Bebek Sahibi Olmaya Hazır mısınız?

Konusu 'Adım Adım Gebelik' forumundadır ve dj_oznur_0106 tarafından 10 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    10 Ocak 2008
    Konu Sahibi : dj_oznur_0106
  1. dj_oznur_0106

    dj_oznur_0106 sweet_lady Üye

    Katılım:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.067
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Bebek Sahibi Olmaya Hazır mısınız?

    Hamilelik, bebeğin ilk kalp atışlarının, ilk tekmelerinin sevinciyle gelen gerçek anlamda özel bir dönem; aynı zamanda çok da zahmetli! Vücut kendini bir bebeğin doğumuna hazırlarken, hormonlarda meydana gelen değişiklikler hem fiziksel hem de duygusal değişimlere yol açıyor. Elele Çocuk ve Aile Psikolojik Danışmanlık, Gelişim ve Eğitim Merkezi Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı Bihter Mutlu Gencer anne olmaya hazırlananlara önerilerde bulunuyor.

    Hamilelikte birçok fiziksel değişiklik yaşanır. Tad ve koku alma duyularının farklı çalışmasıyla mide bulantıları başlar. Ancak bedensel değişimler kadar duygusal iniş çıkışlar da görülür, mizaç değişiklikleri oluşur. “İyi bir anne olabilecek miyim?” sorusu ise her anne adayı için hatırı sayılır bir endişe kaynağıdır. B,hter Mutlu, “Yaşanan bu değişimler kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir, hatta apayrı uçlarda olabilir. Bazı kadınlar oldukça mutlu ve enerjik iken, bazılarında sürekli bir yorgunluk hissi hakim olur. Bazı kadınlar otobüste kendisine yer verilmesi, elindeki paketlerin taşınması gibi davranışlar karşısında son derece mutlu olurken, bazıları tersine kendilerini aciz ve güçsüz hissedebilirler. Bu sürecin duygusal olarak nasıl geçirileceği anne adayının ve eşinin bir bebek sahibi olmaya, bu dönemin getireceği fiziksel değişimlere ve duygusal iniş çıkışlara ne kadar hazır olduğuyla elbetteki doğrudan ilişkisi var. Yine de hamileliğin getirdiği bütün bu değişimlerle başetmeye çalışırken bebek için duygusal olarak hazırlanmak oldukça güçtür.” diyor.

    Bebeğe hazırlanmak ne demek?

    Bu sorunun yanıtını Bihter Mutlu şöyle veriyor: "Bir danışanım, 'bebeğe hazır olduğumu düşünürdüm hep, hiç te hazır olmadığımı o doğduğu zaman anladım; bebek dediğin yatırırsın uyur, yedirirsin yer, giydirirsin, saçını tarayıp kurdele takarsın, ben böyle sanırdım' demişti. Elbetteki bu süreçle ilgili kitaplar okumak, seminerlere katılmak gibi aktiviteler kişileri bebeğe hazırlamaya yardımcı olur. Ancak “bebeğe hazırlanmak" konusu için yapılacak en yararlı işlerden biri eşlerin bebekle ilgili iletişimidir.”

    Bebeğe hazırlanmak genellikle evin bir odasını bebek için değiştirmek, duvar kağıdı, mobilya seçimleri, bebek giysileri, bebek arabası gibi ihtiyaçlar için alışverişe çıkma gibi algılanır. Tüm bunlar zevkli ve heyecanlı hazırlıklar, ancak anne baba adaylarının aynı zamanda psikolojik olarak ta hazırlık yapmaları, bu hazırlığı da birlikte yapmaları çok önemlidir. Çiftlerin bebekle ilgili beklentileri, bebek geldiğinde değişecek olan hayatlarıyla, edinecekleri yeni rol tanımlarıyla, işbölümü ve sorumluluklarla ilgili yapılması gereken gerçekçi konuşmalar genelde atlanır. Peki bunun için ne yapmak gerekir? Sorunun yanıtını Bihter Mutlu şöyle veriyor: “Eşler öncelikle neden çocuk sahibi olmak istediklerini birbirlerine sormakla konuşmaya başlayabilirler. Bu çocuğu aynı nedenlerle mi istediklerini tartışabilirler. Ayrıca, bebek deyince akıllarında hangi imajın oluştuğunu konuşabilirler. Akıllarında mama sandalyesinde bir bebek mi yoksa bir okul çocuğu imajı mı oluşuyor? Bazen eşlerden birinde henüz bir çocuk sahibi olmaya karar verme aşamasında bile çocukla ilgili planlar akılda oluşmuş olabiliyor. “Ata mı binse, baleye mi gitse yoksa piyano mu çalsa acaba? Hangi yuvaya, sonra da hangi özel okula gitse? Diğer eşin ise bu tip bir plan aklına bile gelmemiş olabiliyor. Eşlerin çocuklarını yetiştirme yöntemleri, vermek istedikleri değer yargıları nelerdir? İşte bu ve buna benzer soruların cevapları arasındaki uçurumlar, hamilelik sırasında ve bebek doğduktan sonra ilişkileri olumsuz etkiliyor. Cevaplar tıpatıp aynı olmasa bile böyle bir iletişimle birlikte anne baba adaylarının akıllarındaki bebek ve çocuk imajları paralel bir duruma ulaşabilir. Böylece, sağlıklı ve gerçekçi bir platformda, artık 'aynı çocuk' için heyecanlanmaya ve plan yapmaya başlayabilirler. Bebekleriyle sağlıklı bir iletişim kurabilmenin de adımlarını sağlam atmış olurlar."
     
