Bebeğe Mektup

Konusu 'Tüp Bebek Özel Bölüm' forumundadır ve BeyzaNur-HH tarafından 9 Haziran 2008 başlatılmıştır.

    9 Haziran 2008
    Konu Sahibi : BeyzaNur-HH
  1. BeyzaNur-HH

    BeyzaNur-HH geL artik Melegim Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.744
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Bu, bir kadın, bir erkek, onların evliliğe bakışı ve onların istediği bir bebekle ilgili, paylaşılmak istenen duygular ve tecrübelerle dolu henüz bitmemiş bir öyküdür.

    Merhaba bebeğim. Nasılsın? Hey orada mısın? Ah bir bilsen seni bekleyen bu hayat ne kadar zor, ne kadar acımasız ama , ama bir de o kadar güzel... Senin kadar güzel. Seni dünyaya getirdiğim için benden nefret etmeyeceğin kadar güzel bir hayatın olacak. Güzellikler, iyilikler seninle olacak.

    Biliyor musun hep neyi düşünürdüm? İnsanlar neden bebek sahibi olmak ister. Kendileri cin mi, yoksa kendilerinin yaratacağı o küçük, korunmaya muhtaç şey için mi. Sanırım kendileri için. Hepimizde yalnız ölmek korkusu yok mudur,sanki? İşte biz, tüm bu yalnız ölmemek kaygısı, ideal aile özlemi, pembe panjurlu ev vardır ya hani bahçesinden çocuk çığlıkları taşar, eş-dost ısrarları, annelerin o vicdan parçalayıcı torun özlemi gibi etkenleri görmezden gelerek, evlenir evlenmez bebek yapmama kararı aldık.

    Üstelik ben bebekleri o kadar severim ki. Ama olmayacaktı. Özgür olacaktık biz. Gezecektik. Önce kendimiz büyüyecektik. Birbirimizden emin olacaktık. O bebeğe anne-baba anlaşmazlığı yaşatmayacağımıza emin olacaktık. Tüm bunları yaptık da, araya hayatın gerektirdiği bir çok ayrıntı girse de, bunları tamamen gerçekleştiremesek de yaptık. Kuşlar kadar özgür olamasak da, sorumlulukların izin verdiği kadar özgürdük. Tüm dünyayı gezemesek de biriktirebildiğimiz para kadar gezdik. Büyüme işine gelince ,hiçbir zaman tam olarak büyüyemeyeceğimizi geç de olsa anladık.

    Anlaşabilme işinde ise hiç bir zaman yüzde yüz başarı sağlamadık. Ama zaten tamamen anlaşabildiğini söyleyen kaç kişi var. Kaç kişi bu kadar iyi yalan söylüyor, kendini bile kandırabilecek kadar? Neyse, bu şekilde evliliğimizde 5 sene geçti. Ve artık ben ,yani özellikle ben, kadınlık hormonlarıma yenik düşmeye başladım. Eş-dost un çocuklarına deli gibi saldırıyordum. Hani vardır ya fareli koyun kavalcısı çalar da arkasından herkesi sürükler, ben de öyle çocukları çekiyordum nedense.

    Arkadaşlarım bende şeytan tüyü olduğunu söylüyordu. Ama olan şey sadece özlemdi evet özlem. Uzatmayalım, artık tüm hücrelerimle bunu istediğime karar verdiğimde zaten eşimin de buna hazır olduğunu gördüm. Her şey ne mükemmel gidiyor değil mi? Biz de aynı mükemmellikte, bunun için çaba göstermeye başladık .Devam ettik, devam ettik, devam ettik.

    Bu ,böyle 1 sene sürdü. Sonra doktora gittik. Bu doktora gitme kararı burada söylendiği gibi kolayca olmadı tabii. Yani elin yabancı adamına " biz bebek sahibi olmak için uğraşıyoruz ama olmuyor " demek oldukça zor geldi. Yani, o da neler yaptığımızı tahmin edebilecekti.

    Aslında komik bir durumdu ve aslında neler yaptığımız o doktorun pek de umurunda değildi, yani tahlil sonuçlarımızla daha çok ilgilendi. Ve sonuçta eşimin spermlerinin yetersiz olduğu görüldü. Hani vardır ya herkesten duyarsınız , " falancanın çocuğu olmuyormuş, filanca 20 yıllık evli, ama kısırmış " gibi, ama insan kendine konduramaz. İşte böyle bir durum bizim başımıza gelmişti. Şok... Tek kelimeyle durumumuz böyle idi. Ve eşim buna o kadar üzüldü ki, ben üzüntümü içime gömmek zorunda kaldım. Bir erkeğin kendisinin yetersiz olduğunu düşünmesi, çok yaralayıcı olabiliyor. Yani erkekler bunu çok daha fazla büyütebiliyorlar, göründüklerinden daha fazla.

