baş ağrısına son...

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve talin tarafından 17 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    17 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    Biliyorum bu konuda zaman zaman çok sıkıntı duyuyorsun. Bazen geçsin diye başını duvarlara vurasın geliyor, bazen de, hatta çoğu zaman çaresizce oturup geçmesini bekliyorsun. Ya da ilaç alıp mideni riske atıp baş ağrına son veriyorsun. Anlıyorum seni, o acı varken ilacın midesine vereceği zararı kim düşünebilir ki?

    İşte senin en büyük hatan kendini düşünmemen! Senin en büyük hatan başkasına verdiğin değerin küçücük bir kısmını kendine vermemen! Geçici rahatlamalar senin için yeterli oluyor çoğu zaman değil mi?

    Yaşamın sana sunduğu zorluklar karşısında bu kadar aciz kalman ve sana bahşedilen o koca vücudun ne anlama geldiğini duyumsamadan nefes alıp vermen gerçekten çok acı...

    İlaçların kölesi olduğunu fark ederek yaşamak, ayağına prangalar vurulmuş bir şekilde yürümekten farksızdır.

    Aslında onlar birer tuğla sadece. Senin geleceğin için oluşturacağın sevgi evinin yapımı için verilmiş birer tuğladır ilaçlar. O tuğlalar yaşamın içine girmiş olabilir, ama onlar asla bir sevgi evi olamazlar.

    Sevgi evini en güzel şekilde inşa edecek olan sadece sensin!

    Bunu fark ederek yaşadığın sürece gerçek sağlığı ve huzuru da bulacaksın.

    Şimdi seninle birlikte kısa bir düş yolculuğuna çıkalım ve bu yolculuk sonunda baş ağrımızı gittiğimiz yerde bırakarak evimize geri dönelim.
    Öncelikle zihninde dolaşan gereksiz her şeyden arınmanı istiyorum. Çünkü beyninde dikenler barındırırken sevgi evinin bahçesindeki gülleri kucaklayamazsın! Birazdan senden lavabonun başına gitmeni isteyeceğim. Oraya gittiğinde musluğu hafifçe aç. Su tüm berraklığı ile lavabonun içine doğru süzülsün. Bir dakika kadar hiçbir şey düşünmeden sadece suyun akışını gözle ve onun dinginlik veren eşsiz sesine kulak ver.

    Sonra gözlerini kapat ve başını hafifçe eğ lavaboya doğru, su akmaya devam etsin. Sesini duyumsa sadece. Şimdi zihninde boş yere birikmiş ve sana ağırlık veren bütün düşünceleri bir araya topla. Zihninde dağılmış durumdalar ve sen onları bir araya toplayarak birleştiriyorsun. Onları yuvarla şimdi tıpkı hamur yuvarlar gibi! Ceviz büyüklüğünde mavi bir taş biçimini alsınlar zihninde.

    Şimdi de ceviz büyüklüğündeki bu mavimsi taşın ufacık parçalar halinde olduğunu betimle. Bezelye kadar ufacık oldular. Bir yandan su hala akıyor yavaş yavaş. Başını biraz daha eğ lavaboya doğru ve zihnindeki bezelye kadar ufak bu parçaların yavaş yavaş alnına doğru aktığını gör. Şimdi burun direklerindeler ve adeta dışarı çıkmak için sıra halinde bekliyorlar. Ve burnunun sağ ve sol deliklerinden dökülmeye başladılar. Zihninin içinde zerre kadarı kalmadı. Şimdi gözlerini aç ve lavaboya dökülen zihnindeki tüm gereksiz düşüncelerin suyla birlikte akıp gittiğini gör. Zihnin artık tüm gereksiz düşüncelerden arındı ve su ile birlikte kaybolup gittiler gözlerinin önünden.

    Şimdi sarı bir ışık düşle tam karşında sıcacık duygular ile senin olmak istiyor. Yavaş yavaş yüzüne doğru yaklaşıyor ve burun deliklerinden süzülüp önce alnına oradan da zihninin içine doğru yayılıyor sarı ışık. Tatlı bir sıcaklık hissediyorsun şimdi. Ve gözlerini açabilirsin.
    Aslında baş ağrısı dediğin zihninde birikmiş gereksiz düşüncelerin alevlenmesiydi. Şimdi o alevi yine düşünce gücün ile söndürdün ve zihnine eşsiz bir dinginlik kattın.

