Bebeklerde Aylara Göre Uyku Düzeni

Konusu 'Bebek Bakımı ve Beslenmesi' forumundadır ve moonday79 tarafından 28 Aralık 2007 başlatılmıştır.

    28 Aralık 2007
    Konu Sahibi : moonday79
  1. moonday79

    moonday79 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    177
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    Doğum olayı sona erip, sıra hastaneden eve dönmeye geldi mi, anne-babaların çoğu bebeklerinin evde nasıl uyuyacağını merak etmeye başlarlar.

    Bebeklerin doğumundan sonra, belki de ailelerin en çok zorlandığı konulardan biri bebeklerin uyku düzenleridir. Yeni doğan bebekle birlikte, anne ve baba için de uykusuz geceler başlar. Bunun nedeni ise ilk aylarda bebeklerin, gece ve gündüzü ayırt edememeleridir.

    Bazen bütün günü uyuyarak, geceyi ise uyanıp ağlayarak geçirirler. Zaman içerisinde gece uykusu daha uzun süreli olmaya başlayacaktır. Özellikle ilk aylardaki uykusuzluk, hem aileyi hem de bebeği rahatsız edebilir. Bu nedenle öncelikle, bebeğin normal koşullara göre uyuyup uyumadığını tespit etmek gerekir.

    Uyku, bebek için anne babadan, fakat özellikle de anneden ayrılma anlamına gelir. Uykuya gidişin; yani uyumadan hemen önce bebeğin neler yaşadığının, gününü\günlerini nasıl geçirdiğinin uykusu üzerinde belirleyici önemi vardır. Biz yetişkinler için geçerli olan kural, bebekler için de geçerlidir. Şayet stresli bir gün geçirdiyseniz ya da yaşamınızda önemli değişiklikler oluyorsa uykularınız da bundan direkt olarak etkilenir, başka bir deyişle ‘mışıl mışıl’ uyuyamamaya başlarsınız. İşte bebekler için de durum aynıdır.

    Bazı bebekler en küçük ses ve ışıktan rahatsız olurlar ve kolayca uyanabilirler. Böylesi bebekler, tıpkı erken doğmuş bebekler gibi dış uyaranların olabildiğince azaltıldığı sessiz ve loş bir odada uyutulmalıdırlar.

    Bebekler zamanla çevreye uyarak gece uyunacağını, sabah ise uyanılması gerektiğini öğrenmektedirler. Uyku bir anlamda öğrenilen bir davranış halini almaktadır.

    Ama her bebeğin birbirinden farklı davranışlar göstermesi özellikle uyku konusunda akılları karıştırmaktadır. Her şeyden önce şunu unutmamak gerekiyor ki “her çocuk farklıdır.” Kimi az, kimi çok uyur. Önemli olan bazı noktaları bilmek ve yanlışlar karşısında doğruyu bulabilmektir.

    Uyku düzenini etkileyen konular arasında bebeklerin doğumdan itibaren bazı karakteristik özelliklerini de beraberlerinde getirmeleridir. Bu da onları her konuda birbirlerinden farklı kılmaktadır.

    Bebeğiniz doğduğunda günde yaklaşık 16 saat civarında uyur ancak bu süre zamanla azalır ve kısa periyotlar halinde bölünür. İlk haftalarda gaz sancısı ve mide asidinin ağzına gelmesi nedeniyle bebek huzursuz olup uyumayabilir. Hastalıklar, gereksiz fazla besleme, fazla panik ve huzursuzluk da bebeğin uykusunu bozar. İlk aylarda bebeğinizin uykusu daha hafif olacağı için daha sık uyanır ve daha sonra tekrar uykuya dalmakta güçlük çeker.

    Bebeğiniz, iyi uyku alışkanlıklarını 6 hafta gibi erken bir dönemde geliştirebilir. Düzgün ve düzenli bir uyku alışkanlığı oluşturabilmek için bebeği her gün aynı saatte henüz uyanıkken yatağa koymak, aynı saatte altını değiştirmek ve bir gece uykusu rutini geliştirmek gerekir.

