Manço, gittiği her ülkede kelimenin tam mânasıyla "Barış Elçiliği" yapmıştır.
     
    Son düzenleme: 24 Eylül 2009
  16. 24 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  17. italim

    italim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2009
    Mesajlar:
    10.167
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    196
    [​IMG]
    Adam Olacak Çocuk, çocuklara yönelik bir söyleşi programıydı. Barış Manço, programlarda, katılan çocuklarla söyleşi yapar, öğütler verir, oyuncaklar dağıtır, şarkılar söylerdi. Ayrıca programa, ünlü şarkıcı ve sanatçıları da davet eder, eğlenceyi arttırırdı...


    "10 PUAN 10 PUAN 10 PUAN", "Dişlerini fırçala, ıspanağını ye, arabada arka koltukta otur, teybin kırmızı kayıt düğmesine basma" gibi Barış Abi'mizin meşhur söz ve öğütleri, Adam Olacak Çocuk'ta hayat bulmuştu...
     
    Son düzenleme: 24 Eylül 2009
  18. 24 Eylül 2009
    Konu Sahibi : gullerdiyari
  19. italim

    italim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2009
    Mesajlar:
    10.167
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    196
    [​IMG]
    Dere Tepe Türkiye; Dönence ile aynı özellikleri taşıyan, fakat Türkiye sınırları içerisinde yapılan gezilerin ve araştırmaların yer aldığı bir Türkiye Belgeseliydi...

    Barış Manço, program çekimlerinde gittiği her şehirde ve yörede halkın büyük sevgisiyle karşılanır, o da bu sevgiye sempatik ve espritüel yapısıyla karşılık verirdi...

    Dere Tepe Türkiye'nin ilk çekimleri 1988'de Artvin'de yapılmış ve Barış Manço yıllar içinde Türkiye'yi bir uçtan bir uca gezmiştir...
     
    Son düzenleme: 24 Eylül 2009