Bebekten sonra Eşiniz ve siz

Konusu 'Nasıl Anne Babalarız ?' forumundadır ve 1BukeT tarafından 21 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    21 Ekim 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  1. 1BukeT

    1BukeT Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.454
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    106
    Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra günlük rutinleriniz, sosyal hayatınız ve hatta eşinizle konuştuğunuz konular tamamen değişecek. Tüm büyük değişimlerde olduğu gibi, bebek sonrası hayatınıza uyum sağlamanız da belli bir zaman alacak. Eşinizle birlikte zaman geçirmek için yeni yollar geliştirirken aranızda bazı sürtüşmeler doğabilecektir.

    Ortak aşkınız, bebeğiniz sizi birbirinize daha da yakınlaştıracak, ancak aynı zamanda da başbaşa geçirebileceğiniz zamanların azalmasına, daha fazla önemli kararlar almanıza ve belki de parasal sorunlarla uğraşmanıza neden olacak.

    Sizin bu yeni hayatı şekillendirme biçiminiz çocuklarınızı da etkileyecek. Çocuklar ilişki kurmayı ve sürdürmeyi ikinizin arasındaki ilişkiyi izleyerek ve kopyalayarak öğrenecekler. Bu nedenle birbirinize ihtiyaç duyduğunuzu, önem ve değer verdiğinizi hissettirmeniz hem size hem de çocuklarınıza önemli faydalar getirecektir.

    İşte, aranızdaki ilişkiyi daha da güzelleştirmenize yardımcı olacak bazı öneriler:
    Başbaşa zaman geçirin. Her gün ufak tefek konulardan önemli haberlere kadar pek çok konuda duygu ve düşüncelerinizi paylaşabileceğiniz kısa bir zaman yaratın. Her haftanın belli bir gününde birlikte yapmaktan hoşlandığınız şeyleri yapmak için zaman ayırın. Bebeği bakıcıya veya bir yakınınıza emanet ederek dışarı çıkabileceğiniz gibi, bebek uyuduktan sonra evde başbaşa olacağınız özel bir akşam yemeği ile aranızdaki romantizmi canlı tutabilirsiniz.

    Ailenizle ilgili planları birlikte yapın. Örneğin tatil planları, akşam hep birlikte dışarı çıkma planı, doğum günü partileri, alınacak hediyeler gibi konularda birlikte organizasyon yapmak ve görüşlerinizi paylaşmak hoş olacaktır.

    Umutlarınızı ve hayallerinizi paylaşın. Bu sizi birbirinize daha da yakınlaştıracaktır.

    Birbirinize isteklerinizi sorun. Düşünceleri okuyamayacağınıza göre karşılıklı beklentilerinizi, ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi öğrenmenin tek yolu bunu birbirinize ifade etmek olacaktır.

    Duygularınız hakkında konuşun. Aileniz, çocuklarınız, birbiriniz ve aile dışındaki yaşamınızla ilgili duygularınız hakkında konuşun.

    Para konusunu konuşun. Birlikte daha gerçekçi bir bütçe oluşturabilirsiniz.

    Birlikte gülün. O gün yaşadığınız komik bir olay ya da duyduğunuz bir fıkra herkesi eğlendirebilir.

    Dinleme ve konuşma
    Aileniz genişlerken ve meşguliyetleriniz artarken, bir çift olarak birlikte vakit geçirme şansınız da azalacak. Birlikte vakit geçirme şansını bulduğunuzda da sohbetleriniz kimin ne yaptığı ve ne yapacağı gibi pratik konularda yoğunlaşacak ve dolayısıyla duygu ve düşüncelerinizi paylaşma olanağınız iyice azalacak.

    İlk buluşmalarınızı ve nasıl konuşarak ve sırlarınızı paylaşarak saatler geçirdiğinizi hatırlayın. Sizi bu samimiyet biraraya getirmişti ve aranızdaki yakınlığın devam etmesi için şimdi de aynı samimiyete ihtiyacınız var. Birbirinize olan ilginizin devam etmesi ve duygusal bir hayatı paylaşmak bir çift olarak birbirinizden memnuniyet duymanız açısından çok önemlidir.

    Haftada birkez birbirinizi sanki yeni tanışıyormuş gibi dinlemeyi deneyin. İlk tanışmanızda size çekici gelen tüm şeylere dikkat edin. İlişkinizi bu şekilde tazelemeniz aileniz için de çok önemli olacaktır, çünkü harcadığınız tüm çabalar anne-babalığınıza da yansıyacaktır

    Nasıl iyi bir dinleyici olabilirsiniz?
    İyi bir dinleyici olmak, sessizce dinlemek ve karşınızdakinin sözünü kesmemekten daha da fazlasını gerektirir. Kaldı ki bunu başarmak bile yeterince zordur! İyi bir dinleyici olmak için:

    Dikkatinizi konuşan kişiye verin. Kesintiye uğramadan onları dinleyebileceğiniz zamanlarda konuşmaya gayret edin.

    Sohbetin sözlü olmayan kısımlarına da dikkat edin. İnsanların konuşurken nasıl göründükleri de söylemek istedikleri şey açısından büyük önem taşır. Karşıdaki kişinin söyledikleriyle ilgilenmediğimizde başka taraflara bakma ve kıpırdanma eğilimimiz vardır. İlgili olduğumuzda ise konuşan kişiye bakarız ve daha sık gülümseriz. Söylenenleri kaş çatarak ya da başka tarafa doğru yürürken dinliyorsak, bu aslında duyduklarımıza gerçekten önem vermediğimizi gösterir.

    Eşinizin söylediği şeyi tekrar ederek, onu doğru anladığınızdan emin olun. Örneğin “yani hayal kırıklığına mı uğradığını söylüyorsun?” ya da “kız kardeşinle görüşmek seni çok heyecanlandırmış” gibi. Bu hem yanlış anlamaları önler, hem de eşinizi dikkatle dinlemekte olduğunuzu gösterir.

    Anlatılanları kendinize saklayın ve tavsiyede bulunmak için acele etmeyin. Belki de eşiniz sadece başından geçen bir şeyi anlatmak istemiştir.

    Başbaşa geçirdiğiniz zamanı en iyi şekilde değerlendirmek
    Her hafta çocuklar olmadan, başbaşa konuşabileceğiniz bir zaman belirleyin ve bu konuşmalarınızda ailenizle ilgili konulardan kaçınarak ilişkinize odaklanmaya gayret edin.

    Duygularınızı ifade edin. Olaylar hakkında olduğu kadar duygularınız hakkında da konuşun. Eşinizin sizin hislerinizi bildiğini varsaymayın. Birbirinize ne kadar değer verdiğinizi ifade etmeye devam edin.

    Birbiriniz hakkında yeni keşifler de bulunmak da güzel bir fikir olabilir. Sırayla aşağıdaki basit soruları birbirinize sorun, alacağınız cevaplar her ikinizi de çok şaşırtabilir:

    En sevdiğin on şarkı?

    En sevdiğin on film?

    Çocukluğunla ilgili seni en fazla mutlu eden hatıra ne?

    Birlikte yaptığımız en güzel tatil hangisi ve neden?

    Yaşadığımız yerde birşeyi değiştirme şansın olsa bu ne olurdu ve neden?

    Sence birlikte geçirdiğimiz harika bir gece nasıl olurdu?

    Geleceğimizle ilgili hayalin ne?