    Bebeklerde Aylara Göre Uyku Düzeni

    0-3 Ay: Bebeklerin günlük uyuma süresi 17-18 saat civarındadır. Ancak bebekler hiçbir zaman deliksiz bir uyku uyumazlar. Beslenme ihtiyacı ya da altlarını kirlettikleri için uykuları mutlaka bölünecektir. Uyku düzenini sağlamak için gece uyku vakti geldiğinde ışıkları karartılmalı, onun ilgisini çekecek tüm aktiviteleri sınırlayıp, çamaşır-bulaşık makinesi vs. aletleri çalıştırmamalısınız. 6-8 haftalık dönemde ise çoğu bebek günde 15 saat uyur. Bunun yaklaşık 10 saati gece, 5 saati ise gündüzdür. Bebeğinizin uyuma ile beslenme zamanı ve süresi, bu dönemde giderek daha düzenli bir hal almaktadır.

    3-6 Ay: 3-4 aylık olan çoğu bebek günde 15 saat uyur. Bunun yaklaşık 10 saati gece, 5 saati ise gündüzdür. Eskisi gibi her 2-3 saatte bir uyanmamaktadır. Bu dönemde bebeğinizin uyku saatlerini planlamaya başlayabilirsiniz. Geceleri 20-20.30 sıralarında uyuması uygun olacaktır. Bu saatlerde bebeğiniz çok enerjik görünse de yatmasını sağlayın. Gündüz uykularını da belli saatlere planlamaya çalışın. Bebeğinize kendi kendine uyuma şansı tanımalısınız. Onu yatağına yatırın, uyutmak için çaba sarf etmeyin, kucağınıza almayın veya sallamayın. Böylece kendiliğinden uyumayı öğrenme şansı olacaktır. Yatma zamanı için bir takım alıştırmalar geliştirmeye çalışın. Onu yatırmadan önce oynadığınız oyunları yavaşlatın. Pijamalarını giydirin. Hikâye anlatın, ninni söyleyin.Işıkları azaltın. Bunu her gün yaparak bebeğinizin yatma saati geldiğini öğrenmesini sağlayın.

    6-9 Ay: Bebekler günde 14 saat uyumak ister ve bir kerede 7 saat gibi uzun bir süreyle uyuma yeteneğini kazanmıştır. Bu aylarda da bebeğinizin uyku düzenini oturtmak için öncelikle bir gece uykusu rutini oluşturmak gereklidir; Ilık bir banyo, sessiz sakin bir oyun, hikâye okumak, ninni mırıldanmak gibi. Ancak bütün bunları her gece aynı sırayla yapmaya özen gösterin. Bebeğiniz aynı sırayı takip etmekten hoşlanacaktır. Gündüz biri sabah biri akşamüstü olmak üzere 1,5-2 saatlik kısa uykuları olabilir. Bebeğiniz günde üç kez kısa uykular uyuyorsa telaşlanmayın. Unutmayın; gündüz ve gece uykuları için belli saatler uygulanması bebeğinizin uyku düzeninin oturtulmasına yardımcı olur. Bebeğinizin hiç uyku problemi yokken birden geceleri uyanmaya veya uykuya dalmada güçlük çekmeye başlayabilir. Bu gelişme aslında bebeğinizin zihinsel ve motor gelişiminin bir parçası olan ebeveynlerden ayrı kalmaya karşı gelişen huzursuzluk nedeniyledir. Bu aylardaki bebeğiniz yuvarlanmaya, kendini çekerek ayağa kalkmaya ve yerde sürünmeye başlamıştır ve yeni yeteneklerini sürekli uygulamak, denemek isteyecektir. Hatta uyuduktan sonra bile uyanıp yeniden pratik yapmak isteyecektir. Çok yoğun olarak bu aktivitelerle uğraştığı zaman ve örneğin yatağında ayağa kalkıp uzun bir süre oturamadığı zaman, uykuya tekrar dalamayacak ve ağlayacaktır. Ayağa kalktıktan sonra yeniden oturamazsa ona nasıl oturabileceğini öğretmeniz gerekir. Bu her zaman yatağında ayağa kalktığında olmayabilir, hemen her yerde ve durumda ona nasıl yeniden oturabileceğini ve yatabileceğini öğretmeniz gereklidir ki gece uyanıp kalktığında yeniden kendi kendine yatmayı ve uyumayı öğrenebilsin. Ona oyun oynar gibi ayağa kalkmayı ve tekrar oturmayı pek çok kez tekrarlayarak öğretebilirsiniz. Eğer bebeğiniz normalde akşam saat 8.30’dan sonra yatıyor ve gece birden uyanıyorsa bebeğinizi her zamankinden yarım saat önce uykuya yatırmanız onun gece boyu uyumasını sağlayabilir.

