Beli ağrımayan yok!

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Gulpare tarafından 31 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    31 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Gulpare
  1. Gulpare

    Gulpare Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    En sık yaşanan hastalıklar arasında bel ağrıları başı çekiyor. Fıtık başta olmak üzere bel ağrılarının pek çok nedeni bulunuyor. Op. Dr. Yılmaz Kılıç, beldeki sorunları anlatıyor....



    Bel ağrısı tüm dünyada nezle, grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra en sık rastlanılan sağlık sorunudur. Özellikle sanayileşmiş Batı ülkelerinde insanların yarısından fazlasının, hayatları boyunca en az bir kez bel ağrısı sorunu yaşadığını söyleyen Op.Dr. Yılmaz Kılıç, ülkemizde de bel ağrısının yaygın olarak görüldüğünü belirtti. Akut (ani ortaya çıkan) bel ağrısı vakalarının yüzde 80'e yakını 6-8 hafta içinde tedaviye bağlı olmaksızın iyileşirken, bunların yaklaşık yüzde 40'ında bir yıl içinde ikinci atak gelişir. Kronik bel ağrısı olanların yüzde 80'inde bir yıl içinde yeni atak gelişmesi de görülüyor.

    ÖNLEM ALINMASI ŞART
    Burada önemli olan, ilk akut atağı önleyebilmek, bel ağrısında kronikleşmeye ve bunu izleyen sakatlığa mani olmak için ağrıyı başlatan, kronikleştiren faktörleri tanımak ve önlem almaktır. Bu nedenle her insanın belin ne olup ne olmadığını bilmesi ve bel sağlığı için önlemler alması gerekir. İnsan beli tüm omurganın bir parçası olup 5 omurga kemiğinin aralarında 'diskus intervertebralis' isimli yastıklarla üst üste diziliminden oluşur. Bu omurga kolonu, yukarıda sırt omurgaları ile devam ederken aşağıda 'sakrum' adı verilen kemikle birleşerek kalça kemiklerine bağlanır. Omurga kemiğinin ortasındaki kanaldan omurilik geçer ve buradan çıkan sinirler mesane, bağırsak ve bacaklara gitmek için omurga gövdelerinin yan taraflarındaki deliklerden çıkar. Bu kompleks yapı çevresindeki 'sıkı ligament' denilen bağlar ve onunda da etrafındaki kaslarla desteklenir. Böylece bu yapı bizi ayakta tutar ve hareketlerimiz sırasında dengemizi sağlar.

    PEK ÇOK SEBEBİ OLABİLİR
    İnsanoğlu kuyruksuz olarak iki ayak üzerine duran tek canlıdır ve bunu sağlayan organların başında belimiz gelir. Yapısındaki bozulmalar, yükün ağır gelmesi, kötü kullanım gibi nedenler, doğuştan ya da sonradan olan anatomik bozukluklar bel ağrısına yol açar. Bel kasları ve eklem bağları (ligament) bel ağrısı yapabileceği gibi omurlar arası eklem yüzeylerinin iltihabı (artrit) ve omurlar arası diskler bel ağrısının nedeni olabilir. Bel fıtığı (tip diliyle disk hernisi) omurlar arasında bulunan disklerden biri ya da birkaçının yerinden taşarak omurilik ve sinirlere baskı yapmasıdır. Her diskin ortasında yastık gibi yumuşak bir doku vardır; diskin kenarlarıysa bağ dokudan yapılmış sert bir çember şeklindedir. 'Nükleus pulpozus' denilen bu ortadaki yumuşak dokunun zamanla yapısının bozularak eski yumuşaklığını kaybetmesi ile insanlarda bel ağrısı başlar.

    FITIK, BASKI YAPIYOR
    Daha sonra esnekliğini kaybeden bu doku artan basıncı karşılayamaz ve aynen bir amortisörun patlaması gibi yırtılmış olan sert çemberden dışarı kayar ve en yakınındaki sinir köküne baskı yaparak bel ve bacak ağrısına sebep olur. Bel ağrısının nedeni omurganın ortasındaki kanalın daralması (spinal stenoz) sonucu bir sinirin sıkışması da olabilir; omurga kanalının daralması genellikle yaşlılarda disklerin, eklem yüzeylerinin ve eklem bağlarının aşınması, dejenerasyonu yani halk arasındaki tabirle kireçlenmesi sonucu oluşur. Omurganın doğuştan anormallikleri genellikle ağrısızdır; fakat ilerlemiş şekilleri ağrı yapabilir. Böbrek, pankreas, aort ve cinsel organların hastalıklarında da ağrı bele vurabilir.

    KANSER BELİRTİSİ OLABİLİR
    Ayrıca bel ağrısı kanser, kemik iltihabı ya da nadir eklem iltihapları (artrit) gibi çok ciddi hastalıkların bir belirtisi olabilir. Ancak bu gibi tehlikeli hastalıkların bel ağrısı yapması son derece nadir rastlanılan bir nedendir. Bütün bu sebeplere karşın bel ağrısı olanların yüzde 98'inde bel kası, eklem bağı, kemik veya disklerde, omurganın zorlanmasına bağlı geçici bir bozukluk vardır.

    STRESİN ETKİSİ
    Çağın hastalığı stres de bel ağrısını başlatan ve kronik hale çeviren en önemli nedenlerden birisi olarak ön plana çıkmaktadır. Genel olarak bel rahatsızlığı yaşayan insanlarda birtakım risk faktörleri belirlenmiştir. Risk faktörlerinin çok iyi bilinmesi, hastalıkla mücadelede önemlidir
     
  2. 7 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Gulpare
  3. Azerin

    Azerin Dost istersen, Allah yeter... Pro Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2007
    Mesajlar:
    359
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    paylaşımın için tesekkur.
     
  4. 7 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Gulpare
  5. agapontus

    agapontus Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    gulpare paylaşımın için saol ,ellerin dert görmesin canım...
     
  6. 19 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Gulpare
  7. Gulpare

    Gulpare Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Eger size az da olsa bel ile ilgili bilgi verebildiysem ne mutlu bana..Sizlerde sagolun..:)