Ben küçükken çok salaktim

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve Adivar tarafından 2 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  1. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    Hemen başlığa aldanıpta aaa Adoş nasıl yani demeyin lütfen.Az evvel bir yazı okudum ve inanılmaz keyif aldım.Günün stresini atabileceğiniz ve yüzünüzde bir tebessüm bırakma adına bende sizlerle paylaşmak istedim:)
    Aslında salaktım demek doğru olmaz ama böyle bir başlık yakıştırmış yazarımız bende değiştirmek istemedim.Bana kalsa ''Ben küçükken çok saftım'' derdim yaaa,hadi bakalım okuyalım hep birlikte:


    Akşam Gazetesi yazarı Ersan Özer'in yazısı
    Çok komik ve eğlenceli

    'ben küçükken çok salaktim:

    edip akbayram'in ismini edi zannederdim. yani o, benim için 'edi pakbayram'di.

    ablama, 'nasil olup da koca bir günü canin sikilmadan evde oturarak geçiriyorsun?' demistim. 'büyüyünce insanin cani sokakta oynamak istemez ki' cevabini vermisti. uzunca bir süre büyüyüp büyümedigimi anlamak için kendime, 'canin sokakta oynamayi istiyor mu?' diye sormustum.

    annem erkegin cinsel organini 'pipi' kadininkini 'kutu' olarak tanimlamisti.o zamanlar trt'de cenk koray'in sundugu 'tele kutu' diye bir yarisma vardi. yarismacilar, 'hayir cenk bey. ben kutumu açmak istiyorum' deyince kosarak odadan kaçardim.

    dedemle parka gittigimiz bir gün trt'ciler çekim için oradaydi. beni oynarken çektiler. yayin günü bizim aile jeneriginde gözüktügüm çocuk programini izlemek için televizyon basina geçti. kendimi ekranda görünce, 'beni niye parkta unuttunuuuz?' diye gözyaslarina bogulmustum.

    geri vites' kavramim yoktu. soför, kolunu koltuga atip arkaya dogru bakinca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.

    benden büyük kuzenlerim dondurmacilarin dondurma külahlarinin sivri kismiyla kulaklarini karistirdigini söylemisti. inanmistim. hâlâ da
    külahlarin sivri kisimlarini yemem. çöpe atarim.

    babaannem bir gün ölürse sevdigim dizilerin olmadigi bir gün ölsün istiyordum.

    abimle karaoglancilik oynardik. o karaoglan olurdu, beni de bizans askeri yapardi. sonra evire çevire döverdi. çok mühim bir sey yaptigimi sandigim için canim yansa bile hiç sesimi çikarmazdim.

    bulmacalardaki, 'annenin erkek kardesi' kismina dayimin bes harfli ismini sigdirmaya çalisirdim.

    anaokulunda patates baskisi yapmayi ögrenmistik. o kadar hosuma gitmisti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmistim. ancak sanat merakim annemin yeni aldigi beyaz etege patatesi yapistirmamla son bulmustu. hem gönlünü almak hem de el koydugu patateslerime kavusmak için dahiyane bir fikirle ögretmenimin yanina gittim. 'annem' yazisini patatese oydurttum. sevinçle eve gelerek soyundum. renkli boyalara batirdigim patatesi vücudumun her tarafina bastim. sonra da annemin karsisina geçtim. beni o halde görünce aglamaya baslamisti.

    madonna ile maradona'yi kardes zannederdim. kendi kendime, 'bunlarin babasi ne sansli be. bir çocugu futbolun krali, öbürü müzigin kraliçesi' derdim.

    birinden özür diledigim zaman allah'in bana bir özür verecegini sanirdim. sakat olacagimi düsünüp hemen 'diledigim özürü' geri alirdim.

    kurban bayrami'nda toplanan derilerden uçak yapildigini sanirdim. uçaklarin dis yüzeyinin bu derilerle kaplandigi için türk hava kurumu'nun topladigini düsünüyordum. uçak kaçirma filmlerinde silahla ates edildiginde ya da bomba patladiginda, 'ayyy! deri delindi!' derdim.

    annem banyodan çiktiktan sonra babamin söyledigi, 'sihhatler olsun' lafini 'saatler olsun' diye anlardim. bunun da, 'banyoda amma çok kaldin' gibi bir sey demek oldugunu sanip babamin anneme kizdigini düsünürdüm. annemin buna karsin niye sadece, 'sagol' dedigini merak ederdim. 'ne kibar kadin, babam kizsa da hiç muhatap olmuyor' diyerek anneme hayran, babama kil olurdum.

    Babaannemin maceraları

    Video kasetlerin revaçta olduğu dönemde ailecek Rocky 4'ü seyrediyorduk. Stallone'nin Rus boksörü yendiğini gören babaannem, 'Bizim çocuk yensin diye Yasin adamıştım. Gidip okuyayım bari' demişti!

