Bebeğinize 7 günde uyumayı öğretin..

Konusu 'Doğum Yapanlar' forumundadır ve HeartLess tarafından 26 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    26 Şubat 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  1. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
    Bebeğinize 7 günde uyumayı öğretin ...

    1. Gün: Yeni Bir Düzen Kurun: Uzun saatler süren öğle uykusu nedeniyle birçok bebeğin günü ve gecesi birbirine karışıyor. Böylece bebek uykuda olması gereken bir saatte oyun oynamayı tercih ediyor. Şimdi bu durumu düzeltmenin zamanı geldi. Son araştırmalar bebeklerin gece ile gündüzü ayırt edebildiğini ortaya koyuyor. Bunun için ona gerekli ipuçlarını vermeniz yeterli. Yarından başlayarak onu sabah erkenden kaldırın ve her gün aynı saatte uyandırmaya özen gösterin. Yatağını pencerenin yakınına koyun ve perdeleri aralık bırakın. Gün ışığı onun uyanmasına yardımcı olacaktır. Öğle uykusuna yatırdığınız zaman bile hava kararmadan önce onu uyandırın. Böylece gün ışığında uyanması gerektiğini, gece ise uyuması gerektiğini anlayacaktır. Bebeğinizi akşamları da aynı saatte yatağına yatırın. Gerekirse loş ışıkta ona kitap okuyun veya şarkı söyleyin.


    2. Gün: Uygulamaya Devam: Dün başladığınız rutin programa devam edin. Hemen pes etmeyin. Geceleri karnı acıktığı için ağlamaya devam edebileceğini unutmayın. Onu emzirmek ya da beslemek zorunda kalıdığınızda bunu hafif karanlık bir ortamda yapın. Özellikle geceleri bebeğinizi nelerin rahatlattığını iyi gözlemleyin. Ilık banyonun bir çocuk için sakinleştirici, bir başkası içinse tam tersi olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Gece yatırdığınızda müzik dinletmek ya da ninni söylemek gibi rutin alışkanlıklar kazandırın.
    3. Gün Ağlama Başlıyor: Ağlamak çocukların en büyük silahı. Anne ve babaların da dayanamadığı bir durum. Ancak, sabırlı olun ve kendi kendinize şunu mırıldanın: "Sonuç uyku olacak" Onu uyutmaya çalışırken ağlaması karşısında endişelenmeyin. Bırakın koyduğunuz uyku kurallarına alışsın. Program değişiklikleri 6 aylıktan küçük çocukları çok daha fazla üzüyor. Bebeğiniz en fazla 15-20 dakika ağlar ama kötü uyku alışkanlığı yıllarca sürebiliyor. Unutmayın ki bu çocuğunuzla sizin aranızdaki bir savaş. Onunla ilgilenmeyin ama kendi merakınızı gidermek için 5-10 dakikada bir kapı aralığından onu kontrol edin. Susması için ışıkları açmayın, yataktan çıkarmayın ya da biberon vermeyin, aksi takdirde ertesi gece de dakikalarca ağlayacağından emin olun.


    4. Gün Ağlama Savaşı Sürüyor: Geçen gece oldukça uzun sürdü değil mi? Bu gece biraz daha rahat geçecek. Ama bilin ki o yine de ağlamaya devam edecek. Ancak, bu kez daha kısa sürecek, bize inanın. Bunun için kurallarınızın kesin olduğunu ona ispatlamanız gerekiyor. Sabırlı davranmaya devam edin. Ona karşı yumuşak olduğunuz hissini uyandırmayın. Yoksa geçen geceye göre 2 kat daha fazla ağlayacaktır. Sakın ona bu kozu vermeyin.