    9-12 Ay: Bu aylarda bebeğiniz geceleri 10-12 saat ve gündüz iki kez 1,5-2 saat uyur. Size düşen ise yatma zamanı alışkanlıklarını bozmamasını sağlamak, kendi kendine uyuması için gerekenleri yapmak olmalıdır. Bebeğinizin yeterince uyuyup uykusunu aldığından emin olmalısınız çünkü uyku bebeğinizin gelişimi için çok önemlidir. Sabit bir uyku düzenine ve bebeğinizi hemen hemen hep aynı saatlerde uyutmaya özen göstermelisiniz. 9-12 ay dönemindeki muhtemel problemler; bebeğinizin yeni öğrenmeye başladığı ve çok zevk aldığı oturmak, yuvarlanmak, yerde sürünmek ve hatta birkaç adım atmak gibi aktivitelerden uzak kalmak istememesi olacaktır. Bu başarılar onu çok heyecanlandıracak ve uyumak istememesine, uyusa bile uyanıp yeniden pratik yapmak istemesine neden olacaktır. Gelişiminin doğal bir parçası olan sizden ayrı kalma korkusu da, siz odasına gidip sakin bir şekilde onunla konuştuğunuzda geçecek ve rahatlayıp uykuya dalacaktır.

    12-18 Ay: Bebeğiniz artık bebeklikten çıkıp bir çocuk oldu ancak hala küçüklüğündeki kadar uykuya ihtiyacı var. İki yaşına kadar 11 saati gece olmak üzere günde 13-14 saat uyuması gereklidir. Bebeğinizin uykuya her gece kendisinin dalmasına özen gösterin. Uyuyabilmesi için ilgi ve ninni söylenmesi gibi aktivitelere ihtiyaç duymaması gerekmektedir. Hayatının bu ilk yıllarında çocuğunuzun uykularının sürekli bir düzene oturmasını beklemeyin. Bir kaç gün hatta ay boyunca geceleri düzenli uyuyup, sonra tekrar ilk doğduğu günlerdeki gibi geceleri sıklıkla uyanmaya başlayabilir. Günlük aktivitelerde de hep aynı sırayı ve saatleri uygulamaya özen gösterin, bu düzeni benimsediğinde uyku vaktini daha kolay kabullenecektir.

    18-24 Ay: Bebeğiniz artık gece 10-12 saat, akşamüstleri ise 1,5-3 saatlik uykuya ihtiyaç duyar. Bu yaşlardaki çocuklarda en sık görülen problemler uykuya dalma güçlüğü ve sık gece uyanmalarıdır. Bu yaş grubunda bir sorun daha olabilir. 18-24 aylar arasında herhangi bir zamanda çocuklar yataklarının parmaklıklarına tırmanmaya çalışabilir ve düşme riski ile karşı karşıya kalabilirler. Çocuğunuzun parmaklıklara tırmanmamasını sağlayamıyorsanız o zaman yatağın etrafını güvenli hale getirmeye çalışın. Bebeğiniz bu dönemde hala kucakta veya ninni ile uyuyorsa artık bunları değiştirmenin zamanı gelmiştir. Bebeğiniz bu aktiviteler olmadan uyuyamıyorsa size bağımlı demektir ve gece de uyanınca size ihtiyaç duyacaktır.