    Amcam 1984 yılında Almanya'dan kutu kola getirmişti. O zamanlar Türkiye'de kutu kola henüz yoktu. Babannem biz içtikten sonra kutuları atmayıp bulaşıklarla beraber yıkamış, ardından da bardakların arasına koymuştu!

    İzmir'de abimlerdeyken televizyonda Ajda Pekkan'ı seyreden, birkaç gün sonra İstanbul'a döndüğünde televizyonda yine Ajda Pekkan'a rastlayan babaannemin yorumu: 'Buraya da mı geldi bu zilli! Nereye gitsem peşimde!'
    Babaannemi yıllar önce babası, bir resmi dairede işleri olduğu için şehre götürmüş. Öğlen yemeği zamanı bir lokantaya girmişler.Başka yer olmadığı için 2 adamın yanına oturmuşlar. Yemekler gelince babaannem biraz kendinin, biraz da babasının tabağından yedikten sonra başlamış masadaki adamların tabaklarından da yemeye! Bir ondan, bir ötekinden! E köy sofrasında öyle olur ya.

    Babaannem savaş filmi seyrederken bir sürü insanın öldüğünü görünce, 'Ay ay ay! Valla insan ziyanlığı! Bir film için kaç tane adam öldürüyorlar' derdi!

    Babaannem gece annemlerle otururken zap sırasında bir erotik filme rastlamışlar. Annem tabii kanalı hemen değiştirmiş ama babaannem kısacık da olsa bir sahneye şahit olmuş. Haliyle yorumunu da esirgememiş: 'Hiç erkek dediğin Kadının kıçını öper mi? Sonra o Kadının o adama saygısı, hürmeti olur mu?' Bir gün evde futbol maçı seyrediyorduk. Babaannem gözlerini ekrandan ayırmadan bombayı patlattı: 'Şunlara bak yahu! Ekinleri nasıl da hiç acımadan eziyorlar. Tüh size!'

    Teyzem nişanlıyken eniştem ona parfüm hediye etmiş. Anneannem de onu sinek ilacı sanıp evin her tarafına sıkmış! Hayatında tek gördüğü 'spreyli' şey sinek ilacı olduğu için kadıncağız haklı tabii.

    Yalan Rüzgarı dizisinde yaşlı ve sosyetik bir karakter vardı. Kadının tırnakları inanılmaz uzundu. Bir gün evcek diziyi izliyorduk. Babaannem birden hayretle, 'Bu Kadın o tırnaklarla nasıl taharet alıyor ki?!' demişti. Babaannem ev kalabalık da olsa hep televizyonlu odada namaz kılar. Alışmış olsa gerek, sesten hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza durmuşken biz televizyon izliyorduk. Kanalları gezerken birden babaannemin ahenkli sesi dua ile karışık bir şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı: 'Velem yuleeedd. Kanalı değiştirmeeee! Velem yekunlehu. Ajans başlayacaaak. Kufuven ahad!'

    Babaannem köyden bize ilk defa gelmişti. Beşiktaş'ın şampiyonluk kutlamaları zamanıydı. Bizimki caddeden geçen Beşiktaş konvoyuna baktı baktı ve yorumu patlattı: 'Ne bitmez konvoymuş! Herhalde önemli birinin kızı evleniyor.'

    MTV'de yabancı klip seyrettiğim zaman babaannem, 'Oğlum anana mı sövüyorlar babana mı belli değil. Sen bana İnanç Dünyası'nı aç da seyredeyim' derdi!
     
  2. 2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  3. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
    Adıvarım ellerine sağlık,gerçekten çok hoş bir yazı...
     
  4. 2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  5. cimcime eses

    cimcime eses Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Haziran 2008
    Mesajlar:
    12.675
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    196
    çok komikti yaa emeğine sağlık :)))
     
  6. 2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  7. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    Ben itiraf ediyorum,dondurma külahlarının ucunu halen yemeyerek çöpe atarım.
    ama ben kulak karıştırma gibi bir hikaye bilmezdim ama yinede yemez atardım ve halen yiyemem.
     
  8. 2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  9. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148

    Çok büyük bir keyifle okudum bu yazıyı,kendimden de bir şeyler bulduğum için hemen sizlere paylaşmak istedim:1hug:
    Beğenmenize çok sevindim:asigim:
     
  10. 2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  11. forga

    forga Guest

    "babaannem bir gün ölürse sevdigim dizilerin olmadigi bir gün ölsün istiyordum."

    bence bu yetişkin kadınlar için hala geçerli, çocuk olmasına gerek yokkaydirigubbakcemile3
     
  12. 2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  13. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
  14. 2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  15. ubk_2711

    ubk_2711 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2009
    Mesajlar:
    69
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    cok güzelmiş =))
    paylaşım için teşekkürler
     
  16. 2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  17. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
  18. 2 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  19. tatlxixrxuxya

    tatlxixrxuxya NEFESİMSİN Üye

    Katılım:
    1 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    8.107
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    daha önce okumuştum..bir kez daha okudum...güzel bir yazı...opuyorumnanaktan
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.