Bebek bakımı

Konusu 'Bebek Bakımı ve Beslenmesi' forumundadır ve SevimliSevim tarafından 13 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    13 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  1. SevimliSevim

    SevimliSevim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    166
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    herkese merhaba, aralık anneleri aralık anneleri olalı bu kadar sakin günler görmemiştir heralde. sanırım en sıkıcı zamanlar, doğuma çok az günler var ama zaman geçmek bilmiyor... ee boş durmayalım o zaman google da herkesin bulabileceği ama belki burda okumanın daha zevkli olacağını düşündüğün ve kendiminde ilk bebeğim olmasından dolayı bebek baımıyla ilgili bilgileri aşağıya ekliryoum. bebek bakmıyla ilgili sizinde görüdüğünüz duyduğunuz okuduğunuz konular varsa eklerseniz sevinirim...
     
  2. 13 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  3. SevimliSevim

    SevimliSevim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    166
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Evde Bebek Bakımı

    Bebek doğduktan sonra ona nasıl bakacağınız hakkında pek çok sorularınız olacaktır. Burada, annelerimizin aklına en sık gelen sorulara yanıtlar vermeye çalışacağız.

    Emzirme düzeni : Ilk haftalarda emzirme düzensizdir ve bebek her istediğinde emzirilmelidir. Her iki göğsü de eşit sürelerde emzirtmek idealdir. Ancak bu her zaman gerçekleşmez. Bebek bir seferde tek göğsü emerse bir sonraki sefer diğer taraftan emzirmek gerekir. Ilk 10 dakikadan sonra gelen süt daha yağlıdır; bebekte doygunluk hissi uyandırır. Bir göğsü emmesi bu nedenle yeterli olabilir. Günde yaklaşık 10-12 kere emmesi ve ilk 4-6 ay gece beslenmesi normaldir. Emzirilen bebeğe su vermek gerekmez. Meyve püresi ve pirinçli mama benzeri ekbesinler 6 aydan sonra verilmelidir.

    Dışkı ve idrar sıklığı : Bebeğinizin ilk ayında dışkı sayısı fazladır (günde 6-8 kez). Anne sütüyle beslenen bebeklerin dışkıları cıvık olur. Dışkı ilk günler yeşilimsi, daha sonra altın sarısı renk alır. Mama ile beslenen bebeklerin dışkıları daha kıvamlı ve sıklığı daha azdır. Bu bebeklerde kabızlık da olabilir. Bebeğin günde en az 6-8 kez idrar yapması gerekir.Bu beslenmenin yeterli olduğunu gösterir. Bir iki ay sonra bebek 2-3 günde bir de dışkılıyabilir, buda normaldir.

    Alt değiştirme : Bebeğinizin altını sık değiştirin. Beslenme öncesi altı kirli ise veya bebek huzursuz ise bebeğinizin altını değiştirin. Beslenme ile barsak hareketleri artacaktır; bu nedenle beslenme sonrasıda bebeğinizin altını değiştirmeniz gerekebilir. bebeğin altını ıslak pamukla silebilir, çok kirli ise yıkayabilirsiniz. hazır silme bezleri, yolculuklarınızda pratik olacaktır. bebeğin cildi çok hassastır. Islak veya kirli bez uzun süre ( 3-4 saat ) kalırsa PİŞİK olur. Bu durumda bebek cildine uygun pişik kremi uygulayabilirsiniz. Unutmayın kız bebeklerin altları önden arkaya doğru temizlemek gerekir.

    Göbek bakımı : Göbeğin ve çevresinin temiz ve kuru kalması gerekir. Göbek bağı kullanmayın. Günde 2-3 kere göbek kordonunu dibinden, alkollü pamuk ile silin. Göbeği bezin dışında bırakmaya dikkat edin. Göbek 7-14 gün içinde düşer. Düştükten sonra yerinde hafif bir kanama olması normaldir. Bu durumda alkol ile silebilirsiniz.

    Bebek banyosu : Göbek düştükten 1 gün sonra banyo yaptırabilirsiniz. Göbek düşene kadar yumuşak bir bezle bebek cildini uygun bir sabunla silin ve daha sonra durulayın. Gün aşırı banyo yeterli olacaktır. Ancak ağzını, çenesini ve genital bölgesini sık sık ıslak, sabun- suz, yumuşak bir bezle silmeniz gerekir. Banyolarında içme suyu kullanmanız gerekmez.
    Ancak cildinde yara varsa veya ameliyat geçirdiyse kaynamış ve ılıtılmış su kullanmanız gerekebilir. Bu konuda DOKTORUNUZUN TAVSİYELERİNİ almalısınız. Suyun ısısını, kolunuzun iç kısmını suya daldırarak test etmelisiniz. Banyo sonrasında cildi durulamak son derece önemlidir. Sabun bebek cildini tahriş edebilir

    Cilt bakımı : Her banyo sonrası krem veya yağ sürmek gerekmez. Bebek cildi çok hassastır. Krem ve yağlar sürerek cildin terlemesi önlenirse, ufak sivilceler ve isilik tarzında döküntüler ortaya çıkabilir. Eğer cildi kurur ve çatlaklar gelişirse, bir bebek losyonu veya nemlendiricisini günde 2 kere sürebilirsiniz.Bebeğin cildi kuru ise çok banyo yaptırmayın.Banyonun suyuna bebe yağı eklemek de işe yarayabilir.

    Tırnak bakımı : Bebeğin tırnağını, ona özel bir bebek tırnak makası ile kesebilirsiniz. Uzamış tırnaklarıyla bebek, yüzünü ve gözünün kornea tabakasını çizebilir. Bebek tırnak makasıyla tırnağın keskin ve sivri köşeleri de ince bir törpüyle yumuşatın. Bu işlemi yaparken yanınıza bir yardımcı almalısınız.

    Hapşırık ve hıçkırıklar : Hapşırık, genze kaçan damlacıkları temizlemek üzere bir reaksiyon, hıçkırık ise solunum kası olan diyaframın uyarılması sonucu ortaya çıkan bir reflekstir. Hıçkıran bebek kısa süre ile emzirilirse bu refleks yavaşça kaybolur.

    Yatma pozisyonu : Bebeğinizi sırtüstü yatırın. Son yıllardaki araştırmaların sonuçlarına göre sırtüstü yatış en güvenli yatma şeklidir. Bebeğin başını uyurken her iki yana çevirebilirsiniz. Bebek uyanıkken yüzükoyun yatırarak kollarının kuvvetlenmesine yardımcı olabilirsiniz. Yastık ve kuştüyü yorgan kullanmayın. Yorganını göğüs hizasına kadar örtün, başına çekmeyin. Bebeği fazlaca ısıtmayın. Yatağında yumuşak oyuncaklar bırakmayın. Bu önlemler SIDS denilen nedensiz beşik ölümlerini önlemek amacıyla tüm dünya bebeklerine önerilmektedir.

    Oda ısısı : Sizin rahat ettiğiniz oda ısısında bebeğiniz de rahat edecektir. Zamanında doğan bebekler için 21 derece uygundur. Eğer klima kullanıyorsanız, bebeğin üzerine üflememek koşuluyla bebeği odada tutabilirsiniz. Unutmayın, bebek, kapı veya pencerenin aralanmasıyla, çok soğuk olmayan bir ortamda hemen üşümez. Üşüse de hasta olmaz. Aşırı ısıtma, beslenmeye isteksizlik ve uyku haline neden olur. Bebeğin elleri ve burnu soğuksa, ortam ısısı yetersiz demektir. Bu durumda vücut ısısına da bakılabilir. Uzerine bir battaniye örtülerek bebek ısıtılmalıdır. Devamlı soğuk olan bebekler iyi büyüyemezler.

    Araba Koltuğu : Hastaneden evinize giderken ve bundan sonraki yolculuklarınızda yeni doğan bebekler için olan araba koltuğu kullanın.

    Ziyaretler : ilk haftalarda yorucu ziyaretlerden kaçının. Bebek bakımı zor da olsa en kolay biçimde evde yapılır. Bebeği kalabalık gurupların içerisine sokmayın. Unutmayın, özellikle kış aylarında, kapalı ortamlarda, virüslerin neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonlarına çok sık rastlanır. Bebeğin hastalanmaması için öptürmeyin, kalabalıklara sokmayın, ufak çocuklardan uzak tutun. Annenin de lohusa döneminde kendini iyi koruması gerekir.

    Eve giderken gerekenler :
    Hastaneden çıkarken : Alt bezi, body (iç tulum), tulum, battaniye (tercihen delikli).

    Evde : Pişik kremi, burun aspiratörü (gerekebilir), serum fizyolojik burun damlası, pamuk, pansuman alkolü, tırnak makası, bebek fırçası.

    Diğer araç ve gereçler : Araba koltuğu (aynı zamanda ana kucağı gibi kullanılabilir), beşik, alt değiştirme masası, bebek banyosu.

    Bebeğinizin ilk kontrolü : Taburcu olduktan bir hafta sonra yapılır. Bundan sonraki kontrol ve aşılar için doktorunuza danışınız. bebeğiniz doktorunu ziyarett ettiğinde tam bir tıbbi muayeneden geçer. Yaşına göre büyüme ve gelişmesi izlenir. Her ay için beslenmesi değerlendirilir ve gerekli diyet önerileri verilir. Belirli dönemlerde kansızlık ve idrar yolu enfeksiyonu taraması, verem testi yapılır; işitme ve görme fonksiyonları değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirilir. Zamanı geldiğinde ev kazalarından korunma, disiplin, tuvalet eğitimi, okula hazırlık, öğrenme güçlüğü, dikkatsizlik, davranış bozukluğu, cinsel ve sosyal gelişim konularında da aile desteklenir.

    Şu durumlarda derhal doktorunuzu aramalısınız:
    - Bebek 6-7 saat uyanmazsa,
    - Kasık bölgesinde ağrılı şişlik olursa,
    - Ateş, popo dan, 38°C nin üzerindeyse, (Fazla ısınmış olabilir. Önce üzerini açın. 15 dakika bekleyin ve sonra derece ile ölçün. Ateşi hala 38'in üzerindeyse hemen doktorunuzu arayın),
    - Tüm vücuda yayılmış sarılık varsa,
    - Bezlerinin dışına kadar taşan sıvı tarzında dışkılama (günde 3-4 defa) oluyorsa,
    - Üst üste fışkırtır tarzda kusuyorsa...
     
  4. 13 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  5. SevimliSevim

    SevimliSevim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    166
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Emzirmek, annenin bebeğine vereceği en güzel armağan, onun için yapabileceği en iyi şeydir. Bebek için en iyi beslenme, hayata sağlıklı bir başlangıç yapma yoludur.

    Emzirmenin başlatılıp sürdürülebilmesi için özellikle bebeğin babası olmak üzere tüm aile anneyi desteklemeli; gebelikte takibini yapan doktoru, çocuk doktoru ve aile hep birlikte olumlu, destekleyici bir tutum içinde olmalıdırlar. Bu yazıda, annelere anne sütünü arttıracak bazı önerilerimizi sıralayacağız.

    Daha Sık Emzirin:

    Yenidoğan bebeğinizi en az 2 saatte bir emzirin, uyuyorsa uyandırın. Gece ise, 4-5 saatten uzun uyumasına izin vermeyin, uyandırıp emzirin. Bebeğin sık sık emmesi anne sütünü arttıracak en önemli etkendir. Bu durum, ilk günlerde yeni anne için biraz yorucu olsa da, emzirmenin başarıyla sürmesi ve bebeğin kilo alması ona bu ilk sıkıntıları unutturacaktır.

    Emzirmek İçin Göğsünüzün Dolmasını Beklemeyin:

    Göğsünüzde her zaman bebeğe yetecek süt vardır, emzirme sırasında da, hormonal uyarıyla vücut yeniden süt üretecektir. Göğüslerin çok dolu olması bebeğin daha çok doyduğunu göstermez. Aynı şekilde, bazen pompayla sütü sağan anneler gelen miktar karşında hayal kırıklığı yaşayabiliyorlar. Pompayla çektiğiniz miktar, bebeğin memede ne kadar alabildiğinin bir ölçüsü değildir. Bebeğin yeterince beslendiğini ancak kilo alışıyla anlayabiliriz.

    Daha Uzun Süre Emzirin:

    Bebeğin belli bir süre değil, bir göğsü bitirene kadar emmesini sağlayın, sonra da öbür göğse geçin. Böylece, hem önce gelen sulu sütü, hem de sonra gelen yağlı sütü alacak, vücudunuz da süt yapımı için gereken uyarıları almış olacaktır.

    Emzirme Sırasında Bebeği Mümkün Olduğunca Çıplak Bırakın:

    Emerken kolay yorulup bırakan, uyuyakalan bebekler; bezleri kalacak şekilde soyulup anneyle cilt teması sağlanırsa daha uzun ve etkili emmeleri sağlanabilmektedir. Üşümemesi için bir örtü ile korunarak emmesi sağlanabilir. Emerken özellikle bebeğe eldiven giydirmemeli, anneye dokunabilmesine fırsat vermeliyiz.

    Emzirmeye ve Kendinize Odaklanın:

    Yenidoğan bebeğini emziren anne önceliğinin emzirme olduğunu bilmelidir. Dinlenmeye, dengeli beslenmeye zaman ayırmalı, babadan emzirme dışı işlerde yardım almalıdır. Ev işlerini de bebekle birlikte mükemmel bir şekilde yürütmesi gerekmediğini kabullenmeli, her şeyi hallederim deyip kendini strese sokmamalıdır.

    Biberon, Emzik Vermeyin:

    Emzirme dengesi kurulup bebek kilo almaya başlayana kadar (tercihen ilk 1 ay ) bebeğe biberon, emzik vermeyin. Böylece tüm emme faaliyetini memede gerçekleştirecek, süt yapımını uyarmış olacaktır.
     
  6. 13 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  7. SevimliSevim

    SevimliSevim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    166
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Emziren Annenin Beslenmesi
    Dengeli bir beslenme rejimi benimsemeniz sizin için hayati önem taşır. Lahana ve karnabahar gibi gaz yapan sebzeler yemekten kaçının. Taze sebze ve meyvaları, buğday ve tahıllarla, protein bakımından zengin besinleri tercih edin.sütünüzün bol olması için yeterli miktarda su, çay ve meyva suyu içmeniz gerekir. Günde iki-üç fincandan fazla çay ve kahve içmeyin. Bu dönem boyunca alkollü içkileri ve sigarayı tamamen bırakın. Özellikle ilaç alırken dikkatli olun! Doktorunuz tarafından önerilmediği sürece kesinlikle ilaç almayın; çünkü ilaçlar da alkol ve nikotin gibi sütünüze karışarak bebeğinizin sağlığına zarar verebilir.
    Meme Temizliği
    Meme iltihaplarından korunmak için göğüs ve göğüs uçlarınızın temizliğine ve bakımına özen gösterin. Banyo yaparken ve duş alırken göğüslerinizi sabunlamayın. Temizlikleri için yalnız sıcak su kullanın. Göğüs uçlannız tahriş olursa özel bir krem sürün. Tahriş devam eder, göğüs uçlarınız çatlarsa derhal doktorunuza başvurun.Hamileliğin son haftalarında göğüs uçlarınıza havlu ve ya temiz bir bezle masaj yaparak onları emzirme dönemine hazırlayabilirsiniz. Sağlık ve estetik nedenlerle rahat bir emzirme sütyeni giyin. Gerekiyorsa gece de çıkarmayın. Fırsat buldukça uyuyun. Gün boyunca işlerinize zaman zaman ara verip dinlenin. Çok ağır işleri üstlenip yorulmaktan kaçının. Bebeğinizi emzirmek size onunla konuşma ve onu okşama firsatı verir. Karnını doyurduktan sonra onu bir süre kollarınız arasında tutun. Baş başa geçirdiğiniz bu huzur dolu ve zevkli dakikalar sizi ve bebeğinizi mutlu edecektir.
    Bebeği Emzirdikten Sonra
    Her emzirmeden sonra ve gerekiyorsa emzirme sırasında bebeğinizin gaz çıkarmasını sağlayın. Bunun en kolay yolu, onu midesi omuzunuza değecek biçimde yatırmak ve hafifçe sırtına vurmaktır. Bebeğiniz gaz çıkarırken, emdiği sütün birazını da kusabileceğinden omuzunuza ufak bir havlu veya temiz bir bez parçası koymayı unutmayın. Bebeğinizi emzirdikten sonra meme uçlarınızı sıcak su ile silin. Sabun kullanmaktan kaçının. Meme uçlarının temiz havada tamamen kurumasını bekleyin. Sızabilecek sütü emmesi için sütyeninizin içine temiz bir tampon veya bez parçası koyun. Emzirmeye başladığınız ilk günlerde göğüs uçlarınız biraz acırsa hafif bir krem veya losyonla yumuşak bir biçimde ovun.

    Emzirme anne ile bebek arasında yakın, sevgi dolu bir ilişki kurulmasına yardım eder. Anne duygusal olarak tatmin olur. Doğumdan sonraki yakın temas anne – bebek arasındaki ilişkinin gelişmesine yardım eder.Bebekler doğumdan hemen sonra annenin yanında kalırlarsa ve emzirilirlerse daha az ağlarlar.Emziren anneler bebeklerine daha şefkatli davranırlar. Uykusuz kalmaktan vb. daha az yakınırlar. Emziren annelerin çocuklarını terk etme ya da çocuklarına kötü davranma olasılığı emzirmeyen annelere göre daha azdır.Bazı çalışmalarda anne sütü ile beslenmenin bebeğin zeka gelişimine, entellektüel yapısına olumlu etki yaptığı bildirilmektedir. Yaşamın ilk haftalarında anne sütü ile beslenen düşük doğum tartılı bebekler yapay beslenen çocuklara göre ileri yaşlarda zeka testlerinde daha başarılı olurlar.
     
  8. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  9. SevimliSevim

    SevimliSevim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    166
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    BEBEĞİN AĞIRLIĞI
    Her bebekte farklılık göstermekle birlikte ortalama bebek ağırlığı 3.4 kg.‘ dır. Erkek bebeklerin ağırlığılığı kız bebeklere göre biraz daha fazladır.

    Ağır bebekler: 4.5 kg. Üzerinde doğum ağırlığı olan bebekler normalden ağır olarak kabul edilirler. Ama bilinenin aksine bu bebekler ekstra sağlıklı olarak kabul edilmezler. Şeker hastası olan annelerin bebekleri normalden daha ağır olabilirler.

    Hafif bebekler: Eğer bebeğin doğum ağırlığı 2.5 kg dan daha az ise bu bebekler düşük doğum ağırlıklı bebekler olarak adlandırılırlar. Bu bebeklerin normal bebeklerden tek farkı daha sık beslenmeye ihtiyaçları olmasıdır. Eğer bebeğin ağırlığı 2.3 ile 2.5 kg. Arasında sağlıklı görünse bile önlem olarak özel bakıma alınabilir. Bu bebeklerde en sık görülen sorunlar nefes alma, emme problemleri ve vücut sıcaklığı sorunlarıdır.
    Eğer bebek 2.3 kg. Altında bir doğum ağırlığında ise özel bakım gereklidir.

    Prematüre bebekler: Gebeliğin 40. Haftasından önce doğan birçok bebek düşük doğum ağırlığına sahiptir.

    Ana rahminde birkaç hafta önce çıkmak bir takım gelişme basmaklarını atlamak anlamına gelir. 36-38 haftalardan sonra olan doğumlarda genellikle ekstra sıcaklık, ekstra oksijen ve sık beslenmekle hallolan sorunlar bulunabilir. Ama daha önce doğan çocuklarda daha çok yadıma ihtiyaç vardır. Bu bebekler burunlarından takılan bir tüple beslenmek zorunda alabilirler. Hatta nefes almasına yardımcı olacak bir takım cihazlar da gerekebilir.

    Zamanına göre küçük bebekler : Miadına göre küçük bebeklerde rahim içi gelişme geriliği denen ve beklenenden daha az büyüme anlamına gelen bir ifade kullanılır. Bu bebekler ana rahminde 40 hafta kalmalarına karşın doğumda akranlarına göre küçük olabilirler. Bu bebeklere yapılan uygulamada prematüre bebeklere yapılana benzemektedir. Miadına göre küçük bebekler rahimde yeterince beslenememiş demektir. Genellikle bebeğin “küçük “ olması gelecekte sorunları olacağı anlamına gelmez. Rahim içi gelişme geriliğinin fetusun kalori ihtiyacını azaltan bir koruma mekanizması olduğu düşünülmektedir.

    İLK MUAYENE
    Doğumdan 24 saat sonra bebek tıbbi bir kontrolden geçirilir. Bu muayenenin ailenin yanında yapılmasının aileyi tatmin emektedir. Bu muayenede sırasıyla bebeğin kilosu, ve vücut ölçümleri (baş çevresi,boyu) yapılmaktadır. Sonra sırasıyla kalp ve akciğerleri dinlenmekte, iç organlarının elle muayenesi yapılmaktadır. Ayakları, bacak boyu, kalça çıkığı muayenesi ayrıca yapılmaktadır. Daha sonra erkek çocuklarda testislerin yerinde olup olmadığı kontrol edilmektedir. En sonda bebeğin omurgası ve makatı kontrol edilmektedir. Bu muayene sırasında merak edilen her soru sorulmalıdır.

    YENİ DOĞAN BEBEKTEKİ ALIŞILMADIK ANCAK NORMAL OLAN DURUMLAR:
    Deri:
    Yeni doğanın derisini rengi pembe-kırmızıdır. Bu derinin inceliğinden kaynaklanmaktadır.
    Renk değişimi:
    Bebeğin kan dolaşımı henüz çok düzenli olmadığından elleri ve ayakları mavi-mor görünebilir.
    Noktalar(spot):
    Genellikle burun çevresinde görülen beyaz noktalar henüz tam olarak çalışmayan ter bezlerinden kaynaklanmaktadır. Bu birkaç hafta kalabilir. Yine yüzde kırmazı plakalar halinde olan döküntüye “toksik eritem” olarak adlandırılır ve tedavi gerekmeden kendiliğinden düzelir.
    Mavi yamalar:
    Bunlar mongol lekeleri olarak ta bilinir ve deri altında mavi pigmenti n geçici birikiminden kaynaklanır.
    Soyulma:
    İlk günlerde bebeğin derisi soyulabilir. Bu özellikle avuç içi ve ayaklarda görülür. Bu hafif nemlendiriciler ile çözümlenebilir.
    Saç:
    Bebeklerin saç miktarı çok farklı olabilir. Ama genellikle doğum sırasındaki saçlar dökülür. Vücuttaki siyah tüyler ise zamanla dökülür.
    Konak (saçlı derideki kepek benzeri birikim) :
    Bu da deri soyulmasının bir türüdür ve temizlikle bir ilgisi yoktur

    BAŞ
    Biçimi:
    Bebeğin başı doğum sırasındaki travmalara uygun olarak değişik bir şekilde görülebilir. Bu kafanın hasarlandığı anlamına gelmez.
    Bıngıldaklar:
    Bunlar henüz kafa kemiklerinin birleşmedigi yerlerdir. Bingildaklar saglam bir zar ile kaplidirlar ve normal temas ile hasar görmezler. Bazen nabiz atişi şeklinde bingildakta hareketlenme olabilir. Bu tamamen normal bir durumdur. Eğer bıngıldak içeri basık görünüyorsa bebeğin nispeten susuz kaldığının bir bulgusu olabilir. Eğer bıngıldak dışarı doğru çıkık ve bebek ağlamıyorsa, bu bir hastalık göstergesi olabilir ve doktora görünmek gereklidir.

    GÖZLER
    Şaşılık:
    İlk günlerde olan şaşılık normaldir. Bebek gözlerini hareket ettirirler. Ak onları kontrol edinceye kadar gözleri kayabilir. Bu durum 6. Ayda düzelir. Ancak sabit bir şaşılık varsa doktora görünmek gereklidir.

    KULAKLAR
    Akıntı:
    Kulak yolu kendi ürettiği balmumu benzeri bir salgıyla kendi kendini temizler. Ancak bu salgı ile iltihap akıntısının karıştırılmaması önemlidir.
    Ağız:
    Bebeğin dili altındaki doku nedeniyle erişkinlere göre daha hareketsizdir. Bu dilin hareket etmediği kanaatini doğurabilir. Bu zamanla düzelir. Ve gerçekten bağlı dil olarak adlandırılan durum az görülen bir durumdur. İlk yaş günüde dil tamamen hareket etmelidir.
    Üst dudaktaki kabarcıklar:
    Bunlar emme sonucunda oluşan kabarciklardir ve bebek emdigi sürece görülebilirler.
    Beyaz dil:
    Yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerin dilinin beyaz olması normal bir durumdur.
    Sıvı dolu keseler:
    bunlar damakta görülebilen zararsız kistlerdir.
    Memeler:
    Yeni doğan kız ve erkek bebeklerde memelerin şişkin olması hormonlara bağlı bir durumdur ve doğumdan 3-5 gün içinde belli olurlar. Bazen az miktarda süt benzeri salgı da gelebilir. Bunun kesinlikle sıkılmaması gereklidir.

    KARIN
    Karın fıtığı:
    Göbek deliğine yakın ve bebek ağladığında belli olan bir şişkinlik normal değildir. Ancak bu durum yaygındır. Bunların az bir kısmında cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulur ve çoğu 1 yıl içinde kendiliğinden geçer.
    Cinsel organlar:
    Erkek ve kız bebeklerin cinsel organları hormonlar etkisiyle büyük görünebilir. Cinsel organlarda kızarıklık, şekil değişiklikleri bulunabilir bunlar ilk muayene sırasında doktor tarafından kontrol edilecektir ancak bu sırada merak edilen her şey doktora sorulmalıdır.
    İnmemiş testis:
    Erkek çocukların testisleri karın içinde gelişir ve torbaya doğum öncesinde inerler. Eğer ilk muayene sırasında doktor torba içinde testisleri hissetmezse bu her zaman inmemiş testis anlamına gelmez testisler hareketli-retraktil- de olabilirler. Eğer testis gerçekten inmemişse gerekli tıbbi müdahale zaman içinde yapılacaktır.
    Kapalı sünnet derisi-fimozis:
    Yeni doğanların sünnet derisi genellikle sıkıdır. Sünnet derisi geri çekilemez çünkü bu yaşta elastik değildir.
    Katran renkli dışkı:
    Mekonyum: bu siyah-yeşil renkte yapişkan olan dişki bebegin ilk dişkisidir. Ilk gün bu dişkinin gelmemesi doktora söylenmelidir.
    Dışkıda kan:
    Nadiren bebeğin dışkısında kan görülebilir. Bu doğum sırasında olan kanamanın yutulmasından kaynaklanmaktadır. Ancak bezin doktora gösterilmesi gerekebilir.
    Kırmızı idrar:
    Çok erken gelen idrar kırmızı renkli ürat kristalleri içerebilir. Benzer şekilde bezin doktora gerekebilir.
    Sık idrar:
    Bebeğiniz 24 saat içinde 30 kereye kadar idrar yapabilir. Anormal olan 4-6 saat boyunca idrarını yapmamasıdır.
    Vajinal kanama:
    Kız bebeklerde çok az miktarda vajinal kanama görülebilir, bu annenin hormonlarından kaynaklanmaktadır.
    Vajinal akıntı:
    Berrak veya beyaz renkli bir vajinal akıntı normaldir ve birkaç gün içinde kesilir.
    Burun akıntısı:
    Az miktarda burun akıntısı normaldir ve bebeğin soğuk aldığı anlamına gelmez.
    Gözyaşi:
    Bir çok bebek 4-6 haftalık oluncaya kadar gözyaşı dökmeden ağlarlar. Bu da normaldir.
    Terleme:
    Bebeklerin ısıyı alıp kaybettikleri yerleri başlarıdır. Bazı bebeklerin boyunlarında da terleme olabilir.
    Kusma:
    beslendikten sonra bir miktar kusma normaldir.
     
  10. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  11. SevimliSevim

    SevimliSevim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2008
    Mesajlar:
    166
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    BEBEĞİ TUTMA VE TAŞIMA
    Yeni doğan bebeklerin düşürülme korkusu içgüdüsel olarak bulunmaktadır. Henüz başını tutamayan bir bebeğin başı desteklenemediğinde başı arkaya düşecek ve bebek iç güdülerinden gelen korkuyu yaşayacaktır. Bebek her kucağa alındığında onun bütün vücudunu destekleyecek şekilde tutmak gereklidir. Onu kendinizi belli etmeden kucaklamanız onu yalnızca korkutacaktır.

    GİYİM:
    Bazı bebekler giyinmekten ve bezlenmekten hoşlanmaz. Bunların başlıca sebepleri şunlardır:

    - Soğuk bir yüzeye vücutlarının temas etmesi çıplak derilerinin havayla temas etmesi
    - Kıyafetlerin başlarının üzerinden çıkarılması
    - Ayaklarının havada tutulması

    Deneyler çevre sıcaklığı 29 derece civarına geldiğinde vücudun sıcaklık üretimini durdurduğunu göstermektedir. Buna göre normal doğum ağırlığındaki bir bebeğin giyimi bulunduğu ortamın sıcaklığına göre çabuk değişebilir olmalıdır.
    Bebeğin asıl ısı kaybı başından olmaktadır. Buna göre başı korunmalıdır.
    Derin uykuda bebek soğuğa daha duyarlı olmaktadır. Derin uykuda bebek arada sırada kontrol edilmelidir. Bebeğin üşüdüğünün belirtileri: nefes alma hızı artar. Huzursuzdur.
    Bebek daha çok üşüdükçe daha sakinleşir. Ve bu halde onu sarmak içerideki soguk kiyafetlerin izolasyonuna ve bebegin daha çok üşümesine yol açar. Bu durumda bebek sicak bir ortamda soyulmali ve kiyafetleri degiştirilmelidir. Fazla sicakliginin farkinda olun.
    Yazın bebeklerin kıyafetlerinin pamuklu olmasına özen gösterin. Sentetik kıyafetlerden kaçının. Eğer bebek çıplak iken mutluysa ortam müsaitse bırakın çıplak kalsın. Dışarıda ise güneşten koruyun.

    BEBEĞİN TEMİZLİĞİ
    Bebeklerin altları dışında sık temizlenmeye ihtiyacı yoktur. Genellikle kordon düşünceye kadar bebeğin yıkanmaması önerilir. Banyo yerine vücudunu ıslak bezle silebilirsiniz. Bu sırada burun ve kulaklara kulak temizleme çöpü sokmayınız.

    İdrar ve kaka alışkanlıkları
    Bebeğin ilk kakası siyah-yeşil renkli katran kıvamındadır ve mekonyum olarak adlandırılır. Eğer ilk gün kaka yapmamışsa doktor haberdar edilmelidir.
    Kakanın değişmesi: Mekonyum sonrası kaka kahverengi-yeşil yarı sıvı ve içinde katı parçalar bulunan bir haldedir. Eğer kaka sizi endişelendiriyorsa bezi alın ve doktoruna sorun.

    Kaka alışkanlığının oturması:
    Anne sütü alan bebeklerin kakası sarı macun kıvamında olur. Fakat bazen yeşil renkli ve sıvı olabilir. Önemli olan bebeğin genel durumudur kakasının değişimi çok önemli değildir. Hazır mama alan bebeklerin kakası daha fazla ve daha yoğundur.

    Kabızlık:
    Biberon alan bebekler günde birkaç kez kaka yaparlar ancak meme alan bebekler birkaç gün kaka yapmadan geçirebilirler. Biberon alan bir bebek iki günde bir kaka yapıyorsa bunun sebebi genellikle suyu az içmesidir

    İshal:
    Biberon alan bebekte ishal başlarsa doktora görünmek gerekir eger eşlik eden kusma da varsa acil muayene gereklidir. Gastroenterit denilen sindirim yollarinin iltihabi küçük bebekler için tehlikeli olabilir. Ancak ishallerin çogu iltihaptan degil yiyeceklerdendir.

    Renk değişiklikleri:
    Katı gıdaya başlamadan önce verilen bazı gıdalar kakanın renk değişikliğine yol açar.

    İdrar:
    Önemli olan idrarı ne kadar sık yaptığı değil yapmadığı önemlidir. Birkaç saatlik kuru kalan bebeği dikkatle izlemek gerekir. Ağlama ve sakinleştirme bebekler ağladığında genellikle bunun bir sebebi vardır.

    EN SIK AĞLAMA SEBEPLERİ

    Açlık: en sık ağlama sebebi açlıktır. Bebek aç olduğunda onu yalnızca süt susturabilir.

    Fazla uyarı, korku: Çevrelerindeki hızlı değişimlerde bebekleri korkutabilir.

    Zamanlama hatası: Bebek karnı tok, uykusunu almışken hoşuna giden hareketler, uykudan hemen önce çok rahatsız edici olabilirler. Aynı şekilde biberon deliğinin değişimi bile bebeği huzursuz edebilir.

    Üstünün çıkarılması: Bebek derisinin kumaş ile temasinin kaybettigi zaman bile huzursuz olabilir. Ayrica başindan çikarilan bir giyecek de bebegi huzursuz edebilir.

    İrkilme: Bebek uykuya dalarken irkilebilir. Bu irkilme bile bebeği ağlatabilir.

    Fiziksel temasın kalkması: Bebekler kucaktan bırakıldığında ağlayabilirler ve tekrar kucağa alındığında tekrar susarlar. Bu sakinleşme fiziksel temastan kaynaklanır.

    Bazen bebeklerin neden ağladığı anlaşılamaz. Bu durumda bazı tedbirler almak faydalı olabilir. Bunlar:Ninni söyleme, emzik veya hafif ısıtmak ile olabilir.

    Kolik nedir:
    Bebek günün aynı saatlerinde (genellikle akşam) ağlamaya başlıyorsa, alınan her tedbir onu yalnızca birkaç dakika sakinleştiriyorsa bebek “kolikli” olabilir. Bebeğinizde infantil kolik varsa;

    - akşam veya gece beslenme sonrasi şiddetli şekilde aglamaya başlar
    - ağlamaya çığlık atma eşlik eder, sanki bir yeri acıyor gibidir.
    - yapılan her şey onu yalnızca birkaç dakika sakinleştirir. Birkaç dakika sonra ağlama ve çığlık tekrar başlar.
    - bebek bu ağlama nöbetleri arasında tamamen sakin değildir. Hala hıçkırmakta ve titremektedir.
    - bütün bu olay birkaç saat sürer ve geçer. Gece genellikle bir problem yoktur
    - aynı olay genellikle her gün tekrar eder ve ertesi gün aynı saate kadar bir problem yaşanmaz.

    Bu bulgular varsa bebekte “infantil kolik “ vardır veya başka bir tanımla bebek koliklidir.İnfantil kolikin sebebi bilinmemektedir. Eğer sebep ararsanız kafanız daha fazla karışacaktır. Bebekte organik bir problem yoktur. Her ağlayan bebekte infantil kolik yoktur.

    İnfantil kolikin tedavisi: maalesef yoktur. Bu durumdaki bebekleri olan ailelerle konuşmak, hangi davranışın bebeği rahat ettirdiğini bulmak, kolik sırasında nöbetleşe bebeğe bakmak, yürüyüşe çıkarmak,bazen kendi haline bırakmak, faydalı olabilir. Kolik genellikle 6. Aydan sonra kesilir ancak 12 aya kadar da sürebilir. Unutmayın kolik çocuğunuza zarar vermez.

    Diş çikarma:
    Bebekler genellikle 6. Ay civarında ilk dişlerini çıkarırılar. İlk çıkan diş önde ve alttadır bir çok bebekte diş çıkarma geç başlar. Bu çocuğun geç kaldığı anlamına gelmez. Ama bazı bebeklerde ilk diş 4. Ayda da çıkabilir. Diş çıkarma çocuğu halsiz düşürüp, ateşinin çıkmasına yol açar. 6. Ayında damağını kaşıyan, halsiz, ateşi bulunan bir bebek diş çıkarıyor demektir. Ama bebeğin diş çıkarması tıbbi muayeneden ihmal edileceği anlamına gelmemelidir. Diş çıkarma sırasında ateş 38 derecenin üstüne çıkmaz, havale geçirilmez, kusma ve ishal olmaz. Bunları göz önünde tutmak gereklidir. Bunlar başka hastaliklarin belirtileridir ve bir doktora görünmek gereklidir.

    İsilik:
    İsilik, hafif kırmızılıktan cerahatli iltihaba kadar değişen görüntülerde olabilir. Erken dönemde hafif kırmızılıkla başlar, ama ileri dönemlerinde iltihaplı hale dönüşebilir. İsilik, bebeğin altını silerken kullanılan bezlerin yapıldığı maddelere karşı alerjiden olduğu gibi idrarın asitliğinden de kaynaklanabilir. Veya her ikisi birden de olabilir. Çözüm basittir. Ilık su en iyi çözümdür. Bebek her altını kirlettiğinde altı hemen temizlenmedir. Mümkün olduğunda altını açık bırakın ve bu halde tutun.

    EMZİK ALIŞKANLIĞI

    Avantajlar:

    - eğer bebeğiniz emzik emmeyi seviyorsa ve rahatsız olduğunda emziği verin bu bebeği sakinleştirecektir.
    - eğer bebek uyuduğunda emzik ağzında kalıyorsa, bebek uyanınca tekrar emecek ve uykuya tekrar dalacaktır.
    - bebek emzik emiyorsa büyük ihtimalle parmağını emmeyecektir.

    Dezavantajlar:

    - bebek bir kez alıştığında emziksiz yapamaz. Yıllar boyunca kullanabilir ve bırakmakta zorlanır.
    - emzik genellikle derin uykuda düşer. Bebek uyaninca emzigi tekrar emmek ister. Bu da onu uyandirir.
    - uyanıkken emziği emen bebek ses çıkarmayı azaltır. Ve oyuncakları ağzıyla keşfetmeyi erteler.
    - her seferinde temizleyemiyorsanız emzikler hijyenik değildirler.
     
  12. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  13. Elvira

    Elvira acı sözler dilin dikeni Üye

    Katılım:
    27 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2.967
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    sevimlisevim sağol canım bilgilerin için.
     
  14. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  15. ilkim_1983

    ilkim_1983 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.336
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    çok güzel bilgiler canım emeğine sağlık
     
  16. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  17. edolina

    edolina Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.030
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    148
    Ben bunların hepsini bir okudum mu aklımda hiçbir şey kalmıyor ama...Doğduktan sonra bakarak uygulamak daha akılda kalıcı olacak sanırım.Her zaman ezberim zayıf olmuştur.Bu yüzden de tarihten kalırdım:))
     
  18. 22 Kasım 2008
    Konu Sahibi : SevimliSevim
  19. ceyrem

    ceyrem EyMeN eFe'lerin efesi.. Üye

    Katılım:
    26 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.079
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    emeğine sağlık bende bi siteden resimli bebek bakımı bulmustum bunları onlarla birleştiririm artık