    24-36 Ay: İki-üç yaşlar arası çocuklar gece 11 saat uyku ve akşamüstleri 1,5-2 saatlik uykuya ihtiyaç duyarlar. Bu yaş grubu çocuklarının çoğu, akşam 19.00-21.00 arası uyur ve sabah 06.30-08.00 arası uyanır. Yani artık sizin uyku düzeninize hemen hemen yakındır. Hala sizden daha hafif bir uyku dönemine sahiptir ve bu 4 yaşına kadar böyle devam eder. Bir uyku döneminden diğerine sizden daha hızlı geçeceği için yine sizden daha önce uyanır. Bu yüzden çocuğunuza uyandığı zaman nasıl tekrar uykuya dalacağını öğretmeniz gerekir. Çocuğunuza her zaman sıcak bir iyi geceler öpücüğü vermeyi unutmayın. Çocuğunuz normal yatağa geçtikten sonra daha sık kalkmaya başlarsa onu yavaş ve sakin bir şekilde yatağına götürüp ciddi bir şekilde “iyi geceler” diyebilirsiniz. Bu yaşlarda yatmaya karşı direnç oldukça sık görülen bir durumdur ve bu yaşlardaki çocukların hiçbiri isteyerek yatmazlar. Karanlıktan korkma, yatağın altında canavarlar olması ve sizden uzak kalmak istememesi sık görülen problemlerdir. Çok endişelenmeyin. Korku, çocuğunuzun normal gelişiminin bir parçasıdır. Eğer geceleri kâbus görüp uyanıyorsa yanına gidin, rüyası hakkında konuşup onu rahatlatmaya çalışın. Eğer rüyaları devam ederse günlük hayatınızın içinde buna kaynak olabilecek problemleri bulmaya çalışın.

    Bebeğinizin Uyku Düzenini Sağlamak İçin Yapmanız Gerekenler
    • Bebeğinizi çok yumuşak olan yatak, yastık ve yorgan gibi yüzeylere yatırmayın.
    • Bebeğinizin ağzında emzik veya biberonla uyumasına izin vermeyin. Bu durum bebeklerin boğulmalarına yol açmaktadır.
    • Bebeğinizi mevsim şartlarına uygun olarak giydirin ve asla kundak yapmayın.
    • Doğduktan sonra vücudu tamamen çevreleyen anne karnını özleyen bebeğinizi, bir yere dokunabilecek şekilde yatırın. Bu, yanına konulan küçük bir yastık olabilir veya sırtı, ona zarar vermeyecek bir yere yaslanabilir.
    • Bebeğiniz için ideal uyku ortamı hafif loş ışık (hemen hemen karanlık), sessiz ve rahat edebileceği ısıda bir odadır. Ayrıca gece uykusuna hazırlık yaparken, her hareketinizin huzurlu ve sakin olmasına önem verin. Sakin hareket ederken gece uykusu rutinini çok uzun sürdürmeyin ve 5-10 dakika gibi bir sürede tamamlamaya çalışın.
    • Bebeğiniz uykuya kendi kendine dalarsa, gece sizi çağırdığında onunla ilgilenmeniz ve altını değiştirmenizin sakıncası yoktur. Gece emzirilmesi veya altının değişmesi gerektiğinde, fazla ışık açmadan, usulca konuşup gürültü yapmadan, sadece gerekeni yapın.
    • Gündüz uyandığında göz teması kurarak, konuşarak, aydınlıkta tutarak, ayaklarından gıdıklayarak ona uyarı verin.
    • Gündüz uykularının çok uzun sürmemesine gayret edin. Sakin ve huzurlu gece beslenmesi ve ılık bir banyo yaptırarak onu rahatlatmaya çalışın.
    • Bebeğiniz uykusu geldiğinde gözlerini ovuşturmak, kulaklarını çekiştirmek gibi birtakım hareketler yapar. Bu hareketleri öğrenin.
    • İlk haftalardan sonra, bebeğinizin kendi odasında, kendi yatağında uyumasına özen gösterin.
    • Gece uyanıp ağladığında hemen yanına koşmayın, belki de birkaç dakika içinde kendi başına tekrar uykuya dalmayı başaracaktır. Ancak çok ağladığı zaman da, yanına gittiğinizde öncelikle bebeğinizin gerçekten huzursuz olup olmadığını anlamaya çalışın.
    • Bir huzursuzluğu olmadığından emin olunca, onu kucağınıza almadan ya da sırtına vurmadan, sakin ve yumuşak bir ses tonuyla onunla konuşarak rahatlamasını sağlayıp yeniden kendi kendine uykuya dalmasını sağlayın.

    Kaynak:annelergrubu.com
     
  2. 29 Aralık 2007
    Konu Sahibi : moonday79
  3. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    paylasim icin tesekkurler arkadasim,sevgiyle,saglicakla kal,,,
     
  4. 29 Aralık 2007
    Konu Sahibi : moonday79
  5. pinark1

    pinark1 Aktif Üye Pro Üye

    Katılım:
    10 Kasım 2007
    Mesajlar:
    341
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    saol canim cok isime yariycak bunlar.
     
  6. 10 Eylül 2014
    Konu Sahibi : moonday79
  7. renaissance

    renaissance Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    3 Eylül 2013
    Mesajlar:
    63
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    11
    Uyku sorunu bir baba gözüyle çok güzel anlatılmış. Okurken keyif veriyor ve gülümsetiyor.

    Uykusuz Babanın Kaleminden Bebeklerde Uyku Sorunu


    Uykusuz Babanın Kaleminden Bebeklerde Uyku Sorunu


    Bebeklerde Uyku Sorunu

    BEBEK UYUT-ama-MA – Uykusuz Babanın Kaleminden
    Aslında her şey 1903 yılında Rus Psikolog İvan Pavlov’un öğrenme konusunu araştırma amaçlı köpeği üzerinde yaptığı “klasik koşullanma” deneyiyle başladı. Deneyin amacı et görünce salya salgılayan köpeğin zil sesine veya ışığa koşullanarak et verildiğinde yaptığı gibi aynı tepkiyi vermesini sağlamaktı. Başardı da!

    Psikolojide deneyler, hukuki ve ahlaki nedenlerden dolayı öncelikle hayvanlar üzerinde gerçekleştirilir; insanlarda da aynı doğrultuda karşılığı olduğu öngörülürdü. Bu görüşün ne kadar doğru olduğunu çocuk büyüten anne-babaların korkulu rüyası olan bebeklerini uyutamamalarına bakarak görebiliriz.

    Klasik koşullanma ile bebeğin uyutulamaması arasındaki ilişkiye bakmadan önce BEBEK UYUT-ama-MA YÖNTEMLERİ’ne bir göz atalım:

    • Bebeğin en sevdiği ve gelişimi için favori yöntem olan emzirerek uyut-ama-ma
    • Ayakta sallayarak uyut-ama-ma
    • Kucakta gezdirerek uyut-ama-ma
    • Poposuna hafifçe vurup pışpışlayarak uyut-ama-ma
    • Beşik veya günümüzdeki park yatakta sallayarak uyut-ama-ma
    • Daha ileri boyut olan çarşafta sallayarak uyut-ama-ma
    Bunun gibi ebeveynlere özel birçok yöntem sayılabilir. Bebeği yeni doğan bir anne bebeğini emzirerek uyutmaya başladıktan sonra bebek emerek uyumaya alışacaktır. Yani anne-baba neye alıştırırsa bebek öyle uyur. İşte bu yöntem klasik koşullanmanın ta kendisidir. Çünkü bebeğin alıştırıldığı bu yöntemle tanışması tamamen anne-babası sayesindedir. Dünyaya gözünü açtığı ilk günlerde ‘Aman uyusun da nasıl uyursa uyusun’ mantığını güden anne – baba çocuğun uyuması için her şeye razıdır. Bu uğurda her yol mubahtır. (Bakınız yukarıdaki liste)

    Emme Biter Bebeklerde Uyku Sorunu Geri Gelir!
    Bebek büyüdükçe, uykular biraz olsun düzeldikçe anne – babanın da düzeni ve keyfi yerine gelir. Ama durum böyle devam etmeyecektir. Bebeğin emmeyi bırakacağı dönem geldiği zaman uykusuzluk sorunu yine baş gösterir. Çünkü artık bebeğin uyuması için başka bir yol aranmalıdır. Mesela sallamak gibi. Ayakta, beşikte daha da gözünüz karardıysa çarşafta… Yani bebek emme alışkanlığından vazgeçirilerek bu sefer de sallanmaya alıştırılır. Bu kısır döngü böyle devam eder diye korkmayın. Ya da korkun! Ama korkunun uyumaya faydası yok.

    Günümüz ebeveynleri bebek bakımı üzerine pek çok kitap okuyarak veya sosyal paylaşım sitelerinde tecrübelerini birbirlerine aktararak bilinçlenmektedir. Ancak iş uygulamaya gelince ne yazık ki kitaplarda anlatılanlar gerçek hayatla çok da örtüşmüyor. Belki de yapılması gereken şey; İvan Pavlov’a kulak verip daha filmin başında yani bebek doğduktan hemen sonra gerekiyorsa bebeğin uzun ağlamalarına katlanmak pahasına kendi kendisine uyumasını sağlamaktır. Aksi taktirde günümüz ebeveynlerinin kronik uykusuzluğuna yakalanabilirsiniz
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 7 Aralık 2014