  2. 12 Aralık 2014
    Konu Sahibi : dj_oznur_0106
  3. Caddy

    Caddy Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    28 Mart 2012
    Mesajlar:
    7.989
    Beğenildi:
    1.774
    Ödül Puanları:
    193
    Baba olmaya hazır mısınız?

    Hamilelik bir çiftin yaşantısına, heyecanıyla olduğu kadar, çift için getirdiği sorunlarla da karakterize bir yaşam olayıdır. Hamilelik dönemi, anne adayı kadar baba adayının da kendini sorguladığı bir dönemdir. Özellikle, çiftin ilk çocukları ise, bu sorunlar hem anne adayı, hem de baba adayı tarafından en yoğun şekliyle yaşanır. Siz bir baba adayı iseniz; siz neler hissediyorsunuz?
    Eşi hamile olan bazı erkeklerin bu dönemde duyarlılıkları artar ve eşleriyle benzer sıkıntılar yaşamaya başlarlar, buna Couvede Sendromu adı verilir. Couvede
    sendromu yaşayan erkekler, hamile olan eşleriyle benzer belirtiler ortaya koyar. Sizin için durum nasıl?
    Couvede Sendromu, çoğunlukla hamileliğin üçüncü ayı civarında görülür ve yoğun olarak, kaygı düzeyi yüksek erkeklerde açığa çıkar. Bu sendromun açığa çıkmasında bir diğer önemli etken, erkeğin baba olmaya kendini yeterince hazır hissetmemesidir.
    Eşinizin “hamilelik” sürecinde, kendinizin “nasıl bir baba” olacağına dair korkularınız var mı? Bu konuda kaygılarınız varsa, pek de haksız sayılmazsınız, çünkü farklı ve bilmediğiniz bir yaşam şekline doğru ilerlemektesiniz.
    Ortak yaşamınızda yeni ortaya çıkan, bu yeni durumla ilgili, birlikte olumlu ve olumsuz yönlere dair yorumlamalar ve değerlendirmeler yapmak, duygularınızdan bahsetmek, çift olarak yaşamınızda mutlak surette olması gereken bir durumdur. Böyle bir yaklaşım, çift olarak beraberliğinizde, her duruma özel çözümler bulabilme hareketliliği ve esnekliğini sağlayacaktır. Üstelik böylece, hem eşiniz hem de siz ebeveyn rolüne kendinizi daha hazır hissedecek, baba olmayla ilgili kaygılarınız hafifleyecektir.
    Bebeğin doğumundan sonra, eskiye göre, eşinizin yaşamında daha geri planda kalacağınıza ait kaygılar da yaşayabilirsiniz. Bu konudaki kaygılarınızı, ancak, ebeveyn olmanın, ortak yaşamınız olduğu gerçeğinin farkında olmanızla aşabilmeniz mümkündür.
    Çevrenizdeki daha önce anne-baba olmuş kişilerden veya aile büyüklerinizden bilgi edinmeye çalışılmanız, bebek bekleyen bir çift olarak, hoş ve keyifli bir yaşam paylaşımı olabilir. Deneyimli kişilerin, hamilelik süreci içerisinde, zorluklarla nasıl başa çıktıklarını öğrenmek, bebek bekleyen çiftin yaşamlarında bir ön bilgi olarak önemli yer tutabilir.
    Hamilelik sürecine ilişkin bilimsel kaynaklara başvurmak, baba adayı olarak bu süreçte, kaygı düzeyinizi azaltabilecek en iyi yollardan biridir. Çünkü yaşadığınız döneme ait bilgi sahibi olduğunuz durumlarda, yaşamsal olaylarla ilgili daha çabuk ve daha doğru kararlar verme şansını elde etmiş olursunuz.
    Hamilelik süreci ile ilgili ihtiyaç duyduğunuz hallerde, psikolojik desteğe başvurmak, hem eşiniz, hem de, baba adayı olarak sizin için yararlı olabilir. Bu şekilde hamilelik sürecinde eşinizle birbirinizi doğru bir şekilde anlayabilir, birbirinizin kaygılarını gidermeye destek verebilecek donanımı elde edebilirsiniz.

    Psk. Deniz TUNÇER