    5. Gün Bebeğiniz Sakinleşiyor: Bebeklerin çoğu 3-5 gün içersinde bu programa alışıyor. Dolayısıyla, bu gece belki de şanslı geceniz. 5 dakikada bir onu kontrol etmeyin, en az 15 dakika aralıklarla odasına uğrayın. Bazı bebekler odaya sık sık girilmesinden rahatsız oluyor. Bu nedenle kapı aralığından onu izleyin. Hem unutmayın ki bu gece daha az ağlıyor. Uyku problemlerinin arasında sıkça rastlananların başında gece emzirmesi ve alt değiştirme geliyor. Tabii ki size bunları yapmayın demiyoruz ama mümkün olduğunca kısa ve sessiz olmasına özen gösterin. Altını değiştirirken bile kesinlikle ışıkları açmayın. Gereginden çok emzirmeyin. Böylece hem onu rahatsız etmemiş olursunuz, hem de yeniden altını değiştirmek, zorunda kalmazsınız


    6. Gün Bebeğiniz Uyuyor: ınanılmaz gibi geliyor değil mi? Sakın, bu mutluluğu günlerdir uyguladığınız kuralları rafa kaldırarak bozmayın. Uyumasını garip karşılayarak onu sık sık kontrol etmeyin, Gevşeyin. Onu sıcak tutan bir pijama giydirin.Böylece üstünü açmasını kendinize dert etmeyin. Bebek monitörünün sesini kısın ve sadece çok ihtiyacı olduğunda onu duyun. Başarınızı gölgeleyecek davranışlarda bulunmamaya özen gösterin.


    7. Gün Uyku Sırası Sizde: Kendinize bir iyilik yapın ve bu gece derin bir uyku çekin. Son 6 gündür belki çok uykusuz kaldınız ama buna değdi değil mi? Çocuğunuza muhteşem bir armağan verdiniz: Düzenli uyku alışkanlığı. Hiç şüphe yok ki, bu program hastalık, tatildeki otel odası gibi etkenler nedeniyle zaman zaman aksaklığa uğrayacaktır. Oysa unutmayın ki, hiç uyku problemi yaşamamış bebekler bile bu durumlarda sorun çıkarıyor. Uyku problemi yeniden baş gösterecek olursa planı en baştan yeniden uygulayın, ikinci sefer ilkinden çok daha kolay olacaktır".

    alıntıdır...

    sevgiler...
     
    Son düzenleme: 26 Mayıs 2009
  2. 26 Şubat 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  3. KuzeyEge

    KuzeyEge Popüler Üye Üye

    Katılım:
    11 Şubat 2008
    Mesajlar:
    3.920
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    148
    3.madde deki önerinin artık ne kadar yanlış olduğu bence herkez tarafından biliniyor bebeğin en çok ihtiyacı olduğu şey anne şevkati ağlamasına izin vermek çok büyük yanlış ve bunu bütün dr lar söylüyrlar konuyla ilgili bir topik var doğum sonrası annelerin sorunlarında ağlatarak uyutmak la ilgili bence herkez okusun
     
  4. 26 Şubat 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  5. KuzeyEge

    KuzeyEge Popüler Üye Üye

    Katılım:
    11 Şubat 2008
    Mesajlar:
    3.920
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    148
    Küçücük bedenleri, sevimli yüzleri ve masum görüntüleri ile her an sevilmeye hazır bekleyen bu şirin dünyalılar, misafir oldukları ailenin birçok alışkanlığına tesir ettikleri gibi, uyku ve istirahat düzenlerini de etkiler. Aile içindeki bu değişiklik de özellikle anneleri bir hayli zorlar. "Çocuktan önceki" yaşantısında anneler, kendi "biyolojik ritminin" gerektirdiği gibi istirahat edebilme serbestliğine sahipken, "çocuktan sonraki" dönemde kendilerine bağlı bulunan bebeklerinin ihtiyaçlarını hesaba katmak zorunda kalırlar.

    Günlük hayatın telaşı ile yorulan bir anne, tam dinlenmek üzere iken, bebeğinin uyanması ile tekrar onun ihtiyaçlarını karşılamaya koyulur. Böyle bir anne, uykusuz geçen günlerin verdiği sıkıntı ile gereğinden fazla tedirgin, huzursuz ve asabi bir hale gelebilir, hatta bu gerginlikler anne sütünün çekilmesine veya azalmasına da sebep olabilir. Bu durum gerek eşler arasındaki iletişimi ve gerekse anne ile çocuk arasındaki "tahammül" gücünü zayıflatmaya başlar. Bu kısırdöngü sonunda anne artık bebeği ile baş edemez hale gelir ve çocuk yetiştirmenin ne kadar da zor olduğundan şikâyet etmeye başlar.

    Çocuğu kendi düzenimize uymaya zorlamalı mı?

    Konu hakkında çalışmalar yapan uzmanlar, bir yandan annenin çaresizliğine dikkat çekerken diğer yandan da çocuğun masum ihtiyaçlarının giderilmesi arasında sıkışıp kalırlar. Bu yıpratıcı süreci aşmak için ise iki ayrı yöntemden biri annelere tavsiye edilir. İlk yöntem; "çocuğu anne ritmine uymaya zorlamak"tır. Annelerin genelde tercih ettiği bu yöntem, bebeğin uyku düzenini annenin günlük yaşantısına ayak uydurmaya zorlar. Yani, anne, bebek her ağladığında onun ihtiyaçlarına cevap vermek yerine, "vaktinde" oluşan istekleri gidermeye çalışır. Örneğin, bebek kendi yatağına yatmayı istemez ve akşam uykuya dalmakta zorluk çeker. Yalnız yatmaya alışkın olmadığı için de, ağlayarak anneyi yanına çağırır, anneye olan ihtiyacını gözyaşı ile dile getirir. Bu yönteme göre; bebek ne kadar ağlarsa ağlasın kayıtsız kalarak, annesinin geleceğine dair umudunu keseceği ve sonunda yorulup ağlamayı bırakarak uykuya dalacağı hesap edilir. Çocuk, her ne kadar ağıtları ile "anne n'olur gel" sinyali gönderse de anne, o ağıtlara duyarsız kalarak, "hayır benden umudunu kes gelmeyeceğim" demektedir. Çocuk günlerce süren bu ağlamalarının sonunda artık ağlamadan uyur ancak aslında annenin kendisine cevap vereceği umudunu yitirir; korkularını ve endişelerini kendi içine hapsederek uykuya dalmaya başlar. Peki, çocuğu ağlatarak ve anneye umudunu keserek uyutmak ne kadar doğrudur? Çocuklar bu ağlamalar sırasında ruhen incinmekte midir?

    Ağlatarak uyutmak, çocuğun vicdanını katılaştırır

    Henüz konuşma yeteneği olmayan bir bebek etrafı ile iletişimini "ağlayarak" gerçekleştirir. Bebeklerin ihtiyacı değiştikçe ağlama şekli de değişir. Örneğin; altını ıslatan çocuğun ağlaması ile korku ve endişe yaşayan çocuğun ağlaması birbirinden farklıdır. Eğer çocuklar ağlamayacak olsalardı, çocuk bakımı dünyanın en zor işi olurdu. Zira hiç ağlamayan bir çocuğun, ne zaman acıktığını anlamak ya da uykusunun gelip gelmediğini hesap etmek hemen hemen imkânsızdır. Normal şartlarda "hiçbir çocuk sebepsiz yere ağlamaz". Eğer çocuk ağlıyorsa mutlaka bir sebebi vardır. Anne-babanın görevi çocuğu susturmak değil, çocuğun ağlama sebebini bularak, ihtiyacını gidermektir.

    Uyku düzeni sağlamak adına, onun ağlamalarına ilgisiz kalmak yanlış bir yöntemdir. Zira çocuk, içinde bulunduğu ailenin düzeninden habersiz olarak kendi bünyesinin ihtiyacı çerçevesinde uykuya dalar ve uyanır. Eğer anne, çocuğun uykuya dalma ve uyanma "ritmini" kendi yaşantısına uydurmaya zorlarsa, bebeğinin "biyolojik ritmini" bozmuş olur. Üstüne üstlük, bebeğin ağlayarak anneye iletmeye çalıştığı "korkuyorum anne" ya da "tedirginim anne, yanıma gel" mesajlarına ilgisiz kalmakla, çocuğunun bilinçaltına "annelere güvenilmez" düşüncesi yerleştirir. Hâlbuki bir çocuk için ilk ve tek güvenilecek kişi annedir. Eğer çocuk, en çok güvenilecek kişiye karşı daha bebeklik yıllarında güvensizlik duymaya başlarsa, vicdan duygusunun gelişiminin de önüne geçilmiş olur. Çocuk bu uygulamanın sonunda ağlayarak annesini çağırmaz belki, ama annesini çağırmaması bir çözümün değil, bir sorunun başlangıcını ifade eder ki, o da çocuğun vicdan duygusunun katılaşmaya başlamasıdır. * Uzman Pedagog

    O halde ne yapmalı?

    Çocuğu ağlatarak ve onun ihtiyaçlarına karşılık vermeyerek terbiye etmenin çocuğun ruh sağlığına zarar verdiği çok açıktır. Annenin yapması gerekli olan şey, bebeğinin biyolojik ritmini bozmadan, onun düzenine uymaya gayret etmektir. Çocuk, her korktuğunda, her endişe duyduğunda anneden teselli alabilmeli, her uyandığında annenin tebessüm eden çehresinin verdiği rahatlıkla yeniden uykuya dalabilmelidir. Çocuk, güven içinde, her defasında annesini yanında bulacağından emin olursa, bir süre sonra kendi başına yatmaya alışacaktır. İlk dört yaş, anne ile çocuk arasında güven atmosferinde geçmelidir.
    alıntı...
     
  6. 26 Şubat 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  7. EU3

    EU3 Guest

    şahaneymiş yapabılmek için sabır lazım saol
     
  8. 26 Şubat 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  9. office

    office Hem kibirli, hem batının çok hayranı <3 Pro Üye

    Katılım:
    8 Eylül 2007
    Mesajlar:
    16.787
    Beğenildi:
    38.062
    Ödül Puanları:
    463
    kesinlikle haklısınız. ağlatarak uyutmayı öğretmenin yanlış olduğu artık çoğu yerde biliniyor. zaten bu yazılanlar her çocuk için geçerli değil. kuzenim bu sistemi tam 1 yıl boyunca uyguladı. sonuç, sürekli ağlayan kesinlikle uyumayan ve eskiye nazaran daha huysuz bir çocuk oldu. ben disiplinin çocuğun karakterine uygun olarak verilmesi kanaatindeyim yerimseniben
     
  10. 1 Mart 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  11. Pembemsi

    Pembemsi Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    182
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    anne olmak dünyanın en güzel şeyi, bir bebek ne kadar süre uyku düzensizliği yaşar ? oğlumdaki tecrübelerime dayanarak söylüyorum en fazle 3-4 yıl... insan ömrü ortalama 60-70 yıl dersek bu sürenin 3 yılında biz de az uyusak ne çıkar? çocuklarımız bir daha bebek olmayacak, onları bir daha kucağımızda yatırıp bebeksi kokularını içimize çekemeyeceğiz... ben despot kurallarla sırf alışsın diye oğlumu hiç ağlatmadım 2 aylık kızım varonu da ağlatmayı düşünemem bebeğim ağlıyorsa bana ihtiyacı var demektir onu kucağıma alır ve koklarım... bunu kaç yıl daha yapabileceğim ki?
     
  12. 3 Mart 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  13. demircool

    demircool kişisel rütbeymiş hıh Pro Üye

    Katılım:
    6 Haziran 2008
    Mesajlar:
    4.409
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    çok haklısın cnm.ben 20 gün önce dogum yaptım ve kucagıma alamıyorum emzirmek haricinde kızımı.kucağa alışır diye millet dır dır dır yapıyo hiç alamıyorum psikolıjim bozuldu valla.ama gel gör ki bebek sevmeye gelenler benden cok alıyorlar bebişimi kucaklarına kötükedihüso
     
  14. 3 Mart 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  15. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
    bu yazıyı bir yerde okudum ve sizlerle paylaşmak istedim...
    doğru mu,yanlış mı tartışılır...
    ben doğum yapalı 12 sene oldu ve 12 sene önce bana
    bir doktor,çocuk ağlamaktan ölmez,bieşeyleri alıştırmak istiyorsanız
    ağlamasına kulaklarınızı tıkayın dedi...
    aynen yukarıda sayılan maddelerde olduğu gibi...
    kim bebeğinin ağlamasına kayıtsız kalabilir ki...
    ben de sizler gibi düşündüğüm için ,kızımı kucağıma da aldım,
    ağlamasına fırsat vermeden ninni söyleyerek salladım da,
    kesinlikle bende karşıyım ama inanın bu yöntemi kullanan bayanlar da var...
    dediğim gibi kimisine göre doğru,
    kimimize göre yanlış...her zaman savunduğum tek şey,
    bebeklerimize dokunarak onlara güven ve sevgimizi her zaman gösterelim...
    çocuk sevgiyle büyür...
    sevgiler...