    Bu arada unutma, sen ilaçların değil, onlar senin kölen olacak. Sen kimseye muhtaç değilsin yaratandan başka…
    a.s.


    sevgili uğur koşar'dan alıntıdır
     
  2. 18 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  3. Filo

    Filo Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1.159
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
    harika bir yazı sağol talin:)............
     
  4. 18 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  5. yorgun savaxsxçxix

    yorgun savaxsxçxix Popüler Üye Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    7.562
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    148
    bazı arkadaşlar bilir 9-10 aydır baş ağrılarımdan neler çektiğimi, dr dr gezdiğimi. Çok şükür her ay daha iyiye gidiyorum. Hele son iki ay, maşallahım var. 1-2 defa hariç ilaç bile almadan hem de, ama maddesel ilaç almıyorum. Ruhumu besliyorum. Hoşuma gidecek aktiviteler yapıyorum. Eve kapalı kalmıyorum. Arkadaşlarımla görüşüyorum. Tiyatroya, konsere gidiyorum, sorunlar karşısında "canım sağ olsun, elbet bu da geçer, sağlığıma bir şey olmasın yeter" diyebilme olgunluğuna ulaştım. Ne olur yazıda geçtiği gibi kendinize değer verin, aynı sorunlarla beyin hücrelerinizi yiyip bitirmeyin. Sağlığımızı kaybedince, en basitinde sık sık başımız ağrıdığında bile ne iş yerimizde ne özel hayatımızda mutlu ve verimli olabiliriz, değil mi?
    O zamanda sorunlar zinciri, yeni halkalar eklenerek büyüyor, değil mi?
    Lütfen arkadaşlar, lütfen! Ben ettim kendime siz etmeyin, neredeyse 1 yıl hayatımı kendi kendime mahvettim, ameliyat-ölüm korkuları, kabuslar, baş ağrısıyla başlamıştı hepsi, ama hayır sonunda gördüm gerçeği ve ben kazanacağım dedim! Umarım bir daha aynı hataya düşmem, kendi sağlığımı korumayı bırakmam, kendimi sevmeyi bırakmam...
     
  6. 18 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  7. _emogirl_

    _emogirl_ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Nisan 2008
    Mesajlar:
    480
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    gercekten harıka bı yazı paylaştığın için cok saol bende cok sık baş ağrısı yaşıyorum cogu zamnda uyudgum zamn bıle uyanınca yıne devam edıyo allah kımsye vermesın cok zor neyse tekraR tşk bızlerle paylayştıgın için
     
  8. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  9. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Talinciğim bu dediğini yaparsa herkes barajlarda su kalmayacak..Şaka bir yana kendimi kötü hissettiğim an deniz kenarına gidip suyu izlerim.Bana çok iyi geldiğini de biliyorum.Su hakikaten iyi bir terapi!....
     
  10. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  11. Puantiye

    Puantiye en güzeli hiç doğmamış olmak........ Üye

    Katılım:
    9 Ocak 2007
    Mesajlar:
    334
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    86
    herşey beyinde bitiyor..kendi terapistimiz kendimiz olmalıyız ve sen bunu çok iyi anlatmışsın.emeğine yüreğine sağlık
     
  12. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  13. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    bu yazıyı ilk okuduğumda suyu o kadar akıtmak doğru değil diye ben de düşünmedim değil:roflol:...
    ama dediğin gibi su iyi bir terapi yolu
    sevgilera.s.
     
  14. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  15. irna

    irna Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.862
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    çevremizde yoğun elektrikli ev aletleri olsun,başka radyasyos veren aletler olsun ,bunların verdiği negatif enerjiyi bir banyoyla atıldığını bende bir ay öncesinde öğrendim.gercekten suyun verdiği,zindelik,dinçlik bir başka.
    bu şekilde düşünce gücü ve suyun ortak olarak terapi sağlamasınıda ilk defa duydum.güzel bişey aslında ama gel gelelim ben o su aktıkca,boşa giden suya takılır kalırım.ve kendimi suclu hissederim bir baş ağrısına yeni bir baş ağrısı daha eklerim heralde.
    yapanlar ve yapabilenler için kolay gelsin diyorum.
     
  16. 21 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  17. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    var olan baş ağrısına yenisini eklemek:roflol:
    gerçekten ama gerçekten gülmekten öldüm ben burda
    öyle haklısın ki:roflol:
     
  18. 21 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : talin
  19. EU1

    EU1 Guest

    gerçekten güzeldi teşekkürler bende kendimi suyun başında hayal ettim işe yaradı zaten su sesiyle tedaviyi akıl hastenelerindede kullandıklarını duymuştum....