    Neyse simdi bunalımlı geçen o dönemi anlatmayacağım. Sonuçta bu işi biz normal yollardan yapamayacağımıza göre, yapay yollardan yapabilecektik. Tüplerde bebekler oluşturulabiliyordu, teknoloji denen bir şey vardı. Ve biz de bu yola giriştik. Bunun ayrıntılarını da anlatmayacağım. İğneler, iğneler, tahliller, her gün, ertesi gün yine, yine, yine, hep.

    Nasılsa bebeğim olacak ve ben bunları hep unutacaktım. Laboratuar ortamında oluşturulan, gözle görülmeyen bebek adayları, içime yerleştirildi. Ve ben sevinçle bekledim, planlar yaptım, bekledim. Ailelerimiz bekledi. Bebeğe bakma sırası yaptılar.

    Bebeğin burcunu bile hesapladım. Heeey ya ikiz olursa, evde yer yok, daha büyük bir eve taşınmak lazım. Ev sahibi de çok iyiydi ya, neyse. Ablam baktı bana. Hani hamilelere iş yaptırılmaz ya!

    Sonra bir kaç hafta sonra kan tahlili ve sonuç: Başarısız! Bebek yok. Ümit yok. Sevinç yok. Bunalım var. Sonra kendini toplamaya çalışma ve 2. kez yeniden deneme. Yine aynı şeyler. Ama bu sefer fazla ümitlenmemeye çalışma. Ama gene de ümitlenme. Sonra sonuç : Gene başarısız. Gene bunalım, bu seferki daha uzun. Kendini toplamaya çalışma, uzun süre bunu başaramama. Sevgiden, sadece ondan alınan güçle yeniden hayata dönme.

    İşte böyle bebeğim. Şimdi mi? Şimdi 3.kez yine denedik bu işi. Hem de 7 yıl aradan sonra. Seni gene laboratuarda mikroskoplarda oluşturdular. Bir aşk gecesinde oluşmanı tercih ederdim, ama senin anne-baban seni ve birbirlerini büyük bir aşkla seviyorlar, bunu bil,yeter! Sonra seni içime yerleştirdiler, sonra ben artık ümitlenmeye bile korkar olan ben, yine ümitlendim. Seni istedim, çok. Sonuç mu?

    İşte onu bu mektubu yazdığım bebeğe sormalısınız. Çünkü şu anda hala içimde olduğunu sanıyorum ve yarın sabah kan tahliline gittiğimde onun bizimle kalıp, dün yaya geleceğini ve bizi mutlu edeceğini mi, yoksa çoktan ölü hücreler haline mi geldiğini öğreneceğiz. Hey, sonucu merak mi ettiniz. Buna alışın! Ben alıştım.senağlamasenağlamasenağlama
     
  2. 9 Haziran 2008
    Konu Sahibi : BeyzaNur-HH
  3. butterfly 's'

    butterfly 's' gözümdeki yaşsın bebeğim Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    2.784
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    canım inşallah hamiş olursun.bebişlerin sana sıkıca tutunmuştur..............senağlama
     
  4. 9 Haziran 2008
    Konu Sahibi : BeyzaNur-HH
  5. YenidenDogdum

    YenidenDogdum Yeni Üye Üye

    Katılım:
    30 Nisan 2008
    Mesajlar:
    15.762
    Beğenildi:
    32
    Ödül Puanları:
    0
    çok güzel i kendi hikayenmi
     
  6. 9 Haziran 2008
    Konu Sahibi : BeyzaNur-HH
  7. BeyzaNur-HH

    BeyzaNur-HH geL artik Melegim Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.744
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    yOk cnm BiryerDe oKudum Hosuma Gitti Sizlerle payLasayim dedim :enbuyukkk:
     
  8. 9 Haziran 2008
    Konu Sahibi : BeyzaNur-HH
  9. YenidenDogdum

    YenidenDogdum Yeni Üye Üye

    Katılım:
    30 Nisan 2008
    Mesajlar:
    15.762
    Beğenildi:
    32
    Ödül Puanları:
    0
    sağol canım çok güzeldii ,
     
  10. 3 Ağustos 2013
    Konu Sahibi : BeyzaNur-HH
  11. MELEKiim

    MELEKiim MiS KoKuLuM GeLDiM DE.... Pro Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2011
    Mesajlar:
    14.210
    Beğenildi:
    17.737
    Ödül Puanları:
    243
    benim yaşadıklarım benim hikayem......bende her tedavide çok umutlanıyorum ama sonrası hep hüsran oluyo:KK14::KK14::KK14: