Bebek Fotoğrafçısı

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve seaBahAR tarafından 26 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    26 Kasım 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.195
    Ödül Puanları:
    238
    Bir zamanlar İngiliz hükümeti çocuğu olmayan ailelerin bu sorununu çözmek için "Cici Baba" servisi kurmuş. Cici Baba evliliklerinin ilk beş yılında çocuk sahibi olamayanlara yardım eden bir devlet memuru.

    Smith ailesi de boyle bir servis için başvuruda bulunur , heyecanla "CiciBaba" yi beklerken kapı calınır, ancak gelen kişi cici baba adayı değil,kapı kapı dolaşan bir bebek fotoğrafcısıdır. Konuşma şöyle gelişir:

    Ms Smith: Günaydın
    SATICI : Günaydın efendim ben şey için gelmiştim
    Ms Smith: Açıklamanıza gerek yok kocam herşeyi anlattı. Buyrun içeri girin
    SATICI : Öylemi? Bebek işinde üstüme yoktur, özellikle ikizlerde.
    Ms Smith: Kocamda öyle söyledi buyrun oturun.
    SATICI : O zaman kocanız belki de size . .. . . . . . . . . . . . .
    Ms Smith: Aa evet, ikimizde en iyi sonucun böyle alınacağını düşünüyoruz.
    SATICI : Öyleyse hemen başlayalım.
    Ms Smith: (KIZARARAK) şey nerede başlamalı?
    SATICI : Her şeyi bana bırakın. Ben genellikle iki kez banyo küvetinde, bir kez kanapede ve belki bir kaç kez yatakta denerim. Bazen oturma odasının halısında iyi oluyor
    Ms Smith: Banyo ! ! Oturma odasının halısı! ! ! Neden bizim beceremediğimiz anlaşılıyor.
    SATICI : Şey hanımefendi , hiç kimse ilk seferinde iyi bir sonuç garanti edemez ama altı yedi kere denersek bir tanesi mutlaka şahane olacaktır.
    Ms Smith: Afedersiniz ama biraz fazla olmuyor musunuz?
    SATICI : Kesinlikle değil benim işimde insanlar aceleci olmamalıdır.
    Ms Smith: Başarılı oluyor musunuz bari?
    SATICI : (Çantasını açarak bebek fotoğrafları gösterir)Şu bebeklere bakın bunlar benim işlerim. Bakın bu dört saat sürdü.
    Ms Smith: Evet çok güzel bir bebek
    SATICI : Fakat gerçekten güç bir iş. Görmek istiyorsanız şuna bakın, ister inanın ister inanmayın bu Londra'nın ortasında , otobüsün üzerinde oldu.
    Ms Smith: TANRIM ! ! ! ! ! ! !
    SATICI : Bunlar da şehrin en şirin ikizleri.Anneleri ile çalışmanın ne zor olduğunu bilseniz ikizlerin şirinliğine daha cok şaşırırsınız.
    Ms Smith: Öyle mi ?
    SATICI : Sormayın. Şununda işi doğru yapabilmek için onu Hyde Park'a göturdüm. Herkes çevremizi sardı. Peş peşe dört beş tam boy ve iş bitti.
    Ms Smith: Dört beş tam boy ! ! ! ! !
    SATICI : Evet üstelik üç saatten fazla sürdü. Sonunda bir kaç kişi kalabalığı tuttu . Karanlık olmadan önce yeniden denemeliydik ancak serçeler aletimin uzerine konup gagalamaya başladılar bu yüzden işi bırakmak zorunda kaldık.
    Ms Smith: Yani gerçekten serçeler şeyinizi aaa-aletinizi ısırdıler mı?
    SATICI : Evet böyle şeyler oluyor tabi. Ben tekniğimi geliştirmek için tam üç yıl harcadım. Mesela şu bebek. Bu neticeye ancak büyük bir mağazanın ön vitrininde ulaşabilirsiniz.
    Ms Smith: Bu kadar da olmaz!
    SATICI : Hanfendi hazırsak ayaği alıp geleyim.
    Ms Smith: Ayak mı ? ? ? ? ! ! ! ! !
    SATICI : Aa evet , ağır olduğu için sürekli elde taşımak zor oluyor bunun için ayak kullanıyorum.
    - Hanımefendi . . . . . Hanımefendi . . . . .
    Hay Allah neden bayıldı şimdi bu. . .